Archive for the 'Uncategorized' Category



19
Şub
09

İşgal Altında Abant Paltformu… – İlhan Selçuk

Fethullah Gülen -nam-ı diğer Feto- Amerika’da yuvalanmış…

Türkiye’ye gelemiyor…

Neden?..

Korkuyor… mu?..

Tutuklanma korkusu mu var?..

Okumaya devam edin ‘İşgal Altında Abant Paltformu… – İlhan Selçuk’

19
Şub
09

İşsizler Ordusuna Çok Boyutlu Katılım… – Mustafa Balbay

Artık rakamlar çuvala sığmıyor. İşsizlik çığ gibi büyüyor. Buna karşılık hükümetin ekonomiye bakışı değişmiyor: Olumsuzlukları görmezden gelirseniz, bir sorun kalmaz!

Okumaya devam edin ‘İşsizler Ordusuna Çok Boyutlu Katılım… – Mustafa Balbay’

18
Şub
09

Halkı, bidon kafalı yerine kim koyuyor Sayın Erdoğan? – Arslan Bulut

Tayyip Erdoğan, Sivas’ta yaptığı konuşmada “Kimse benim vatandaşıma ‘AKP’ye oy vermişse bunlar göbeğini kaşıyanlar’ diyemez. Bu ülkede bu tür tiplerin nerede bulunduğunu gösteriyor. Bunların sevgili köpekleri vardır onlarla yatarlar onlarla kalkarlar. Benim milletime bunu yakıştırmaya kimsenin hakkı yoktur” diye bir laf etmişti.

Okumaya devam edin ‘Halkı, bidon kafalı yerine kim koyuyor Sayın Erdoğan? – Arslan Bulut’

18
Şub
09

Parası olan herkese, her şirkete çağrımdır! – Yiğit Bulut

Türkiye büyük bir işsizliğin içinde, daha büyüğünün eşiğinde… İşsizlik “fren mesafesi ve izi” gibidir. Frenler tutar, araba durur ama arada mesafe ve sert bir iz kalır! Bugün dünya piyasaları Amerika’dan başlayarak mucize şekilde düzelse, ortaya çıkan işsizliğin piyasa tarafından emilmesi aylar alır.

Okumaya devam edin ‘Parası olan herkese, her şirkete çağrımdır! – Yiğit Bulut’

18
Şub
09

İşsiz sayısı bir ayda 543 bin kişi arttı – Esfender KORKMAZ

TÜİK 2008 Ekim ayında işsiz sayısını 2 milyon 687 bin kişi olarak açıkladı. Önceki gün de Kasım ayında işsiz sayısını 2 milyon 995 kişi olarak açıkladı. Bu demektir ki bir ayda işsiz sayısı 308 bin kişi arttı.

Okumaya devam edin ‘İşsiz sayısı bir ayda 543 bin kişi arttı – Esfender KORKMAZ’

18
Şub
09

Seçimden Sonra DSP – Hikmet Bila

DSP’nin akıllara ziyan kararı hâlâ yankılanıyor. Anlaşılan o ki, daha da yankılanacak. Parti içindeki itirazlara rağmen Ahmet Vefik Alp’in İstanbul adayı yapılması, giderek DSP için bir dönüm noktası haline geliyor. Belki de, seçimlerden çok seçim sonrası yönünü belli edecek bir dönüm noktası.

Okumaya devam edin ‘Seçimden Sonra DSP – Hikmet Bila’

18
Şub
09

Ergenekon Ruhu… – İlhan Selçuk

Eski deyişle üç isim…

Yeni deyişle ad..

Bir yere yazıverin:

Tuncay Güney..

İbrahim Şahin..

Fatma Cengiz..

