İşte Türkiye!

Türkiye’den çıkan ve Türk’ü arkadan vuranların maskesinin düştüğü yer!

fıkralar

Yazan: skyturkvngenc Eylül 22, 2007

  FAHRİ DOKTORA

………Zenginlerden biri bir üniversiteye yüklü miktarda bagis yapmis. Yaptigi bu bagistan ötürü ona “Fahri Doktora” lik vermisler. Ancak eve geldiginde karisi :

- Sen doktor oldun. Bende istiyorum. Git bir bagista benim için yap. Banada doktoralik al demis.

- Yaw etme eyleme. Bak ya verirler ya vermezler.

. . ….Adam yine gitmis üniversiteye. Rektörle görüsmeye baslamis.

- Yaw ben doktor oldum. Ancak benim karimda istiyor. Evde huzur kalmadi. Bir bagis daha yapsam

onada doktoralik alabilir miyiz ?

- Tabii. Neden olmasin.

…….Adam yine yüklü miktarda bagis yapmis üniversiteye. Karisi da doktor olmus. Bir süre sonra karisi :

- Beey. Git bizim ata da doktoralik al. Sen doktor oldun, ben doktor oldum hayvan komplekse girdi.

- Yaw olur mu hanim. Ata doktorluk verirler mi.

- Ama hayvan yemeden içmeden kesildi. Çabuk git ona da doktorluk al.

- Valla ya olur, ya olmaz. Ben giderim rektörle görüsmeye.

……..Adam yine üniversitede. Rektörle görüsüyor.

- Rektör bey. Ben doktor oldum, karim doktor oldu. Bizim at bunalim geçiriyor. Hayvan komplekse girdi

Bir bagisda onun icin yapsam ona da doktorluk verir misiniz?

. ….Rektör bir süre düsünmüs.

- Tabii. Neden olmasin. Simdiye kadar ne eseklere doktorluk verdik… . . . :)))



Yüzme Yarisi

. . . . . Bir gün çok özürlüler arasinda yüzme yarisi yapilacak. Yarismacilar geliyorlar

kulvarlarin basina. Bir tanesinin kollari yok, bir tanesinin bacaklari yok, bir tanesinin

belden asagisi yok ve bi tanesi de sadece kafa.

. . . . .Diziliyorlar kulvarlarin basina. Silah sesi duyuluyor. Hep birden atliyorlar havuza

Yaris basliyor. Kollari olan kollarini çirpiyor, bacaklari olan bacaklarini çirpiyor. Ama

kafa meydanda gözükmüyor. Aradan 2 dakika geçiyor. Diger yarismacilar 2. tura basliyorlar

ama kafadan hala haber yok. Yarisi durduruyorlar. Hemen bir dalgiç ekip yolluyorlar

havuzun dibine. Bir bakiyorlar kafa havuzun bir kösesinde duruyor. Hemen tutup çikartiyorlar

disari. Kafa disari çikar çikmaz derin bir nefes aliyor.

Soruyorlar.

- Yaw noldu birader.

Kafa cevap veriyor.

- Sorma abi kramp girdi. Kramp. . . . . : D



Polis oluyor.

…. Polisin biri birgün kumsalda gezinirken kumla garip sekiller yapan cocuk gormus.

Yanina gitmis.

-Cocugum sen ne yapiyorsun

-Polis yapiyorum

-Nasil yapiyorsun

-Kum katiyorum, su katiyorum, bok katiyorum polis oluyor.

-Ne ! Bok katiyorsun haa !

-Al sana

Cocugu bir guzel dovmus. Ertesi gun gelmis bakmis cocuk yine orada

-Cocugum sen ne yapiyorsun

-Polis yapiyorum

-Nasil yapiyorsun

-Kum katiyorum, su katiyorum, bok katiyorum polis oluyor.

-Ne ! Bok katiyorsun haa !

-Al sana

Cocugu yine dovmus. Ertesi gun gelmis bakmis cocuk yine orada. Gitmis yanina.

-Cocugum sen ne yapiyorsun

-Asker yapiyorum

-Nasil yapiyorsun

-Kum katiyorum, su katiyorum asker oluyor.

-Bok katmiyor musun ?

-Yoooo. Bok katinca polis oluyor ! ! !



Müdürler

…. Bir gün insanin iç organlari toplanmis bir karara varmaya çalisiyorlar.

“Durumumuz hiç iyi degil. Yeni bir sistem gerek. Yeni bir yönetici gerek”

Beyin ilk yönetici adayi olarak geliyor…

- En iyi düsüneniniz benim. Ben olmasam düsünemezsiniz. Ben yönetici olucam

Arkadan ayaklar geliyor…

- Sizi ben tasiyorum. Ben olmasam yürüyemezsiniz.

Sonra mide geliyor…

- Yediklerinizi ben sakliyorum ben müdür olucam.

Böylece bütün organlar geliyor ben müdür olucam diyor.

Ama bu görüsmeye götü çagirmiyorlar bile. Bu duruma göt çok bozuluyor ve kendini kapatiyor.

Aradan bir hafta geçiyor. Bakiyorlar durum daha kötüye gidiyor. Gidiyorlar götün yanina…

-Ne olur aç kendini

diyorlar. Götde

-Müdürlügü bana verirseniz açarim kendimi diyor.

Vermiyorlar müdürlügü. Bir hafta geçiyor üstünden. Durum hepten kötüye gidiyor. Diger

organlarda derman kalmiyor. Gidiyorlar götün yanina.

-Tamam. Aç kendini. Müdürlükte senin olsun. diyorlar

. . . . . . . . O gün bugündür bütün götler müdür…



Felsefe

. . . . . Temel kahveden içeri girmis. Bir bakmis adamin biri gömülmüs kitaplarin arasina

biseyler okuyor. Merak etmis gitmis yanina. Sormus.

- Hemserim. Sen ne okuyon böyle.

- Sssshhhttt. Felsefe okuyorum.

- Felsefe mi ? O ne ula ?

- Simdi sana anlatsam anlamazsin. Ben iyisi sana bir örnek vereyim. Senin evinde akvaryum var mi?

- Heee. Vaaar.

- Evinde akvaryum varsa demek ki sen hayvanlari seviyorsun.

- Heeee seviyorum.

- Hayvanlari seven insanlari da sever.

- Heee seveeeer.

- Sen evlisindir.

- Evet evliyiim.

- Senin çocuklarinda vardir.

- Heee vaaaaar.

- Demekki sen ibne degilsin !!!

. . .

. . Bu is Temel’in çok hosuna gitmis. Ertesi gün ayni kitaplardan kendiside almis. Oturmus

kahveye baslamis okumaya. O sirada Dursun gelmis.

- Ula Temel ne okuyorsun öyle ?

- Sssshhhhttt. Felsefe okuyorum.

- Ula felsefede neymis.

- Simdi sana anlatsam anlamazsin. Ben iyisimi sana bir örnek vereyim. Senin evinde akvaryum

varmi?

- Hayiir. Yoook.

- Hadi ordan ibne seni ! ! !

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>