14
Haz
07

VATAN HAİNLERİNE KARŞI ORDUMUZA DESTEK ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

 

Teröre karşı sessiz miting

08 Haziran 2007

 

Genelkurmay Başkanlığı’nın dün gece yaptığı “teröre karşı kitlesel refleks gösterilmesini” isteyen açıklamasının ardından bazı sivil toplum örgütleri harekete geçerek İstanbul’da “teröre karşı sessiz miting” düzenleme kararı aldı.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yayınladığı basın açıklamasının yankıları sürüyor. Bazı sivil toplum örgütleri açıklamayı demokrasiye aykırı bulurken, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) öncülüğünde bazı sivil toplum örgütleri de Genelkurmay açıklamasının ardından miting düzenleme kararı aldı.

Cumhuriyet mitinglerinin öncüsü olan ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan ANKA’ya yaptığı açıklamada, düzenlemeyi düşündükleri mitingin ayrıntılarının henüz netleşmediğini belirterek şunları söyledi:

“Türk halkı olarak şehitlerimiz için yanıyor, PKK terörünü ve bu terörü oluşturan, para ve silah desteği vererek Türkiye’nin başına bela eden tüm ülkeleri lanetliyoruz. Terörle mücadele devlet, hükümet, ordu, yöneticiler ve milletle el ele vererek yapılır. Bu konu, iç ve dış kısır siyasete asla malzeme olmamalıdır. Halkın mitinglerle tepkisini göstermesi çok doğal ve gereklidir. En kısa zamanda İstanbul’da terörü tüm toplumca lanetleyecek bir sessiz miting yapma girişimleri başlatılmıştır.”

Saylan, yakında basına ayrıntılar hakkında bilgi verileceğini de sözelrine ekledi.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6674541&tarih=2007-06-08

***

Bütün kalbimizle arkanızdayız Paşam

Ertuğrul ÖZKÖK  

9 Haziran 2007

***

Genelkurmay, internet sitesine bir bildiri daha koyuyor.

Bildirinin iki cümlelik özeti şu:

“Ey halkım, meydanlara çık ve terörü lanetle. Teröre karşı mücadeleye sen de katıl.”

* * *

Teröre karşı mücadeleye halkın da katılması, bunun “topyekûn seferberlik” haline getirilmesi elbette çok önemli.

Ben de bu çağrıya, kendi payıma şu cümleyle destek veriyorum:

“Topyekûn arkanızdayız Paşam.”

Sokaklara çıkmak sonuç verecekse, onu da yaparız.

Bunu geçmişte gösterdik.

Bugün gösteriyoruz, yarın da gösteririz.

Bu halk çocuğunu askere gönderdi, cenazesi geri geldi.

Bayrağını kapıp cenazeye koştu.

Orada ne komutanlarımıza, ne de devletimize tek kelime etti.

Sadece teröristi lanetledi.

* * *

Sokaklarda, mağazalarda bombalar patladı.

Eşlerini, çocuklarını, yakınlarını, dostlarını kaybetti.

Bu halk yine cenazesine koştu, sadece teröristi lanetledi.

Devletine, askerine tek kelime etmedi.

Bu ülkede yüzlerce, binlerce anket yapıldı, sokakta insanlara soruldu:

“En çok hangi kuruma güveniyorsunuz?”

Hepsinde aynı cevap verildi:

“En çok ordumuza güveniyoruz.”

Bu halk, devlet bütçesinden Silahlı Kuvvetleri’ne verilen paralar için tek kelime itiraz şerhi koymadı, hep “Helal olsun” dedi.

Dünyada bu desteği verebilecek bir başka halk var mı?

Paşam, emin olunuz ki hepimiz bütün yüreğimizle arkanızdayız.

Size bunları, en samimi, en vatansever hislerimle yazıyorum.

Biz bütün kalbimizle, sessizliğimizle, itirazsızlığımızla arkanızdayız.

