11 Tem 2009 için arşiv

11
Tem
09

Devlet okulları sınıfta kaldı

Ortaöğretim okullarına öğrenci yerleştirmek amacıyla yapılan 8. sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) öğrenciler matematik ve fen bilimleri sorularında döküldü. Sınava giren 1 milyon 11 bin 211 öğrenci sınavdaki toplam 20 matematik sorusundan ortalama 2.35 soruyu, toplam 20 fen bilgisi sorusundan da ortalama 5.25’ini doğru yanıtlayabildi. Dereceye giren öğrencilerin tamamına yakınını özel ilköğretim okullarındaki öğrenciler oluştururken devlet okulları 2009 SBS’de sınıfta kaldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2009 Ortaöğretime Geçiş Sistemi’ne ilişkin açıkladığı istatikler, öğrencilerin matematik ve fen bilgileri sorularında başarısızlığını gözler önünü sererken Türkçe testi sorularında da geçen yıla oranla doğru soru sayısında ciddi düşüş yaşandı. 8. sınıf SBS test ortalama ve standart sapma verilerine göre, sınava giren 1 milyon 11 bin 211 öğrenci ortalamada 20 matematik sorusundan 2.35’ini doğru yanıtladı. Öğrenciler, sınavda kendilerine yöneltilen 20 fen bilgisi sorusunun ise yalnızca 5.35’ini yapabildi. Türkçe ve sosyal bilimler testlerinde de doğru yanıt sayısı çok düşük kaldı.

Okumaya devam edin ‘Devlet okulları sınıfta kaldı’

11
Tem
09

Eski ve hüzünlü bir hikâyedir bu

ARTIK yaşlandılar, ama 30 sene önce başlayan “Dev-Yol davası”nın sanıkları olarak hâlâ yargılanıyorlar.

Önceki gün onları yine mahkeme koridorlarında gördüm, saçları bembeyaz “çocuklar”ın…

Torunları var…

Bazıları öldü…

Bir araya gelince romatizmalardan, ağrılardan, sancılardan söz ediyorlar. Birbirlerine torunları soruyorlar…

30 yıl…

Eski ve hüzünlü bir hikâyedir bu…

O kuşağın “çocuklar”ı kazma kürek alıp yola çıktılar o günlerde. Cep harçlıklarını biriktirip demir-çimento aldılar…

Zap suyuna köprü yapacaklardı.

Ki köylüler geçebilsin, hastalar suyun ortasında ölmesin, anneler bebeklerini hastanelerde doğursun diye.

Okumaya devam edin ‘Eski ve hüzünlü bir hikâyedir bu’

11
Tem
09

Türklerle dans

Yalnız kaldığımda çok düşünürüm. Kendi kendimi sorgularım ve çoğu zaman acımasızca yaparım bunu. Çünkü, hayatım boyunca neyi savunduysam tavizsiz olmuşumdur. Yani karşımda süslü cümleler kuran birilerine karşı, hep net fikirlerle durmuşumdur. Alengirli anlatımlar veya akademik ama hiçbir bilgi vermeyen konuşmalar midemi bulandırır. Çünkü bir şey ya doğrudur, ya değildir; ikisi aynı anda olamaz. Doğrunun göreceli olduğunu iddia edenleri şöyle bir süzün, gözlerine bakın; hiçbir şey göremezsiniz. Yuvarlaktırlar; dolayısıyla önleri ve arkaları birdir. Onlara güvenemezsiniz; çünkü güven olgusu bile çıkarları doğrultusunda görecelidir. Kolay zamanlarda yanınızdadırlar, zor ise oyunu bozar ve o andan itibaren onların tek doğrusu kendi çıkarlarıdır. Bu yüzden hiçbir şeyi sonuna dek savunmak gibi bir kaygıları yoktur, çoğu zaman ortayolcudurlar, nedeni ise garantici olmalarıdır. Orta yolcular, kim kazanırsa onun yanında yer alır. Ama kazanmak için verilen savaşta iki tarafa da aynı mesafede dururlar, işte onların görece dediği şey budur; yani değişen durumlara göre şekil almak… Hiçbir şeyi sonuna kadar savunmazlar, bunun mantığı olmadığını bildiklerinden de, ‘değişerek gelişme’nin erdeminden bahsederler her fırsatta. Evin dekorasyonunu değiştirmekle, kişilik değiştirmenin aynı şey olamadığını bilemeyecek kadar da okumuş cahillerdir pek çoğu!

Okumaya devam edin ‘Türklerle dans’




İstatistikler

  • 2.276.880 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2009
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

En fazla oylananlar