26 Jun 2008 için arşiv

26
Jun
08

PERİNÇEK: ERDOĞAN, TSK’NIN HİYERARŞİSİNİ MAKSATLI OLARAK ÇİĞNİYOR

Tayyip Erdoğan neden Orgeneral İlker Başbuğ’la görüştü? Başbuğ dün yaptığı açıklamada, görüşme talebinin Tayyip Erdoğan’dan geldiğini açıklamıştı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de konuyla ilgili Tekirdağ F tipi cezaevinden yazılı bir açıklama yaptı. “Erdoğan Orduya karşı yıkıcı propagandaya malzeme sağlıyor” diyen Perinçek, Tayyip Erdoğan’ın ordu hiyerarşisini maksatlı olarak çiğnediğini söyledi. Perinçek, “Genelkurmay Başkanlığı Türk milletini aydınlatan bir açıklama yapmalıdır” çağrısında bulundu. Doğu Perinçek’in açıklamasını basına İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin duyurdu.

 

Tayyip Erdoğan, Ordu hiyerarşisini kamuoyu önünde maksatlı olarak çiğnemiştir. Genelkurmay Başkanlığı, Türk milletini aydınlatan bir açıklama yapmalıdır.

Başbakanlık koltuğunu işgal eden Tayyip Erdoğan ile Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ arasında, 24 Haziran 2008 akşamı yapılan görüşmeden sonra, Başbakanlık’tan yapılan açıklama, Türk Devleti’nin ve Türk Ordusu’nun anayasal kurumlaşmasına ve geleneklerine karşı yürütülen yıkıcı faaliyetin boyutlarını sergilemiştir.

GENELKURMAY BAŞKANI VARKEN
Başbakan, “Teröre karşı mücadeleyi ve son günlerde gündeme gelen olayları” Genelkurmay Başkanı varken, Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüşmez.

Böyle bir görüşmeye ihtiyaç varsa, diğer komutanlar da çağırılabilir; ancak muhatap Türk Ordusu’nun en yüksek komutanıdır.

HESAPLI VE SİNSİCE OYUNLAR
Genelkurmay Başkanı’nın atlanarak, bu konuların başka bir komutan ile görüşüldüğü yolundaki açıklama, Türk Ordusu’na karşı psikolojik savaşın ne kadar hesaplı ve sinsice yürütüldüğünü göstermektedir.

Tayyip Erdoğan, Ordu’nun hiyerarşisini kamuoyu önünde maksatlı olarak çiğnemiştir.

İsterse Genelkurmay Başkanı’nın bilgisi dahilinde olsun, bu görüşmenin Genelkurmay Başkanı’nın yokluğunda yapılmasıyla, Tayyip Erdoğan’ın yıkılıp giderken yeni oyunlar tertiplemesine olanak verilmiştir.

NEOLİBERAL-FETHULLAHÇI MEDYAYA MALZEME
Daha şimdiden “baş başa” ve “ikili” görüşme gibi başlıklarla yansıtılan bu özel görüşme, Neoliberal- Fethullahçı yayın organlarının Ordu’ya karşı yürüttüğü psikolojik savaştan daha derin yaralar açar.

Böyle hiyerarşi dışı, yasadışı özellikte görüşmeler, kamuoyuna “pazarlık” ve “şantaj” gibi kavramlarla yansıtılmakta, fitne ve fesat kampanyalarına malzeme sağlamaktadır. Kaldı ki, Fethullah sicilli istihbarat merkezlerinin Türk Ordusu’nu dinlediği ve izlediği, çeşitli örneklerle kamuoyuna ifşa edilmiştir.

HELE 30 AĞUSTOS ÖNCESİ

Hele bu görüşmenin 30 Ağustos terfilerinden önce yapılması, iktidar sahiplerini bozguncu dedikoduları için elverişli bir zemin oluşturuyor. Zaten Tayyip Erdoğan’ların amaçladığı da budur.

GENELKURMAY MİLLETİ AYDINLATMALI
Şemdinli Tertibinden sonra o zaman Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. Yaşar Büyükanıt’la yapılan görüşme ve 2007 yılı baharında gerçekleşen “Dolmabahçe Buluşması”ndan beri, Türk Devlet ve Ordu geleneğinde eşine pek rastlanmayan yanlış uygulamalar görülüyor.

Bu yanlışlardan bir ders çıkarılmamış olması, ayrıca kaygı vericidir.

Genelkurmay Başkanlığı, son hiyerarşi dışı görüşme konusunda Türk milletini aydınlatan bir açıklama yapmalıdır.  

26
Jun
08

TEKEL’İN ÖZELLEŞTİRİLMESİ

Salı günü, TEKEL’i 1 milyar 720 milyon dolara devralan British American Tobacco, kuruma ait 4 fabrikayı kapatma kararı aldı. Sadece Tokat ve Samsun’daki fabrikaları çalıştıracak olan BAT, kuruma ait birçok varlığı ya satacak ya da imha edecek.

TEKEL’in sigara bölümünü özelleştirme ihalesiyle satın alan İngiliz-Amerikan ortaklığı British American Tobacco, TEKEL’in varlıklarını elden çıkarma kararı aldı.Şirketin Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Rıza Tuna Turagay, Tekel’de yalnızca Tokat ve Samsun fabrikalarını çalıştıracaklarını, Malatya, Bitlis ve Adana fabrikaları’nıysa kapatacaklarını söyledi. İstanbul’daki sigara fabrikası arazisinin mahkemelik olduğunu hatırlatan Turagay “bu fabrikayı riske girmek istemediğimiz için kullanmayacağız” dedi.

Turagay işlerine yaramayacak varlıkları ya satarak ya da imha ederek tasfiye edeceklerini de söyledi. TEKEL’in sigara bölümünde yaklaşık 2 bin kişi çalışıyordu. Çalışanların 350’si BAT’la çalışma kararı alırken geri kalanlarsa kamuda kaldılar. Kamuda kalan işçiler Tekel’in Yaprak Tütün Müesseseleri’nde istihdam edilecek. Türkiye sigara pazarının yüzde 38’ini elinde bulunduran TEKEL için 2003 yılından bu yana üç özelleştirme ihalesi gerçekleştirilmişti. İlk ihalede, TEKEL’e verilen teklif düşük bulunmuş, ikincisindeyse hiçbir teklif gelmemişti.

22 Şubat’taki son ihaledeyse 1 milyar 720 milyon dolar teklif sunan BAT, TEKEL’i almaya hak kazanmıştı. TEKEL’in devir sözleşmesiyse Salı günü imzalanmıştı.

26
Jun
08

NÜKLEER SANTRAL İHALELERİ

Mersin Akkuyu’da nükleer santral kurulması için ihale süreci başlatan Enerji Bakanlığı, Sinop’ta kurulacak ikinci santral için de hazırlık yapıyor. Sinop’ta kurulacak santral için bu yıl içinde ihaleyi tamamlamak istediklerini söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, yer lisansı konusunda çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Sinop İnceburun’da belirlenen alanda yer lisansı çalışmalarının bu yıl içinde tamamlanacağını ve ihaleye çıkılacağını açıkladı. İhale modeli ve teknik şartnamenin henüz şekillenmediğini söyleye bakan Güler, Sinop için düşünülen santralin kapasitesinin Mersin Akkuyu’dan daha küçük olmayacağını söyledi.

Öte yandan Mersin Akkuyu’ya kurulması planlanan nükleer santralin ihale süreci devam ediyor. Santral yapım ihalesine katılmak için şu ana kadar 6 firma ve konsorsiyum şartname aldı. Şartname alan firmalar arasında Kanadalı AECL, Güney Koreli KEPCO gibi firmalar bulunuyor. Sabancı, Koç, Çalık gibi firmalar da ihaleye katılmak için yabancı enerji şirketleriyle görüşmelerini sürdürüyor.

Mersin Akkuyu’da kurulacak nükleer santral için, Mart ayında başlatılan ihale sürecinde firmalar; 24 Eylül’e kadar tekliflerini sunabilecekler.

26
Jun
08

TRT KANUNU YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Yeni TRT Kanunu yürürlüğe girdi. TRT, Türkçe dışında farklı dil ve lehçelerde yayın yapabilecek.

TRT’nin farklı dil ve lehçelerde yayın yapabilmesine olanak tanıyan, TRT bölge müdürlüklerinin kapatılmasını, yerine müdürlükler ve haber büroları oluşturulmasını öngören kanun yürürlüğe girdi. TRT, Türkçe dışında farklı dil ve lehçelerde yayın yapabilecek. TRT Yönetim Kurulu; Genel Müdür, Bakanlar Kurulu tarafından atanacak genel müdür yardımcıları arasından 2 üye ile 4 üyeden oluşacak. TRT’nin 7 bölge müdürlüğü kapatılmış olup, TRT Kurumunun taşra teşkilatı, Genel Müdürlüğe bağlı müdürlükler ve haber bürolarından oluşturulacak.

Meclis faaliyetlerinin hangi ölçüde yansıtılacağı konusu, TBMM Başkanlığı ile TRT Genel Müdürlüğünce birlikte hazırlanacak protokolle belirlenecek. Açıköğretim yayınları ve diğer eğitici ve öğretici yayınlar, TRT tarafın uygun görülen kanaldan yayınlanacak. Yayın, yapım, teknik ve bilişim hizmetlerini yürütmek ve sayısı 300’ü geçmemek üzere kurumca yapılacak sınavla personel alınabilecek.

Böylece mevcut uygulamaya göre ihtiyaca göre sınırsız sayıda personel alma yetkisine üst sınır getirilmiş olacak. Yasa yürürlüğe girdiğinde emeklilik hakkını kazanmamış, ancak yıl sonuna kadar emekliliği hak edecek olanlar da 2 ay içinde başvurmaları halinde, emekli ikramiyelerini yüzde 30 fazla alabilecek.

26
Jun
08

DEMİREL’DEN FIRAT’A TEPKİ : “ATATÜRK DEVRİMLERİ OLMASAYDI TÜRKİYE OLMAZDI”

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, AKP Genel Başkanı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ‘Atatürk devrimleri travma yaratmıştır’ sözlerine tepki gösterdi. Demirel, Avrupa Birliği’yle ilgili de, “Avrupa gibi olalım derken ‘Avrupa’ya teslim olalım’ demiyorum” dedi.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin gelişmesi ve kalkınması için Avrupa’yı örnek alması gerektiğini belirten Demirel, “Avrupa gibi olalım derken ‘Avrupa’ya teslim olalım’ demiyorum” diye konuştu.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın ‘Yatırım Mühendisliği’ konulu geleneksel toplantısında konukların sorularını yanıtlayan Demirel, bir konuğun, AKP Genel Başkanı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ‘Atatürk devrimleri travma yaratmıştır’ sözlerini hatırlatması ve ‘Asıl travma Atatürk devrimleri midir, yoksa bu sözleri söyleyenlerin parlamentoda olması mıdır?” şeklindeki sorusu üzerine, şu cevabı verdi.

 

26
Jun
08

DTP, FETHULLAHÇILAR’IN KONFERANSINA KATILMAK İÇİN GRUP KARARI ÇIKARTABİLİR

Fethullahçı Abant Platformu’nun 4-5 Temmuz’da Abant’ta yapacağı Kürt sorunu konferansına DTP de katılıyor. Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve Sırrı Sakık’a resmi davet geldi. DTP’liler, Fethulahçıların toplantısına katılmak için grup kararı bile çıkabileceğini belirtiyor. DTP’liler, bu kararı “Biz, her platformda, katılımcılara bakmaksızın Kürt sorununun tartışılmasını istiyoruz” diyerek savunuyorlar.

DTP, Fethullahçı Abant Platformu’nun 4-5 Temmuz’da Abant’ta yapacağı Kürt sorunu konferansına sıcak bakıyor. Platform, Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve Sırrı Sakık’a resmi davet gönderdi. DTP’liler, bu konferansın önemli olduğunu düşünüyor. Bazı DTP’liler, bu konferansa katılmak için grup kararının çıkabileceğini belirtiYor. “Her platformda Kürt sorunu tartışılmalı” diye konuşan DTP’liler, Abant Platformu’nun konferansına katılacak kişilerin siyasi kimliklerinin kendilerini ilgilendirmediğini belirtiyor.

Fethullahçı Abant Platformu’nun Kürt sorunu konferansına DTP’lilerden başka AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile Fethullahçı yayın kuruluşlarındaki gazetecilerin katılacağı açıklandı. Bu gazetecilerden bazıları şöyle: Mehmet Altan, Şahin Alpay, Ali Bulaç, Levent Köker, Mustafa Karaalioğlu ve Mümtazer Türköne. Abant Platformu, 28-29 Mart’ta Diyarbakır’da Kürt sorununa ilişkin konferans düzenlemeye çalışmış, ancak güvenlik gerekçesiyle bu etkinlik iptal edilmişti.

 

26
Jun
08

Gençlik ve antiemperyalist kavgası

Çağımız devrimcilerin Amerikan emperyalizmini adım adım kovaladığı çağdır. Çağımız gençliğin Çekoslavakya’da ve diğer revizyonist ülkelerde karşı devrimci olduğu çağdır. Çağımız biz yaştakilerin Vietnam’da, Dominik’te, Meksika’da Amerikan emperyalizmine karşı dövüşerek öldüğü çağdır.

Az gelişmiş dünya halkları emperyalizme karşı bir savaş verirken gençlik bunun dışında kalamaz. Biz daima ezilenlerden yana çıkmak zorundayız. Eğer bizim kavgamız antiemperyalist kavganın paralelinde yürümezse, ayaklarımız havada kalır.

Yalnız gençlik bu paralelde savaşırken politik partilerden bağımsız olmak zorundadır.

Geçmişteki örnekler bağımlılığın zararlarını göstermiştir. Bu hataları bir kere daha tekrar etmenin anlamı yoktur. Gençlik yalnız devrime karşı sorumludur, politik partilere değil. Zaman olur ki bütün politik partiler karşı devrimci olabilirler. Bugün Türkiye’de olduğu gibi. Bu nedenlerden ötürü gençliğin görevi antiemperyalist kavgaya katılmak fakat bağımsız olmaktır.

Bugün bu zorunlu kavgada tek umut olması gereken devrimci gençlik bölünmüştür. Burada şüphesiz ki oportünist kişilerin rolü büyüktür. Dürüst, yiğit, devrimci kardeşlerimizden bir kısmı, sekterlikleri yüzünden oportünistlerin etki alanına girmiştir. Bu giriş onları giderek karşı devrimcilerin safına düşürmüştür. O kadar ki, Amerikan erlerini denize atmak isteyenlere engel olmak için barikat kumaya kadar götürmüştür. Bu gidiş onları aktif direnmenin başladığı yerde pasif direnmeye itmişti. Cağaloğlu’nda görüldüğü gibi. Bu oportünist kişiler hiçbir şey yapamadıkları zaman faşizm gelir fobisini ortaya atarak devrimci gnçliği eylemden çekmeyi denemişlerdir. Bu fobi kısmen başarı sağlamış ve devrimci eyleme büyük darbe vurmuştur.

Bu iddiayı dikatle incelemek gerekir. Sosyalist örgütün %3 oy aldığı bir ortamda faşizme gitmek için hiçbir sebep bulunmazken bunu söyleyenler Hürriyet Meydanı’nda ve Kızılay’da hiçbir şey halledilmez diyenlerle aynı düşünceye sahiptirler. Fakat bütün bunları olağan karşılamak gerekir. Çünkü küçük burjuva sosyalistlerinden fazlası beklenemez. Onlar, elbette ki, rahat mücadeleyi tercih edeceklerdir. Bizim bu gibilere söyleyeceğimiz tek şey şudur:

“Düşmesin bizimle yola
Evinde ağlayanların göz yaşlarını
Boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar.”

Devimci gençlik Amerikan emperyalizmine ve oportünizmine karşı duran gençliktir. Onların görevi sayısının azlığına düşmanın çokluğuna bakmadan Amerikan emperyalizmine karşı sonuna kadar dövüşmektir. O en iyi biçimde karar veren ve uygulayandır. O boş gecelerini değil, boylu boyunca ömrünü bu kavgaya verendir.

Yaşasın Bağımsızlık savaşı veren dünya halkları!

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!

 

 

                                                                                                  Deniz Gezmiş

26
Jun
08

Rusya-AB yakınlaşması

Bugün başlayacak olan Rusya-AB zirvesi öncesi taraflar karşılıklı ilişkilerin güçlendirilmesini istediklerini ifade ettiler.Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Rusya’nın “ciddi bir antlaşma” yoluyla Avrupa’nın parçası olduğunu göstermek istediğini söyledi.

Bugün Rusya’nın Hanti-Mansiyk kentinde başlayacak olan Rusya-AB zirvesi öncesinde konuşan Medvedev, “sözkonusu antlaşma ciddi bir belge olmalı ama tamamen somut maddelerle yüklenmemeli” dedi.

Medvedev’in danışmanlarından Sergey Prihodko da Rusya’nın ticaret ve iş konularının siyasi gerilimlerden etkilenmemei için bağlayıcı bir antlaşma istediğini dile getirdi. 

Putin’in Avrupa’da Rusya’nın gücünü arttırma ve ülkedeki batı etkisini azaltma politikalarıı eski sosyalist AB ülkeleri tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Medvedev’in Putin’in çizgisinden büyük bir sapma göstermesi beklenmese de AB ile ilişkilerde daha fazla uzlaşma yanlısı bir politika izleyeceği belirtiliyor. 

AB Dışişleri Şefi Javier Solana da AB’nin Rusya ile daha yakın ilişkiler kurma isteğinde olduğunu dile getirdi. “Medvedev’in başkanlığında Rusya ile ilişkilerimizi derinleştirmek istiyoruz” diyen Solana, zirvenin bir AB-Rusya Antlaşması ile sonuçlanacağından emin olduğunu belirtti. 

Zirvede petrol ve doğalgaz ithalatının yanı sıra Gürcistan ve Moldova gerilimleri ile, Ortadoğu, İran ve Afganistan konuları da gündeme gelecek.

26
Jun
08

İşgal “daimi” hale geliyor

Irak Cumhurbaşkanı Talabani’yi Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Bush, Amerikan üslerinin daimi biçimde Irak’ta bulunabilmesi için “resmi rızasını” almak istediklerini açıkladı. Talabani ise, resmi onay için “sabırsızlandıklarını” söyledi.Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’yle Beyaz Saray’da bir görüşme gerçekleştiren ABD Başkanı George Bush, Irak’taki Amerikan varlığının çerçevesini çizecek anlaşmanın Irak yönetimine uygun bir anlaşma olmasını istediğini söyledi.

Irak’ta Amerikan askerlerinin bulundurulabilmesiyle ilgili olarak Birleşmiş Milletler nezdinde verilen süre 2008 sonunda doluyor. ABD, bu süre dolmadan Irak hükümetiyle bir anlaşma yapmayı planlıyor.

Bush, konuyla ilgili olarak “Irak hükümetine de uyacak stratejik bir anlaşmanın çerçevesi hakkında konuştuk” diye konuştu.

Amerikan ve Irak hükümetlerinin güvenlik anlaşmasını müzakere ettiği dönemde açıklamalarda bulunan Bush, “Talabani ile Irak hükümetine uygun gelecek biçimde bu stratejik anlaşmayı konuştuklarını ve ilerleme kaydettiklerini” söyledi.

“Bir an önce imzalamak istiyoruz”
Irak Cumhurbaşkanı Talabani de, Iraklıların Amerikan hükümetiyle bu konuda işbirliği yapmak yönünde irade gösterdiğini belirterek, “Bir an önce bu anlaşmayı imzalamak için çabalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Nuri el Maliki başkanlığındaki Irak hükümeti, ülke bağımsızlığına dair endişelerden dolayı ABD’nin planlarını şimdiye kadar onaylamamış, zaman zaman aykırı açıklamalarda bulunmuştu.

“Türkiye ve bölge ülkeleriyle yakınlaşıyoruz”
Irak Cumhurbaşkanı Talabani, Irak Hükümetinin, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirmekte olduğunu da sözlerine ekledi.

Talabani, Irak hükümetinin, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Kuveyt’le ilişkileri geliştirdiğini, İran ve Suriye ile de normalleştirmekte olduğunu belirtti. Irak Hükümetinin bu yıl petrol ve seçim yasalarını geçireceğine inandığını da söyleyen Talabani, görüşmede Bush’u, Irak’ın terörizm ve iç savaş tehdidi oluşturan milislerle mücadelesi konusunda bilgilendirdiğini de kaydetti.

26
Jun
08

Ayın Şiiri

Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?

Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.

Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et…
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk’e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz

 

 

                                                                                                        Neyzen Tevfik




İstatistikler

  • 461,650 Tıklama

 

Haziran 2008
M T W T F S S
« May   Jul »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30