Yeter ki, mayınlı alçaklara karşı verilen mücadeleye siyaset bulaştırılmasın…

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6676652&yazarid=10

 

Asker, milletten yardım istiyor

GÜNEŞ

Rıza Zelyut

09 Haziran 2007

 

Türkiye, ekonomik yönden teslim alındı; şimdi de askeri olarak teslim alınmaya çalışılıyor. Bunun için Avrupa Birliği; ordumuzun gücünü kırmayı AB’ye girmenin birinci şartı yaptı. Amerika, Irak’ın Süleymaniye kentinde Türk askerinin başına çuval geçirdi. Bunların Türkiye’deki uzantıları; orduyu demokrasi karşıtı göstermeye çalıştılar. Terör eylemleri demokratik eylemler gibi gösterildi.

 Türkiye’nin tekparçalı bugünkü yapısı geri kalmış bir sistemmiş gibi yıpratıldı. Adliyeye sızan Fethullahçılar, Güneydoğu’da teröre karşı mücadele eden generalleri savaş suçlusu gibi gösterecek komplolar kurdular; hatta iddianemeler düzenlettiler. Eski Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın Şemdinli olayı için PKK’yi aklayıp ordu komutanlarımızı suçlayan iddianamesini hatırlayın; oyunun nerelere vardığını anlarsınız.

YENİDEN OLAĞANÜSTÜ HAL

Güneydoğu’daki PKK terörü, 5 yıl önce bitirilme noktasına gelmişti ve bu yüzden de bölgeden olağanüstü hal tamamen kaldırılmıştı. Şimdi; hükümet kararıyla olmasa bile askerin zoruyla sınırdaki üç ilimizde bu olağanüstü durum yeniden başlatıldı.

Çünkü; PKK terörü, uluslararası destek alıyor ve Kuzey Irak’taki Kürtler arasında beslenip büyüyor; silahlanıyor; oradan girip askerimizi şehit ediyor. AKP geldi; durmuş olan PKK terörü yeniden başladı ve hızla yaygınlaştı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt; PKK terörünün barındığı, beslendiği Kuzey Irak’a Türk ordusunun operasyon yapmasının şart olduğunu söylüyor. Genelkurmay Başkanı; bu zorunluluğu, 12 Nisan 2007 tarihindeki basın açıklamasında net biçimde dile getirmişti. Daha sonra Genelkurmay; iki kez daha bunu istedi… Fakat hükümet; ordunun bir isteğini duymazdan geldi; gelmeye devam ediyor.

DURUM KRİTİK

Geldiğimiz nokta, sandığımızdan daha kritik bir noktadır. Çünkü; Türk Silahlı Kuvvetleri; kuvvetli bir kuşatma ile yıpratılma, devreden çıkartılma saldırısı ile karşı karşıyadır. MHP yönetimine göre, bu işte birinci sorumlu kişi; Başbakan Tayyip Erdoğan’dır. Bu konuda MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır’ın açıklamasını pazartesi günü aktaracağız.

Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, hükümetten yine yetki istemiştir. Hükümetin, orduya Kuzey Irak’a girebilmesi için yetki vermesi şarttır. Çünkü, geçmişteki bu tür operasyonlar tamamen TBMM’den çıkartılan kararlara dayandırılarak yapılmıştır. Bu durum; Türkiye’nin dış siyasette güç duruma düşmemesi için de şarttır. Fakat Başbakan Erdoğan; ordunun bu isteğini sürekli duymazlıktan gelmektedir. Başbakan, çok sıkışırsa, ‘Ne gerekiyorsa onu mutlaka yaparız!’ demektedir ama gereğini de bir türlü yapmamaktadır.

YENİDEN MİLLİ MÜCADELE

Türk ordusu belli ki hükümetten umudunu kesmiştir. Çünkü perşembe günü Genelkurmay Başkanlığı’nın internet odasında yer alan ordunun açıklaması bunu gösteriyor. Asker; bölücü terör eylemlerinin hızla yaygınlaştığını; buna içeriden fikir ve moral desteği verildiğini söylüyor ve millete son söz olarak şu çağrıyı yapıyor: ‘Türk silahlı kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir.’
Ordumuzun istediği şudur: Ey türk milleti! Eğer bu terör olaylarını sona erdirmek istiyorsan; artık iş sana kalmıştır. Sen millet olarak kitlesel biçimde; yani büyük kalabalıklar halinde teröre karşı olduğunu göster.

Burada, terörü lanetleme mitingleri istendiği gibi; asıl terörün ve onu destekleyen güçlerin karşısına çıkılması isteniyor. Kim ki terörü şu veya bu biçimde destekliyorsa; kim ki terörü bitirecek işleri yapmıyor ise, ondan hesap sormalıyız.

Burada, tıpkı 1919’larda ülkemiz emperyalist batılılar tarafından işgal edildiğinde gösterdiğimiz ortak tepki isteniyor.

Şimdi nöbet sırası millete gelmiştir. Herkes, bu çağrıya sahip çıkmalıdır.


http://www.gunes.com/2007/06/09/yazarlar/y4.html

Şırnak refleksi

10.06.2007

Şırnak Gazi ve Şehit Aileleri Derneği’nce Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Terörü Telin” mitingine on binlerce vatandaş katıldı. İl merkezi ve ilçelerden mitinge katılmak için akın eden kalabalıklar, Cumhuriyet Meydanı’nı ay yıldızlı bayraklarla donattı. Şırnak Valisi Selahattin Aparı ve 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Ahmet Yavuz Paşa’nın da katıldığı mitingde, teröre lanet yağdı. Esnafın büyük bölümü iş yerlerini kapatarak meydana koştu.

GÖZYAŞI KARDEŞLİĞİ

Şırnak Gazi ve Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mehmet Güngör, mitingde yaptığı konuşmada şöyle dedi:

“Bizi bölmeye, bize akıl vermeye çalışan dış güçler çok istiyorlarsa kendilerini küçük küçük devletlere bölsünler. Terörü kendilerine araç olarak kullananlara lanet olsun. 25 yıldır devam eden terör, ülkemizin Doğu ve Güneydoğu bölgelerini etkilemiş, halkımız bu sürede acıyla, üzüntüyle, gözyaşlarıyla kardeş olmuştur. Artık herkes terörle bir yere varılmayacağını görmelidir.”

ŞEHİT AMCASININ İSYANI

Tunceli’de Kocatepe Karakolu’nda şehit düşen Jandarma Er Burhan Yalçın’ın amcası Mehmet Sait Yalçın ise, “Her zamankinden çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bizim bizden başka sevenimiz yoktur. Hepimizi birimiz, birimiz hepimiz için varız ve olmalıyız” dedi.

Yalçın’ın konuşmasının ardından mitinge katılan on binlerce kişi ellerindeki pankartları havaya kaldırarak, hep bir ağızdan “Kahrolsun PKK”, “Türk-Kürt Kardeştir. Ayrım yapan kalleştir”, “Şırnak PKK’ya mezar olacak” sloganları attı. Ay yıldızlı bayraklarla yürüyüşe geçen kalabalık, “Şerefsiz Apo, Kahpe Barzani”, “Gabar-Cudi-Herakol PKK Defol”, “Polise, askere uzanan eller kırılsın” sloganları ile Ömer Kabak Meydanı’na yürüdü.

http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=80197,3

***

Vatan-Millet mitingleri

09.06.2007

 

Genelkurmay Başkanlığı’nın önceki gece yaptığı açıklamada, terör eylemlerine karşı Türk halkının kitlesel karşı koyma refleksini harekete geçirmesinin istenmesi, karşılık buldu. Bazı sivil toplum kuruluşları “Cumhuriyet” mitinglerinden sonra bölücü terör eylemlerine karşı “Vatan” mitingleri düzenlemek için çalışma başlattı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) öncülüğünde sivil toplum örgütleri de “teröre karşı sessiz miting” kararı aldı. Cumhuriyet mitinglerinin öncüsü olan ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, düzenlemeyi düşündükleri mitingin ayrıntılarının henüz netleşmediğini belirterek şunları söyledi: Türk halkı olarak şehitlerimiz için yanıyor, PKK terörünü ve bu terörü oluşturan, para ve silah desteği vererek Türkiye’nin başına bela eden tüm ülkeleri lanetliyoruz. Terörle mücadele devlet, hükümet, ordu, yöneticiler ve milletle el ele vererek yapılır. Bu konu, iç ve dış kısır siyasete asla malzeme olmamalıdır. Halkın mitinglerle tepkisini göstermesi çok doğal ve gereklidir. En kısa zamanda İstanbul’da terörü tüm toplumca lanetleyecek bir sessiz miting yapma girişimleri başlatılmıştır.”

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Başkanı emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu, AKŞAM’a yaptığı açıklamada, aralarında şehit aileleri derneklerinin de bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının vatanın bölünmez bütünlüğü için “Vatan” mitingleri düzenleyeceğini söyledi.

Türkiye’nin bir ırkçı terör ile karşı karşıya geldiğini belirten Küçükoğlu, “Ge-

nelkurmay açıklaması, bence çok önemli, halkı reaksiyon göstermeye davet ediyor. Bu nasıl olmalı, Cumhuriyet mitingleriyle halk nasıl değerlerine sahip çıktıysa, vatanın bütünlüğüne de sahip çıkmalı” dedi. “Cumhuriyet mitinglerinden sonra vatan mitingleri düzenlenmelidir” diyen Küçükoğlu, şunları kaydetti: “Bu konu zaten epeydir sivil toplum kuruluşlarının gündemindedir. Bu mitingleri yine sivil toplum kuruluşları organize edecektir. Biz de bu mitinglerin içinde yer alırız. Şehit aileleri, dernekleri, anneler, babalar, geleceğinden endişeli herkes, bu mitinglerin bir unsuru olacaktır. Vatan parçalanıyor. Başta terör örgütü PKK olmak üzere, Talabani ve Barzani vatanın bütünlüğüne kastetmiş durumda.”

HALKIN DESTEĞİ ÖNEMLİ

Askeri stratejiler konusunda önemli bir isim olan emekli Tuğgeneral Nejat Eslen de Genelkurmay Başkanlığı açıklamasının çok önemli olduğuna işaret ederek, “Herhangi bir askeri eylemde, askeri stratejinin belirlenmesi ve uygulanmasında üç temel unsur vardır. Politika ve politik irade, komutan ve ordusu, halk ve halkın desteğidir” dedi.


İspanya örneği

İspanya’da faaliyet gösteren ayrılıkçı terör örgütü ETA’ya karşı İspanya halkı önceki yıllarda eylemler yapmıştı. 1967 yılından beri silahlı eylemlerde bulunan aşırı Bask milliyetçisi örgüte karşı İspanyollar sivil tepki koymuştu. Başta hükümet üyeleri olmak üzere sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar eylemlerin gerçekleştirildiği yerde bir araya gelip ETA’ya lanet yağdırmışlardı.


Açıklama linçe kışkırtıyor

İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan yapılan açıklamada, Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasıyla halkın sokağa çıkmaya kışkırtıldığı belirtilerek, ‘’bunun büyük linç ve saldırı olaylarına neden olmasının hiç de uzak bir ihtimal olmadığı’’ öne sürüldü. Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin oluşturduğu İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan yapılan açıklamada, ‘’Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan basın açıklamasının, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğu’’ görüşüne yer verildi.


Barış ve kardeşlikmitingi bugün

Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa, Çanakkale, Samsun ve Mersin’de düzenlenen Cumhuriyet mitinglerinin bir benzeri Diyarbakır’da bugün düzenlenecek. İşçi Partisi ‘Barış ve Kardeşlik’ adı altında düzenleyeceği mitinge “Bayrağını al Diyarbakır’a gel” sloganıyla davet yaptı.

PERİNÇEK KATILACAK

Otobüslerin kaldırıldığı birçok ilden yüzlerce kişinin bugün Diyarbakır’a gelmesi bekleniyor. İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Erkan Önsel “Diyarbakır’sız Türkiye olmaz. Doğu ve Güneydoğu olmadan, bu mitingler tamamlanmış sayılamaz. ‘Diyarbakır’a bin selam’ pankartlarıyla mitinge hazırız” dedi. Mitinge İP Genel Başkanı Doğu Perinçek de katılacak. Miting Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda yapılacak.

http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=80032,4

 

Genelkurmay çağrısı

Güneri CIVAOĞLU

  09 Haziran 2007

 

Genelkurmay’ın “teröre karşı millet tepkisi” çağrısından sonra ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Başkanı Şener Eruygur Paşa’yla konuştum. Bu ikinci konuşmamız.
Birincisinde, “Tandoğan’da, Çağlayan’da, İzmir’de, Manisa’da, Çanakkale’de ve Samsun’da olduğu gibi, milyonların katılacağı mitinglerle teröre karşı -kolektif tavır- girişimini kendi aralarında tartışacaklarını” söylemişti.
Eruygur Paşa, bu fikri benimsiyordu ama konu çok duyarlı olduğu için farklı sorunlar yaşanmasından kaygılıydı.
Örneğin… Bu mitingler, “ırkçı/şoven” gösterilere ve tahriklere, kaosa dönüşmemeliydi.
Sanıyorum… Bunun önlemlerini planlamışlar.
Diğer sivil toplum örgütleriyle de bütünleşerek “teröre karşı mitingler” için ADD düğmeye basıyor. Genelkurmay açıklaması da bu hareketlenmeyi öne aldırmış.
En önemlisi… “Mitinglerin tüm toplumu temsil etmesi” gereğidir.
Hiçbir siyasi parti ve görüş taraflısını dışlanmış olmamalı.
Gerçi seçimler nedeniyle partilerle temas edilmeyecek ama her partiden ve her görüşten olanlara çağrı yapılacak.
Ayrıca… Tüm etnisiteler de kucaklanacak.
Milyonlar sel gibi akarak terörün üzerinden geçmeli.
Şiddetin, “insanlık utancı” olduğu vurgulanmalı.
“Silahsız kuvvetler” de terörle mücadelede “silahlı kuvvetler” kadar önemli işleve sahiptir.

İNSAN SELİ TERÖRÜ BOĞAR

Teröre karşı mücadelede en büyük güç “silahsız kuvvetlerdir.”
Örneği var… 11 Mart 2004’te Madrid’in 3 tren istasyonunda birden patlama oldu. 190 kişi öldü. 1000’in üzerinde yaralı vardı.
2 gün sonra başkent Madrid ve tüm İspanya’da 11 milyon İspanyol, meydanlara sel suları gibi akarak terörü lanetledi.
Müthiş bir “kolektif demokratik tavırdı.” Yürüyüşe bazı Avrupalı liderler de katıldı.
Hepsi insan haklarının en kutsalı olan “yaşam hakkı” için omuz omuzaydı.
Milyonlar, terörün üzerinden silindir gibi geçti.
Böylesine ortak bir karşı tavır konulduğunda terör, sadece bir utanç konusu olur.
Eylemleri artık “silahlı propaganda işlevini” de yitirir.
Milyonlarca Türkiye insanı da “kolektif aklı ve duyguları” yansıtan böyle bir demokratik kitle tepkisini ortaya koymalıdır.
…………………..
Yukarıdaki satırlar, bu köşede 24 Mayıs 2007’de yayımlanmıştı.
Önceki gece yarısı da Genelkurmay’ın internet sitesinde “teröre karşı Türk milletinin tepki koyması” çağrısı yer aldı.
Bu çağrıya yürekten katılıyorum.

***

http://www.milliyet.com.tr/2007/06/09/yazar/civaoglu.html

 

logo

PKK’YA LANET YAĞDI

10.06.2007 

Adana, Diyarbakır ve Şırnak’ta düzenlenen “teröre lanet” mitingleriyle birlik-beraberlik mesajları verildi. Sabahın erken saatlerinden itibaren Türk bayraklarıyla alanları dolduranlar, “Kahrolsun PKK”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Türk- Kürt kardeştir, Amerika kalleştir”, sloganları attı.

