Mayıs, 2009 için arşiv

31
May
09

Çarpıtılmış tarih tezlerine savaş (2)

“Şerefname” Türk tarihinin ana kaynaklarındandır

Celayirlilerin dağılması sonrası burada yeni bir Çağatay egemenliğini oluşturan Timur’un egemen olduğu bir etnik yapılanma ortaya çıkmıştır. Timur’un beraberindeki kabileler ve onun oğlu Şahruh’la beraber, genellikle Azerbaycan, İran ve Doğu Anadolu’da etnik kimlikleriyle mühürlerini basarak ortaya çıkmıştır. Devam eden dönemdeyse Akkoyunlular ve Karakoyunluların buradaki egemenlikleri, açıkça Şerefhan’ın Şerefnamesi’ndeki Turan, İran ve Osmanlı krallarının tarihini anlattığı pan-Türk tarihi sayılacak tarihte açıklıkla vurgulamaktadır ve önemli belgelerden biridir.

Burada Kürt tarihçilerinin Kürt kimliği için ileri sürdükleri ana belge olan Şerefname, aslında Türk tarihinin ana verilerinden birini oluşturmaktadır. Bizim bu tarih anlayışındaki kavramlarımız, özellikle karşıt görüşlü tarihçilerin verilerinden kaynaklanmaktadır. Yani Ermeni tezlerine Ermeni kaynaklarını esas alarak cevap verme durumunda Alban tarihini, daha sonra Tatarlar ve Ermenilerin birlikteki tarihini yine Ermeni katalikoslarından Kiliyako’nun tarihinden almaktayız. Keza Anadolu’daki Ebu Farak veya Urfa’lı Mateo gibi tarihçilerin kaynaklarını ele aldığımız zaman ilginç bir Türk tarihi ortaya çıkmaktadır. Keza İbn-i Esir gibi Arap tarihçilerinin de kaynakları bizim için temel oluşturmaktadır ve bu temelde görmüş olduğumuz nokta, bu tarihçilerin Türkleşme tarihinin kayıtlarını tutmuş olmalarıdır.

Okumaya devam edin ‘Çarpıtılmış tarih tezlerine savaş (2)’

28
May
09

Bölücüler Yekta Güngör Özden’e niye saldırıyor?

Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Milliyet gazetesine verdiği röportajda, Yekta Güngör Özden hakkında akıl almaz iftiralarda bulundu.

Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Milliyet gazetesine verdiği röportajda, Yekta Güngör Özden hakkında akıl almaz iftiralarda bulundu.

Kürtçü Sezgin Tanrıkulu’nun

tezgâhı

18 Mayıs günü Milliyet gazetesinde Devrim Sevimay’ın Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu ile tam sayfa bir röportajı yayınlandı. Karayılan’ın açıklamalarının değerlendirildiği ve PKK’nın siyasallaşmasının savunulduğu röportajda dikkat çekici bir spot başlık vardı: “Yekta Güngör Özden’in önerdiği taslak!”

Bölücülüğün önemli isimlerinden Sezgin Tanrıkulu ile Atatürkçülüğün simge ismi Yekta Güngör Özden nasıl yan yana gelirler diye düşünürken, röportajı okuyunca Tanrıkulu’nun yalanları üzerine kurulu bir tezgâhla karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz.

Okumaya devam edin ‘Bölücüler Yekta Güngör Özden’e niye saldırıyor?’

28
May
09

Yurttaşlık (vatandaşlık) ve ulusal kimlik

Yekta Güngör Özden

(Kimi gerçekdışı anlatımlarla kimi sömürüleri karşılamak için 2007 ve 2009 yılında yayımlanmış iki yazımı sunuyorum.)

Yurttaşlık (vatandaşlık) (2007)

İlkel topluluklardan uygar toplumlara geçiş sürecinin son aşaması devlet biçiminde örgütlenip ortak yaşamı gerçekleştirmektir. Büyük Atatürk “Devlet, ulusun örgütlenmiş biçimidir” diyerek ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Ulusu denir” tanımlamasıyla bizim yönümüzden çağımızın gerçeğini vurgulamıştır. Türklüğün anlamını bilmeyenler değişik söylemler, savlar ve yakıştırmalarla ulusal değerleri yıpratmakta ve yıkmaktadır. Kendilerine göre değişik çözümler önermektedirler. Hiçbirine gerek yoktur.

