27 Jun 2008 için arşiv

27
Jun
08

Bush ve Tayyip fıkrası

Tayyip ile Bush ilk buluşmalarında birbirlerine hava atarlar.
Bush Tayyip’e
- “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü
“diriltiriz” der.

Tayyip altta kalmaz ve o da;
- “Bizdeki teknoloji çok farklı,
partimizin bütün elemanları 100 metreyi,
3 saniyede koşmayı beceriyor” der.

Türkiye’ ye döndüğünde Tayyip’i
bir düşünce alir. Danışmanlarını
çağırır, ve attığı palavrayı anlatır;
-”Haftaya Bush geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa ne
yaparız?” diye sorar.

Danışmanlardan biri hemen cevap verir:
-”Onlara ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?”
-”Hayır sormadık.”

-”O halde hiç korkmayın Başbakanım, alın
Bush’u Anıtkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin.
Diriltemezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten
100 metreyi 3 saniyede koşarsınız..

 

27
Jun
08

FETHULLAH GÜLEN”E TÜRK CEZA KANUNU’NA AYKIRILIKTAN DAVA AÇILABİLİR

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Fethullah Gülen’le ilgili beraat kararını onamasının ardından Fethullahçı basın Gülen’in tamamen aklandığı propagandası yapıyor. Oysa Gülen hakkında Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya’nın da belirttiği gibi Türk Ceza Kanunu’na aykırılıktan dava açılabilir. Fethullah Gülen bugüne kadar Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde yargılandı. AKP Hükümeti’nin 2003 yılında yaptığı değişiklikle terör örgütü yeniden tanımlanmış ve cebir ve şiddet unsurunun bulunması şartı getirilmişti. Bu değişiklikten yararlanan Gülen de ceza almaktan kurtuldu. Ancak Türk Ceza Kanunu’na göre suç işlemek için teşekkülün oluşturulması yeterli.

Fethullah Gülen tamamen aklandı mı? Gülen hakkında ilk dava 22 Ağustos 2000 tarihinde Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından Terörle Mücadele Kanunu’na aykırılıktan açıldı. Dava sürerken 21 Aralık 2000 tarihinde DSP-MHP-ANAP Hükümeti döneminde Rahşan affı olarak bilinen Şartla Salıverme Yasası’sı kabul edildi. Yasa gereğince Gülen’in yargılanması 5 yıl ertelendi. 2003 yılında AKP Hükümeti, Gülen’in yargılandığı davayı doğrudan etkileyen bir değişiklik yaptı. AKP Hükümeti, terör örgütü tanımına “cebir ve şiddet uygulanması” şartı getirdi. Bu değişikliği fırsat bilen Gülen, erteleme kararının kaldırılması için Ankara 11′inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu ve dava süreci yeniden başladı.

Davayı etkileyen bir başka unsur da Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Gülen’in Terörle Mücadele Kanunu’na aykırı sayılabilecek faaliyetlerinin bulunmadığını savunan görüşüydü. Ankara 11′inci Ağır Ceza Mahkemesi de Emniyet Genel Müdürlüğü görüşü ve Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılan değişikliği dikkate alarak Gülen’e beraat kararı verdi. Yargıtay 9′uncu Ceza Dairesi de yapılan itirazı yerel mahkemenin görüşleri doğrultusunda reddetti. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya Yargıtay 9′uncu Ceza Dairesi’nin kararına itiraz etti. Yalçınkaya itirazında Gülen’in Terörle Mücedele Kanunu’na aykırılıktan değil, Türk Ceza Kanunu’na aykırılıktan yargılanması gerektiğini vurguladı.

Bunun için yeni bir dava açılmasına gerek olmadığını belirten Yalçınkaya, Gülen’in Türk Ceza Kanunu’nun “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak” hükmüne dayanarak yargılanması gerektiğini kaydetti. TCK’ya göre amaçlanan suç ya da suçların işlenip işlenmemesinin önemli olmadığını belirten Yalçınkaya, amaçlanan suçun önlenmesi için cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Yalçınkaya başvurusunda Ankara Emniyet Müdürlüğü, Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın raporlarını, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Fethullah Gülen örgütü ile ilgili şirketler, okullar, dershaneler ve vakıflar hakkındaki tespitlerine de yer verdi.

Genelkurmay Harekat Başkanlığı’nın 2002 yılınan Mart ayında yayınladığı bir raporda Fethullah Gülen örgütlenmesi şöyle tarif ediliyor: “demokratik yollardan devlet kademelerinde kadrolaşarak, Atatürk İlke ve Devrimlerini ortadan kaldırıp Şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurmayı ve bunu takiben Dünya İslam birliğini gerçekleştirmeyi hedefliyor.” Yani Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya’nın da belirttiği gibi Fethullah Gülen hakkında Türk Ceza Kanunu’na aykırılıktan dava açılabilir. Hukukçular, Gülen’in kanuna aykırı eylemlerinin zaman aşımına uğramayacağına da dikkat çekiyor. Hukukçular, Gülen’in ışık evleri, tarikat yurtları, dershaneler, devlet içinde ve medyadaki yapılanmaları üzerinden faaliyetlerinin devam ettiğini vurguluyor.

27
Jun
08

ABD SAVCISININ TESPİTİ: F. GÜLEN’İN PARA KAYNAĞI CIA

Yeşil Kart başvurusu reddedilen Fethullah Gülen’in, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi aleyhine açtığı davada, Gülen’in finans kaynakları, dini ve siyasi kimliği ile ilgili çarpıcı ifadeler yer alıyor. Pennsylvania’daki Özel Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada savcı, Gülen’in “öğretim yöntemleri geliştirmiş bir eğitimci” olmadığını belirtti, cemaatin 25 milyar dolarlık bir malvarlığını yönettiğini söyledi. Savcıların gerekçeleri arasında, Gülen cemaatinin para kaynağının CIA olduğu da belirtildi.

Fethullah Gülen’in 21 Kasım 2006 tarihinde vize için yaptığı başvuru İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl sonra reddedildi. 18 Aralık 2007’de bir kez daha aynı vize ve oturma izni için başvuran Gülen bu kez toplam 26 akademisyen, din adamı ve aralarında Morton Abramovitz ve Graham Fuller, Mehmet Sağlam gibi isimler tarafından kendisi hakkında yazılmış referans mektuplarını da mahkemeye sundu. Mart 2008’de Gülen’in temyiz isteği reddedildi. 18 Haziran’da Savcılık makamınca Pennsylvania Doğu Bölgesi Mahkemesi’ne sunulan belgelerde şöyle denildi:

TİCARİ KAYNAKLARI BULUNAN DİNİ VE POLİTİK BİR HAREKETİN LİDERİ

“Davacı eğitim konusunda uluslararası alanda takdir kazandığını iddia etmektedir. Oysa kendisi, ‘olağanüstü yetenekli’ eğitimciler arasında olmadığı gibi eğitimci bile değildir. Kendisi delillerde de sunulduğu gibi büyük ticari kaynakları bulunan etkili dini ve politik bir hareketin lideridir. Dinlerarası diyalog ve tolerans da bu statüde vize verilen alanlar değildir.”

GÜLEN’İN FİNANSAL KAYNAĞI CIA

“Gülen hareketinin, yürüttüğü projelerin finansmanında kullanılan paraların büyüklüğü nedeniyle Suudi Arabistan, İran ve Türk hükümetleriyle gizli anlaşma içinde olduğu iddiaları dile getirilmektedir. CIA’in de bu projelere finansal ortaklık ettiği şüpheleri bulunmaktadır” diyen savcılık, Gülen’in sunduğu onlarca destek mektubundan hiçbirinin bir eğitimciden gelmediğini belirtti.

ALDIĞI ÖDÜLLER GERÇEK DEĞİL

Gülen’in aldığı ödüllerin gerçek ödül bile sayılmasının şüpheli olduğuna yer veren Savcılık makamı, “Davacı’nın UNESCO ödülünü aldığı törende Papa 2. Jean Paul’le bir kez daha görüştüğü iddiası doğru değildir. Papa, ödül tarihinden altı ay önce ölmüştü” dedi.

GÜLEN, GERÇEK PLANLARINI AÇIKLAMIYOR

Savcılık, iddianamesinin son bölümünde Gülen’in “gelecek planlarını” açıklamadığını, eğitim alanında çalışmaya devam edeceğine dair hiçbir işaret vermediğini yazdı. İddianamede “Kendisi hakkında konferanslar düzenleyip yazılar yazdırması eğitim alanında olağanüstü bir faaliyet sayılmaz” denildi.

25 MİLYAR DOLARLIK GÜÇ

Savcılığın teslim ettiği yeni belgeler arasında da Gülen cemaatinin mali yapısına dair bilgiler yer aldı ve cemaatin 25 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığına vurgu yaptı. “Okullar, gazete, üniversite, sendikalar, televizyonlar. Bunların birbiriyle ne kadar bağlantılı olduğu tartışılıyor. İş yapma şeklinde hiçbir şeffaflık yok” diyen Savcılık, “Gülen’in kendi açıklamaları da gösteriyor ki, kendisi felsefesini eğitim yoluyla yayan bir din adamıdır ama eğitimci değildir” dedi.

 

27
Jun
08

SAÇAN: PANELVAN TARZI BİR ARAÇ TARAFINDAN İZLENİYORDUM

Eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Doktor Adil Serdar Saçan’ın geçirdiği, soru işaretleriyle dolu trafik kazasının soruşturması sürüyor. Saçan ilk ifadeyi dün meslektaşlarına verdi. Adil Serdar Saçan, “Geçtiğimiz hafta bir otomobil tarafından takip edildiğimi fark ettim. Panelvan tarzı otomobillerindendi. Kazanın bu takip olayının ardından meydana gelmesinden kuşku duyuyorum” dedi.

Emniyet teşkilatı içerisindeki Fethullahçı örgütlenmeyle mücadele eden eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adil Serdar Saçan’ın geçirdiği şüphelerle dolu trafik kazasıyla ilgili soruşturma sürüyor…. Saçan, dün oğlu ile birlikte mestektaşlarına ilk ifadesini verdi. Saçan, “Geçtiğimiz hafta bir otomobil tarafından takip edildiğimi fark ettim. Hafta sonu gözüme çarptı. Panelvan tarzı otomobillerindendi. Kazanın bu takip olayının ardından meydana gelmesinden kuşku duyuyorum” dedi. Adil Serdar Saçan’ın kendisini takip ettiğini düşündüğü otomobilin plakasını da emniyet yetkililerine verdiği kaydedildi.

Saçan, polise kazadan önce plakasını alamadığı gri renkli Renault marka bir otomobilin sürücüsü tarafından sıkıştırıldığını da söyledi. Polis bu ifade üzerine görgü tanıkları aramaya ve bölgede yolu görme ihtimali olan kameraların görüntülerini bulmaya çalışıyor.Kanallara  ulaşan bilgiye göre olay yerini inceleyen emniyetçiler kazayı “şüpheli bir kaza” olarak değerlendiriyor. Olayı inceleyen emniyetçiler “bu normal bir kaza değil, olayın çıkışı ilginç. Kazada kasıt var” değerlendirmesinde bulundular.

İşçi Partisi de konuyla ilgili bir açıklama yaptı. İşçi Partisi Genel Başkanvekili Mehmet Bedri Gültekin, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü görevinden, Tayyip Erdoğan tarafından yasaya aykırı biçimde uzaklaştırılan Dr. Adil Serdar Saçan’ı, mahkeme kararına rağmen korumasız bırakanların hesap vermesi gerektiğini açıkladı. Kazadaki şüphelere dikkat çeken Mehmet Bedri Gültekin soruşturmasının “F” tipi örgüte bırakılmaması gerektiğini belirtti.

 

27
Jun
08

AĞUSTOS’UN İLK HAFTASI TSK’NIN YÖNETİM KADROSU DEĞİŞECEK

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde terfi ve atamalar Ağustos ayında yapılacak Yüksek Askeri Şura’da belli olacak. Genelkurmay Başkanlığı’na, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un getirilmesi bekleniyor. Başbuğ’dan boşalacak yere Jandarma Genel Komutanı Işık Koşaner’in atanacağı belirtiliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni dönem komuta kademesi Ağustos’ta belli olacak. Ağustos’un ilk haftası başlayacak Yüksek Askeri Şura toplantılarında 115 general ve amiralin durumu görüşülecek. Emekliye ayrılacak olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un getirilmesi bekleniyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geleneklerine göre Başbuğ’dan boşalacak Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na da Jandarma Genel Komutanı Işık Koşaner’in atanacağı belirtiliyor. Jandarma Genel Komutanlığı için, 2′nci Ordu Komutanı Hasan Iğsız’ın adı geçiyor.

1′nci Ordu Komutanlığı’nı yürüten Orgeneral İsmail Koçman, bu sene emekliye ayrılacağı, Koçman’ın yerine Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun’un atanacağı belirtiliyor. Yüksek Askeri Şura’da, 7 korgeneral Kara Kuvvetleri kadrosunda boşalacak iki orgenerallik kadrosu için yarışacak. Orgeneralliğe atanacak korgenerallerden birinin Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na getirilmesi bekleniyor.

27
Jun
08

Bütün takım Gülen’e çalışmış!

image

Gülen’e, yeşil kart başvurusunda oldukça “manidar” isimler kefil oldu. İnsanın ABD’de böyle kefilleri olduktan sonra, varsın yeşil kartı olmasın! 

 Fethullah Gülen’in, yeşil kart almak için yaptığı başvurunun reddedilmesinden sonra gözler tarikat liderinin Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğine çevrilirken, Gülen’e yeşil kart başvurusunda kefil olan 27 kişi de belli oldu. Bunlar arasında ABD’nin yeşil kuşak projesinin mimarları arasındaki Graham Fuller’den Katolik ve Evanjelik papazlara kadar son derece dikkat çekici isimler var.

Yeşil kart başvurusu reddedilerek ABD tarafından kullanıldığına ilişkin tartışmalara “nokta konmak” istenen Gülen, kefillerini seçerken aynı titizliği göstermemiş! Kefiller arasında öyle isimler var ki, Gülen’e üzerine “hamili kart yakinimdir” yazılı bir kartvizitini verse, yeşil kart yerine geçer.

Örneğin bunlardan biri, CIA’nın 14 yıl boyunca Türkiye ve Ortadoğu masası şefliğini de yapan Graham Fuller. Kendisi, bir yandan Sovyetler Birliği’ni güneyden kuşatmak ve diğer yandan komşu ülkelerde (Türkiye dahil) yükselen sol hareketi boğmak amaçlı yeşil kuşak projesinin fikir babalarından biri. Dolayısıyla Komünizmle Mücadele Derneği’nde yetişen Fethullah Gülen’le yakınlığı şaşırtıcı değil. ABD’de kaldığı süre boyunca Gülen ile CIA temaslarında da Fuller’in aracı olduğu biliniyor.

Yine bir diğer önemli isim, ABD’nin eski Ankara büyükelçisi Morton Abramovitz. ABD’deki Yahudi lobisinin etkin isimlerinden biri olan Abramovitz, ılımlı İslam projesinin de destekçilerinden biri olarak tanınıyor. Son zamanlarda ise özellikle Kuzey Irak’a dönük yakın ilgisiyle öne çıkıyor. Aynı Kuzey Irak’taki okulları ve diğer “yatırımlarıyla” Kürt meselesinde artık doğrudan taraf haline gelen Gülen gibi. Bilindiği gibi Gülen, ABD sponsorluğunda bir Türkiye-İsrail-Kuzey Irak üçgeninin kurulması için en çok çaba harcayan “siyasetçilerimizden” biri.

CIA’dan Analiz ve Prodüksiyon Direktör olarak emekli olan George Fidas da Gülen’in kefilleri arasında. Fidas, Balkan uzmanı. Yugoslavya iç savaşıyla ve özellikle de Balkanlardaki Müslüman azınlıklarla ilgili pek çok analizi ve “prodüksiyon”u var. Türkiye’deki gericilerin de Yugoslavya iç savaşında ve özellikle Bosna’da emperyalizm adına etkin rol aldığı biliniyor. Yani Gülen ile Fidas’ın samimiyeti de şaşırtmıyor.


Hepsi “din” kardeşi
27 ismin arasında önemli dini figürler de var. Anlaşılan Evanjelik, Katolik ve Ortodoks kiliselerine bağlı bu üst düzey dini görevliler, Gülen konusunda tam bir mutabakat içindeler.

Gülen’e “Hıristiyan camiasından” gelen bu desteğin ardında, ABD’nin bölgesel politikalarının önemli ayaklarından biri olan, Vatikan’ın da desteklediği “dinler arası diyalog” kariyeri var. Gülen, dinler arası diyalog üzerinden Papa ile görüşmüş, yine bu dönemde Ortadoğu’da ABD’nin çıkarlarına uygun bir “ılımlı İslam” yorumunun sözcülüğüne soyunmuştu.

Listede elbette Türkiye siyasetinden tanıdık isimler de yer almış. Eski cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın danışmanı Ermin Başer, eski başbakan Yıldırım Akbulut, eski Milli Eğitim Bakanı ve AKP Kahramanmaraş milletvekili Mehmet Sağlam, Fethullahçı işadamları örgütü TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı Gülen’e kefil olanlar arasında.

İşte Gülen’in kefilleri
Floyt M. Schoenhals, Amerika Evangelical Lutheran Kilisesi Arkansan-Oklahama Bölge Sorumlusu, Başpapaz

Alexander Karloutsos, Merkezi New York’ta bulunan Amerika Yunan-Ortodoks Başpiskoposluğu’nda rahip.

George Fidas, CIA’nın Balkan politikaları uzmanı. Şu anda Washington Universitesi Uluslarası İlişkiler Bölümü’nde ders veriyor. Yunan asıllı, Joint Military Intelligence Council’de de görevli.

Graham Fuller, Eski CIA ajanı ve yine eski “National Intelligence Council” Başkan Yardımcısı. “RAND Corporation”’da danışmanlık hizmeti veriyor. “Yeşil kuşak”ın fikir babalarından.

Alexander Karloutsos, Gülen için mahkemeye mektup gönderenler arasında ikinci sırada. Merkezi New York’ta bulunan Amerika Yunan-Ortodoks Başpiskoposluğu’nda rahip.

Morton Abramowitz, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi, Yahudi lobisinin önemli isimlerinden.

Ermin Başer, Mektupta eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başdanışmanı olarak gösteriliyor.

John Obert Voll, Georgetown Üniversitesi İslam Tarihi profesörlerinden.

Ralph ve Richard Lazarus, Dartmouth College Antropoloji bölümü profesörleri

Yıldırım Akbulut, Türkiye eski başbakanı

Mehmet Sağlam, Eski Milli Eğitim Bakanı, AKP Kahramanmaraş Milletvekili ve Meclis Milli Eğitim Komisyonu Başkanı.

Bernadette Andrea, San Antonio’daki Teksas Üniversitesi İngilizce, Klasikler ve Felsefe Profesörü

Paul Parker, Elmhurst College teoloji ve Din Bölümü profesörü

Murat Saraylı, TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı.

Thomas Michel, Roman Katolik Kilisesi İsa Peygamber Dinlerarası Diyalog Sekreterliği Papazı.

Donald Senior, Catholic Theological Union Başkanı, Vatikan’ın atadığı papaz.

James Kenneth Echols, Chicago Lutheran School of Theology Başkanı

Jill Caroll, Profesör. Rice Üniversitesi Boniuk Merkezi Dini Hoşgörüde İlerleme çalışması idarecisi.

Lynn E. Mitchell, Houston Üniversitesi Dini Çalışmalar Direktörü.

Sheryl L. Santos, Texas Tech Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı.

David B. Capes, Houston Baptist Üniversitesi Hıristiyanlık ve Felsefe Profesörü

Terry Mathis, Universty of California, Riverside kampüsü papazı

Loye Ashton, Taugaloo College dini araştırmalar programı direktörü papazı Reverend

Lawrence T. Geraty, La Sierra Üniversitesi

Ali Yurtsever, Rumi Forum

Kemal Öksüz, Niagara Vakfı

John L. Esposito, Profesör. Georgetown Üniversitesi kurucu Direktörlerinden. Mektubunda papaz ve eğitimci arasındaki farkı anlatıyor.

Mustafa Akyol, Yazar

27
Jun
08

Ukrayna’da eğitimde Nazi övgüsü

image Ukrayna’daki Anayurt Savaşı anıtı.

Ukrayna’da tarih ders kitapları yenilendi. Ülkede çok sert eleştirilere hedef olan yeni kitaplar, Ukrayna Eğitim Bakanlığı binası önünde öğrenciler tarafından protesto edildi.

 Ukranya’da hazırlanan yeni ders kitaplarında tarihi olaylar gerçekleri yansıtmıyor. Ders kitaplarında Birinci Dünya Savaşı’na pek yer verilmezken, İkinci Dünya Savaşı asılsız temellere dayandırılarak anlatılıyor.

Dr Fedor Turçenko’nun editörlüğünde, Vladimir Gusev tarafından hazırlanan yeni tarih kitabında, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası ve Ukrayna arasında dayanışma olduğu anlatılıyor. Öyle ki yeni tarih kitabında savaş esnasında Ukraynalı “kahramanın” asi ordusunun yaptığı tüm işlerde Nazi ordusundan destek aldığı, onlarla işbirliği yaptığı yazıyor.

 

Öğrenciler hazırlanan yeni tarih kitaplarının birilerine çıkar sağlaması için hazırlandığını, Almanya ile ilişkilerde denge kurulması için yazıldığını savunuyor. Kitabı hazırlayanlar bu durumun tüm tarihçiler tarafından bilindiğini ve gerçeğin bu olduğunu ifade ediyorlar.

 

Kitapların gerçeği yansıtmadığını savunan Ukraynalı öğrenciler hazırlanan bu kitap ile kendilerine “yalan” bilgilerin okutulduğunun altını çizdi. Öğrenciler bu durumu Ukrayna Eğitim Bakanlığı önünde protesto ederken, Ukrayna Eğitim Bakanlığı öğrenciler tarafından yapılan protestonun “kuru gürültü” olduğunu, tartışılan ders kitapları ile ilgili ciddi bir resmi başvuru olmadığı sürece bir şey yapılamayacağını açıkladı.

 

27
Jun
08

‘Elektrik zammı fazla değil’

Bakan Hilmi Güler geçen yıla göre petrol fiyatları yüzde yüz arttığını elektriğe ise sadece yüzde 22 zam yapıldığını, elektrik zammını fazla bulmadığını söyledi.Sayalar Rüzgar Enerji Santrali’nin açılış töreni nedeniyle İzmir’de bulunan Güler Hilton Oteli’nde basın mensuplarıyla kısa bir süre sohbet etti. Güler petrol fiyatlarının rekor kırdığını ve artan fiyatlar nedeniyle Türkiye’nin enerji ithalatının 50 milyar doları bulabileceğini söyledi.

1 Temmuz’da geçerli olmaya başlayacak elektrik zamlarını da değerlendiren Güler konut elektriğine yüzde 21, sanayi elektriğine de yüzde 22 olarak belirlenen zammı fazla bulmadığını ifade etti. Şu anda elektrikte arz talep dengesinin çok iyi yönetildiğini savunan Güler “petrol fiyatları yüzde yüz arttı elektrik zammı bence fazla değil” dedi. 

27
Jun
08

İncirlik nükleer silah zengini!

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu tarafından yayınlanan raporda ABD’nin Avrupa’daki nükleer silahlarının üçte biri Adana’daki üste.image

ABD’nin İngiltere’deki nükleer silahları İncirlik’e kaydırdığı ortaya çıktı. Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’nun yaptığı araştırmaya göre, Avrupa’da bulundurulan ABD’ye ait nükleer silahların yaklaşık üçte biri İncirlik’te depolanıyor. Pentagon’un nükleer vurucu gücü güneye kaydırma planının parçası olarak İngiltere’deki bombaları İtalya ve Türkiye’ye çektiği belirtiliyor.

Araştırmaya göre Avrupa’daki 150 ila 240 nükleer bombanın 50 ila 90 tanesi İncirlik’te. Bununla birlikte İncirlik’te bu bombalar için gerekli ağır bombardıman uçakları şimdilik bulundurulmuyor. Ancak bu bombaları İncirlik’te bulundurulan F-16′lar da gerektiğinde kullanabiliyor.

Bilindiği gibi İncirlik’teki nükleer silahlar zaman zaman kamuoyunun gündemine girse de konuya ilişkin hiçbir resmi açıklama yapılmıyor. Bombaların kontrol ve denetimi tamamen Amerikalıların elinde. Yıllardır bu durumu protesto edenler, söz konusu nükleer silahların Türkiye’nin güvenliğini ve egemenliğini açık bir biçimde tehdit ettiğini ileri sürüyorlar. İncirlik’te nükleer bombaların yanı sıra nükleer mayınların da bulundurulduğu, bunların Türkiye’nin “düşman” eline geçmesi durumunda stratejik noktalarda patlatılmak üzere bekletildiği de konuya ilişkin iddialar arasında. 

2006 yılının Haziran ayında konu CHP milletvekili Şükrü Elekdağ tarafından meclis gündemine taşınmış ama herhangi bir gelişme kaydedilememişti. O zaman da ABD Ulusal Kaynaklar Savunma Konseyi İncirlik’te 90 nükleer bombanın depolandığını açıklamıştı.  

 

27
Jun
08

Hillary yine sahnede

Demokrat Parti’nin başkan adaylığı yarışını kaybeden Hillary Clinton ilk kez Obama’nın yanında seçim kampanyasına katıldı.

image

 

ABD’de Demokrat Parti başkan adayı Barack Obama ile yarışı kaybeden Hillary Clinton ilk kez yan yana gelerek Demokrat Partili seçmenleri birlikte selamladılar.

Her iki adayın da 107′şer oy delege seçtirdiği ve büyük gerilime sahne olan New Hampshire’de gerçekleşen “birlik” mitingi Obama’nın Clinton’un destekçilerini Cumhuriyetçi aday John McCain’e oy vermemeye ikna etmeye çalıştığı bir döneme denk geldi. Anketlere göre Demokratların ön seçimlerinde Hillary’yi destekleyenlerin beşte bir McCain’e oy vermeyi düşünüyor.




İstatistikler

  • 461,650 Tıklama

 

Haziran 2008
M T W T F S S
« May   Jul »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30