İşte Türkiye!


14
Jun
07

BAŞBAKAN’IN OĞLU, ÇÜRÜK RAPORUYLA ASKERE GİTMEDİ!!!

Tarafından skyturkvngenc 6 Yorumlar
Kategoriler: Radikal İslam, Recep Tayyip Erdoğan ve Sömürü

ERDOĞAN AİLESİNDE BİR BİLİNMEYEN DAHA

Başbakan’ın oğlu, çürük raporuyla askere gitmedi

Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan, kamuoyunda pek görünmüyor. Ahmet Burak, bundan bir yıl önce gazetelerde kurduğu denizcilik şirketi için aldığı 5 milyon dolarlık gemiyle gündeme geldi. Daha önce, babası Belediye Başkanı iken ciddi bir vukuatla gazetelerde haber olmuştu. Sanatçı Sevim Tanürek’e çarpmış ve ölümüne neden olmuştu.

http://aydinlik.com.tr/

Burak Erdoğan’ın çürük raporu

GÜNEŞ

Rıza Zelyut

26 Mayıs 2007

 

Ey sevgili millet!

Ey büyük millet!

Binlerce yıllık tarihinde; senin çocukların vatan ve millet uğruna can verirken yöneticilerin çocukları zevkü sefa içinde yaşadı.

Ey büyük millet! Sen tarihte nice devletler kurdun. Kurduğun devletin başına geçenler; seni dışladılar; yabancıları kucakladılar. Yine de oluk oluk senin çocuklarının kanı aktı; akıyor da.

Daha geçen günlerde 6 yavrumuz yine can verdi. Uçsuz bucaksız dağlarda, dağların kovuklarında hainleri ararken canlarından oldular. Yüzlercesi gibi; binlercesi gibi…
Sizler bu vatan uğruna can verirken; sizi şu sıralarda yöneten kişi; ‘Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!’ diye fetva verdi. Yani; ‘Ölürlerse ölsünler!’ dedi.

Ölen çocuklarımızı, şehit olarak değil değil de ‘Kelle’ diye takdim etti.

AHMET’İN CANI TATLI

Bilmiyordum; öğrenince şoke oldum: Hain tuzaklarda şehit olan çocuklarımıza ‘Kelle’ diyen Başbakan Erdoğan; büyük oğlu Ahmet Burak’a; çürük raporu almış.

2000 yılında…

Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden…

Böylece Ahmet Bey; askere gitmekten kurtulmuş.

Gerçi Türk milleti; askere gitmeyeni yarım adam sayar; çürük raporu almayı onuruna yediremez; sakat ise sakatlığını bile saklar ama; bizim aslan gibi delikanlımız Ahmet Burak farklı düşünüyormuş…

Gitmiş; ben sakatım veya hastayım demiş ve raporunu almış.

Şimdi dikkat sevgili okurlarım:

Aydınlık Dergisi’nin haberleştirdiği bu olaydaki ayrıntılar önemli. Eğer kişi hasta ise; bunun tedavi edilebilir durumda olması, askerlik yapmayı kaldırmıyor. Yani kişi ancak tedavi edilemez bir hastalığa yakalandı ise askere alınmıyor.

Buradan soruyorum: Acaba Ahmet Burak; böyle kötü durumda mıdır? Hiç istemem; Allah Ahmet Burak’ı böyle çaresiz bir hastalıkla boğuşturmasın.

Askere gitmemenin ikinci yolu da şu: Asker adayı muayene sonucunda iş görme gücünün yüzde 60′ını kaybetmiş gözüküyorsa o da askere alınmaz.

Bunun anlamı şudur: Askere alınmayan insan; tedavi edilemez durumda ciddi bir sakatlığı bulunan kişidir.

Bunu da Ahmet Burak için asla dilemeyiz.

Zaten kendisi de aslan gibi bir delikanlıdır…

Sekiz sene önce otomobil kullanırken; Şişli’de ünlü şarkıcı Sevim Tanürek’e çarparak ölümüne sebep olmuştur. Bu da gösteriyor ki o otomobil kullanmaktadır ve yüzde 60 iş göremez durumda sakat birisi değildir. Gerçi kötü niyetliler; bu olayın altında çapanoğlu aradılar; Ahmet’i suçsuz çıkartan Adli Tıp uzmanı; şimdilerde Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nde genel müdür yardımcısı yapıldı ama ben bunu tamamen bir tesadüf kabul etmek istiyorum ve o kapıyı hiç açmıyorum.

Bugün Ahmet Burak Erdoğan, milyonlarca dolarlık iş kapasitesine sahip şirketleri yönetmektedir. Bir gemisine 4-5 milyon dolar civarında değer biçilmektedir. Böyle başarılı yeni sınıf işadamımızı kimse onulmaz hastalar veya sakatlar sınıfına sokamaz, kimse de ona o gözle bakmaz; bakamaz.

Öyleyse; Ahmet Burak neden sakat raporu almıştır?

Acaba askere alınırsa; Şırnak’ın Gabar Dağları’nda görev yapan jandarmanın yanına gönderileceğini mi düşündü?

Orada PKK’nin kurduğu ve uzaktan kumanda ile patlattığı bir mayına çarpacağından mı korktu?

Yok; o bütün bunları göze aldı da anası Emine Hanım mı karşı çıktı?

Emine Hanım; ‘İstemem; ben oğlumu o dağlarda PKK’ya yem yapamam!’ diyerek kocası Tayyip Bey’in yakasına yapışıp ağladı mı?

Yoksa, Ahmet gerçekten o kadar kötü durumda mı?

Bunu öğrenmek istiyoruz…

Çünkü o; başbakanın oğludur…

Benim bu sorularım; özel hayata müdahale değildir. Çünkü Yargıtay kararları ile kesinleşmiştir ki; siyasetçinin özel hayatı olamaz. Siyasetçi; bu alanı seçerken sorgulanmayı baştan kabul etmiş birisidir. Sayın Başbakan’ın muhalif yazarlara açtığı ve yargının reddetttiği davalarda bunun gerekçeleri uzun uzun anlatılmıştır.

Sayın Başbakan; lütfen sorularıma cevap verin… Cevap vermez iseniz; o çürük raporu hakkında; kafamızda ‘çürük rapor’ kuşkusu doğacak.

 

http://www.gunes.com/2007/05/26/yazarlar/y4.html

ERDOĞAN AİLESİNDE BİR BİLİNMEYEN DAHA

İlk Kurşun Dergisi

Mayıs 23 2007

Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan, kardeşlerinin aksine kamuoyunda pek görünmüyor. Ahmet Burak, bundan bir yıl önce gazetelerde kurduğu denizcilik şirketi için aldığı 5 milyon dolarlık gemiyle gündeme geldi. Ama daha önce, babası Belediye Başkanı’yken ciddi bir vukuatla gazetelerde haber olmuştu. Sanatçı Sevim Tanürek’e çarpmış ve ölümüne neden olmuştu. Aydınlık dergisi bu haftaki sayısında Başbakan’ın oğlu Ahmet Burak’ın çürük raporuyla askere gitmediğini ortaya çıkardı. 

Adı : Ahmet Burak.
Baba Adı : Recep Tayyip.
Ana Adı : Emine.
Doğum Tarihi : 04.07.1979.
Medeni Hali : Evli(23.02.2001).
Askerlik Durumu : ÇÜRÜK…

Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, aldığı çürük raporuyla askere gitmediği ortaya çıktı. Rize Güneysu Askerlik Şubesi’ne kayıtlı Ahmet Burak Erdoğan, 2000 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden verilen raporla çürüğe ayrıldı.

Buraya kadar herşey normal görünüyor. Ancak çürük raporuyla ilgili ölçütler açısından Ahmet Burak Erdoğan’ın durumu biraz tartışmalı. Rapora göre, Ahmet Burak’ın hastalığı testis kanseri. Uzman hekimlerin verdiği bilgiye göre, testis kanseri tedavi edilebilir bir rahatsızlık. O nedenle, ciddi bir kanser türü olarak görülmüyor. Burası önemli, çünkü çürük raporu, asker adayı açısından ancak iş görme gücünün yüzde 60’ını yitirmesi durumunda veriliyor. Tedavi edilebilir hastalıklardaysa durum farklı. Hastalığın tedavi edilmesinin ardından kişi, askere alınıyor.

Aydınlık, bu bilgiye ulaşınca konuyu farklı kaynaklardan araştırdı. Bilgi doğruydu. Ancak Ahmet Burak Erdoğan’ın testis kanseri tedavisi gördüğüne dair herhangi bir bilgiye ise ulaşılamıyor. Aydınlık, konuyu Başbakan Erdoğan’a yazılı olarak sordu. 2 Mayıs 2007 tarihinde Aydınlık’ın sorularınaysa yanıt verilmemiş.

http://ilk-kursun.com/7762

ERDOĞAN AİLESİNDE BİR BİLİNMEYEN DAHA

22 Mayıs 2007

 

Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan, kardeşlerinin aksine kamuoyunda pek görünmüyor. Ahmet Burak, bundan bir yıl önce gazetelerde kurduğu denizcilik şirketi için aldığı 5 milyon dolarlık gemiyle gündeme geldi. Ama daha önce, babası Belediye Başkanı’yken ciddi bir vukuatla gazetelerde haber olmuştu. Sanatçı Sevim Tanürek’e çarpmış ve ölümüne neden olmuştu. Aydınlık dergisi bu haftaki sayısında Başbakan’ın oğlu Ahmet Burak’ın çürük raporuyla askere gitmediğini ortaya çıkardı.

Adı        : Ahmet Burak.
Baba Adı        : Recep Tayyip.
Ana Adı        : Emine.
Doğum Tarihi    : 04.07.1979.
Medeni Hali    : Evli(23.02.2001).
Askerlik Durumu    : ÇÜRÜK…

Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, aldığı çürük raporuyla askere gitmediği ortaya çıktı. Rize Güneysu Askerlik Şubesi’ne kayıtlı Ahmet Burak Erdoğan, 2000 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden verilen raporla çürüğe ayrıldı.

Buraya kadar herşey normal görünüyor. Ancak çürük raporuyla ilgili ölçütler açısından Ahmet Burak Erdoğan’ın durumu biraz tartışmalı. Rapora göre, Ahmet Burak’ın hastalığı testis kanseri. Uzman hekimlerin verdiği bilgiye göre, testis kanseri tedavi edilebilir bir rahatsızlık. O nedenle, ciddi bir kanser türü olarak görülmüyor. Burası önemli, çünkü çürük raporu, asker adayı açısından ancak iş görme gücünün yüzde 60’ını yitirmesi durumunda veriliyor. Tedavi edilebilir hastalıklardaysa durum farklı. Hastalığın tedavi edilmesinin ardından kişi, askere alınıyor.

Aydınlık, bu bilgiye ulaşınca konuyu farklı kaynaklardan araştırdı. Bilgi doğruydu. Ancak Ahmet Burak Erdoğan’ın testis kanseri tedavisi gördüğüne dair herhangi bir bilgiye ise ulaşılamıyor. Aydınlık, konuyu Başbakan Erdoğan’a yazılı olarak sordu. 2 Mayıs 2007 tarihinde Aydınlık’ın sorularınaysa yanıt verilmemiş.  

http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=4694&Itemid=4

Şehit Anası :Senin oğlun çürük, benimki toprakta

26.05.2007

 

Şırnak’ta mayın patlaması sonucu şehit olan Uzman Çavuş Vedat Dayıoğlu İzmir’de toprağa verildi. Törende Başbakan Recep Tayyip Erdoğan protesto edildi

 

ŞIRNAK’ın Güçlükonak İlçesi yakınlarında terör örgütü PKK’nın yola döşediği mayını uzaktan kumandayla patlaması sonucu şehit olan Piyade Uzman Çavuş Vedat Dayıoğlu, İzmir’de düzenlenen törenle toprağa verildi. Törene katılanlar, Cumhurbaşkanı Necdet Sezer ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı alkışlarken, namaza kısa süre kala gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kalabalığa girdiği anda da ‘Yuh’ sesleri yükseldi. Türk bayrağı taşıyan vatandaşlar, ‘Başbakan istifa’ sloganı attı.

Ailesi İzmir’in Bayraklı Semtinde oturan Uzman Çavuş Vedat Dayıoğlu’nun Türk bayrağına sarılı tabutu, tören için ikindi namazı öncesi Karşıyaka Bostanlı’daki Beşiklioğlu Camii’ne getirildi. Törenden önce acılı baba Recep Dayıoğlu, anne Zeynep Dayıoğlu ve eşi Şengül Dayıoğlu tabuta son kez sarılıp gözyaşı döktü. Şehit Uzman Çavuş Dayıoğlu’nun henüz 7 aylık kızı Azra da sürekli ağlarken, acı tablo yürekleri dağladı.

…

Tören alanına ikindi namazına kısa süre kala Başbakan Erdoğan, yanında Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’le geldi. Başbakan kalabalığa girdiği anda da ‘Yuh’ sesleri yükseldi. Türk bayrağı taşıyan vatandaşlar, ‘Başbakan istifa’ sloganı attı. Başbakan Erdoğan şehit ailesinin yanına gidip başsağlığı diledi. Bu sırada şehit uzman çavuşun eşi Şengül Dayıoğlu, “Bu terör ne zaman son bulacak? Kaç çocuk babasız kalacak?’’ dedi. Başbakan Erdoğan acılı aileyi teselli ettikten sonra ikindi namazı için camiye girdi. Bu arada elleriyle bozkurt işareti yapan ülkücü grup, ‘Hepimiz askeriz, PKK’ya yeteriz’, ‘Bu asker yatmadı vatanını satmadı’, ‘Türkiye’nin imamı Amerikan papazı’ sloganlarını attı, vatandaş da bunlara alkışla destek verdi.

Kalabalık arasında çok sayıda şehit ve gazi yakını da dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Necdet Sezer ise namaz başladığı sırada camiye geldi. Bu sırada kalabalıktan alkış yükseldi, ‘şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sloganı atıldı. Cumhurbaşkanı Sezer de Dayıoğlu Ailesi’nin yanına giderek baba, anne ve acılı eşe başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Sezer, 7 aylık Azra’nın yanaklarını okşadı. Cumhurbaşkanı Sezer, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt ve kuvvet komutanları, ikindi namazının kılınmasını kendileri için hazırlanan güneşliğin altında bekledi.

Oğlunun şehit olduğu öğrenilen bir kadın da Başbakan Erdoğan önünden geçerken, “Senin oğlun çürük, benim oğlum toprakta yatıyor’’ diye bağırdı. Bu sözlerin ardından da ‘Yuh’ sesleri yükseldi. Yakalarında AKP rozeti olan gençler de ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ diye slogan atarak protestoları bastırmaya çalıştı. ‘Yuh’ diye bağıran gruba kalabalıktan başka bir grup da ‘Yuh’un Allahı’ diye destek verdi. Daha sonra cenaze top arabasına konuldu. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Orgeneral Büyükanıt ve kuvvet komutanları hep birlikte yürüdü. Bu sırada 7 aylık Azra’nın çığlıkları hiç durmadı. Törene katılanlar minik kızın bu haline bakıp gözyaşı döktü. Anne Şengül Dayıoğlu, kızını, “Bak babamız gidiyor, bak’’ diyerek susturmaya çalıştı. Tören süresinde Başbakan Erdoğan yükselen protestolara hiç tepki vermedi. Başbakan Erdoğan’ın tören süresince Cumhurbaşkanı Sezer ve komutanlarla göz göze gelmemesi dikkat çekti.

Şehit Uzman çavuş daha sonra Kadifekale Hava Şehitliği’nde toprağa verildi.

 

http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=7008491&tarih=2007-05-26

Çözüm hükümeti AKP

 

Mehmet Çelebi

27.05.2007

 

…

Başbakanın oğlunun “askerlik sorunu” vardı. 3 milyon dolar vermiş çocuk gemi almış, 15 ay askere gitsin “yan gelip yatsın da gemi çürüsün mü?” yazık değil mi gemiye. Bu sorunu da “çürük” alarak çözdüler. (AKP her şeyi vererek çözdü, bir tek bu konuyu, alarak çözdü)


Başbakanın oğlunun ne işi var askerde, öyle ya “Kelleler” gitsin askere.

…

http://www.ortadogugazetesi.net/makale_goster.asp?yazid=28&id=3023

.

25.05.2007

“Asıl çürük raporunu milletimiz verecektir”

 

MHP Adana İl eski Başkanı ve milletvekili aday adayı Yılmaz Tankut, Başbakan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın ‘çürük’ raporu alarak askere gitmemesine tepki gösterdi:

 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Adana il eski Başkanı ve 23. dönem milletvekili aday adayı Yılmaz Tankut, AKP Genel Başkanı Başbakan Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu armatör Ahmet Burak Erdoğan’ın ‘çürük’ raporu alarak askere gitmemesine tepki gösterdi.

Geçtiğimiz günlerde yüzde 50 pay ile sahibi olduğu MB Denizcilik’in 4.5 milyon dolara ilk gemisini almasından sonra  ‘armatör’ sıfatı da kazanan ve kamuoyunda geniş şekilde tartışılan Ahmet Burak Erdoğan’ın sıradan biri olmadığını belirten Yılmaz Tankut “Ahmet Burak Erdoğan, ülkeyi yöneten bir Başbakan’ın oğludur. Bu bakımdan çok kötü bir örnek olmuştur. Bunun toplum üzerindeki psikolojik etkisi ağır olacaktır.” dedi.
Tankut, “Teröre verilen cesaretle, emperyalizme teslimiyetle, halkımızı yoksulluğa ve yolsuzluğa mahkumiyetle en kötü bir örnek olan Başbakan Erdoğan’ın oğlunun da vatani hizmetten kaçınmasına şaşırmış değiliz. ABD’ye, AB’ye hizmette kusur etmeyen ama halka efelenenler serin mavi sularda dümene geçerken, vatan nöbetini de kendi tabirleri ile garip gurebaya yüklemişlerdir” diye konuştu.
Vatani görevinin en kutsal bir görev olduğunu belirten Yılmaz Tankut, “Oğul Erdoğan’ın gerçekten vatani görevini yapamayacak kadar çürük olup olmadığı bir kez daha araştırılmalıdır. Şayet rapor doğru değil ise, her gün birer beşer gencecik bedenleri toprağa veren bu millet, bu çürük zihniyeti affetmeyecektir. Asıl çürük raporunu da asil milletimiz 22 Temmuz’da verecektir. Bu böyle biline” dedi.

http://www.yeniadana.net/web/HaberDetay.aspx?id=12446

Aslan asker Burak!

Melih AŞIK

24 Mayıs 2007

 

…

Başbakan Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın çürük raporu alarak askere gitmediği ortaya çıktı. Ahmet Burak’ın testis kanseri olduğu söyleniyordu.

Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nin eski baştabibi E. Tuğamiral Vehbi Alpman Milliyet’e yaptığı açıklamada “Teşhisin kanserle alakası yok” dedi. Ama çürük raporunun neye dayanarak verildiğini açıklamadı. Bu tür raporların neye dayanarak verildiği konusunda yaygın bir kanı vardır. O yüzden Ahmet Burak Erdoğan askeri hastanede yeniden muayeneden geçirilmeli, TSK da kuşku altında kalmaktan kurtarılmalıdır.

…

http://www.milliyet.com.tr/2007/05/24/yazar/asik.html

AKP PRENSLERİNİN EMRİNDE

GÜNEŞ

Rıza Zelyut

30 Mayıs 2007

…

‘Demokrasiyi korumak, geliştirmek için’ AKP’ye girdiğini söyleyen Ertuğrul Günay’a da Haluk Özdalga’ya inanmıyorum. ‘Demokrasi bizim için amaç değil, araçtır!’ diyen AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile mi demokrasiyi koruyacaklar…

AKP’ye bunlar; dürüst, temiz politika yapmak için mi gittiler? AKP’de bunlar yolsuzlukları mı önleyecekler?

Önce Başbakan Erdoğan’ın oğlu Burak ile ilgilensinler… Prens Burak’ın, çürük raporu almasına karşılık bu genç yaşta milyonlarca dolara nasıl hükmettiğini öğrensinler. 

Sonra İçişleri Bakanı’mızın yetenekli oğlu Murat Aksu’nun İstanbul’daki yüksek başarısını incelesinler. Bunun için müteahhitlerle görüşüp Murat Bey’in moloz işinden bile iyi para kazanmasını bilen bir yetenek olduğunu keşfetsinler. 

Sonra da Maliye Bakanı Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan’ın civciv ve yumurta üzerin’den nasıl zengin edildiğini keşfetsinler.

Yetmiyorsa eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın aldığı trilyonluk teşvikleri nasıl hak ettiğini tahkik edip, kendileri de bu yolda adımlar atsınlar.

Gerçek ortadadır: Ertuğrul Günay ve Haluk Özdalga, işte AKP’nin bu hızlı ve çok akıllı çocukları hakkında oluşan yolsuzluk söylentilerini göğüslemek üzere, AKP saflarına katıldılar.

Bu kahramanlık mücadelelerinde onlara başarılar diliyorum.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da onları alınlarından öpecektir.

…

http://www.gunes.com/2007/05/30/yazarlar/y4.html

***

YOBAZ BÖYLEDİR

GÜNEŞ

Rıza Zelyut

12 Haziran 2007

Asker düşmanlığı, bunların kromozomlarına işlenmiştir. Hükümet’in basındaki bir numaralı destekçileri Fethullahçı taifeden söz ediyorum. Efendileri, onlara; ‘Sezdirmeden sistemin kılcal damarlarına kadar sızın!’ emrini verdi; onlar da sızdılar… Polisteler, adliyedeler, milli eğitimdeler, müşavirlikteler, her yerdeler… Ve basındalar… Star’ı onlara sattılar. Bugün onların oldu. Zaman Gazetesi ise bunların Kabesi… 

İşaret, Amerika’da oturan Fethullah’tan oraya geliyor. Bunlara Yeni Şafak’ı ve küfürcü-şantajcı Vakit Gazetesi’ni de ekleyin. Basındaki Fethullahçı tosuncuklar, askeri kötülemek için çok ince numaralar çekerler. Bunlardan birisi, ‘Güneydoğuda erler savaşıyor, subaylar kaçıyor!’ anlamına gelen yazı döşenmiş. Sanki o erler oraya, kendi kafalarına göre pikniğe gidiyorlar da…

Bu yobazcık, bunca subayımız şehit olmuşken onları görmezden gelir… Yobazcıklar; ‘Yahu bu güneydoğuya hep sıradan insanlaırn çocukları gidiyor; neden zenginlerin çocukları; neden başbakanların çocukları gitmiyor?’ diye asla sormaz; soramaz.

Hele hele; ehliyet alabilen oğluna çürük raporu alan ve onu askerden kaçıran bir başbakana bu yobazcıklar asla söz edemezler…

Sonra da Allah’tan, Kuran’dan söz ederek sıradan insanları kandırırlar. Allah, kimseyi bunların durumuna düşürmesin.

…

http://www.gunes.com/2007/06/12/yazarlar/y4.html

 

Vurulduk ey anam!

GÜNEŞ

Rıza Zelyut

08 Haziran 2007

 

Şu dünyanın haline bakar mısınız:
Bir tarafta, koltuk kapmak için ölümüne yarış var.
Öbür tarafta, ölümüne vatan görevi yapanlar.
Bir tarafta mülküne mülk, parasına para katmak için siyasette öldürücü yarış.
Öbür tarafta görev uğruna su gibi ölüme akış.
Bu ölenlerin babası zengin değildi.
Onlar, Kasımpaşa Deniz Hastanesi’ne başvurup da çürük raporu almadılar.
Askerden kaçmak için kendilerini de yaralamadılar.
Davul zurna çalarak…
Halaylar çekerek…
Omuzlarda taşınarak…
Havalara fırlatılarak…
Şölenlerle askere gittiler.
Ve şehit oldular…
Adlarını biliyorsunuz… İlhan, Mustafa, Eraslan, Burhan, Erdem, Eyüp, Emrah idiler…
Yirmili yaşlarda, su gibi genç, gelecek için hayaller kuran can idiler.
Sıradan insanların sıradan çocukları…
Yüreklerinde vatan sevgisi, gözlerinde bayrak çizgisi…
Tunceli’de yemek yerken kafalarında el bombası patlatıldı… Sonra da makineli tüfekle tarandılar…
İt takımı, insan takımına baskın yapmıştı…
Binlerce askerimize yedisi daha eklendi…
Dağ başında görev yaparken ölüme gittiler.
Onlar, yan gelip yatmıyordu… Vatanı bekliyorlardı…
Siz İstanbul’da gece kulüplerinde dans ederken, onlar sizin için can veriyordu.
Siz, onların koruduğu vatanı parsellere ayırıp satarken onlar o parseller uğruna canlarını sebil ediyorlardı.
Daha önceki binlerce gencimizin yaptığı gibi…
***
Katiller; Kürtçülük adına cinayet işliyor… Onlar yaparlar…
Ya buna karşı çıkması gerekenler? Ya, ‘Genelkurmay, Başbakana bağlıdır!’ diye iplerin kendi ellerinde olduğunu söyleyenler?
Onlar neredeler?
Onlar neden bu askere sahip çıkmazlar?
Onlar, ‘Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!’ derken, kendi çocuklarına çürük raporu alanlardır.
Benim oğlum gitmesin, seninki gitsin; ölürse de ölsün…
İşte bu mantık vurdu bizim çocuklarımızı…

