Archive for the 'Uncategorized' Category



16
Şub
09

Hem İsrailci-Amerikancı hem ulusalcı olunmaz!

Kongar’ın kahvaltıları ve Selçuk’un mektupları

Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki şovundan sonra Türkiye’de omurgasızlığı ve ilkesizliği siyaset haline getiren ve bunu da usta stratejisyenlik adı altında meziyet gibi sunan bir kısım sözde ulusalcılar yine oltalara atlamaya başladılar.

Bu olta nedir? 2002 yılından itibaren her kritik dönemeçte Atatürkçü ve solcu saflarda bazı kesimler hep aynı masalı anlatmaya başlar: “Merak etmeyin! AKP’nin suyu ısındı. ABD ve Batı AKP’den artık bıktı. Yakında Tayyip gidici… Biraz sabredin…”



Okumaya devam edin ‘Hem İsrailci-Amerikancı hem ulusalcı olunmaz!’

16
Şub
09

Batı Haçlı kültürünün katliamcı özü

“Katliamcı-ırkçı Türk” propagandası

Son günlerin en revaçta olan akımı Türk’e küfretmek… Bilindiği gibi sömürge aydını, ezilen dünyanın neresinde olursa olsun kendi içinden çıktığı ulusa saldırmaktan zevk alır, mutluluk duyar. Kendisinin “onlardan” olmadığını, Batılı olduğunu kanıtlamak için elinden ne geliyorsa yapar. Afrikalı sömürge aydını için aynı ulustan geldiği insanlar “pis zenciler”den başka bir şey değildir. Güney Amerika’nın satılmışları için de And yerlileri “medeniyetsiz Kızılderililer”dir ancak.




Okumaya devam edin ‘Batı Haçlı kültürünün katliamcı özü’

16
Şub
09

6-7 Eylül’ü bırakın Kanlı Pazar’a bakın!

6. Filo ve protestolar

10 Şubat 1969 Akdeniz’de görevli ABD 6. Filosu’nun İstanbul’a gelişinin tarihidir. Aslında bu Filo’nun ilk gelişi değildi, daha öncede Türkiye’ye gelmiş ve birçok eylemlerin düzenlenmesine vesile olmuştu. 24 Haziran 1967’de de ABD’nin 6. Filosu İstanbul’u ziyaret etmiş ve bu ziyaret öğrenciler tarafından protesto edilmişti.

Okumaya devam edin ‘6-7 Eylül’ü bırakın Kanlı Pazar’a bakın!’

16
Şub
09

İktidar hukuka karşı

Çelişkiler birbirini izliyor. Çarşaflı açılımından sonra Kur’an Kursu açılımıyla tarihini yadsıma, önceki başvurularını yanlış, iktidara yönelik inanç sömürüsü eleştirilerini yanılgı göstererek iktidarın sapmalarını onama durumuna düşen anamuhalefet partisi kimi düşkırıkl›klarına yenilerini eklemektedir.

Okumaya devam edin ‘İktidar hukuka karşı’

16
Şub
09

İmparatorluğun başkanları ve adamları

Amerika ve Türkiye’de “Başkanın Adamları”

Fikret Kızılok’un şarkısı Demirel’in Türkiye’de değişmez bir politikacı olduğunun altını çizmek için yaratılmıştır. Demirel gerçekten de 1960 ile 1980 yılları arasının değişmez politik aktörüdür.

Okumaya devam edin ‘İmparatorluğun başkanları ve adamları’

16
Şub
09

Sen de İsrail’le anlaşmayı çok iyi bilirsin Tayyip!

Seçim Kumpanyası iftiharla sunar:
İsrail karşıtı Tayyip!

Hitabet sanatının yanında tiyatroculuğunun da iyi olduğunu öğrendiğimiz Tayyip’in, ilk olarak İsrail’in Gazze saldırısı sırasında görülmeye başlayan çıkışları, Davos’ta planlı ve önceden hazırlanmış repliklerin oynanmasıyla son noktaya ulaştı.

Okumaya devam edin ‘Sen de İsrail’le anlaşmayı çok iyi bilirsin Tayyip!’

16
Şub
09

Yeni Osmanlı demek Küçük Türkiye demektir

Yeni  Osmanlıcılık : Lozan’ın  reddi;  Sevr’in  diriltilmesi

Tayyip’in Davos şovundan sonra AKP cenahından uzun süredir yükselen “Yeni Osmanlıcılık” sesleri daha bir gür çıkmaya başladı.

Osmanlı gibi imparatorluklar çağına ait bir gerçekliği 21. Yüzyıl’da yeniden diriltmenin, her şey bir yana, mantıkla izah edilebilir bir yanı yok, ama dünyanın ve insanlığın şu geldiği noktada bile hala “Asr-ı saadet” rüyası gören bu gerici zihniyetin bu kadarcık bir mantık ve tarih yanılgısı içinde olması da herhalde kimseyi şaşırtmıyordur.

Yeni Osmanlıcılık, AKP ve avanesinin algıladığı şekliyle Cumhuriyet’in kurulduğu günden itibaren sırtımızı döndüğümüz iddia edilen Osmanlı coğrafyasına yeniden bir hami güç olarak dönme arayışı olarak gösteriliyor. Peki bu ne kadar doğru ve ne kadar mümkün?

Şeriatçı tarih yazımının önemli propaganda malzemelerinden birisi her zaman Türkiye’nin Lozan’da toprak kaybettiği ve bu nedenle Lozan’ın bir başarısızlık olduğu yolundaydı. Bugün bu propagandanın aslında Lozan’la belgelenen Türkiye’nin bağımsız bir ulus devlet olarak yaşama kararlılığına karşı oluşturulduğunu daha iyi anlıyoruz.

Demek ki, Yeni Osmanlıcılık açıkça Lozan’ın reddidir. Tersi de doğrudur. Lozan’ın reddedilmesi Sevr’in yeniden diriltilmesidir.Yeni Osmanlıcılık da budur, Sevr’in yeniden ve yeni bir kılıkla diriltilmesidir.

AKP’liler ağızlarındaki baklayı tam olarak çıkarmaya cesaret edemiyorlar ama bu Yeni Osmanlıcılığın, Osmanlı’yı yeniden diriltme çabasının arkasında yatan şey açıkça cumhuriyetin ve onun ulus devlet rejiminin reddedilmesidir. Bu da laik ve milliyetçi Türkiye yerine çok dinli ve çok kültürlü bir kozmopolit imparatorluk tasavvurudur. Türkiye’nin parçalanmasıdır.

“Emperyalist  Türkiye”  mümkün  mü..?!!!

Ancak başta da söylediğimiz gibi tarihsel gelişimin bugünkü aşamasında, imparatorlukların yıkıldığı ve tarihin ulus devlet aşamasına ulaştığı bir noktada, yeniden imparatorluklar çağına dönmenin imkanı yok.

Üstelik mevcut dünya konjonktürü ve emperyal güç dengelerinin bu tür bir “Osmanlı dirilişi”ne imkan vermediği de gün gibi ortada. Aslına bakılırsa AKP ve Tayyip de böylesi bir imkânın olmadığının farkındalar ve dahası da var; bunu sadece bir takiyye aracı olarak kullanıyorlar.

O zaman AKP niye “ille de Yeni Osmanlı” diye tutturuyor sorusunun cevabı da netleşiyor; Ulus devletin ve cumhuriyetin yıkıldığı yerde bunun topluma kabul ettirilebilmesi için yerine sahte bile olsa yeni ve elbette güçlü bir alternatif koymak gerekiyor. Bu da Fatih, Yavuz ve Kanuni dönemlerinin ihtişamını ve beş kıtaya hükmeden bir imparatorluk hayalini akla getiren “emperyal bir Türkiye” hayali oluyor.

Bu haliyle Yeni Osmanlı uydurması açıkça bir göz boyama aracı olarak da işlevselleşiyor.

Peki “emperyalist bir Türkiye” mümkün mü?

Elbette mümkün değil.

Her şey den önce Osmanlı fetihçi bir imparatorluk olmasına karşın emperyalist bir ülke değildi.

Sömürgeciliğin ortaya çıkışı bu açıdan Osmanlı için de sonun başlangıcı oldu.

Dolayısıyla o günün beş kıtaya hükmeden Osmanlısının yapamadığını bugün, emperyalizm çağında Türkiye’den beklemek hayalcilikten öte bir anlam taşımaz.

O nedenle AKP’nin yalanlarına kanarak

Yeni Osmanlıcılık dalgasına kapılıp emperyalist bir Türkiye rüyası görenlere derhal uyanmalarına tavsiye ederiz.

Bu tür bir hayalcilik sadece “dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” misali Türkiye’nin mevcut topraklarını dahi kaybetmesiyle sonuçlanacak kadar vahim bir tablo ortaya koymaktadır.

Okumaya devam edin ‘Yeni Osmanlı demek Küçük Türkiye demektir’

16
Şub
09

Atatürk’ün bahsettiği kafası şapkalı ; kafasının içi sarıklı yobaz

CHP ve laikliğe veda

Kara çarşafı siyasete sokmak yetmemiş olmalı ki, CHP bir de “her mahalleye Kur’an Kursu” kampanyası başlattı.

