09
Tem
08

Faşistlere hatırlatalım: Döktüğünüz kanda boğulacaksınız!

Faşizmin şiddet dolu yürüyüşü umarsızca devam ediyor. Bu yürüyüş kanlı bir koşuya dönüşene kadar devam edecek gibi görünüyor. Sonunda kendi kanında boğulacağını aklına getirmeden yürüyor, yürüyor.

Geçtiğimiz hafta Ergenekon davası kapsamında Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ender rastlanan gözaltına alınmalar gerçekleştirildi. Yaşananlar kısacası ağır bir travmaydı. Ama bu travma en kısa zamanda atlatılmak zorundaydı. Yılgınlık ve umutsuzluk faşizmin gıdasıydı, suyuydu, havasıydı.

Faşizmin asılsız suçlamalar üzerinden yaptığı bu gözaltına alma operasyonunu kişiler ve tekil şahıslar üzerinden değerlendirerek ortaya koymanın bizleri yanlış hedeflere yöneltmeye sevk edeceği mutlak görünüyor. Halkın içinden kendi gücünü almayan yapılanmaların her zaman temelsiz olduğunu, günün birinde en ufak sarsıntıda yıkılıp gideceğini bundan önceki TÜRKSOLU gazetesi sayfalarında ortaya koymuştuk. Biz haklı çıktık diye sevinmiyoruz ve sevinmeyeceğiz. Ayrıca varlığının olup olmadığı bile çok net belli olmayan oluşumların hiçbir zaman içinde olmadık, olmayacağız.

Önümüzdeki bu zor denklemi çok iyi yorumlamamız gerekiyor. Hedef aslında nedir?

Hedef kişiler ve örgütler midir, yoksa faşizmin gerçek amacına ulaşmak için önünde tek engel olarak gördüğü Türk Ordusu’nun yıpratılması ve Türk halkının gözünde değerinin düşürülmesi midir?

Anlayana soru cevabını vermiştir.

Bu, faşizmin Amerikan emperyalizmi tarafından kendisine biçilen küçük bir roldür. Yapılan operasyon aslında iktidardaki faşist güçleri bile aşan daha ileri bir operasyondur. Günü gelince, bu küçük rolü kapmak için yarışanlar oyun dışı kalacağı günleri hesaplamak zorundadırlar. Bizden uyarması.

Yaşanan gelişmelerde “dükkan” kepenklerini hâlâ özenle kapalı tutmaya çalışanlara ise belki de herkesten önce oyun dışı kalma ihtimalini düşünmelerini hatırlatmak isteriz. Bu düşünceyi kehanet olarak yorumlamak yanlış olur. Aylar önce TÜRKSOLU’nda yazılan bir yazıda bu işin “Şemdinli”de biteceğini vurgulamıştık. Gene haklı çıktık demeyeceğiz ve sevinmeyeceğiz. Bu böyle biline.

Gelelim asıl meselemize.

Amerikan emperyalizmi yüz elli yıl önce ortaya koyduğu görüşlerini bugün Büyük Ortadoğu Projesi ile hayata geçirmeye çalışıyor. Amacına ulaşmak için önünde iki tane zor engel var.

Bu engelleri sıraya koyarsak:

Birincisi İran,

İkincisi Türkiye Cumhuriyeti.

Amerikan emperyalizminin, daha doğrusu emperyalizmin en büyük korkusu, ulus devlet yapılarını antiemperyalist bir milliyetçilikle koruyan devletlerin Ortadoğu’da var olmaları. Bu devletlerin varlıklarının yegane sebebi çok güçlü ordularının olmasıdır. Türk Ordusu’nun bu ordular içindeki en güçlü ordu olması Amerikan emperyalizminin her zaman temkinli davranmasına yol açmıştır. 1970’lerde başlayan Türk Ordusu’nun gerçek Atatürkçü ilkelerden uzaklaştırılması çalışmaları bugün sonuçlarını Amerika lehinde vermeye ne yazık ki başlamıştır. Ama yine de Atatürkçü yapı tasfiye edilememiştir.

Amerika hızla İran devletini kendine göre “normalleştirme” operasyonuna doğru gitmektedir. İran’ı işgal girişimi kaçınılmaz görünmektedir. Amerika bu işgalde Türkiye’yi yanında görmek ve desteğini almak istemektedir. İktidardaki faşist güçler tam destek halindedirler. Bu onların misyonudur. İktidarda olmalarının sebebi budur zaten. Tertipledikleri gözaltına alma oyunlarıyla Türk Ordusu komuta kademesine mesajlar vererek şunu demektedir:

“Kendinize gelin! İran işgalinde desteğinizi verin, yoksa siz de aynı duruma düşersiniz…”

Ne acı! Böylesi bu durumda kimse Mustafa Kemal Atatürk tavrı gösterememiş, olacaklar peşinen kabullenilmiştir.

Aslında daha vahimi ise İran işgalinden sonra olacaklardır. Amerikan emperyalizmi aç gözlerini Türkiye Cumhuriyeti’ne dikecektir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin önündeki en büyük engele, son kaleye.

150 yıllık Kürdistan hayali Türkiye topraklarında hayat bulurken, bir yandan büyük Ermenistan kurulacaktır. Türk Ordusu içinde şimdilik ortaya çıkmayan ayrışma o gün gerçekleşecek, zayıflayan ve dağılan Ordu her yaptırımı kabullenecektir. Türk halkının gözünde çeteci ve komplocu imajı çizilen Ordu destek bulamayacak, vatan topraklarında yapılan her parçalanış sessizce izlenecektir. Türk Ulusuna biçilmek istenen elbise budur.

Bugün yaşanan bütün hesaplaşmalar bu denklemin üzerine kurulmuştur. Kısacası vatan artık teferruat olmuştur.

Emperyalizm Anadolu topraklarında en ağır yenilgisini alırken yepyeni bir Cumhuriyet güneş gibi doğuyordu. Mustafa Kemal Atatürk emperyalizme karşı verilen savaşta Türk halkının içinden çıkan halk ordusuna güvenmişti. Türk devletlerinin ordularının en büyük özelliği hep halkın ordusu olmasıydı. Geçen zaman içinde bazı dönemlerde komuta kademesi dahil ordularımız rotasını şaşırsa bile gene Atatürkçü yapılarına dönme gayreti her zaman gözlenmiştir. Türk Ordusu’nun Atatürkçü rotaya girmesine bizlerin de destek vermesi gerekiyor. Bu Ordu bizim içimizden çıkan Ordu. Bunu faşizme hatırlatmak isteriz. Zaten bütün korkuları da bu.

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet var olacaksa, vatan toprakları var olacaksa Ordumuzla olacaktır. Türk Ordusu halk ordusu olmayacaksa vatan da olmayacaktır. Milli Mücadele hareketi halk ordusu örgütlenmesinin en önündeki yerini alacaktır. Emperyalizm döktüğü kanda boğulacaktır.


0 Responses to “Faşistlere hatırlatalım: Döktüğünüz kanda boğulacaksınız!”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2.253.725 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2008
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: