Kölelik zincirini kırma mücadelesi veren Afrikalı siyahlar şöyle diyorlardı:
“Sokaklarda başıboş ama özgürce dolaşan aç kedi, kafese kapatılmış tok bir aslandan daha mutludur.”
“Aç” değildik elbette…
Kendimizi aslan kadar güçlü de görmüyorduk çünkü haddimizi biliyorduk…
Yazılı ve görsel medya gibi harcayabileceğimiz yüzmilyonlarca Dolarımız da yoktu…
Ama…
Kendilerini “Tok Aslan” gibi gören yazılı ve görsel medyadan daha özgürdük…
Maddi zorluklar içinde yaşıyorduk ancak özgürlüğümüzü hiçbir kurum ve kuruluşa ipotek etmiyorduk…
Org. İlker Başbuğ, internet medyasını 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonuna davet ederek, “Özgürlüğünüze, çabalarınıza, emeklerinize, alın terlerinize saygı duyuyorum” mesajını verdi…
Özgürlüğümüzü resmileştirdi…
Bu davet; “Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin Özgürlük açılımı” idi…


Kim mi? Kim olacak Tarafçılar.

Tüm Türkiye Kürt açılımına kilitlenmişken, AKP stratejik bir adım daha atarak yargı reformuna girişti. Yargı reformu diyorlar ama siz bakmayın, bunların yargı reformu dedikleri şey aslında yargıyı tamamen ellerine geçirmek için yaptıkları bir düzenleme. Gerekçeleri de hazır zaten. Neymiş efendim yargıyı AB’ye uyumlu hale getirebilmek için yaptıkları bir düzenlemeymiş bu.
ABD operasyon üstüne operasyon yapsa da, asker-sivil ayrımı gözetmeksizin her tarafı hava bombardımanına tutsa da sonuç değişmiyor: Afganistan’da Taliban her geçen gün nihai zafere bir adım daha yaklaşırken, ABD’ye gönderilen tabut sayısı sürekli tırmanıyor.
Son Yorumlar