Mart, 2009 için arşiv

31
Mar
09

Yerel seçim analizi

Zor bir yerel seçim dönemeci geride kaldı…

“Bize oy vermezseniz hizmet alamazsınız”
“Al dolabı ver oyu”
“ 2 kg bulgur 2 oy”

Okumaya devam edin ‘Yerel seçim analizi’

31
Mar
09

Türkiye’nin 13 gerçeği

Seçmen, yerel seçimde şu uyarıyı yaptı:

Seçmen 8 puan eksilterek AKP’ye ’Ekonomik krize, Deniz Feneri gibi yolsuzluklara ve kutuplaşmaya dikkat et’ uyarısı yaptı.

Okumaya devam edin ‘Türkiye’nin 13 gerçeği’

31
Mar
09

Akp hilesi deşifre

Akp’nin seçim hilesi deşifre olunca Halk Büyükçekmece’de ayaklandı…
İşte ayrıntılar ;

Okumaya devam edin ‘Akp hilesi deşifre’

30
Mar
09

31 Mart isyanı ve yabancı muştası

31 Mart’ı  getiren  Meşrutiyet  özgürlüğü

AKP, iktidara geldiğinden bu yana Türkiye’de Şeriat tartışmaları hararetlendi. Özellikle son dönemde Türkiye bir Şeriat devletine mi doğru gidiyor sorusu herkesin aklında yer etmeye başladı.

Çoğunluğun Türkiye’de yaşanan gelişmeleri bu şekilde yorumlamasını bir kenara bırakacak olursak, bir kısım insan açısından ise durum o kadar da “abartılacak” kadar kötü değildir. Ne yazık ki, bu yorumu getiren çevreler genel olarak kendini Atatürkçü veya ulusalcı olarak tanımlamaktadır. İşte böylesi bir tartışma ortamında bugünkü yaşanan gelişmeleri değerlendirmek ve ileriye dönük bir öngörü de bulunabilmek için biraz tarihimizi incelememiz gerekmektedir.

Tarihimiz ilerici hareketlerle dolu olduğu kadar gerici ayaklanmalara da sahne olmuştur. Bu ayaklanmalardan en çok ses getireni ise 31 Mart ayaklanmasıdır. Osmanlı Devleti’nin yıkılış döneminde gerçekleşen bu ayaklanma devleti bir hayli uğraştırmıştır. Ayaklanmanın gerçekleştiği tarih olan 13 Nisan 1909’dan önceki son döneme baktığımızda ayaklanmanın adım adım nasıl hazırlandığını net olarak görebiliriz.

31 Mart (Rumi takvime göre) vakası İkinci Abdülhamit’in otuz üç yıl süren istibdat döneminin ardından İkinci Meşrutiyetin ilan edilmesinden kısa bir süre sonra gerçekleşmiştir. Meclisi süresiz kapatan, kendisine muhalif paşaları sürgüne gönderen ve topluma baskı uygulayan İkinci Abdülhamit’e tepki Jön Türklerden ve İttihat ve Terakki Cemiyetinden gelmiştir. İki hareketin birleşerek Abdülhamit’e Kanuni Esasi adında yeni bir anayasayı kabul ettirmeleri ile Meşrutiyet devrine geçilmiş oldu.

Meşrutiyet fikri ile yola çıkan gerek Jön Türklerin gerekse İttihat ve Terakki hareketinin bağımsız bir devlet kurma gibi bir fikri yoktur. Sadece kahredici bir istibdada karşı “hürriyet” parolası ile yola çıkmışlardır. Ancak bu hürriyet arzusu yabancı bir devletin yönetime müdahale etmesini engelleyecek yönde olmayacaktır.

Osmanlı Devleti’nin yıkılmadan önceki son döneminin siyasi durumu böyleyken, uzun zamandır Osmanlı’yı parçalamaya çalışan yabancı devletlerin, özellikle İngiltere’nin hazırlıkları hızlanmaktadır. İngiltere, Rusya ile birlikte itilaf cephesini kurmuştur bile. Ancak her emperyaliste düşen Osmanlı toprakları farklı olduğu için herkes kendi cephesini güçlendirmek için faaliyet yürütmektedir.

İngiltere, on dokuzuncu yüzyılın sonuna doğru güçlenmiştir ve yirminci yüzyılın başında emperyalist güçler arasında en kuvvetlisidir ancak yetmemektedir. Güçlenen İngiltere, Osmanlı Devleti üzerine gözlerini dikmiş her an bir kıvılcım ateşi beklemektedir.

İkinci Meşrutiyetin açtığı “hürriyet” ortamında basına uygulanan sansür de kalkmıştır. Yaşanılan özgürlük ortamı önüne gelenin bir gazete çıkarmasını sağlamıştır ve gazeteler arasında cepheleşme oluşmaya başlamıştır. Cepheleşme genelde İttihat ve Terakki’nin yanında olanlar ve ona karşı muhaliflerden oluşmuştur.

İttihat ve Terakki’nin yanında olanlar, “Tanin”, “Şurayı Ümmet” olmakla birlikte, karşı olanlar ise “Serbesti”, “Yeni Gazete”, Murat Bey’in (muhaliflerden) yayınladığı “Mizan”, yine büyük tiraj yapan ve 31 Mart’ta rol oynayan Ahrar Partisi’nin sözcüsü kabul edilen “İkdam”, ve yine başka bir muhalif olan “Volkan” adlı gazetedir.

Birkaç gazete toplumda yaşanacak olaylar hakkında yönlendirici konumdadır. Günümüzde gerici basının yaşanan şiddet olaylarındaki payı büyüktür. En son Danıştay saldırısında Vakit gazetesinin açık hedef göstermesi hâlâ hafızalardadır. Bugün yaşananlar o gün de farklı değildir aslında. Dönemin öne çıkan gazeteleri arasında “İkdam” ve “Volkan” 31 Mart ayaklanmasında doğrudan rol oynamıştır.

Okumaya devam edin ‘31 Mart isyanı ve yabancı muştası’

30
Mar
09

Fatih Altaylı “Hak yolu”nu mu buldu?

Ertuğrul ve Fatih’e ne oldu?

Bu sıra faşizmin etkisiyle dönüşen dönüşene…

Aydın Doğan’a kesilen vergi cezasının ardından haciz işlemlerinin başlamasıyla birlikte dönüşüm geçirenlerden birisi, cebindeki Fatiha suresi yüklü ipoduyla her an birilerinin ruhuna “El-Fatiha” denebilir diye hazırlıklı dolaşan Ertuğrul Özkök’tü.

Okumaya devam edin ‘Fatih Altaylı “Hak yolu”nu mu buldu?’

30
Mar
09

Mahir Çayan ve bitmeyen Kızıldere

Dere böyle durulmaz,

Gence kurşun sıkılmaz,

Sanma faşist olandan,

Bir gün hesap sorulmaz…

37 yıl önce Kızıldere…

Mahir ve arkadaşları Ünye Radar Üssü’nde görevli İngilizleri kaçırıp Kızıldere köyüne geldiklerinde, Ulaş Bardakçı İstanbul’da, Sinan Cemgil ve arkadaşları Nurhak’ta çoktan katledilmişti. Diğer taraftan da Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan sonunun idam olacağı belli bir mahkeme sürecindeydiler.

Okumaya devam edin ‘Mahir Çayan ve bitmeyen Kızıldere’

30
Mar
09

AKP Karanlığından Atatürk Aydınlığına

Bekle bizi…

AKP nihayet düşüyor!

29 Mart seçim sonuçları açıklanırken televizyon programlarında izlediğimiz AKP’lilerin morali oldukça bozuktu. Büyük medyada ise büyük bir sevinç hakimdi.


Okumaya devam edin ‘AKP Karanlığından Atatürk Aydınlığına’

30
Mar
09

Mahir Çayan ve arkadaşları anılıyor

Tarihe Kızıldere katliamı olarak geçen 30 Mart 1972’de 12 Mart cuntası tarafından ülkenin ilerici güçlerine karşı girişilen en kanlı operasyonlardan birinde yaşamını yitiren Mahir Çayan ve 9 arkadaşı anılıyor.

Okumaya devam edin ‘Mahir Çayan ve arkadaşları anılıyor’

30
Mar
09

Ergenekon = Yapılan Darbelerin Değil Yapılmayan “Darbelerin” Yargılanması

Ergenekon Davası’nda esrarlı olan hiçbir şey yoktu; her şey bütün açıklığıyla ortadaydı. Bu gerçek, İkinci İddianame’den sonra artık kimsenin inkâr edemeyeceği kadar çıplaktır. Bu dava, ABD ve AB’nin, AKP iktidarı aracılığıyla Atatürk Devrimi’ni yıkma ve Türkiye’yi parçalama davasıdır.

Okumaya devam edin ‘Ergenekon = Yapılan Darbelerin Değil Yapılmayan “Darbelerin” Yargılanması’

29
Mar
09

Refik Koralttan

tekstilde umutsuz durum.
bir işsiz kezzap içti.
bir milyon çocuk okuldan mahrum.
kara yara mardin’e geçti.
grev yapan işçiler yakalandı.

Okumaya devam edin ‘Refik Koralttan’




İstatistikler

  • 446,822 Tıklama

 

Mart 2009
M T W T F S S
« Feb   Apr »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031