‘Türkiye’de Kürt sorunu vardır!’ diyerek bölücü terörün sırtını okşayanlar vurdu mehmetçiklerimizi…
2004 yılına kadar tek kurşun atamayan terörist takımının önünü açanlar vurdu çocuklarımızı…
Bölücü teröre destek verenleri Dışişleri Konutu’nda ağırlayanlar bu cinayete ortak oldular.
Silahı kullananlara değil, o silahı kullandıranlara bakın…
Türk ordusunun elini kolunu bağlamaya çalışanlara bakın.
Bölücü faşist terörü besleyen Barzani- Talabani takımına tek söz edemeyen yöneticilerimize bakın…
O zaman terörist takımının neden azdıklarını anlarsınız…
Dedim ya; oğluna çürük raporu alamayanlar ağlayacak; çürük rapor alanlar da nutuk atmaya devam edecekler.
Ey analar, ey babalar!
Siz, çocuklarınızın canını alanlardan hesap sormayacak mısınız?

http://www.gunes.com/2007/06/08/yazarlar/y4.html

BAŞBAKAN AÇIKLAMALI

Emin ÇÖLAŞAN

12 Haziran 2007

 

BAŞBAKAN’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan askere gitmemek için çürük raporu almış. Bu raporlar askeri hastaneler tarafından verilir. Ancak, yıllardan beri bazı çeteler türemiştir, para karşılığında sahte veya gerçek çürük raporu verirler. Güvenlik güçleri birkaç gün önce yeni bir çeteyi ortaya çıkardı.

Bazı çürük raporlarının ise para ödenmeden, hatır gönülle verildiği söylenir!

Bir başbakan oğlunun böyle bir rapor almış olması çok önemlidir. Raporu ne zaman aldığını bilmiyoruz.

Hangi rahatsızlığı nedeniyle olduğunu ise hiç bilmiyoruz!

Bu durumda Recep Tayyip Bey’e düşen görev, oğlunun raporuna ilişkin bütün bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklamaktır.

Gerekirse onu GATA’da yeniden Heyet’e sokmak ve (eğer sakıncalı ise rahatsızlığının gizlenmesi koşuluyla) yeni bir “askerlik yapamaz” raporu alıp şom ağızlıları susturmaktır!

Oğlunun gerçek sağlık sorunu olabilir. Bu sorun askere gitmesine engel de oluşturabilir. Bu durumda hepimize düşen görev, oğluna ve aileye “Geçmiş olsun” dileklerimizi iletmektir.

Her gün şehit cenazelerinin kaldırıldığı şu ortamda Başbakan bu olaya mutlaka açıklık getirmeli, aksi takdirde sonucuna katlanmayı göze almalıdır…

Çünkü bu sorun hep belleklerde çakılı kalacak ve kendisini ezecektir.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6691349.asp?yazarid=5&gid=61

O, ŞİMDİ RAPORLU

logo

Sabahattin ÖNKİBAR

12 Haziran 2007

Kocatepe’de “Tayyip oğlunu askere gönder” sloganı

Şırnak’ta PKK mayınıyla şehit düşen Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu’nun cenazesi dün Ankara Kocatepe Camiinden kaldırıldı. Hüzünlü törende yankılanan bir slogan AKP’yi seçim sürecinde de vuracağa benziyor. Tören boyunca “AKP dışarı, hükümet dışarı” diye tempo tutan katılımcılar bir ara “Tayyip oğlunu askere gönder” diyerek Başbakan’ın askerliğini rapor alarak yapmayan oğlunu hedef aldı… Kuşkusuz Erdoğan’ın büyük oğlu Burak’ın askere gitmemesinde bir gerekçe elbette vardır. Ancak kamuoyu merakını gidermek için bu gerekçenin ayrıntıları ile açıklanması gerekiyor. Öyle ya vatan evlatları bir bir toprağa düşerken Başbakan’ın oğlunun hangi gerekçe ile halk deyimi ile çürüğe çıktığının net olarak bilinmesi gerekiyor. Başbakan kendisine ve oğluna yönelik bu taarruzları engellemek istiyorsa derhal bir basın toplantısı yapmalı ve oğlunun raporlarını bir bir sunmalıdır. Aksi halde spekülasyonların önünü alamayacaktır.



http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazarlar/selahattinonkibar/listelerin-galibi-kim.html

AKP dünyasında kelle (Şehitler) paniği!…

logo

Sabahattin ÖNKİBAR

14 Haziran 2007

Öcalan’a Sayın diye hitap edip şehitlerimiz için kelle nitelemesinde bulunan Recep Tayyip Erdoğan şimdi de şehit cenazelerinde hissiyatını dışarı vuranları terbiyesizlikle itham ediyor ve korku salıyor.
Neymiş efendim cenazede bunlar olmazmış.
Ne olmuş cenazede!
Hükümet ve üyeleri protesto edilmiş. Bunu yapanlar için araştırma başlatılacakmış.
Yahu bu bir cenaze merasimi, birkaç genç acıyla söylenmemesi gerekeni söylemiş olabilir. Bu şiddet ve celal bir devlete ve başkanına yakışır mı?
Evet Başbakan işi gücü bıraktı, Kocatepe ve Manisa’daki cenaze merasimlerinde kim hangi lafı etti diye kameraları tarattırıyor?
Korkarım Abdüllatif Şener’in elini sıkıp diğer bakanların yüzüne bile bakmayan şehit binbaşımızın eşleri için de soruşturma başlatacaklar.
Yahu hani siz demokrasi sevdalısıydınız, hani söz etme hürriyetine sonuna kadar taraftınız. Hani bu mesajı veren afişleri caddelere astırıyordunuz!
Hem yapılan neticede cenazedeki bir dışa vurum değil midir?
Ermeni Hrant Dink’in cenazesinde yapılanları övüp arşa çıkarırken, Kocatepe ve Manisa’daki mini ve münferit bir kaç protestoyu niçin sineye çekemiyorsunuz?
Demokrasinin sizin için tramvay olduğunu bu tahammülsüzlüğünüzle bir kez daha kanıtladınız.
Şu söylenene bakın.
Yapılanlar psikolojik harekatmış.
Türkiye’nin Başbakanı olarak Türk Milliyetçilerine karşı, günler ve haftalarca kafatascı diye kampanya yapmak psikolojik harekat değil, ama cami de birkaç gencin acı içinde attığı slogan psikolojik harekat öyle mi?
İnsanlar acı içinde, kocasını, babasını, evladını vatan adına toprağa veriyor, ülkenin Başbakan’ı bu acıya ortak olacağına buna psikolojik harekat diyor.
Peki bütün bunları niye mi yapıyor?
Paniktedir de ondan… Hem öyle bir paniktedir ki bütün yoldaşlarını harekete geçirip seferberlik ilan ediyor ve dezenformasyona başvuruyor.
Asıl korkusu birkaç gün sonra başlayacak olan terörü telin mitingleri… Korkutması da ondan. Aklınca kameraları inceliyoruz deyip katılımı engellemek istiyor.
İşte sırf bunun için sevgili okurlar bu mitinglere iki elimiz kanda olsa da gitmeli ve bu mandacılara meydan okumalıyız.
Son cümlemiz şu olacak:
Dün Sevgili Yılmaz Özdil yazdı bugün ben de yazıyorum.
Lütfen sayın Başbakan, lütfen.
Tamam şehitlerimizin cenazelerine gelmiyorsunuz, bu sizin takdirinizdir. Ama ne olur acılarını yaşamak isteyenleri rahat bırakınız.
Tamam aldığı rapor sebebi ile askere gitmesi uygun görülmeyen ve çürüğe ayrılan oğlunuzla ilgili haberler canınızı sıkıyor ama bunun için şehid cenazelerinde hissiyatlarını dışa vuranlara korku salmak sizin gibi sivil ve demokrat(!) bir lidere vallahi hiç yakışmıyor!


6 Yanıt, “BAŞBAKAN’IN OĞLU, ÇÜRÜK RAPORUYLA ASKERE GİTMEDİ!!!”

Bu yazı için besleme Geri İzleme Adresi

  1. 1 hüseyin avni konu
    Temmuz 15, 2007, 11:42 am üzerinde

    kişi başbakanın oğlu diye hasta olamaz demeye çalışıyosunuz gasliba 2000 yılında alınmış bu rapor neden seçime 1 hafta kala yoğunluk kazanıyor? kaldıki 2000 yılın da syn Recep tayyip erdoğan başbakan bile değildir…

  2. 2 zehra
    Temmuz 19, 2007, 9:32 am üzerinde

    eğr burak erdoğan gerçektn hastaysa inş bu sizn başınızada gelr de hastalığan ne demk oldğunu anlarsınz insanlara bu kadar yüklenmeyn ve gerçkten insan olup bi “geçmis olsun” deyin…