Türk-Kürt kardeştir
Şehit ve Gaziler Derneği’nin Şırnak’ta düzenlediği mitinge çevre il ve ilçelerden de yoğun katılım oldu. Türkiye’yi bölmeye çalışan emperyalistlerin maşası olan terör örgütü PKK’ya lanet yağdıran vatandaşlar, “Bizi birbirimize düşürmek isteyen hainler emellerine ulaşamayacaklar” dedi.

Halay çekildi, Türkü söylendi
İŞçİ Partisi tarafından organize edilen ve birçok sivil toplum kuruluşunun da desteklediği, “Birlik ve Kardeşlik” mitingi büyük ilgi görürken, Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda vatandaş otobüslerle Diyarbakır’a geldi.

İstasyon Meydanı’nda düzenlenen miting için geniş güvenlik tedbiri alındı. Şenlik havasında yapılan mitinge Türk bayraklarıyla katılanlar, halay çekip türkü okudu. PKK lanetlenirken, birlik ve beraberlik mesajları verildi.

Tarihi bir gün yaşandı
Yıllardır terör belasından çok çeken Şırnaklılar, Türk bayraklarını alarak mi-ting alanına koştu. Attıkları “Kahrolsun PKK” sloganlarıyla bölücü örgütü lanetleyen vatandaşlar, Mehmetçiğe alkış yağdırdı…

Türkiye ayağa kalktı
Genelkurmay’ın “Teröre karşı kitlesel refleks gösterilsin” açıklamasının ardından, sivil toplum örgütleri harekete geçti.

Şırnak’ta Şehit ve Gaziler Derneği’nin düzenlediği “Terörü Telin Mitingi” ne katılan binlerce kişi, terör örgütüne lanet yağdırdı. Şırnak Cumhuriyet meydanında toplanan grup, Türk bayraklarıyla teröre lanet okudu. 100 metre uzunluğunda dev bir Türk bayrağı açan vatandaşlar, “Kahrolsun PKK”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” şeklinde sloganlar attı. Çeşitli konuşmaların yapıldığı miting, Cumhuriyet Alanı’ndan Ömer Kabak Alanı’na kadar yapılan yürüyüş ardından sona erdi.

AKP’nin tutarsızlığı
Adana’da, düzenlenen “teröre karşı protesto eylemi”nde ise Ulusal Uyanış Platformu Sözcüsü ve Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Melek Kurt, Atatürk Parkı’ndaki Atatürk Anıtı önünde bir konuşma yaptı. “Hükümetin terörle mücadele konusunda tutarlı karar vermesini, bunlara yataklık eden ülkelere de haddini bildirmesi” gerektiğini söyleyen Kurt, artık şehit haberleri duymak istemediklerini ifade etti. Diyarbakır’da ise İşçi Partisi’nin düzenlediği, “Birlik ve Kardeşlik” mitingi büyük coşku içinde yapıldı. İP lideri Doğu Perinçek, “Diyarbakır’a birlik ve kardeşlik için geldik” ifadesini kullandı.

Kalabalık meydanlara sığmadı
Her yerin kırmızı beyaz Türk bayrağına büründüğü Şırnak’taki “Terörü Telin Mitingi”nde PKK ve teröristlere lanet yağdı. Mitinge katılan vatandaşlar birlik ve beraberlik çağırısı yapan sloganlar atarak sessizce dağıldı.

DİYARBAKIR
İşçi Partisi’nin Diyarbakır’da düzenlediği “birlik ve kardeşlik” mitingi büyük coşku içinde geçti. Türkiye’yi bölmek isteyenlerin emellerine ulaşamayacağını belirten konuşmacılar, “Şimdi birleşmenin yolu Diyarbakır’dan geçiyor” dedi.

“Artık şehit haberi almak istemiyoruz”
Adana’da düzenlenen “teröre karşı protesto eylemi” nde Ulusal Uyanış Platformu Sözcüsü ve Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Melek Kurt, “AKP’nin tutarsız politikası peşmergeyi şımarttı” dedi.

Şehit cenazelerinde
iktidara büyük tepki

Siirt’te şehit düşen 4 yiğit memleketlerinde toprağa verildi. Gözyaşlarının sel
olduğu cenaze törenlerinde AKP protesto edildi.

Şehit Kadir Yalçın’ın cenaze törenine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt ile birlikte Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de katıldı.

Haber: Fatih ERBOZ
Siirt’in Şirvan ilçesinde PKK’lı teröristlerin yola döşediği mayını uzaktan kumandayla patlatması sonucu şehit olan 4 mehmetçik dün memleketlerinde düzenlenen törenlerle son yolculuklarına uğurlandı. Şehit er Kadir Yalçın için Ankara Kocatepe Camisi’nde düzenlenen törene Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, CHP lideri Deniz Baykal, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, kuvvet komutanları, sivil ve askeri yetkililer katıldı. Gözyaşlarının sel olup aktığı törende şehit yakınlarının feryadı yürekleri dağladı. Cenaze töreninde “Ne zaman bitecek bu acı”, “Yatan kelle değil, Türk evladı” yazılı dövizler taşındı. Orgeneral Büyükanıt’ın, şehit er Yalçın’ın ailesine taziyelerini sunarken, duygulandığı gözlendi.

Büyükanıt alkışlandı
Orgeneral Büyükanıt, protokoldeki yerini aldıktan sonra göz yaşlarını sildi. Abdullah Gül’ün şehit erin ailesine taziyelerini sunduğu sırada avluda bekleyenler, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Yan gelip yatmıyor, can verip yatıyor” şeklinde sloganlar attı. Protokoldekilerin top arabasının ardından yürüyüşü sırasında Bakan Gül, protestolarla karşılanırken Orgeneral Büyükanıt ise alkışlandı. Orgeneral Büyükanıt’ın camiden ayrılışı sırasında, şehit yakınlarından bazıları “Asın şu Apo’yu, yeter artık” şeklinde seslendi. Şehit Yalçın’ın cenazesi, Cebece Şehitliği’nde toprağa verildi.

Şehit Er Tolga Kargıoğlu Osmaniye Kadirli’ye bağlı Durmuşsofular köyünde son yolcuğuna uğurlandı. Gözyaşlarına boğulan şehidin annesi Zehra Kargıoğlu ayakta durmakta zorluk çekti. Törende terör örgütüne lanet yağdıran vatandaşlar, cenazeye katılan AKP’li vekil Durdu Mehmet Kastal, tepki gördü. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Serbülent Yalçıntaş’ın Kırıkkale’deki cenaze töreninde de teröre öfke vardı. Şehit eşinin tabutuna sarılan Seçil Yalçıntaş gözyaşlarına boğuldu. Şehidin cenazesi Koçubaba beldesinde, toprağa verildi.

Kardeşini böyle karşıladı
Şehit Jandarma Kıdemli Astsubay Üstçavuş Mustafa Kömürcü de Gaziantep İslahiye’de gözyaşları içinde toprağa verildi. Törene katılan binlerce kişi PKK’lı teröristleri protesto etti. Şehidin yakınları sinir krizleri geçirdi. Şehit Kömürcü’nin astsubay ağabeyi, “Yiğidim hoş geldin vatan sağ olsun…” dedi ve beylik tabancasıyla havaya ateş ederek, şehit kardeşini karşıladı.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberler/pkkya-lanet-yagdi.html
***

Milleti, cephedeki ordu gibi hazırlamak ve Genelkurmay

Arslan BULUT

10.06.2007 

Genelkurmay’ın “kitlesel karşı koyma refleksi” ile ilgili açıklaması hakkında tartışmalar sürüyor. Bu konuda önümüzde çok net bir açıklama daha var!
Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı başlatıp sürdürürken, Başkomutanlık görevini fiilen üzerine aldığı zaman, Meclise ve millete “mutlaka başaracağız” yolundaki kesin inancını arz ve ilan etmekle kalmamış, bu inancını “varlığının bütün haysiyetini ortaya atarak” gerçekleştirmişti.