*

Okumaya devam edin ‘Ergenekon Ruhu… – İlhan Selçuk’

18
Şub
09

Eşin namaz kılmıyorsa boşa, aldatıyorsa katlan! – Mustafa Mutlu

Fetullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Samanyolu Yayıncılık A. Ş. Grubu’na bağlı Mehtap TV’de hafta içi her gün yayınlanan, “İslam ve Hayat” adlı bir program varmış.

Okumaya devam edin ‘Eşin namaz kılmıyorsa boşa, aldatıyorsa katlan! – Mustafa Mutlu’

17
Şub
09

Eşref Bitlis Öldü(rüldü)

17 Şubat 1993′te  Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’i Diyarbakır’a götürmek üzere Güvercinlik Üssü’nden havalanan B-200 tipi askeri uçak,kalkıştan kısa bir süre sonra,Ankara üzerindeyken motorlarından birinin alev alması sonucu Yenimahalle’de PTT Posta İşleme Merkezi’nin bahçesine düşerek infilak etti;kazada Bitlis ile 3 subay ve 1 astsubay yaşamını yitirdi.

Okumaya devam edin ‘Eşref Bitlis Öldü(rüldü)’

16
Şub
09

ABD karşıtı gösteriye tekbirli saldırı

1967′den itibaren Türkiye’ye her gelişinde protesto gösterileriyle karşılaşan ABD 6. Filo’su 1969 yılının şubat ayında yeniden İstanbul’a geldi.Ankara,İzmir,Trabzon ve İstanbul’daki ilk protesto gösterilerinin ardından,öğrenci ve işçi örgütleri 16 Şubatta İstanbul’da “emperyalizme ve sömürüye karşı”  bir yürüyüş ve miting düzenlediler.76 gençlik örgütünün katılacağı gösteri yürüyüşü Beyazıt’tan başlayıp,Taksim Meydanında sona erecekti.Yürüyüş için valilikten gereken izin alınmıştı.

Okumaya devam edin ‘ABD karşıtı gösteriye tekbirli saldırı’

16
Şub
09

Ölüyü Diriyi

Bilgi toplumunun başlangıç tarihi olarak,ABD’de hizmet sektöründe çalışan nüfusun saniyede çalışan nüfusu ilk defa geçtiği 1957 yılı gösterilir.

Bizde de karanlık toplumun başlangıcı olarak,ölü seçmen nüfusunun yaşayan seçmen nüfusunu geçtiği an gösterilebilir.

Bunun için fazla beklemeye gerek yok, zaten neredeyse kafa kafaya geldiler gibi…..

Okumaya devam edin ‘Ölüyü Diriyi’

16
Şub
09

Hem İsrailci-Amerikancı hem ulusalcı olunmaz!

Kongar’ın kahvaltıları ve Selçuk’un mektupları

Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki şovundan sonra Türkiye’de omurgasızlığı ve ilkesizliği siyaset haline getiren ve bunu da usta stratejisyenlik adı altında meziyet gibi sunan bir kısım sözde ulusalcılar yine oltalara atlamaya başladılar.

Bu olta nedir? 2002 yılından itibaren her kritik dönemeçte Atatürkçü ve solcu saflarda bazı kesimler hep aynı masalı anlatmaya başlar: “Merak etmeyin! AKP’nin suyu ısındı. ABD ve Batı AKP’den artık bıktı. Yakında Tayyip gidici… Biraz sabredin…”



Okumaya devam edin ‘Hem İsrailci-Amerikancı hem ulusalcı olunmaz!’

16
Şub
09

Batı Haçlı kültürünün katliamcı özü

“Katliamcı-ırkçı Türk” propagandası

Son günlerin en revaçta olan akımı Türk’e küfretmek… Bilindiği gibi sömürge aydını, ezilen dünyanın neresinde olursa olsun kendi içinden çıktığı ulusa saldırmaktan zevk alır, mutluluk duyar. Kendisinin “onlardan” olmadığını, Batılı olduğunu kanıtlamak için elinden ne geliyorsa yapar. Afrikalı sömürge aydını için aynı ulustan geldiği insanlar “pis zenciler”den başka bir şey değildir. Güney Amerika’nın satılmışları için de And yerlileri “medeniyetsiz Kızılderililer”dir ancak.




Okumaya devam edin ‘Batı Haçlı kültürünün katliamcı özü’

16
Şub
09

6-7 Eylül’ü bırakın Kanlı Pazar’a bakın!

6. Filo ve protestolar

10 Şubat 1969 Akdeniz’de görevli ABD 6. Filosu’nun İstanbul’a gelişinin tarihidir. Aslında bu Filo’nun ilk gelişi değildi, daha öncede Türkiye’ye gelmiş ve birçok eylemlerin düzenlenmesine vesile olmuştu. 24 Haziran 1967’de de ABD’nin 6. Filosu İstanbul’u ziyaret etmiş ve bu ziyaret öğrenciler tarafından protesto edilmişti.

Okumaya devam edin ’6-7 Eylül’ü bırakın Kanlı Pazar’a bakın!’

16
Şub
09

İktidar hukuka karşı

Çelişkiler birbirini izliyor. Çarşaflı açılımından sonra Kur’an Kursu açılımıyla tarihini yadsıma, önceki başvurularını yanlış, iktidara yönelik inanç sömürüsü eleştirilerini yanılgı göstererek iktidarın sapmalarını onama durumuna düşen anamuhalefet partisi kimi düşkırıkl›klarına yenilerini eklemektedir.

Okumaya devam edin ‘İktidar hukuka karşı’

16
Şub
09

İmparatorluğun başkanları ve adamları

Amerika ve Türkiye’de “Başkanın Adamları”

Fikret Kızılok’un şarkısı Demirel’in Türkiye’de değişmez bir politikacı olduğunun altını çizmek için yaratılmıştır. Demirel gerçekten de 1960 ile 1980 yılları arasının değişmez politik aktörüdür.

Okumaya devam edin ‘İmparatorluğun başkanları ve adamları’

16
Şub
09

Sen de İsrail’le anlaşmayı çok iyi bilirsin Tayyip!

Seçim Kumpanyası iftiharla sunar:
İsrail karşıtı Tayyip!

Hitabet sanatının yanında tiyatroculuğunun da iyi olduğunu öğrendiğimiz Tayyip’in, ilk olarak İsrail’in Gazze saldırısı sırasında görülmeye başlayan çıkışları, Davos’ta planlı ve önceden hazırlanmış repliklerin oynanmasıyla son noktaya ulaştı.

Okumaya devam edin ‘Sen de İsrail’le anlaşmayı çok iyi bilirsin Tayyip!’

16
Şub
09

Yeni Osmanlı demek Küçük Türkiye demektir

Yeni  Osmanlıcılık : Lozan’ın  reddi;  Sevr’in  diriltilmesi

Tayyip’in Davos şovundan sonra AKP cenahından uzun süredir yükselen “Yeni Osmanlıcılık” sesleri daha bir gür çıkmaya başladı.

Osmanlı gibi imparatorluklar çağına ait bir gerçekliği 21. Yüzyıl’da yeniden diriltmenin, her şey bir yana, mantıkla izah edilebilir bir yanı yok, ama dünyanın ve insanlığın şu geldiği noktada bile hala “Asr-ı saadet” rüyası gören bu gerici zihniyetin bu kadarcık bir mantık ve tarih yanılgısı içinde olması da herhalde kimseyi şaşırtmıyordur.

Yeni Osmanlıcılık, AKP ve avanesinin algıladığı şekliyle Cumhuriyet’in kurulduğu günden itibaren sırtımızı döndüğümüz iddia edilen Osmanlı coğrafyasına yeniden bir hami güç olarak dönme arayışı olarak gösteriliyor. Peki bu ne kadar doğru ve ne kadar mümkün?

Şeriatçı tarih yazımının önemli propaganda malzemelerinden birisi her zaman Türkiye’nin Lozan’da toprak kaybettiği ve bu nedenle Lozan’ın bir başarısızlık olduğu yolundaydı. Bugün bu propagandanın aslında Lozan’la belgelenen Türkiye’nin bağımsız bir ulus devlet olarak yaşama kararlılığına karşı oluşturulduğunu daha iyi anlıyoruz.

Demek ki, Yeni Osmanlıcılık açıkça Lozan’ın reddidir. Tersi de doğrudur. Lozan’ın reddedilmesi Sevr’in yeniden diriltilmesidir.Yeni Osmanlıcılık da budur, Sevr’in yeniden ve yeni bir kılıkla diriltilmesidir.

AKP’liler ağızlarındaki baklayı tam olarak çıkarmaya cesaret edemiyorlar ama bu Yeni Osmanlıcılığın, Osmanlı’yı yeniden diriltme çabasının arkasında yatan şey açıkça cumhuriyetin ve onun ulus devlet rejiminin reddedilmesidir. Bu da laik ve milliyetçi Türkiye yerine çok dinli ve çok kültürlü bir kozmopolit imparatorluk tasavvurudur. Türkiye’nin parçalanmasıdır.

“Emperyalist  Türkiye”  mümkün  mü..?!!!

Ancak başta da söylediğimiz gibi tarihsel gelişimin bugünkü aşamasında, imparatorlukların yıkıldığı ve tarihin ulus devlet aşamasına ulaştığı bir noktada, yeniden imparatorluklar çağına dönmenin imkanı yok.

Üstelik mevcut dünya konjonktürü ve emperyal güç dengelerinin bu tür bir “Osmanlı dirilişi”ne imkan vermediği de gün gibi ortada. Aslına bakılırsa AKP ve Tayyip de böylesi bir imkânın olmadığının farkındalar ve dahası da var; bunu sadece bir takiyye aracı olarak kullanıyorlar.

O zaman AKP niye “ille de Yeni Osmanlı” diye tutturuyor sorusunun cevabı da netleşiyor; Ulus devletin ve cumhuriyetin yıkıldığı yerde bunun topluma kabul ettirilebilmesi için yerine sahte bile olsa yeni ve elbette güçlü bir alternatif koymak gerekiyor. Bu da Fatih, Yavuz ve Kanuni dönemlerinin ihtişamını ve beş kıtaya hükmeden bir imparatorluk hayalini akla getiren “emperyal bir Türkiye” hayali oluyor.

Bu haliyle Yeni Osmanlı uydurması açıkça bir göz boyama aracı olarak da işlevselleşiyor.

Peki “emperyalist bir Türkiye” mümkün mü?

Elbette mümkün değil.

Her şey den önce Osmanlı fetihçi bir imparatorluk olmasına karşın emperyalist bir ülke değildi.

Sömürgeciliğin ortaya çıkışı bu açıdan Osmanlı için de sonun başlangıcı oldu.

Dolayısıyla o günün beş kıtaya hükmeden Osmanlısının yapamadığını bugün, emperyalizm çağında Türkiye’den beklemek hayalcilikten öte bir anlam taşımaz.

O nedenle AKP’nin yalanlarına kanarak

Yeni Osmanlıcılık dalgasına kapılıp emperyalist bir Türkiye rüyası görenlere derhal uyanmalarına tavsiye ederiz.

Bu tür bir hayalcilik sadece “dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” misali Türkiye’nin mevcut topraklarını dahi kaybetmesiyle sonuçlanacak kadar vahim bir tablo ortaya koymaktadır.

Okumaya devam edin ‘Yeni Osmanlı demek Küçük Türkiye demektir’

16
Şub
09

Atatürk’ün bahsettiği kafası şapkalı ; kafasının içi sarıklı yobaz

CHP ve laikliğe veda

Kara çarşafı siyasete sokmak yetmemiş olmalı ki, CHP bir de “her mahalleye Kur’an Kursu” kampanyası başlattı.