  3. 3 Mesut
    Temmuz 20, 2007, 3:18 pm üzerinde

    Hüseyin ve Zehra arkadaslarimiz hemen savunmaya gecmisler. Bu olaylar sirf secim yaklasiyor diye olan birsey degil. Yillardir Burak Erdoganin cürük raporunun sahte oldugu ve kendisinin askerden kactigi konusuluyor. Ayrica o rahatsizligi tedavi edilebilinir bir rahatsizlik, bu durumda tedavi görmüs ve iyilesmis ise ASKERE yeniden alinmasi gerekiyordu. Iyilestigine dair yeterli ispat var herhalde. Baksaniza Burak Erdogan baba oldu. Onun hastaliginda baba olmak imkansiz, sirf tedavi gördükten sonra icabinda baba olma sansi olur. Tedavi olduguna dairde ispat yok. Yani ya bunun hastaligi YALAN yani sahte rapor ve asker kacagi, yada tedavi oldu iyilesmesine ragmen yeniden ASKERE alinmiyor. Burdada sahtekarlik söz konusu. Neticede yine asker kacagi sayiliyor. Ama milyonlarca gemilere binmesini biliyor. Neresi engelli neresi cürük bu Burak Erdoganin anlamis degilim. Mr. ERDOGAN oglunu ASKERE gönder!

  4. 4 arzu
    Temmuz 23, 2007, 4:57 pm üzerinde

    Madem başbakanın oğlu hasta, koskoca başbakan babası var istese oğlunu anında tedavi ettirebilir.Binlerce ‘ER ANASINA’ oğlunun tabutu gelirken başbakanın oğlu yatlarda katlarda sefa sürüyor.Türk insanı bunları dikkate almalı.Ben 12 yaşında bir çocuğum ama bazıları gibi bunları hiçe saymıyorum…

  5. 5 Hasan
    Ekim 31, 2008, 11:59 pm üzerinde

    Askere göndersin oğlunu yazık yazık. Ben aralık ta askerim gidecegim uzerime dusen neyse yapacagim. her turk genci gibi ( ama bazilari yine bu halkin onlara verdigi gucu hep kendi menfaatlerine calistiriyor )

  6. 6 mehtap
    Kasım 2, 2008, 4:04 pm üzerinde

    Askere gönder oglunu tayyip erdogan siyasetini güzel yapıyosun ilk önce türk milletine örnek ol herşeyiniz danışıklı dönüşüklü yazık ya bizim milletimizdede var alın işte size oglunu askere göndermemek için çürük raporu almış en büyük söz türk halkında diyorum ……..


Yorum Yapın

Cevabı iptal etmek için buraya tıklayın.


« AKP KAPATILMALI!!!
ŞEHİT KİMDİR? »


İstatistikler

  • 356,255 Tıklama

Gocunanlar

1,023 istenmeyen yorum
engelleyen:
Akismet

Site girişi

  • Giriş yap
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS
  • WordPress.com

Son Eklenen Yazılar

  • Vedat Demircioğlu’nun öldürülmesi ve 6. Filo’yu protesto
  • Emperyalizm ve Kürtçülük
  • Sonuç
  • “Jakoben bürokrasi”nin sivil valisi
  • Bulgaristan’da iktidar değişimi
  • G-8’in gündemi küresel kriz ve ısınma
  • Saddam’ın ölüsünden bile korkuyorlar
  • Honduras OAS’tan çıkarıldı
  • Vietnam Savaşı’nın mimarı öldü
  • ABD ve Rusya nükleer silahlarda anlaştı
  • Türk sorunu manifestosu
  • Lozan’da kurulan devleti Heybeliada’da yıktırmayız
  • Doğum günü 8 Temmuz
  • Günümüz insanı: Meta tüketen metalar
  • İki AKP’li Dışişleri Bakanı…

Arşiv

  • Temmuz 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009
  • Nisan 2009
  • Mart 2009
  • Şubat 2009
  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • Ağustos 2008
  • Temmuz 2008
  • Haziran 2008
  • Mayıs 2008
  • Nisan 2008
  • Mart 2008
  • Aralık 2007
  • Ekim 2007
  • Eylül 2007
  • Ağustos 2007
  • Temmuz 2007
  • Haziran 2007

 

Haziran 2007
M T W T F S S
    Jul »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

En Çok Okunan Yazılarımız

  • coca colanın anlamı
  • coca colanın anlamı
  • Cüneyt Zapsu---BİM---PKK Üçgeni
  • MASON – AKP İLİŞKİSİ HİÇBİR ZAMAN BİTMEDİ
  • MİT personel alımı için ilan verdi!
  • Biz TV açıldı
  • Ayın vatan haini
  • Askeri darbe değil askere darbe!
  • Doğu Türkistan’da Türk katliamı
  • ahmet burak erdoğan'ın askerlik için aldığı çürük raporu
  • Burak Erdoğan'ın çürük raporu
  • Osmanlı İmparatorluğu Türk mü Rum mu? - (1)

 

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Redoable Lite by Dean J Robinson