***

Atatürk halkı mücadeleye nasıl hazırladığını şöyle anlatıyordu:
“Ondan sonra maddi görevlerimden biri, savaş ve muharebe karşısında millete aldırmaya mecbur olduğum durum idi. Bütün Türk milletini cephede bulunan ordu kadar duygu, düşünce ve hareket bakımından savaşla ilgilendirmeliydim. Yalnız düşman karşısında bulunan değil, köyünde, evinde, tarlasında bulunan herkes, milletin her ferdi, silahla vuruşan savaşçı gibi kendini görevli sayarak bütün varlığını yalnız mücadeleye verecekti. Bütün maddi ve manevi varlığını vatan savunmasına vermekte ağır davranan ve titizlik göstermeyen milletler, savaş ve muharebeyi gerçekten göze almış ve başarabileceklerine inanmış sayılmazlar. Gelecekteki harplerin tek başarı şartı da en çok bu arz ettiğim noktaya bağlı olacaktır. Avrupa’nın askerlik bakımından ileri durumda olan büyük milletleri, daha şimdiden bu tutumu kanun haline getirmeye başlamışlardır. Biz, Başkomutan olduğumuz zaman, Meclis’ten bir vatanı savunma kanunu istemedik. Fakat Meclis’ten aldığımız yetkiye dayanarak bu amacı kanun niteliğindeki belirli emirlerle sağlamaya çalıştık. Millet bundan sonra, bugüne kadar olan tecrübeleri de dikkatle gözden geçirerek aziz vatana taarruzu imkansız kılan sebep ve şartları daha açık ve daha kesin olarak tespit eder.”

***

Bugün Türk-İslam coğrafyasına göz dikmiş aziz vatana terör yoluyla saldırısı o kadar açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır ki, bütün Türk milletini İstiklal Savaşı’nı gerçekleştirmiş savaşçılar kadar duygu düşünce ve hareket bakımından donatmak gerekir. Küreselleşme politikalarının sahibi olan elitlerin bu açık saldırısı ve “Yeni Sevr” i dayatmaya hazırlanan niyetleri karşısında, millet, bütün maddi ve manevi varlığını vatan savunmasına, milli bilinç fikrine, milli hedefe vermezse, tarih sahnesinden kalkması işten bile değildir. O halde, milletin her ferdinin küreselleşmenin ve Türkiye üzerinde uyguladığı ekonomik, siyasi ve askeri terörün ne demek olduğundan haberdar edilmesi gerekir ki, Türk milletini düşmansız kılabilecek bir fikir sistemi, önce Türk kamuoyuna, sonra da gittikçe genişleyen dalgalar halinde, çevre ülkelere ve bütün insanlığa mal edilebilsin.

***

İşte Genelkurmay, “Türkiye Cumhuriyeti, ulusal ve üniter yapısının, çağ dışı bir yapı olduğunu düşünen bir yaklaşım ile karşı karşıyadır. Ulusumuzun bu tehlikeli yaklaşımı fark etmek zorunluluğu vardır ve olmalıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir” derken, Atatürk’ün yaptığını yapıyor ve savaş ve muharebe karşısında milletin ortak bir tavır geliştirmesini sağlamaya çalışıyor!
Evet, aslında bu iş hükümetin görevidir. Hükümet terör olayları karşısında susuyor. Askerden yazılı talep gelmesini istiyor. Oysa “siyasi direktif” i verecek olan hükümettir.

Hükümet, milleti teröre karşı bir tutum almaya sevk edecek en küçük bir adım atmıyor, “aziz vatana taarruzu imkansız kılan sebep ve şartları” daha açık ve daha kesin olarak tespit etmek şöyle dursun bir açıklama bile yapmıyor!

Bu durumda Genelkurmay’ın vatan savunmasını yapabilmek için halkı hazırlaması, meselenin can damarıdır. Türkiye’nin bütünlüğüne yönelik bir saldırı altında bile hala çatlak sesler çıkaranlar çok pişman olacak ama iş işten geçecek!

 


1 Response to “VATAN HAİNLERİNE KARŞI ORDUMUZA DESTEK ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR”


  1. 1 ebru ve melek
    Haziran 25, 2007, 3:01 pm

    evet sırnak ım iste senden de bu beklenir sen turkiye mizi bolmek istemezsin biliyorum seni seviyorum turkiyem


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2,194,210 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Haziran 2007
P S Ç P C C P
    Tem »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: