Doğu Anadolu deprem haritası değişti
Erciş’te yaşanan deprem ve yıkım Van depremi olarak algılandı.
Buradaki olgunun ve Van’daki deprem riskinin altını çizmek için “Van depremi Doğu Anadolu deprem haritasını değiştirdi” adlı makalemi TÜRKSOLU’nda depremin hemen ardından yazdım.
Burada Erciş depremi sonrası Türkiye’deki en büyük fay düğümlerinin Van’ın doğusunda yer aldığını ve bu anlamda da Türkiye’deki en riskli fayların Van’ın doğusunda bulunduğunun altını çizerek Van’ı etkileyebilecek depremlerin vurgusu yapılmıştı.
Bu makalenin yazıldığı dönemde ve ondan önceki süreçte Erzincan-Varto hattı ile Bingöl-Karlıova hattının kesiştiği fay hattı kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesiştiği nokta olarak adlandırılıyordu.
Bu noktanın doğusunda kalan Doğu Anadolu bölgesindeki risk ve tektonik yapının depremselliği göz ardı ediliyordu.
Bunun en uç noktası ise Van’daki litosferin (taş kabuğun) ince oluşu ve sert olmaması nedeniyle büyük deprem oluşturmayacağı söylemiydi.
Çünkü depremin olması için kabuğun kırılgan olması gerekmektedir.
Kabuğun sakız kıvamında olması durumunda kabuktaki deformasyonlar kabuğun kırılmasından çok uzamasına yol açmaktadır.
Oysa bu deprem göstermiştir ki Van, büyük depremlerin olabileceği bir kabuk yapısına sahiptir. Van depremi olmadan önce yazdığımız “Vatandaş İçin Deprem Rehberi” ve “İstanbul Depremi” kitaplarında Van çevresindeki büyük faylar olarak Çaldıran fayının 7,6′lık bir deprem oluşturduğunu, Doğubeyazıt ve Balıklıgöl faylarının oluşturduğu hattın 1840′ta kırılarak 7,4′lük bir deprem oluşturduğunu vurgulamıştık.
Erzincan’dan Karayazı’ya, Karayazı’dan Tutak’a, Tutak’tan Çaldıran’a ve Çaldıran’dan da Hoy’a doğru giden ana kol, Kuzey Anadolu Fayı’nın Çınarcık’tan Karlıova’ya kadar uzanan kolunun kuzeye sıçramış devamıdır.
Van’ın kuzeyinden geçen ve Erciş’i yıkan fay hattı Erçek gölünün kuzeyinden gelip Van gölünün kuzeyinden geçerek Muş ovasının kuzeyine ulaşmakta ve buradan da Bingöl’e doğru uzanan ters bir fay hattı olarak Doğu Anadolu fayının devamını oluşturmaktadır. Bir başka ifadeyle Doğu Anadolu fayı Çelikhan, Pötürge, Sivrice ve Palu hattı boyunca uzanıp Genç’e doğru bir hat izlemektedir. Bu hattın devamı olarak Muş ovasından Van’a doğru uzanan ters fay konumundaki fay hattı büyük Erciş depremini oluşturmuştur. Bu fay Van bloğunun kuzey sınırını oluşturmaktadır.
Van’ın tektoniğini iyi
anlamak gerekir
Bölgenin tektoniğini iyi anlamamız gerekmektedir ki bu depremden sonraki riskin ve Van’da bundan sonra olacak depremlerin hangi fayda olacağını tespit edebilelim. Muş ve Van gölünün kuzeyinden geçen Van bloğunu güneyden sınırlayan esas olarak Gevaş-Gürpınar-Hoşap hattı boyunca giden ve buradan da Hoy’a doğru uzanan ikinci bir hat söz konusudur. Bu hat batıya doğru uzandığında Muş ovasından ve Bitlis’ten geçen bir hat olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu çizdiğimiz tektonik harita esas olarak Doğu Anadolu’daki deprem haritasının ana hatlarını oluşturmaktadır. Bu ana hatları anlamaksızın Van depremi konusunda yorum yapmak büyük yanılgılara neden olmaktadır.
Depremin hemen ardından Van depreminin Doğu Anadolu deprem haritasını değiştirdiğini vurguladığımız noktada bu makale esas olarak potansiyel riskin devam ettiğinin altını çizmek için yazılmış bir makale olarak gündeme gelmişti. Van çevresindeki kuzey bloğunun hareketinin güneydekini de tetikleyeceği ve Van’ın Türkiye’deki dört büyük deprem fayının birleştiği ana hat üzerinde olduğunu vurgulamıştık. Bu anlamda meydana gelen 5,7′lik depremin Erciş’i yıkması ve burada ortaya koyduğumuz haritanın televizyon programlarında yayınlanması, ortaya koyduklarımızın bilim ve toplum ilişkisinde bir işleve sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Artçı değil, yeni bir
deprem
Birçok arkadaşın Van depreminin bölgedeki enerjiyi boşalttığını söylediği noktada genellikle iyimser yorumlar yaptığım düşünülmesine rağmen Van’ın kuzeyindeki fay hattının bölgenin haritasını değiştirdiğini ve depremselliğin yenden yorumlanması gerektiğini söyledim.
Bu depremin bir Van depremi olmadığını, Van’ın bu depremde pasif kalarak asıl Erciş’in altına doğru giden fayın Erciş’i yıktığını vurgulamıştım.
Bu hareketle Van’ın sıkıştırıldığını, Erciş bloğunun 50 derecelik bir açıyla Van bloğuna bindirmesi sonucu Erciş’in yıkıldığını, ama bunun Van’a bir etkisinin olmadığının altını çizmiştim.
Değişik televizyon programlarında ve konuşmalarda bunun Erciş depremi olarak yorumlanması gerektiğini, Van depremini ise bu hareketin tetikleyeceği vurgulamıştım.
Çünkü Van bloğunun sıkışması sonucu Van’ın güneyinde yer alan Gevaş-Gürpınar hattı boyunca Van, güneye doğru sıkışacak ve bu nedenle Van bloğundaki fay potansiyeli hareketlenecekti.
Makalenin üzerinden bir ay geçmeden 5,7′lik ikinci bir deprem oldu ve bu diğerine göre çok küçük olmasına karşılık büyük bir yıkım meydana getirdi.
Televizyonda birçok arkadaşın “artçılar” diye yorumladığı fayın, depremin hemen ardından ayrı bir fay hattı olduğunu ve bu hattın esas olarak Van’ın güneyindeki fay hattını tetikleme potansiyeli olduğunu belirtmiştim.
Bunun bir artçı olmayıp yeni bir deprem olduğunu açıklıkla vurgulamıştım.



0 Yanıt, “Van’da deprem riski — (1)”