22
Ağu
09

Uğur Mumcu ve Kürt – İslam faşizmi

Uğur Mumcu Kürt-İslam Ayaklanması

Uğur Mumcu öldürüldüğünde “katillerini bulmak şeref borcumuzdur” diyen siyasetçiler ortalıkta yoklar. Aynı gazetede yazdığı kişilerin de pek sesi soluğu çıkmıyor. Katledildiği gün unutturmayacağız diyen ne kadar yazar, aydın, siyasetçi varsa, 24 Ocak tarihinde  adeta yerin altına giriyorlar.

Bugün Uğur Mumcu anmasını birtek kuvvet yapabilir: TÜRKSOLU. Nedeni çok basittir; Uğur Mumcu fikirleriyle ve mücadelesiyle Uğur Mumcu oldu. Uğur Mumcu’yu anmak O’nun mücadelesini hatırlatmaktır. O’nun fikirlerini hatırlatmaktır. Unutturmayacağız diyenler maalesef bugün fikirsel olarak çok uzağında yer alıyorlar. Mücadele derseniz, ancak nasıl yazıldığını hatırlıyorlardır.

Atatürk’ün ölümünden bu yana 70 yıldan fazla zaman geçti. Türkiyenin 70 yıllık sağcılaşma süreci de diyebeliriz buna. İki darbe ve yetmiş yıllık sağcı siyaset ve emperyalizme teslimiyet… 70 yıllk bu sürecte sağcı gidişata, Türkiye’nin emperyalizme teslim edilmesine direnenler hep ulusal solcular oldu.

Uğur Mumcu da bu açıdan  bir geleneğin devamıdır. Atatürk’le başlayan Doğan Avcıoğlu’yla, Denizlerle devam eden ulusal sol geleneğin 90’lı yıllara bir uç uzantısıdır. 1993 yılında Mumcu katledildikten sonra ulusal solun fikirsel önderliğini yapacak kimse kalmamıştır.

Bugün Türk Ordusunu ortadan kaldırmak için operasyonlar yapan, Türk’ü susturmak ve yok etmek isteyen Kürt-İslamcılar için Uğur Mumcu en büyük engellerden birisiydi.

TÜRKSOLU olarak Kürt-İslam Faşizmi adını verdiğimiz yapının kurulmasında Uğur Mumcu’nun katledilmesi önemli bir adım oluşturmuştu. Çünkü Uğur Mumcu 90’lı  yılların başında bu oluşumu tespit edip “Kürt-İslam Sentezi” adını vermişti.  Katledilmesinin en önemli nedeni emperyalizmin Türkiye’ye dayattığı sistemi çözümlemesi ve buna karşı mücadele etmesi oldu.

Uğur Mumcu, Kürt dosyasını açıyor

Son dönemlerinde  özellikle Kürt bölücülüğü üzerine çalışıyordu. Ortadoğu’da ve Türkiye’de Amerikan emperyalizminin stratejisi doğrultusunda Kürtlerin nasıl yapılandırıldığını ortaya koyuyordu.

Ağustos 1993’te “Kürt Dosyası” adlı kitabı yayınlanıyordu. “Kürt Dosyası”, Uğur Mumcu’nun yayınlanan son kitabı olacaktı.

“Kürt Dosyası”nda bir yandan bir halk kahramanıymış gibi sunulan Apo’nun gerçek yüzünü ortaya koyuyor bir yandan da Cumhuriyetin Kürt isyancılar karşısındaki tavrını ele alıyordu.

Kurtuluş Savaşı’nda ve Cumhuriyetin kurulma aşamasında hangi isyanlarla karşılaşıldı  Cumhuriyet isyanlar karşısında nasıl bir politika yürüttü hepsni ortaya koyuyordu Uğur Mumcu.

İskan Kanunudan Yerel Yönetimler Yasasına, “Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkındaki Kanun”dan “Munzur Vilayeti Teşkilatı Hakkındaki Kanun” a kadar Cumhuriyetin kararlı tavrını ortaya koyuyordu.

Uğur Mumcu’nun bu konulara eğildiği dönem özel bir dönemdi. 90’lı yılların hemen başı, Amerika’nın Kürtleri Ortadoğu’da daha etkin kullanmaya başladığı dönemdi.

Körfez Savaşı sonrası Türkiye’nin nereye itildiğini adeta o dönemden ortaya koyuyordu; “Körfez savaşı sonrasının diplomasisi bir ‘bilardo oyunu’ gibi oynanıyor. ABD bilardo sopası ile Irak’ı vuruyor; Irak topu Kürt topuna vuruyor. Kürt topu da Kıbrıs topuna.

…Türkiye, Kürt-Ermeni-Rum-Avrupa-Amerika kıskacında büyük bir yalnızlığa itiliyor.”

Uğur Mumcu, Kürtlerin Ortadoğu’da işbirlikçi rolünü Kurtuluş Savaşı önces dönemden ve Arap dünyasında kurulan sosyalit rejimlere karşı kullanılmalarından örnekler vererek anlatıyor ve Türkiye’de ‘Kürt Şovenizminin” yaratıldığını ortaya koyuyuyordu: “İngilizler bölgede bir ‘Kürt Devleti’  kurdrmak istiyorlardı. Bu amaç, Sevres antlaşması ile gerçekleşiyordu. Amaç gerçekleşseydi, Kürtler büyük olasılıkla İngilizler  güdümü ile yönetileceklerdi.

Bölge bir petrol bölgesi idi; İngilizler Kürtlerle bu nedenle ilgileniyorlardı. 1925 yılında Musul sorunu da bu yüzden patlak vermişti.

70’li yıllarda da Irak’taki Kürtler ABD tarafından desteklendiler. ABD, BAAS rejiminin Sovyet etki alanına girmesinden endişe ediyordu. Amerikalıların koruması altında Amerika’ya götürülmesi ve 1979 yılında ABD’de ölmesi bile bu ilişkileri gösteren bir olaydır.

…Türkiye’de “Kürt şovenizmi” yaratılmıştır.

… Kürt sorununu ABD desteği ile çözülmeyeceği ABD destekli Kürt şovenizminin bölgede yeni yeni sorunlar doğuracağı pek yakıında anlaşılacaktır.”

90’lı yıllar aynı zamanda Türkiye için de dönüm noktasıydı. 1989 yılında Çetinkaya baskınıyla PKK şehir eylemlerine başlayıp büyük şehirlerde de yer edinme mücadelesini başlatıyordu. Uğur Mumcu tam bu dönemde yazıları ile Cumhuriyetin bu meselye bakışacısını ortaya koyup, çözümlerini günümüze taşıyordu.

Kürtçülük İslamcılıkla birleşiyor

15 Mart 1991 tarihli yazısında: “Din duyguları ve dince kutsal kavaramlar ‘Kürtçülük’ uğruna da kullanılıyor. Bir yanda ‘Türk-İslam sentezi’ öte yanda  ‘Kürt-İslam sentezi’. Günümüzün modası budur.

Bugün ANAP içindeki muhafazakarlar, ‘Türk-İslam sentezi’ adı verdikleri bir çeşit ‘melez ideolojiye’ dayanırlar. ‘Nakşibendi tarikatı’ Cumhuriyet tarihimizde ilk kez devlet bürokrasisinde bu ideoloji ile egemenlik kurmuştur.

Son günlerde Marksist-Leninist Kürt örgütlerinde de islamcı rüzgarlar esiyor.

‘ Serxwedün’, PKK örgütü’nün Almanya’nın Köln kentinde yayımlanan yayın organının adıdır. Gazetenin 1990 yılı ağustos sayısında ‘PKK 2. Ulusal Konferans Kararları’ yayımlanmıştı. Bu kararlardan önemli bulduklarımızı da kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1- Dinleri ve mezhepleri PKK çevresinde örgütlemek;

2- İmamlar Birliğini kurumlaştırmak; dini kurumlarda çalışmak ve bunları ulusal kurtuluşun kurumları haline getirmek, bu amaçla camileri propaganda merkezleri olarak siyasal amaçlar için kullanmak; hutbeleri popaganda amacı ile değerlendirmek …

3- Aleviliği bir ulusal direniş motifi olarak ele alarak özgün bir yaklaşımla değerlendirmek; Alevileri bir direniş gücü olarak kullanmak.

4- Yezidiler ve hıristiyanları da PKK çevresinde örgütlemek;

5- Bu amaçla yasal ve yasa dışı örgütlere girmek; günlük yaşantıda Kürt dilini yaygınlaştırmak ”

Uğur Mumcu PKK’nın İslamcılıkla ilişiğini ortaya koyduktan sonra İslamcılığın Kürtçülüğünü de  ortaya koyar aynı yazıda Almanya’da İran benzeri bir İslam devrimi için kolları sıvayan eski Diyanet İşleri Başvekillerinden Cemalettin Kaplan’ın Köln’de çıkardığı ‘Ümmeti Muhammed’ adlı dergide “Kürtçü-islamcılık”ın desteklenmekte olduğu, fotoğrafının dergide kapak yapıldığı ve Şeyh Sait övüldüğü belirtilmektedir.