Baykal kara çarşaflılara CHP rozeti takıyor


Parti içinde bu tür bir açılıma karşı muhalefet olmaması garip değildir, aksine parti içinden böyle bir muhalefet beklemek saflık olacaktır. Görünen o ki, bugüne kadar laikliği kimseye bırakmayanlar dahi büyük bir vurdumduymazlıkla bu politikaları destekleyecektir.

Aslında bu sessizliği de anlamak gerek çünkü bu ülkede softalar, yobazlar sadece Kur’an Kurslarında değil, görüldüğü gibi ülkeye laikliği getiren partinin içinde bile yetişiyor.

Aslında bu durum da gayet doğal.

Nasıl ki CHP’nin kuruluş ilkelerinde, yani Altı Ok’ta devletçilik yazıyor, ama CHP bugün açıkça liberalizmi, kapitalizmi hatta emperyalizmi savunuyorsa ve de bu duruma hiçbir CHP’linin sesi çıkmıyorsa…

AtatürkBaykal poşu açılımı

Nasıl ki CHP’nin Altı Ok’unda milliyetçilik olduğu halde bugün CHP’nin açıkça etnikçi siyaset izlemesine, Kürtçe yayını ve eğitimi desteklemesine kimse karşı çıkmıyorsa…

Aynen öyle…

Şimdi de kuruluş ilkelerinde laiklik yazan bir partinin Kur’an Kurslarını savunmasına kimse karşı çıkmıyor ve çıkmayacak da.

Çünkü aslolanın devrimcilik olmadığı, yani ilkelerin ve değerlerin önemsenmediği bir yapıdan doğru bir duruş, tutarlılık ve asgari bir namus da beklenemez.

O nedenle CHP’nin kara çarşafı savunmasına da şaşmamalı, Kur’an Kurslarını savunmasına da…

Adnan Menderes, Türk milletine seslenmiş ve “Siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” demişti.

Bugünkü CHP aynı yoldadır. Aynı yoldadır çünkü bilmektedirler ki, CHP bugün hilafeti önerse bile hiçbir CHP’li buna karşı çıkmayacaktır.

Laikliği de savunsa, kara çarşafı da savunsa, ABD’yi de savunsa, her koşulda oy atacak, her seferinde de “n’apalım başka seçenek yok” diyecek ama bu yaptığı koyunluğu da ilericilik olarak görecek bir taban oldukça yapmakta da haklılar.

Kur’an Kurslarının tarihi

Onlar yapmakta haklı olabilir ama bizler de saptırılan gerçekleri açıklamakta özgürüz. Kendi tabanlarının kara cehaletine güvenen Baykal ve CHP yöneticileri sonuçta özgür düşüncenin yayılmasına engel olamayacaklardır.

Madem ki Kur’an Kursu açılımı yapıyorlar o zaman biz de konuyu açalım ve enine boyuna tartışalım.

İlk sorumuz şu olmalı : Kur’an Kursu ne demektir..?

Okumaya devam edin ‘Atatürk’ün bahsettiği kafası şapkalı ; kafasının içi sarıklı yobaz’

16
Şub
09

Olmazsa olmaz mı? – Rauf Denktaş

ABD’den gelen ve kendini  “siyasi yorumcu”  olarak takdim eden genç bir gazeteci benden, yazılmamak şartıyla, sırf yapacağı yorumlar için, özel bir mülâkat talebinde bulundu. İstanbul’da bir araya geldik. Adını vermemek kaydıyla sorduğu soruları kullanmak hakkımı mahfuz tutarak iki saat kadar görüştük.

Okumaya devam edin ‘Olmazsa olmaz mı? – Rauf Denktaş’

16
Şub
09

Öcalan’ın en rahat 10 yılı ve ‘stajyer hain’ler – Abdullah Özdoğan

15 Şubat 1999 yılında, Kenya’dan fiyonklu hediye paketinde gelen terör örgütü elebaşısı Öcalan, en rahat 10. yılını tamamladı adasında…
Şahsına tahsis edilen İmralı Adası’nda, ‘Yüzsüz Adam’ filminin hem baş hem de tek oyuncusu olarak.
Ama onun yüzünden akmaya başlayan kan, akmaya devam ediyor durmadan…

Okumaya devam edin ‘Öcalan’ın en rahat 10 yılı ve ‘stajyer hain’ler – Abdullah Özdoğan’

16
Şub
09

İbo’nun kafası kırık mı, değil mi?! – Behiç Kılıç

Hadi bakalım ayıkla pirincin taşını, eski özel harekâtcı İbrahim Şahin harbiden mi çeteci, yoksa kafası kırıklar kulübü üyesi olarak Fatma Cengiz adlı üşütme ile kovboyculuk mu oynamaya kalkmışlar!?.

Okumaya devam edin ‘İbo’nun kafası kırık mı, değil mi?! – Behiç Kılıç’

16
Şub
09

Gül’e tebrikler; Dolar’ın yerine Ruble ve TL, dünyayı sarsar! – Arslan Bulut

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Rusya gezisi, sadece iki ülkeyi değil bütün dünyayı etkileyebilecek kararlarla son buldu. Denilebilir ki “Bütün dünyayı etkileyebilecek karar nedir?”
İki ülkenin milli paraları, yani Türk Lirası ve Ruble ile ticaret yapma kararı, Dolar’ın bu coğrafyadaki egemenliğine son verecek önemli bir adımdır.

Okumaya devam edin ‘Gül’e tebrikler; Dolar’ın yerine Ruble ve TL, dünyayı sarsar! – Arslan Bulut’

16
Şub
09

Rum-Yunan saldırılarına karşı acil tedbirler alınmalı… – Hüseyin Macit Yusuf

Geçtiğimiz hafta Kıbrıs’ı ziyaret ederek temaslarda bulunan Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn yaptığı açıklamada, AB’nin Kıbrıs’ta siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu federasyonu desteklediğini belirtti.

Okumaya devam edin ‘Rum-Yunan saldırılarına karşı acil tedbirler alınmalı… – Hüseyin Macit Yusuf’

15
Şub
09

Cihan Demirci’den laforizmalar – Can Ataklı

Mizah yazarı Cihan Demirci bir mesaj gönderdi geçen hafta. Kendi icadı olan “laforizmalar”dan da bir demet hazırlayan Demirci bakın ne diyor:

Okumaya devam edin ‘Cihan Demirci’den laforizmalar – Can Ataklı’

15
Şub
09

İstanbul’lu bir seçmen ! – Behiç Kılıç

Sinan abi seçim mahallerini dolaşıyor, işte bir İstanbul’lu seçmen ve onda gözledikleri..
– AKP  İstanbul Bahçelievler  Meclis Üyeleri Aday Tanıtım Töreni izliyorum, bir vatandaşa soruyorum “Ne diyorlar?..”
– Denizin altından tren geçireceklermiş..

Okumaya devam edin ‘İstanbul’lu bir seçmen ! – Behiç Kılıç’

14
Şub
09

Biz Yıllardır Hep Söylüyorduk !.. – Dr. Yüksel CAVLAK

Bizler, nasıl her gördüğün sakallı baban değilse,
Göğsünde rozeti olan her Atatürçü`de Atatürkçü değildir dedik.

Belki bize inanırlar diye de sakal bıraktık, gene de inanmadılar.

14
Şub
09

Vazgeçilmez Değerler … – Mustafa Kutsi TÜMER

Her yazımda vurguladığım, vazgeçilmez değerlerimizden
TSK ne uzanan diller ve kalemler artık sıkmaya başladı.

Amma yapılan bu karalama kampanyasının beyhude bir uğraş olduğunu, bardağı taşırmadan vazgeçmelerinin gerekliliğine inanmalılar.

Okumaya devam edin ‘Vazgeçilmez Değerler … – Mustafa Kutsi TÜMER’

14
Şub
09

Başbakan’a açık mektup – Abdullah Özdoğan

Sayın Başbakan, mektubunuzu aldım, çok sevindim…
Ben de size cevap yazmak istiyorum, tabii okursanız…
Daha iri kıyım gazetelerde yazan kişiler gibi bu köşeye aile fotoğrafımı koyup da sizinle empati kurmaya, size sempati yapmaya gerek duymuyorum, çünkü sizinle bir hesabım yok.

Okumaya devam edin ‘Başbakan’a açık mektup – Abdullah Özdoğan’

14
Şub
09

Abdullah Gül Avrasyacı mı oldu? – Arslan Bulut

Ergenekon soruşturmasında “karıştırmacı”  gazetecilik yapanlar, “Avrasyacılar tasfiye ediliyor” diyordu. Derken, Avrasyacılığı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül üstlendi.

Okumaya devam edin ‘Abdullah Gül Avrasyacı mı oldu? – Arslan Bulut’

14
Şub
09

Mesut Yılmaz CHP’ye çalışıyor!.. – Behiç Kılıç

Başlıktaki vurgu Rizelilere ait. Mesut Yılmaz geçen hafta bu şirin kentimizdeydi, ilçeleri dolaştı ve Pazar’daki CHP belediye başkan adayının AKP adayına karşı desteklenmesini istedi…

Okumaya devam edin ‘Mesut Yılmaz CHP’ye çalışıyor!.. – Behiç Kılıç’




İstatistikler

  • 1,896,901 Tıklama

Eylül 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 37 takipçiye katılın