Okumaya devam edin ‘Yurttaşlık (vatandaşlık) ve ulusal kimlik’

28
May
09

Deniz Gezmiş : Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz

Deniz GezmişTek isteğimiz Türkiye’nin bağımsızlığıdır

Bizlerin tek özlemi tahsil sırasında bulunmamıza rağmen Türkiye’nin bağımsızlığıdır. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye’nin bağımsızlığını temin edemedik.

Biz 50 sene evvel Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşı’nın gerçek tahlilini yapmaya her zaman için muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki, Türkiye Kurtuluş Savaşı’nı yapmak için Samsun’a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşı’na iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada İstanbul’da bulunanlar bunları yapanlara eşkıya demiştir.

1950 tarihinde Amerikan emperyalizmi iktidara geldi. Demokrat iktidar 27 Mayıs 1960’ta tarihe gömüldü. Demokrat Parti gitti, bunun gitmesiyle tellaklar değişmedi.

Okumaya devam edin ‘Deniz Gezmiş : Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz’

28
May
09

Bu resim konusunda tahmini olan var mı?

pembedonlu ABD askeriİlginç bir resim karesiyle karşı karşıyayız. Resim konusunda bir tahmini olan var mı?

Resme edebi yönden yaklaşanlar olabilir. Resmi, Alexandre Dumas’ın “Üç Silahşörler” adlı

romanının sinemaya uyarlanan halinden bir film karesi olarak tahmin edenler yanılıyor.

İkinci tahmin “Victoria’s Secret”in son moda iç çamaşırı modellerinin ilginç bir tanıtım kataloğu

şeklinde olabilir. Ama o da değil maalesef.

Okumaya devam edin ‘Bu resim konusunda tahmini olan var mı?’

28
May
09

“50 yıldan beri kulakları tıkalı, dilleri 12 metre”

Esad-Ahmerdinejad buluşmasıBu söz Ahmedinejad’a ait. Geçen haftalarda Cenevre’de düzenlenen BM Irkçılık Konferansının en çok konuşulan ismi olan Ahmedinejad, Suriye ziyaretinden sonra da konuştuklarından dolayı da epey tartışılacağa benziyor.

Suriye’yle birlikte Latin Amerika’yı da ziyaret etme planı olan Ahmedinejad, şimdilik Latin Amerika gezisini iptal etmiş. Ancak eminim ki, Suriye’de Esad’la görüşmesindeki sarfettiği sözlerin aynısını Chavez’in, Morales’in ya da Fidel’in yanında da söyleyebilir.

Görüşmeye damgasını vuran temel mesele, konferansta olduğu gibi İsrail’in Filistin’deki katliamları ve Siyonizm.

Okumaya devam edin ‘“50 yıldan beri kulakları tıkalı, dilleri 12 metre”’

28
May
09

Berlusconi masummuş ; her şeyi solcular tertiplemiş

Berlusconi'nin Haremi
Burlusconi’nin Haremi

Naomi Letizia
Naomi Letizia

Yaptığı birbirinden rezalet gaflarla ve ilişkileriyle gündeme gelen Silvio Berlusconi bu kez baltayı taşa vurmuşa benziyor. Çünkü geçtiğimiz hafta eşi tarafından açılan boşanma davasıyla karşı karşıya kaldı.

Berlusconi’nin sürekli olarak kadınlara yönelik iltifatlarından vazgeçmeye niyetinin olmadığını gören eşi Veronica Lario en sonunda avukatlarına boşanma işlemlerine başlamaları için talimat vermiş.

Veronica’nın bu kararı almasında, Berlusconi’nin geçen ayki Avrupa Parlamertosu adaylarını İtalya’nın şov dünyasında boy gösteren kadınlardan seçmesinin etkisi olduğu tahmin ediliyormuş. Medya’da “Berlusconi’nin Haremi” haberiyle çıkan olayda Berlusconi’nin adayları dizi oyuncuları olan Eleonora Gaggioli, Camilla Ferranti, spor programı sunucusu Barbara Matera ve BBG yıldızı Angela Sozio’dan oluşuyor.

