Nitelikli yaşayan, derinlikli üreten, teslimiyetsiz yurtseverliğini ve Mustafa Kemal aydınlığını sürdürenlerin hâlâ soluk alıyor olması, insanın erdeminden, çağın aydınlığından kopuk birilerini çok rahatsız ediyor.
Daha mükemmelini görenler / gösterenler yaşadıkça, ucuz duyarlıklar sirkine kendilerini paketleyip yutturmaları zor.
Oysa, anlaşılmaz bulduklarını yaftalamaya, engellemeye uğraşmalarına… Rahatsız olmalarına gerek yok!
Bazıları için hiç olmayan, bazıları için hiç ölmeyen güzellikler vardır…
Ki, bu cümlenin iki yarısı, birbirinin içine geçmesi imkânsız iki ayrı boyuttur.
Sistemin içinde yaşayarak ve susarak bu rezilliğin parçası olanlar;
Bir kısırdöngüye ait olmayı reddederek, hayatıyla, sanatıyla, duruşuyla, daha yaşanılır bir dünyanın kavgasını veren insanlara köstek olacaklarına, kendi hayatlarını gözden geçirmeliler.
Sıkıntısını çektikleri eksiklik hissinin çaresi, hayatında, işinde, sanatında, hiçbir ucuzluğun arkasına, hiçbir nüfuzun ya da dinin korku imparatorluğuna sığınmadan gerçek evrensel insanın aydınlığına ulaşabilmektir.
AKP’nin son dönemdeki en önemli açılımlarından biri de Ermeni açılımıydı. Türkiye’nin tüm milli meselelerinde istisnasız Türk karşıtı tavır alan AKP, Kıbrıs’tan Kürt meselesine kadar sözde “kazan kazan” politikası uyguluyordu. Bu “kazan kazan” aslında ABD ve AB için kazançlı bir politikaydı ve tüm bu konularda kazanan da onlar oldu. Böylece AKP de emperyalizm tarafından iktidara getirilmenin hakkını vermiş oluyordu.
Son Yorumlar