24
Nis
09

“Sivil Darbe” olur mu? – Doğu Perinçek

DARBENİN SİVİLİ OLMAZ
Bir “sivil darbe” sözüdür, gidiyor.
“Sivil darbe” olur mu?
Her şeyin “sivili” olur, ama darbenin sivili olmaz.
Çünkü darbe, devlet iktidarının, yine devlet içindeki bir azınlıkça tertip yoluyla ve zor kullanarak ele geçirilmesidir.

ABD ORDUSU TÜRKİYE SINIRINDA
12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 örnekleri belleklere yerleşmiş; Türkiye’de darbe denince akla elbette Amerikancı generaller geliyor.
Oysa 1991 sonrası süreçte, Türk Ordusu’nun komuta kademesi cephesini adım adım ABD’ye çevirdi. ABD Ordusu’nun Irak’ı işgali ve kuzeyde bir Kukla Devlet oluşturması bir dönüm noktası. Bu cepheleşme süreci o kadar ciddidir ki, ABD Ordusu, 24 Temmuz’dan 15 Ağustos 2002’ye kadar 22 gün süren Türkiye’yi işgal tatbikatı yaptı. Adı da çok iddialı: “Binyılın Meydan Okuması” (Millenium Challenge 2002).
AKP’nin bir dizi tertiple iktidara getirilmesi de aynı tarihlerde sahnelenmiştir. Böylece Türk Ordusu’nun hem dış cepheden, hem de içerde hükümet mevzilerinden kuşatılması süreci başlamıştır.
Türk Ordusu’nun bu durumuna bakanlar, AKP iktidarının Ergenekon tertibinde askeri güç göremeyince, “sivil darbe” kavramını ürettiler: AKP, kendi derin devletini kuruyordu ve Ordu’yu da hedef alan bir “sivil darbe” gerçekleştiriyordu!
Peki nasıl oluyordu da dünyanın en büyük ordularından biri olduğu sık sık belirtilen TSK, orgeneralleri ve teğmenleri götürülürken böyle çaresiz bir görüntü veriyordu? Kemalist Devrim’in bütün kaleleri yıkılırken tam siper durumundaydı?
İşte bu sorulara gerçekçi bir cevap veremeyenler, “sivil darbe” gibi hayatla bağlantısı kurulamayacak bir kavram buldular.
AKP İKTİDARININ ORDUSU
Doğru, AKP’nin Türkiye sınırları içinde ordusu yoktur; biraz polisi vardır. Ancak polisle darbe, Türkiye’de olmaz. Latin Amerika başka, orada ordu da polistir.
Peki, silahlı gücü olmayan bir iktidar olabilir mi?
AKP iktidarının yaptırım gücü nerede?
Onun da ordusu var; ABD ordusu!
AKP iktidarının yaptırım gücü, Irak’ı işgal etmiş olan ve Türkiye’yi işgal tatbikatları yapan ABD ordusudur.
Kaldı ki; ABD ordusunun Türkiye içinde kullandığı ve harekete geçirebileceği silahlı güçler de var.
İşte Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül darbesinin silahlı gücü budur. O nedenle bir “sivil darbe”den söz etmek, hem yaşananları açıklamaz; hem de çok yanıltıcıdır.
2002’DEKİ HİLMİ ÖZKÖK DARBESİ
Ergenekon tertibi, yalnız son iki yılıyla değil, başından beri, yani 2001’den bu yana bir Amerikan darbesidir.
ABD Ordusu’nun Irak’taki varlığı, Türk Ordusu’nun Org. Hilmi Özkök gibi Pentagon geleneğine bağlı unsurlarını da kullanarak bugünkü manzarayı yaratmıştır.
AKP darbesi, bütün Amerikancı askeri darbeler gibi, 2002 yılında Türk Ordusu’nun 1 numarası ele geçirilerek sahnelendi. Bu açıdan 2002 darbesinin, 1971 ve 1980 darbelerinden bir farkı yoktur.
Ergenekon tertibinin en önemli adımı, 2002 yılında Genelkurmay Başkanlığına Org. Hilmi Özkök’ün atanmasıdır.
DÖRT DÖRTLÜK GLADYO OPERASYONU
Ergenekon Şeması’nda Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu niçin “1 nolu terörist” konumuna yerleştirilmiştir, iyi düşünelim.
Niçin MİT Müsteşarı bugün “saçma sapan” dediği o Şema’yı el altından “servis” etmiştir; iyi anlayalım.
“Sivil Darbe” denen olay, 2002 yılında Hilmi Özkök darbesiyle başlamıştır. Türkiye, o darbeyle erken seçime sürüklenmiş ve ABD’nin Irak saldırısı öncesinde, Türkiye’de istenen düzen kurulmuştur. Org. Hilmi Özkök’ün, Tayip Erdoğan-Abdullah Gül ikilisiyle “şiir gibi uyumlu” bir yönetim oluşturması, dört dörtlük bir Gladyo operasyonudur; bir Amerikan darbesidir.
Herkesin dikkatini çekiyor; Org. Hilmi Özkök fotoğraflarda, Org. İsmail Hakkı Karadayı, Org. Kıvrıkoğlu ve Org. Büyükanıt’ın yanında görünemiyor.
KOMUTANLAR TAM SİPER
Türk Ordusu’nun milli devlete bağlı komutanları, 2002 sonrasında etkisiz hale getirilmiştir. Cumhuriyet kurumlarının dışardan ve içerden kuşatılmasına direnmek isteyen komutanlar, Ergenekon tertibi sürecinde tutuklanmış, liboş-Fethullahçı psikolojik savaşın yaylım ateşi karşısında tam siper konumuna girmişlerdir.