Uğur Mumcu Türkiye’de Kürtçülüğün İslamcılıkla olan ilişkisini farketmiş ve bu birleşme eğilimini Kürt-İslam Sentezi olarak nitelendirmiştir.  Kürt-İslam Sentezinin köklerini ise Şeyh Sait’te görmüştür:

“1925 yılında Şeyh Sait liderliğindeki ayaklanma ‘hilafet, şeriat, Abdülhamit oğullarından birinin saltanatını temin’ gibi dinsel görüntülü siyasal amaçlarla sergilenmemiş miydi?

Kürtçülüğün saldırdığı bu din silahı hiç de yeni değildir Kürtçüler İslamcılar’a, İslamcılar da  Kürtçüler’e yeniden yaklaşıyorlar!”

Uğur Mumcu, Kürtçülük ile İslamcılığın kökenini incelediğinde Cumhuriyet’e karşı ayaklanan Şeyh Sait’i buluyordu. “Kürt-islam Ayaklanması” adını verdiği kitabında Kürtçülük ile İslamcılığın Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Kürt-İslamcı ayaklanmayla neler çektiğini, isyanın nasıl bastırıldığını, Cumhuriyet’in bastırılan isyan sonrasındaki tavrını anlatıyordu. Tekrar Türkiye’nin gündemine gelen Kürt-İslamcılığın emperyalizmle olan bağlantılarını da, Türkiye Uğur Mumcu’nun yazılarından öğrenecekti.

Uğur Mumcu, Kürt-İslam Sentezi’nin kökenine inip Şeyh Sait’i buluyordu. Cumhuriyet isyanı bastırmış, Şeyh Sait’in kellesini almıştı.

Süreci Uğur Mumcu’dan günümüze getirdiğimizde  Kürt-islam Sentezi’nin artık Kürt-islam Faşizmine dönüştüğünü görüyoruz. Şeyh Sait’in, Kürt-İslam ayaklanmasının planlayıcısı,  dönemin en büyük emperyalist gücü İngiltere’ydi.  Kürt-İslam Faşizminin yol haritasını ise günümüzün en büyük emperyalist merkezi ABD çiziyor. Şeyh Sait’in çocukları yine sahnedeler. Bu sefer onlar Cumhuriyet’ten intikam alıyorlar. Uğur Mumcu’nun katledilmesi Kürt-İslam’ın Cumhuriyet’ten intikamıdır.

Kürt-İslam tespitinin önemi

Kürt-İslam kavramını ilk ortaya koyan Uğur Mumcu’ydu. Uğur Mumcu öldürüldükten sonra Türkiye’nin siyasi analizinde hiç kimse Kürt-İslam kavramını kullanmadı; 2000’li yıllarda TÜRKSOLU ortaya çıkıncaya kadar. TÜRKSOLU’nun çıkışıyla Uğur Mumcu’nun katledilmesi arasında tam 7 yıl var. Yedi yılın nekadar önemli bir süre olduğunu Türkiye’nin son bir kaç yıllık süreci bile gösteriyor.

Kürt-İslamın temsilcileri pervasızca Türk’üm diyenleri küçümsüyor. ABD’nin kurmak istediği Kürdistan için adeta alt yapı hazırlarcasına Kürtçe Televizyon açılıyor. Genelkurmay Başkanı bile Barzani ile görüşülebilir,  dağa çıkma askeri yöntemlerle çözülmez, Kürtçe yayın başlatılmalı gibi beyanlarda bulunabiliyor. Kürt-İslamın saldırısı altında Türk’üm demek, milliyetçiyim demek bile suç unsuru haline getiriliyor.

Geriye dönüp baktığımızda Uğur Mumcu’nun Kürt-İslam tespitinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bizim için önem içeren bu tespit emperyalizm için de büyük önem taşıyordu. Kürt-İslam faşizminin kurulması için Büyük Kürdistan Projesi’nin hayata geçirilmesi için tüm engeller ortadan kaldırılmalıydı.

Bu çerçeveden baktığımızda Uğur Mumcu’nun neden katledildiği daha rahat görülecektir.

Uğur Mumcu kendisine yönelik bir suikat düzenleneceğinin farkındaydı. Etrafındakilere de söylüyordu. 24 Ocak 1993’te öldürülmesiyle bize büyük bir miras bıraktı. Uğur Mumcu gibi devrimciler öldürüleceğini bilsede doğru fikirlerinden taviz vermeyeceğini, halkını savunmaktan, emperyalizme karşıtlığından vazgeçmeyeceğini gösterdi bize.

Bizler de bugünün Atatürkçü devrimcileri olarak Uğur Mumcu’nun devrimci kararlılığını devam ettiriyoruz…

Onur Yaman


0 Responses to “Uğur Mumcu ve Kürt – İslam faşizmi”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 1,899,800 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Ağustos 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Tem   Eyl »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 37 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: