11 Jun 2008 için arşiv

11
Jun
08

20 TEMMUZ’DAKİ DTP KURULTAYI’NDA İKİ GRUP ÇEKİŞECEK

DTP, 20 Temmuz’da 2′nci Olağan Kurultayı’nı toplayacak. Kurultay’a giderken DTP’de “Silahlı mücadele Kürt halkına zarar veriyor” diyen Ahmet Türk ile Abdullah Öcalan’ın muhatap alınmasını isteyen Emine Ayna’nın başını çektiği iki grup arasında çekişme açığa çıktı. DTP içindeki Barzaniciliğin temsilcisi olarak bilinen Ahmet Türk, 20 Temmuz’daki Kurultay’da yeniden Genel Başkan olmak istiyor.

DTP, kapatma davası sürerken toplayacağı Olağan Kurultay için hazırlık komisyonu kurdu. Ahmet Türk’ün Irak’ın kuzeyinde yaptığı “Silahlı mücadele Kürt halkının mücadelesine zarar veriyor” demeciyle açığa çıkan iki çizginin DTP Kurultayı’na da yansması bekleniyor.

DTP’deki Barzaniciliğin temsilcisi olarak bilinen Ahmet Türk, bu çıkışıyla PKK’nın hedef tahtasına oturtulmuş ve Grup Başkanlığı’ndan ayrılmak zorunda kalmıştı.

Ahmet Türk’ün yerine Grup Başkanı seçilen Emine Ayna ise her konuşmasında Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması çağrısı yapıyor. ES Öte yandan Kurultay hakkında bilgi veren DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek, “Kurultay’a KDP ve KYB’den temsilciler gelecek mi?” sorusuna, “Henüz belli değil” diye yanıt verdi.

DTP, Kurultay sürecinde topladığı Kadın Kongresi’ne KDP ve KYB’den temsilcileri davet etmiş ve Kongre’de konuşma yaptırmıştı.

11
Jun
08

MEHMET Y. YILMAZ: “PROVAKASYON ÖRGÜTELERİ YİNE DEVREDE”

Anayasa Mahkemesi’nin türbana vize vermemesinin ardından provokasyon örgütleri yine devrede… Yargıçları hedef gösteren malum gazetelere “sivil toplum kuruluşu” kılığına sokulmuş provokasyon odakları da eklendi. Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Yılmaz bugünkü yazısında, yargıçlara gözdağı vermek için güçbirliği yapan bu sivil toplum kuruluşlarına yer verdi.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından, siyasal İslamcı kesimde sayıları bir hayli fazla olan meczupları “harekete geçirmek için” özel bir provokasyon kampanyası da yürürlüğe sokuldu. Malum gazeteler, yargıçlara gözdağı vermek için elbirliğiyle bu kampanyayı sürdürüyorlar.

Diğer yandan da “sivil toplum kuruluşu” kılığına sokulmuş provokasyon odakları faaliyette. Bu konuda dikkat çeken bir de örgüt var: Danıştay saldırısından önce, Danıştay’ın türban ile ilgili kararı için protesto gösterileri yapan İlim ve Kültürel Araştırmalar Vakfı (İLKAV) yine sahneye çıktı örneğin. Anayasa Mahkemesi önünde izinsiz gösteri yapmalarına polisin seyirci kaldığı bu örgüt, Danıştay bahçesinin parmaklıklarına astığı siyah türbanı bu kez Anayasa Mahkemesi’nin önüne bıraktı.

Örgüt, internet sitesinde de şöyle sesleniyor: “Yargı, İslam’ı yargılayamaz, cüppeli darbeye direneceğiz.” Sitede Anayasa Mahkemesi, İslam’a ve İslami değerlere saldırmakla da suçlanıyor ve üyeler hedef gösteriliyor. Bu örgüt “vakıf” statüsünü nasıl kazandı, izaha muhtaç bir durum. Anayasa Mahkemesi üyelerini hedef göstermeleri ve izinsiz gösteri yapmaları ile ilgili nasıl bir takibata maruz kaldılar, bunu da merak ettim. İçişleri Bakanı ve vakıflardan sorumlu bakandan bir yanıt gelirse, sizlere de iletirim. 

11
Jun
08

HER ŞEY ORTADA EKONOMİ BATAĞIN İÇİNE SÜRÜKLENMİŞ

Partisinin grup toplantısında Anayasa Mahkemesi’nin türban kararı, kapatma davası gibi konular üzerinde uzun bir nutuk çeken Erdoğan’ın konuşmasında önemli bir bölüm vardı. Erdoğan gururla, iktidara geldikten bu güne kadar ekonomide kat edilen yolu anlattı. Anlattı anlatmasına da, ne kadarı gerçek ne kadarı hayal ürünü Ulusal Kanal sizler için araştırdı…

Erdoğan, bugünkü parti grup toplantısında yine ekonomideki başarıları üzerine uzun bir nutuk çekti. İhracatın, aylık bazda 12,3 milyar dolara yükseldiğini söyleyen Erdoğan yıllık ihracatı 120,6 milyar dolara ulaştırmakla övündü.

Konuşmasının ekonomiyle ilgili bölümünün tamamında bu rakamları kanıt gösteren Erdoğan “ekonomide büyük başarı” tablosu çizdi.  Erdoğan’ın söylemediklerini, söyleyemediklerini şimdi biz sizlere sunuyoruz… 

AKP, iktidara geldiğinde Türkiye’nin kamu-özel toplam borcu 219 milyar dolardı. Bugün bu borç 450 milyar dolara ulaştı.  Ekonomide dışa bağımlılığın en temel göstergesi olan yıllık cari açık 2002 yılında bir buçuk milyar dolarken, bugün 38 milyar dolara ulaştı. 

Aynı dönemde dış ticaret açığımız da 15 buçuk milyar dolardan 75 milyar dolara yükseldi.  Çiftçinin “olmazsa olmaz”ı mazot fiyatları bu dönemde çok can yaktı. AKP, iktidara geldiğinde litresi 1 yeni lira 25 kuruş olan mazot bugün 3 yeni liranın üzerine çıktı.  AKP’nin iktidara geldiği dönemde işsizlerin toplam nüfusa oranı yüzde 8 buçuk düzeyindeyken, bugün işsizlik oranı yüzde 11,6’ya yükseldi.

En ilginç sonuçlardan biri de kredi kartı batağındakilerin sayısı… Tüketici kredileri ve kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı 2003 yılı başlarında 30 bin civarındayken, bu sayı bugün 290 binlere ulaştı.  İşte Erdoğan’ın görmediği, göstermek istemediği diğer ekonomik veriler! 

 

11
Jun
08

“TÜRK ORDUSU VE YARGI TERTİBİ ARAŞTIRMALI”

Fethullahçı Bugün gazetesi ile AKP’nin yarı resmi yayın organı Yeni Şafak 2 gündür “NATO üssünü vuracaklardı” haberleriyle İşçi Partisi’ne saldırıyor. Yayınlanan haberlerle ilgili İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin kameralar karşına geçti. Haberlerin Fethullahçı çetenin ürünü olduğunu ve Türk ordusu ile İşçi Partisi’nin hedef alındığını söyleyen Gültekin, “Türk Silahlı Kuvvetleri tertibin Ordu boyutunu araştırmalı ve aydınlatmalıdır” dedi.

 

İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin’in açıklamasının tam metnini sunuyoruz:

Aylardan beri Türkiye’ye, Türk Ordusu’na, tüm yurtsever güçlere ve İşçi Partisi’ne karşı bir tertip sahnelenmektedir. Yalancı tanıklar ve imal edilmiş “kanıtlar” kullanılarak yapılan saldırı doludizgin devam ediyor.

Hukuk ayaklar altındadır. Yasalarımıza göre hazırlık soruşturması gizlidir. Ama “Hukuk”u ayaklar altına alanlar, doğal olarak kendilerini yasalarla bağlı görmemektedirler.

F Tipi Çete’nin son yalanı, İzmir’deki NATO üssüne saldırı yapılacağına dair belgelerin, İşçi Partisi’nde ve Ulusal Kanal İzmir temsilcisi Hayati Özcan’ın bilgisayarında çıktığı iddiasıdır.

Bilindiği gibi son olarak Bugün ve Yeni Şafak gazeteleri, bu yalana sayfalarında yer verdiler.

YALAN KAMPANYASI YÜRÜTÜLÜYOR

Fethullah ve AKP medyasının İşçi Partisi’ne karşı aylardır yalan haberlere dayalı bir kampanya yürüttükleri bilinmektedir. Biz bu yalanları bugüne kadar birer birer açığa çıkardık.

İşçi Partisi’nden ve Ulusal Kanal’dan çuvallara konularak götürülen belgelerin, daha çuvallar savcılık tarafından açılmadan, İşçi Partisi’nden çıktığı söylenen belgelerin İktidar yanlısı basında manşetlerden verilmesi, tertipçilerin İşçi Partisi’ne yerleştirdikleri kendi imalatları olan yoğun disklerin (CD) bir kopyasını, kamuoyunu aldatmak için malum medyaya daha operasyon başlamadan servis ettiklerini gösteriyor.

‘Doğu Perinçek’in referansıyla Türk Ordusu’ndan subayların refakatinde Barzani, Talabani ve PKK’ya 24 bin silah götürüldüğü’ yalanı, Genel Sekreterimiz Nusret Senem’in, ‘Bürosunda hard diskleri yakmaya çalışırken kıskıvrak yakalandığı’ yalanı, ‘Yazar Ergün Poyraz’a JİTEM tarafından maaş verildiğinin belgesinin İşçi Partisi’nden çıktığı’ yalanı, ‘İşçi Partisi’nde Yargıtay binasının krokisinin bulunduğu’ yalanı, ‘Genelkurmay Başkanı sayın Yaşar Büyükanıt’ın Balıkesir gezisine ait ayrıntılı planların ele geçirildiği’ yalanı ve diğerleri.

İlgili devlet kurumları bu yalanlar ile ilgili olarak gerekli açıklamaları yaptılar. Ama tertipçiler yalanlarına devam etmektedirler. Çünkü emperyalist efendileri onlara ne pahasına olursa olsun yurtseverlere saldırma görevini vermişlerdir.

Çünkü bugüne kadar, dört dörtlük bir çete faaliyeti bütün suç kanıtlarıyla orta yerde olduğu halde, bu Çete’den hesap soracak bir Cumhuriyet kurumu ortaya çıkmamıştır.

HEDEF TÜRK ORDUSUDUR

Hainler aptal olur. Vatanına ve Ordusuna karşı, emperyalistlerin emrine girerek saldıranların aptal olması da kaçınılmazdır.

İşçi Partisi’nde ele geçirildiği söylenen düzmece belge ile ilgili olarak söz konusu gazetelerde yazılanlar, bir ilk okul çocuğunun zeka seviyesine bile hakaret olarak değerlendirilebilecek beceriksizlikler ve kendini ele veren gaflar ile doludur.

Her halinden düzmece olduğu ilk bakışta anlaşılabilecek bir aptallık ve zavallılık örneği ile karşı karşıyayız.

Hedef Türk Ordusudur. Nitekim söz konusu gazete haberinde, subay olduğu iddia edilen bazı isimlerin baş harfleri verilmekte ve yayınlanan “belge” ile ilgili olarak “Planın hazırlanış şekli ve içeriğinin çok kapsamlı olması, “resmi” kişilerin elinden çıktığı iddiasını güçlendirmektedir” denilmektedir.

Bu aşamada görev Cumhuriyet Yargısına ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne düşmektedir. Düzmece haberlerden hareket edilerek Çete, bütünüyle açığa çıkarılabilir.

İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu, 1 Haziran tarihinde Türk Milleti’ne “Fethullahçı Gladyo’nun “Ege Ordusu” tertibi açığa çıkartılmalıdır” başlığı ile bir açıklama yayınladı. Bu “Açıklamada”, arkadaşlarımıza Polis sorgularında yöneltilen soruları ve sadece başlıkları gösterilen, dolaysıyla içeriklerini arkadaşlarımızın da bilmediği düzmece belgeleri değerlendirdik. Bu çalışma sonucunda İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu olarak şu gerçekleri milletimizin bilgisine sunduk:

TSK, TERTİBİN ORDU BOYUTUNU ARAŞTIRMALI VE AYDINLATMALIDIR

“Ortada “Ege Ordusu” başlığı altında Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan bir tertibin bulunduğu görülmektedir.

“İşçi Partisi binalarına konan Ordu ile ilişkili belgelerin hangileri uydurmadır, hangileri gerçektir, bunları ancak Türk Silahlı Kuvvetleri saptayabilir.

“Belgelerin çoğunun düzmece olduğu izlenimi edinilmektedir.. Bu durumda “TSK’yı ve Türkiye’yi savunan kurum ve insanları yıpratmak amacıyla hangi karanlık kuvvetler bu tertipleri uygulamaktadır?” sorusu ortada bırakılamaz. TSK dışında İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılıkları, hatta Yasama Organı bu konuları araştırmak sorumluluğu ile karşı karşıyadır.
…..

“Suçlanan arkadaşlarımıza dahi gösterilmeyen, dolaysıyla bilmedikleri ve öğrenmelerine izin verilmeyen belgelerle İşçi Partisi mensuplarının yargılanması söz konusu olamayacağına göre, bu belgelerin devlet kurumlarına karşı bir şantaj ve gizli pazarlık aracı olarak kullanılmasından kaygılanıyoruz. Buna kesinlikle izin verilemez. Türk devleti CIA güdümlü iki buçuk Fethullahçıya boyun eğemez. Bu kanunsuz ve karanlık girişimlerde bulunanları derhal açığa çıkarmak ve cezalandırmak hem devletin, hem milletin görevidir. İşçi Partisi bu görevin yerine getirilmesinin sonuna kadar takipçisi olacaktır.

“Savcılığın elinde bulunan Ordu ile ilgili belgelerin birer örneğini almasını, konuları araştırmasını, gereken güvenlik önlemlerini uygulamasını Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerlendirmesine sunuyoruz.

TERTİBİN AMACI GECİKMEDEN SAPTANMALIDIR!

“Sahneye konan tertip, kişilerden önce Türkiye’nin güvenliğini sağlayan ve Türkiye’yi ayakta tutan siyasal, askeri ve yargı kurumlarını hedef almaktadır. Tertibin arkasındaki kuvvetler, tertipte kullanılan aletler ve tertipçilere devlet kurumları içinden yardım ve yataklık yapanların açığa çıkartılması, Türkiye için bir var olma sorunudur. Aksi taktirde milli devlet çözülür ve dağılır.

“İşçi Partisi, milli devletin ve toplumun bütün karanlık faaliyet ve odaklardan arındırılması ve Kemalist Devrim temelinde yeniden örgütlenmesi için üzerine düşen görev ve sorumluluğu kararlı olarak hayata geçirecektir.

“Milli devleti, Atatürk Devrimi temelinde korumak ve yeniden inşa etmek sorumluluğunu taşıyan bütün devlet kurumlarını Cumhuriyet Kanunları’nı uygulamaya davet ediyoruz.”

 

11
Jun
08

FETHULLAHÇI HAKAN YAVUZ: CEMAAT, ERGENEKON DAVASINA YÖN VERİYOR

Fethullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Utah Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Hakan Yavuz, cemaatle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Gülen cemaatinin İslamı küresel güçlerin istemleri yönünde şekillendirdiklerini belirten Yavuz, “Cemaat, Yücel Aşkın, Atabeyler, Sauna ve Şemdinli davalarına yön vermeye çalıştı. Şimdi aynı şeyi Ergenekon için yapıyor” dedi. Yavuz, AKP’yi de “hayalet parti” olarak niteledi.

Bir dönem Zaman gazetesinde Fethullah Gülen’le ilgili yazılar yazan Hakan Yavuz, “www.odatv.com” adlı internet sitesindeki yazısında cemaatin İslamı küresel güçlerin istemleri yönünde şekillendirdiğini, okullar, finans ve medya kuruluşlarının sistemin parçaları olduğunu söyledi. Hakan Yavuz, cemaatin eski Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın davası, Atabeyler ve Sauna operasyonları ile Şemdinli davasına yön vermeye çalıştığını, aynı şeyin şimdi de Ergenekon operasyonu konusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

“Cemaatin basın organlarının bu davalarla ilgili yayınlarına bakın” diyen Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü: “Yücel Aşkın’a ne iftiralar atıldı. Ergenekon’da 1 yıldır insanların dava açılmadan içeride tutulmasını izah edemiyorum.” Yavuz, “İnsanları çağırıp yazı yazdırmak ya da konuşturmak karşılığı paralar veriliyor” diyerek bu para nereden geliyor sorusunu da soruyor.

Cemaatin bazı bakanlıkları sardığını belirten Yavuz, “AKP diye bir parti yok. Bir lider var sadece. Anayasa Mahkemesi bir hayaleti kapatıyor” dedi. Devletin bireyi dinsel cemaatlere karşı korumak zorunda olduğunu belirten Hakan Yavuz, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu nedenle de laiklik anlayışı daha dayatmacı görünebilir. Ama Amerika’da bir dini grup polis teşkilatını ele geçirmeye çalışmak istemiyor. Askeri okulları ele geçirmek istemiyorlar. Devletin üniversitelerini “Kırıkkale Nakşilerin, Sütçü İmam bilmem hangi grubundur” diye parsellemiyor.” 

 

11
Jun
08

DEVLET BAHÇELİ AKP SÖZCÜSÜ GİBİ KONUŞTU ANAYASA MAHKEMESİ’Nİ HEDEF GÖSTERDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup konuşmasında AKP sözcüsü gibi konuştu. Anayasa Mahkemesi’ni hedef alan Bahçeli, Tayyip Erdoğan’ın getireceği önerilere de açık kapı bıraktı. Konuşmasında Genelkurmay’ı da eleştiren Bahçeli, Org. Yaşar Büyükanıt’ın “Malumun ilamı” sözünün çözümsüzlüğü kabullenmek anlamına geldiğini ileri sürdü.

AKP sözcülüğüne soyunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi’ni hedef aldı. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Anayasa Mahkemesi’nin türban kararıyla milli vicdanın, demokratik parlamenter sistemin ve toplumsal dayanışmanın yara aldığını iddia etti.

Bahçeli, Anayasa Mahkemesi’nin yetkisini aşarak Meclis’in görev alanına girdiğini ve mahkemenin esasa girerek siyasi bir karar verdiğini ileri sürdü. Bahçeli, Tayyip Erdoğan’ın getireceği önerilere de açık kapı bıraktı.

Bahçeli, şöyle konuştu: “MHP, demokratik rejimin krizden çıkarılması ve normalleşme süreci başlatılmasına katkıda bulunmak mülahazasıyla, bu konuda Başbakan Erdoğan’ın getireceği makul ve meşruiyet sınırları içinde kalacak her öneriyi iyi niyet ve samimiyetle değerlendirmeye hazırdır.”

Bahçeli Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyakanıt’ı da eleştirerek, Anayasa Mahkemesi kararının üzerine Org. Büyükanıt’ın “malumun ilamı” açıklamasını çözümsüzlüğü kabullenmek diye eleştirdi.

 

11
Jun
08

SAĞLIKTA ÖZELLEŞTİRME: BAKANLIK “SAĞLIK KENTLERİ”Nİ KURMAK İÇİN KONGRE DÜZENLİYOR

Sağlık Bakanlığı, Temmuz ayında yabancı yatırımcıların katılacağı “Sağlık Kentleri Kongresi” düzenleyecek. Bakanlığın, Kamu Özel Ortaklığı Derneği’yle birlikte düzenlediği kongrede, sağlık kentlerinin Türkiye’de nasıl oluşturulacağı konuşulacak.

Devletin temel görevleri arasında sayılan sağlık hizmetleri yavaş yavaş özel sektörün eline geçiyor. AKP, kamu hastanelerini adım adım tasfiye ederken, ard arda çıkardığı sağlık yasaları yoluyla dev sağlık siteleri kurmayı planlayan çok uluslu şirketlerin önünü açıyor.  1-2 Temmuz’da da İstanbul’da “Sağlık Kentleri Kongresi” yapılacak.

Sağlık Bakanlığı ve Kamu Özel Ortaklığı Derneği’nin birlikte düzenleyeceği Kongre’ye çok sayıda yabancı yatırımcı katılacak. Türkiye’de sağlık kentlerini hayata geçirmek için yapılacak kongreye Arap sermayesinin ilgi gösterdiği belirtiliyor. Kongrede, Dubai sağlık kenti yöneticileri ve Sağlık Bakanlığı’ndan üst düzey yetkililer konuşma yapacak. 

Devletin sağlık sektöründen elini çekmeye başlaması yabancıların sağlık alanına yatırım yapmalarına zemin oluşturmuştu. Önce sağlık sektörü bilinçli olarak zayıflatıldı, ardından çok sayıda özel hastane açılarak yabancıların piyasaya girmesi sağlandı.

Çıkarılan yasalar ve hazırlanan taslaklar da sağlık sektörüne girmeye çalışan yabancı şirketlere imkan yarattı. Uzmanlar, özel hastanelerin hisselerini alarak sektöre giren yabancı tekellerin, kazançlarını daha da artırmak için, şimdi de sağlık kentleri ile geniş alanlara yayılan hastaneler kurulacağını belirtiyorlar. 

11
Jun
08

“YOLSUZLUKLAR ARTTI” DEDİ DENETDE GENEL BAŞKANI’NA SORUŞTURMA ÜSTÜNE SORUŞTURMA AÇILDI

Sağlık Bakanı Recep Akdağ hakkında tazminat davası açan başmüfettiş hakkında art arda soruşturma başlatıldı. Sağlık Bakanlığı’nda başmüfettişlik yapan Devlet Denetim Elemanları Derneği Genel Başkanı Atılay Ergüven, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a dava açınca, başına gelmeyen kalmadı. Ergüven’e bakanlık tarafından üst üste 4 yeni soruşturma açıldı.

Başmüfettiş olarak Sağlık Bakanlığı’nda görevli olarak çalışan DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven’in yolsuzlukların arttığını söylemesinin hemen ardından hakkında art arda soruşturma açılmıştı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, soruşturma ile ilgili orular üzerine, Ergüven’in görevini yapmadığını iddia etmişti.

Soruştarma devam ederken Akdağ’ın böyle bir açıklama yapması üzerine DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven Bakan Akdağ hakkında tazminat davası açtı. Ergüven hakkındaki soruşturma raporlarında herhangi bir görevi ihmale rastlanmadığı saptanınca, raporu hazırlayan müfettişlerin değiştirilmesinden, Teftiş Kurulu Başkanı’nın cezanın artırılması için diretmesine kadar her yola başvuruldu. Ergüven hakkında hazırlanan raporlar Teftiş Kurulu tarafından beğenilmediği için 5 kez geri gönderildi.

Ergüven hakkında başlatılan ikinci soruşturma da sahte rapor aldığı iddia edilerek açıldı. Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hakem heyeti tarafından muayene edilen Ergüven’e verilen raporun yerinde olduğu belirtildi. Bunun üzerine Teftiş Kurulu, hakem raporuna da güvenmediğini belirterek Ergüven’in ikinci bir hakem heyeti tarafından tekrar muayene edilmesini istedi. Ancak burdada Ergüven’e verilen istirahat raporunun uygun olduğu belirtildi. Ardından Teftiş Kurulu, hukuk müşavirinden görüş istedi. Hukuk müşaviri, Ergüven’in sahte rapor aldığı yolunda bir durum olmadığını belirtirken, durumun hukuka göre maddi hadise olarak değerlendirildiğini ifade etti. Teftiş Kurulu Başkanlığı ise hukuk müşavirinin verdiği raporu dikkate alarak konuyu yargıya taşıdı. Bakan’a dava açan DENETDE Genel başkanı Atılay Ergüven de soruşturma sonucu davalık oldu.




İstatistikler

  • 461,650 Tıklama

 

Haziran 2008
M T W T F S S
« May   Jul »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30