Sadece bu değil tabiki. En son olarak Berlusconi’nin Napoli’de 18 yaşındaki Noemi Letizia’nın doğumgününe katılmasının basına yansımasının da eşi Veronica için bardağı taşıran son damla olduğu söylenebilir. Berlusconi kendisini Noemi’nin ailesini tanıdığını ve bir dostları olarak doğumgünü partisine katıldığını söyleyerek savunmuştu ama bunun pek de inandırıcı gelmediği anlaşılıyor.

Okumaya devam edin ‘Berlusconi masummuş ; her şeyi solcular tertiplemiş’

28
May
09

Batı dualarındaki “Barbar Türk”ler

Martin luther
Martin Luther

Hani Batı’daki Türk düşmanlığını anlatan ve bir olay vardır ya, Hıristiyan kadınlar çocukları yaramazlık yaptığı zaman onları korkutmak ya da uyutmak için “Attila geliyor!” derlermiş.

En son yapılan bir araştırma esnasında Almanya kaynaklı arşivlerde, 16. yüzyıl Almanya’sındaki Türk korkusu ve Türk düşmanlığını açıkça ortaya koyan belgelere ulaşılmış.

İncelenen yüz dua içinde dönemin reformist din bilimci ve filoloğu Martin Luther’in duaları, Türk düşmanlığını çok net ortaya koyuyor. Martin Luther’in adını Avrupa’da yaşanan Rönesans ve Reform dönemlerinde görebiliyoruz. Ortaçağ Avrupasında İncil’in çevirisini yapan ve çoğaltan Luther, Katolik kilisesinin baskısına karşı yeni bir mezhebin de kurucusu olmuştur: Protestanlık.

Okumaya devam edin ‘Batı dualarındaki “Barbar Türk”ler’

27
May
09

Hem Atatürkçü, hem solcu hem de milliyetçi parti

Hepimiz Mustafa Kemal'iz Hepimiz Türk'üzHem Atatürkçüyüz hem solcuyuz
hem de milliyetçiyiz

Partimizi “Atatürkçü” olarak tanımlıyoruz…

Çünkü Türkiye’de Atatürkçü bir parti yok.

Çünkü Türkiye’de Atatürkçü çok, ama Atatürkçülerin üye olarak kendini ifade edebileceği bir parti yok.

Çünkü Atatürkçülerin gönül rahatlığıyla seçimlerde oy verebileceği bir parti yok.

Çünkü Atatürkçülerin örgütlenmesine katılabileceği bir parti yok.

Okumaya devam edin ‘Hem Atatürkçü, hem solcu hem de milliyetçi parti’

27
May
09

PKK muhatap alınarak Kürtçülüğe son verilemez!

Yine bir seçim sonrasındayız, ama bu sefer AKP zor bir süreçten geçerken ön plana çıkmıştır Abdullah Gül. Ama bu sefer Obama rüzgarını da arkasına alarak.

Yine bir seçim sonrasındayız, ama bu sefer AKP zor bir süreçten geçerken ön plana çıkmıştır Abdullah Gül. Ama bu sefer Obama rüzgarını da arkasına alarak.

Kürt meselesi gündemden düşmüyor

Yerel seçimler öncesinde “Kürt sorununda iyi şeyler olacak” diyen Abdullah Gül, son olarak Mayıs ayı içinde de “Hamasi söylemler her şeyi esir alıyor. Bu noktada, adına ister Güneydoğu Anadolu sorunu, ister terör sorunu, ister Kürt sorunu deyin, bu Türkiye’nin en önemli meselesidir. Ülke olarak enerjimizi alan bu mesele en büyük meselemizdir. Birinci meselemizdir.” şeklindeki açıklamasıyla yine sözde Kürt sorununun çözümünden yana olduğunu vurgulama gereği duymuştur.

Uzun süredir Kürt-İslamcı çevre, sözde Kürt sorunun çözülmesi konusunu, sürekli olarak gündemde tutmaya çalışmıştır ve bu sözde sorun çözülmeden de Türkiye’de demokratikleşme konusunda bir aşama kaydedilemeyeceği mesajı verilmektedir.

Okumaya devam edin ‘PKK muhatap alınarak Kürtçülüğe son verilemez!’




İstatistikler

  • 442,543 Tıklama

 

Mayıs 2009
M T W T F S S
« Apr   Jun »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031