Baykal kara çarşaflılara CHP rozeti takıyor


Parti içinde bu tür bir açılıma karşı muhalefet olmaması garip değildir, aksine parti içinden böyle bir muhalefet beklemek saflık olacaktır. Görünen o ki, bugüne kadar laikliği kimseye bırakmayanlar dahi büyük bir vurdumduymazlıkla bu politikaları destekleyecektir.

Aslında bu sessizliği de anlamak gerek çünkü bu ülkede softalar, yobazlar sadece Kur’an Kurslarında değil, görüldüğü gibi ülkeye laikliği getiren partinin içinde bile yetişiyor.

Aslında bu durum da gayet doğal.

Nasıl ki CHP’nin kuruluş ilkelerinde, yani Altı Ok’ta devletçilik yazıyor, ama CHP bugün açıkça liberalizmi, kapitalizmi hatta emperyalizmi savunuyorsa ve de bu duruma hiçbir CHP’linin sesi çıkmıyorsa…

AtatürkBaykal poşu açılımı

Nasıl ki CHP’nin Altı Ok’unda milliyetçilik olduğu halde bugün CHP’nin açıkça etnikçi siyaset izlemesine, Kürtçe yayını ve eğitimi desteklemesine kimse karşı çıkmıyorsa…

Aynen öyle…

Şimdi de kuruluş ilkelerinde laiklik yazan bir partinin Kur’an Kurslarını savunmasına kimse karşı çıkmıyor ve çıkmayacak da.

Çünkü aslolanın devrimcilik olmadığı, yani ilkelerin ve değerlerin önemsenmediği bir yapıdan doğru bir duruş, tutarlılık ve asgari bir namus da beklenemez.

O nedenle CHP’nin kara çarşafı savunmasına da şaşmamalı, Kur’an Kurslarını savunmasına da…

Adnan Menderes, Türk milletine seslenmiş ve “Siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” demişti.

Bugünkü CHP aynı yoldadır. Aynı yoldadır çünkü bilmektedirler ki, CHP bugün hilafeti önerse bile hiçbir CHP’li buna karşı çıkmayacaktır.

Laikliği de savunsa, kara çarşafı da savunsa, ABD’yi de savunsa, her koşulda oy atacak, her seferinde de “n’apalım başka seçenek yok” diyecek ama bu yaptığı koyunluğu da ilericilik olarak görecek bir taban oldukça yapmakta da haklılar.

Kur’an Kurslarının tarihi

Onlar yapmakta haklı olabilir ama bizler de saptırılan gerçekleri açıklamakta özgürüz. Kendi tabanlarının kara cehaletine güvenen Baykal ve CHP yöneticileri sonuçta özgür düşüncenin yayılmasına engel olamayacaklardır.

Madem ki Kur’an Kursu açılımı yapıyorlar o zaman biz de konuyu açalım ve enine boyuna tartışalım.

İlk sorumuz şu olmalı : Kur’an Kursu ne demektir..?

Okumaya devam edin ‘Atatürk’ün bahsettiği kafası şapkalı ; kafasının içi sarıklı yobaz’

16
Şub
09

Olmazsa olmaz mı? – Rauf Denktaş

ABD’den gelen ve kendini  “siyasi yorumcu”  olarak takdim eden genç bir gazeteci benden, yazılmamak şartıyla, sırf yapacağı yorumlar için, özel bir mülâkat talebinde bulundu. İstanbul’da bir araya geldik. Adını vermemek kaydıyla sorduğu soruları kullanmak hakkımı mahfuz tutarak iki saat kadar görüştük.

Okumaya devam edin ‘Olmazsa olmaz mı? – Rauf Denktaş’




İstatistikler

  • 1,919,027 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Kasım 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 39 takipçiye katılın