02
Jul
08

Laiklik Bir Yaşam Biçimi midir?

Yargıtay Başsavcısı Laiklik bir yaşam biçimidir diyor.

AKP, Hayır laiklik bir yaşam biçimi değildir diye itiraz ediyor.

Hüzün verici bir durum!

Hüzün verici bir durum, çünkü Türkiye’yi altı yıldır yönetenlerin dünya görüşü, felsefi yaklaşımı, siyaset anlayışı ve tabii bilgi düzeyi hakkında insanı umutsuzluğa sürüklüyor.

***

İnsanların yaşam biçimi, içinde yaşadıkları toplumsal yapı tarafından belirlenir.

Toplumsal yapıyı belirleyen ana öğe ise, üretim ilişkileridir.

Demek ki esas olarak yaşam biçimi, üretim ilişkileri tarafından belirlenir.

Örneğin köleci toplumda, insanların, işlerini sahip oldukları kölelere yaptırmaları doğaldır.

Örneğin feodal tarım toplumlarında, ağanın toprağa ve onun üstündeki bütün varlıklara sahip olması, köylülerin onun için üretim yapması doğaldır.

Örneğin kapitalist endüstriyel toplumlarda, işçilerin ücret karşılığında serbestçe çalışmaları ve kazandıkları parayı istedikleri gibi harcamaları esastır.

***

Hiçbir toplumda bütün bireyler homojen nitelik taşıyan tekdüze bir yaşam biçimini paylaşmaz.

Üretim ilişkilerinin belirlediği yaşam biçimi, sadece din, dil, ırk, milliyet, mezhep, yani manevi kültür bakımından çeşitlilikler göstermekle kalmaz, bireyin özgürlük alanlarında da farklılaşır.

Ama bütün bu çeşitlilikler ve farklılaşmalar, esas olarak üretim ilişkilerinin belirlediği toplumsal yapının egemen yaşam biçimini ortadan kaldırmaz.

***

Ayrıca, yaşam biçiminin temel belirleyicisi olan üretim ilişkileri dahi her toplumda tekdüze değildir:

Her toplumda egemen üretim ilişkisinin yanında, eski üretim ilişkilerinin kalıntıları ve gelecek üretim ilişkilerinin filizleri, yani farklı yaşam biçimleri vardır.

***

İşte bir yaşam biçimi olarak laiklik, kapitalist endüstriyel kent toplumlarının özelliklerinden biridir…

Aynen dinselliğin veya dinciliğin, feodal tarım toplumlarının bir yaşam biçimi özelliği olması gibi.

***

Her üretim biçimi kendi siyasal rejimini de yaratır.

Kapitalist endüstriyel üretim biçimi, zaman içinde laiklik, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti çizgisinde gelişmiştir.

***

Birey açısından, laik bir toplumdaki laiklik herkes için zorunlu bir yaşam biçimi midir?

Kuşkusuz hayır!

Aynen demokratik bir toplumda demokrasinin, bireylerin zorunlu yaşam biçimi olmaması gibi.

Doğal olarak, demokratik bir toplumda bireyler kendi özel yaşamlarında demokrat da olabilir, otoriter veya totaliter de…

Laik bir toplumda laik de olabilir, dinci veya ateist de…

Buradaki ince nokta, laikliğin de aynen demokrasi gibi, bireysel tutum ve davranışların dışında ve ötesinde toplumsal ve siyasal bir yaşam biçimi oluşturmasıdır.

Sorun kahvaltıda ne yendiği, ne tür müzik dinlendiği değil, insanların ortak etkileşim alanlarındaki (yani kamu alanındaki) egemen ilişkilerinin niteliğidir.

Hiç kuşkusuz, bu açıdan laiklik de, aynen demokrasi gibi, toplumsal ve siyasal bir yaşam biçimidir.

Tabii birey olarak demokrat olmayanlarla demokratik bir rejimi yürütmek ne denli güçse, laik olmayanlarla da laik bir rejimi sürdürmek o denli zordur.


1 Yanıt, “Laiklik Bir Yaşam Biçimi midir?”


  1. 1 Ferit Gençmen
    Temmuz 2, 2008, 7:32 pm üzerinde

    Bu yazılanlar çok doğru.Tabiki de bazıları için değildir.Ancak bazılarını görüyorum ki hit yarışına kendilerini kaptırmışlar.İslamcıyız,müslümanız,dindarız laik değiliz demişler.Ilımlı islam dalgası…Gerçekten böyleler mi?Yoksa sadece kimliklerinde mi müslüman yazıyor?Bence müslümanlık kimlikte kalmamalı.Herkes görevini yapmalı.Ama başkasına namazını niyazını reklam etmemeli.Ve de yanlış yapanlar,insan sömürenler,din sömürenler ALLAHIN KARŞISINA ÇIKIP HESABINI NASIL VERECEK?Sadece Kuran okumak ve namaza gitmekle olsaydı herkes cennete giderdi.Bir de başkalarının hakkına dokunma var.Bu hem dinen hem de sosyal açıdan olamaz.Allah’ın bizden istediği şeyler açıktır.Ancak kimin uyduğu da açıktır.AKP iktidarı müslümanız dedi.Hani nerde müslümanlığınız…Hani nerde insanlığınız?Hani nerde yurt severliğiniz,vatan severliğiniz,vatandaş severliğiniz,ALLAH KORKUNUZ?Burdan herkese sesleniyorum.Bakın gerçeklerle yüzleşmelisiniz.Tamam gerçekleri bilmeseniz de öğreniceğiniz kesin.Fakat iş işten geçtikten sonra öğrenirsen olmaz.Hadi diyelim Allah’a inanıyorsun.Peki onun hakkında kötü şeyler konuşup dedikodu yapmaya utanmıyor musun?Kuran’a ve devletinin anayasasına güven miyor musun?Tamam diyelim güvenmiyorsun.O zaman senin bu dünyada işin yok demektir.Çünkü sende artık hiç birşeye güven,azim vb. şeyler kalmamış.Bunsuz insan yaşayamaz.Eğer yaşarsa da mahşer gününde cezasını görmeye başlar.Ve herşey bu ölümlü dünyada olmayacak.Burda yaptığın düzenbazlıkların,yalancılıkların,sömürmelerin,hırsızlıklarının hepsi orda sana sorulacak?Parmakların bile konuşacak.Çünkü “sen kötüsün” diyebilecek birşey o da…Senin parçan…Er ya da geç yaptığın hataları ödeyeceksin.Başka şansın yok.Çünkü biz bunun için doğduk.Biz bir otoyolda giderken aniden önümüze virajlar çıkabilir.Dağ yoluna girmek zorunda kalabiliriz.Hatta bir kedinin canına kıymış olabiliriz.İşte bu yolun sonunda o kedinin hesabı sana sorulacaktır.Bunu unutma.Ve unutmayacağın bişey daha var “SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ”


Yorum Yapın




İstatistikler

  • 455,590 Tıklama

 

Temmuz 2008
M T W T F S S
« Jun   Aug »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031