Gözaltına alınan ve tutuklanan generaller ve subaylarla bitmiyor olay. ABD’nin asıl gözaltına aldıkları, görev başında olanlardır. 2008 yılında AKP’nin kapatılmasını önleyen anlaşma yapılmış ve bu arada komuta kademesinin eli kolu bağlanmıştır. Bağlayan güç, ABD Ordusu’dur.
Görüldüğü gibi, yaşadığımız olay, bir “sivil darbe” değil, ABD Ordusu’nun tehdidine dayanan silahlı bir darbedir.
TÜRK ORDUSU’NA DARBE!
Bu darbe de, tıpkı 12 Mart ve 12 Eylül’deki gibi aynı zamanda Türk Ordusu’na darbedir. 12 Mart ve 12 Eylül’de toplam 3500 subay ve askeri öğrenci Ordu’dan atıldı. Türk Ordusu’nun Kemalist Devrimci birikimi ezilmek istendi. Bu Amerikancı darbelerin en önemli işlevi, Türk Ordusu üzerindeki ABD denetiminin sıkılaştırılması olmuştur.
AKP’NİN TAMAMLANAN MİSYONU
İşte Obama, ABD Ordusu’na dayanarak ve Türk Ordusu tam sipere sokularak gerçekleştirilen son silahlı darbenin üzerine Türkiye’ye gelmiştir.
ABD’nin 2001’den bu yana ne yapmak istediğini çok iyi anlayalım. Washington yönetimi, Ortadoğu ve Orta Asya’daki hedeflerine AKP ile ulaşamaz. Çünkü AKP, Türk Ordusu’na kumanda edemiyor. Türk Ordusu, ancak kendi komutanlarıyla istenen hedeflere yöneltilebilir. Bunun şartı ise, “laiklik” oluyor.
ABD’nin 2001’den bu yana, AKP iktidarıyla yaptığı iş, son kertede Türk Ordusu’nu köşeye sıkıştırma, teslim alma ve stratejik görevlere sürme amacına bağlıdır.
Türk Ordusu, bu süreçte dış cephede Kuzey Irak’tan, Kıbrıs’tan, Ege’den ve Gürcistan-Ermenistan üzerinden kuşatılmıştır. NATO içinde bu kuşatmayı yarma şansı yoktur. Rusya’nın Kafkaslardaki son atağı Kafkas cephesinde gedikler açmıştır.
Türk Ordusu, iç cephede ise, bölücü terörle, cemaatler ve tarikatlarla, Batı işbirlikçisi mafya ve tefeci zümresiyle kuşatılmıştır.
“KURTAR BİZİ OBAMA”
Obama, bu kuşatmadan yararlanarak planlarını masaya koydu. ABD projesinde AKP’nin yerini almak isteyenler, zaten mevcut. Bunların Anıtkabir merdivenlerine mendil sererek Obama’yı beklemeleri yeni bir olay değildir. TÜSİAD eksenli sözde laik güçler, Washington’a yıllardan beri ‘AKP’yi bırak, işlerini bizimle yürüt’ diyorlar. Bu işbirlikçi sözde Atatürkçülerin Ordu içindeki benzerleri NATO’ya bağlandığımızdan beri vardır.
Türkiye’yi bölme tasarımını, “Kürt azınlığı”, “Ermeni soykırımı”, Kıbrıs ve Fener Patrikhanesi dayatmalarıyla Meclis kürsüsünden ilan eden Obama, iktidar ve muhalefetiyle hararetle alkışlandı. Obama, aynı dayatmaları Çankaya’dan da ilan etti. Muhatabı hayran hayran Türkiye’yi bölecek projeleri dinledi.
Şimdi sözde laikler, ABD’nin “Ilımlı İslam”ından kurtulmak için, ABD’ye sarılıyorlar. Obama, Atatürk’ü irticanın ellerinde boğulmaktan kurtaracak!
Ne var ki, Abdullah Gül de Obamacı, sözde laiklerimiz de Obamacı!
Obama, Ilımlı İslamcılar ile sözde laikleri ne güzel birleştiriyor!
ABD’NİN SON UMUTSUZ HAMLELERİ
Plan ne olursa olsun, kimler bu plana teslim olursa olsun, Türkiye ve Türk Ordusu bu plana teslim olmayacaktır. İstedikleri kadar abartsınlar, o NATO yıllarının zamanı dolmaktadır. Bu yaşananlar, baş aşağı giden ABD’nin son umutsuz hamleleridir.
ABD iniştedir.
Emperyalizmin hızla derinleşen krizi, hem dünyada, hem Türkiye’de bir devrim etkenidir.
Asya yükseliştedir.
Türkiye’nin Rusya, İran ve Çin’le bağlarının güçlenmesi sürecinin önünde kimse duramaz.
Bu dinamikler, Obama’yı “laiklik kahramanı” olarak sunan planları bozacak gücü barındırıyorlar.
Türkiye, 2002 yılında İslamiyet kullanılarak, milyonlarca Müslüman’ı katleden senaryolara teslim alındı. Ama sözde “laiklik” kullanılarak, milli devleti yıkma planlarına teslim alınamayacaktır.
ABD’nin gücü, ABD emellerinin çok gerisindedir.
Obama hayranlığındaki dizginsizlik, bu gerçeği değiştirmiyor.


0 Responses to ““Sivil Darbe” olur mu? – Doğu Perinçek”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2.265.958 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Nisan 2009
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: