
Burada ucuz ve kirli bir başka propaganda daha çıkıyor karşımıza: PKK silah bıraksın, karşılığında devlet de silah bıraksın ve sorun masada çözülsün.
Peki ama PKK’nın silah bırakması tek başına ne anlam ifade eder. Bu gerçekten de PKK sorununun bitmesi anlamına gelir mi?
Elbette hayır. PKK’nın nihai hedefi Türkiye’nin toprak bütünlüğünü bozarak ülke topraklarının bir kısmında bağımsız bir Kürt devleti kurmak, yani Türkiye’yi bölmektir.
Terör sadece bu yolda kullanılan bir stratejidir ama zaten PKK da uzun bir süredir
terörü ikinci sıraya alıp siyasallaşmayı ve siyasal çözümü öne çıkarmış durumda.
Üstelik bu nihai hedefinden, Türkiye’yi bölme hedefinden vazgeçmiş de değil.
Tam tersine PKK’lılar federasyondan tutun da bağımsızlığa kadar pek çok şeyi de
açıkça telaffuz ediyorlar. O zaman “PKK silahları bıraksın, bu iş çözülsün” anlayışı
tam bir kandırmaca değil de nedir?
Apo’nun “yol haritası” diye açıklayacağı şeyler de aslında bu siyasallaşma programının temel taleplerinden başka bir şey olmayacak. AKP iktidarı ve Amerikancı basın gerçekleri ne kadar çarpıtırsa çarpıtsın durum bundan ibaret. PKK silah bıraksa bile bölücülükten vazgeçmeyecektir. Bu onların kendi var oluş nedenlerini ortadan kaldırmaları demektir. Ama zaten onların da böyle bir şey söyledikleri yok. Dahası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna katılan Kürtlerin Cumhuriyet tarafından ihanete uğratıldıklarını söyleyerek ülkenin asli unsuru olduklarını ve haklarını geri istediklerini söylüyorlar. Hak dedikleri ise öyle kültürel hak filan da değil, Doğu ve Güneydoğu’da kendi devletlerini kurmak. |
|
Abdullah Gül’ün “tarihi fırsatı”: PKK’ya af
AKP’nin Kürt açılımının esas hedefinin PKK’ya genel af çıkarmak olduğu nihayet ortaya çıktı.
AKP’nin niyeti gerçi başından itibaren belliydi ama kapalı kapılar ardında konuşulanlar toplumun vereceği tepki göz önünde bulundurulduğundan olsa gerek genellikle ikinci ağızdan, yandaş medyanın ağzından açıklanıyordu. Şimdi durum değişmiş görünüyor. Artık neredeyse her şey açıkça telaffuz ediliyor. Tabii henüz açıklanmayan ama süreç içinde açıklanacak pek çok sürprize de hazırlıklı olmamız gerek. Bu klasik AKP taktiğidir; önce alıştır, sonra kabul ettir!
Abdullah Gül’ün “Kürt sorununda iyi şeyler olacak” ve “tarihi bir fırsatın eşiğindeyiz” şeklindeki açıklamaları da bu doğrultuda yapılmış açıklamalardı ve şimdi devamı geliyor.
Gül’ün sözleri bu planın ilk ağızdan ve en yetkili makam tarafından telaffuz edilmesi açısından önemliydi.
Gül, sadece AKP iktidarının bu konudaki niyetlerini açıklamakla da kalmamış ve “on senedir devlet sisteminin içindeyim. Hiçbir dönemde olmadığı kadar, sivil-asker bütün kesimler ortak anlayış, işbirliği ve koordinasyon içinde” diyerek asker de dahil olmak üzere bütün devlet organlarının PKK ile masaya oturma konusunda artık bir mutabakata vardıklarının sinyallerini vermişti.
Bu mutabakatın verdiği cesaretle olsa gerek şimdi kartlar daha açık oynanıyor. PKK’ya af çıkarılması dahil PKK’nın yıllardır elde etmeye uğraştığı pek çok taviz şimdilerde neredeyse bir devlet programı haline getirilmiş durumda.
Yandaş basın da tam koro halinde ve “çözüm” adı altında hükümetin ve PKK’nın atması gereken karşılıkla adımları sıralıyor. Bu da gösteriyor ki, PKK ile devletin masaya oturtulması dediğimiz süreç son aşamasına gelmiş durumda.
“Çözüm” dedikleri PKK’nın zaferini kabul etmemiz
Apo’nun avukatları aracılığıyla 15 Ağustos’ta bir “yol haritası” açıklayacağını duyurmasını da PKK ile masaya oturma sürecinin yeni bir aşaması olarak okumak gerek. Apo’nun tutuklu bulunduğu İmralı’dan yıllardır terör örgütünü yönetmesine nasıl izin verildiğini geçtik, AKP başta olmak üzere bütün devlet yönetimi, Amerikancı basın ve TÜSİAD, Apo’nun açıklayacağı yol haritasına kilitlenmiş durumdalar. Apo, bakalım ne diyecekmiş, herkeste bunun telaşı var.
Ancak ilginçtir bu çevrelerin Apo’nun yapacağı açıklamayı beklerken “çözüm”, “akan kanın durması”, “barış” edebiyatı adı altında yaptıkları propaganda içinde görülmeyen ya da görülen ama üstü örtülen bir gerçek var ki bunu gözden kaçırmamak gerek. Dahası “çözüm” diye önümüze konulan şeyin aslında ne olduğunu, neye hizmet ettiğini ve Türk milletine kabul ettirilen şeyin aslında ne olduğunu görmemiz açısından oldukça önemli. Belki küçük bir ayrıntı denilebilir, ama hiç de öyle değil, zaten şeytan da ayrıntıda gizlidir!
Apo’nun sözde yol haritasını açıklayacağı tarihten, 15 Ağustos’tan bahsediyoruz; son derece manidar bir tarih. 12 Eylül sonrası PKK’nın adının duyulmasını sağlayan ilk terörist saldırılar 1984 yılının 15 Ağustos’unda Siirt’in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçelerinde gerçekleşmişti. Buralarda kamu binalarına ve askeri karargâhlara saldırılar düzenlenmiş, ilk eylemde Şemdinli ilçesinde bir astsubay ile iki askerimiz şehit düşmüştü. Siirt’in Eruh ilçesinde ise İlçe Jandarma Komutanlığı’na uzun namlulu silah ve el bombalarıyla yapılan saldırıda 1 askerimiz şehit düşmüş, 6 asker ve 3 vatandaşımız da yaralanmıştı.
Şimdi bu terör eylemlerinin 25. yıldönümünde Apo PKK’nın çözümünü açıklayacak ve etkili ve yetkili devlet organlarımız başta olmak üzere herkes de Apo’dan gelecek bu açıklamaya kilitlenmiş durumda.
Oysa Apo’nun ne söyleyeceği bir yana açıklama yapacağı tarih bile her şeyi açıklıyor. Apo’nun zamanlaması sadece ve sadece PKK’nın 25 yıllık terör eylemlerinin zafere dönüştüğünün açıklanmasıdır, başka bir şey değil!
Bunu da birileri bize “çözüm için tarihi fırsat” diyerek yutturmaya çalışıyor, tabii yerseniz.
Terörist değil, sanki filozof!
Apo’nun ne söyleyeceği de belli aslında. PKK otuz yıldır ne söylüyorsa, ne için çalışıyorsa ve talepleri neyse Apo bunları tekrarlayacak.
Yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinin ardından yaptığı açıklamalarda “Demokratik Cumhuriyet” adı altında aslında bir federasyon tezi ortaya atmıştı Apo. Cumhuriyet’in kuruluşunda Türklerin ve Kürtlerin ortak kurucu olduğu şeklindeki klasik PKK propagandasını tekrarlamış ve bu çerçevede bir Türk-Kürt federasyonu önermişti.
Aradan geçen süreçte ise ulusalcılar da dahil olmak üzere pek çok çevre Apo’nun bu fikirlerinin Türkiye tarafından kullanılması gerektiğini söyleyerek Türk devletini ve Türk milletini Apo’nun peşine takmaya çalıştılar.
Okumaya devam edin ‘“PKK’ya af” planı’
Son Yorumlar