12
Tem
09

AKP her şeyi satıyor

İstanbul’da aralarında Kandilli Kız Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi gibi tarihi değere sahip olan ve kentin Etiler, Levent, Şişli, Beşiktaş gibi rantı yüksek merkezlerindeki 22 okulun yaklaşık 5 milyar dolar karşılığı satılmasına ilişkin çalışmalarına muhalefet partilerinden, sivil toplum kuruluşlarından ve eğitimcilerden tepki geldi. AKP’nin elindeki tüm kaynakları paraya çevirmeye çalıştığına dikkat çeken muhalefet partileri, “Okullar ranta dönüştürülmek isteniyor” eleştirisinde bulundular. İstanbullulara “Tepki gösterin” çağrısı yapan eğitimciler ise hükümete “Okullara layık görülen yerler dere kenarları, ücra köşeler, varoşlar mıdır?” sorusunu yönelttiler. “Okulları sattırmam” sözleriyle düzenlemeye karşı çıkan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise suskunluğa büründü.


Hükümet ilkesiz

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi, CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Necla Arat, AKP’nin iktidarı döneminde ülkenin önemli kaynaklarını sattığını, satılacak yer kalmayınca sıranın okullara geldiğini belirterek, “Kendilerini milliyetçi, mukaddesatçı, geleneklere bağlı diye tanımlamaya çalışan bir iktidarın, hiçbir şeyin değerini düşünmeden satmasını anlamak mümkün değil. Hükümetin hiçbir ilkesi, bağlantısı ve ideolojisi yok” dedi. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile İstanbul Valisi Muammer Güler’in açıklamalarının tutarsızlık içinde olmasını da eleştiren Arat, “İstanbul’un en güzel yerlerinde yüksek rant getirecek diye okulların satılması doğru değil. İktidar satılmadık yer bırakmadı. Satılacak okulların öğrencileri nerede eğitim görecek, yeni okullar ne zaman yapılacak bilmiyoruz” diye konuştu.

Her şey paraya çevriliyor

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, devletin önceliğinin okullar üzerinden para kazanmak değil, eğitime yatırım yapmak olduğuna dikkat çekerek, “AKP hükümeti elindeki her imkânı paraya çevirip, bir müddet daha ileriye gitmeye çalışıyor. Ancak bu okulların satılması ülkeye yarar sağlamaz” dedi. Okulların satışının ilk kez 2007’de gündeme geldiğini anımsatan Akkuş, şunları söyledi:

“Okul binaları yetersiz, kampuslar kurarak daha iyi eğitim vereceğiz diye satışlar cazip hale getirilmek isteniyor ancak son derece sakıncalı durumlar yaratır. Okullarımız, rant aracı olmamalıdır. Okullar yetersizse, ek binalar yapılabilir. İngiltere’deki Oxford ve Cambridge Üniversiteleri, 300-400 yıllık tarihe sahip. Her yıl binlerce öğrenci bu okulları ziyaret ediyor. Bizim okullarımız da bu özelliğe sahipler, satılmaları yanlış.”

‘Kandilli’yi vermeyiz’

Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı (KANKEV) Başkanı Prof. Dr. İmre Orhon, yangın sonucu ağır hasar gören Adile Sultan Sarayı’nın restore edilmesi ve Kandilli Kız Lisesi’nin güçlendirilmesi için 1986’da Prof. Dr. Türkan Saylan’la birlikte KANKEV’i kurduklarını ve MEB ile imzaladıkları protokol gereğince sarayın ve lisesinin yenilendiğini anımsatarak, “Adile Sultan Sarayı ve Kandilli Kız Lisesi’nin satılmasına izin vermeyiz. Gerekirse yasal süreç başlatırız” diye konuştu. MEB ile KANKEV arasında Türkan Saylan yaşamını yitirmeden bir süre önce sorunlar yaşandığını da kaydeden Orhon, “Kültür ve eğitim merkezi olarak kullanılan Adile Sultan Sarayı’nın gelirleri 2003’ten bu yana Kandilli Kız Lisesi için harcanıyor. Eski Bakan Hüseyin Çelik döneminde vakfa para aktarıldığı iddiasıyla sorun yaşadık. Saraydan elde edilen tüm gelir okul aile birliğine aktarılıyor. Vakfa herhangi bir para girişi yok. Yalnızca paranın doğru kullanılması için söz sahibiyiz. Bu sorunun giderilmesi için yasal işlem başlatmak üzereyiz. Şimdi de okulumuzun satılmasıyla karşı karşıyayız” dedi. Adile Sultan Sarayı’nın 1’nci derece sit alanı olduğunu da anımsatan Orhon, “Ticari amaçla buraların satılması halinde binalarda tadilat gerekir. Ancak bu binalara çivi çakmak dahi yasal olarak mümkün değil. Bu nedenle Kandilli Kız Lisesi’nin adının telaffuz edilmesi yanlıştır” dedi.

Eğitim-Sen: Tepkisiz kalmayın

KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ise satış kararını geri çekilmesi için İstanbullulara “tepkisiz kalmayın” çağrısında bulundu. Eğitim-Sen 3 No’lu Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nebat Bukrek, satılması planlanan okullar arasında kalitesi yüksek, altyapısı güçlü okullar olduğunu belirterek, “Okullar rant kapısı değil eğitim öğretim yuvalarıdır. Devlet okullarına layık görülen yerler, dere içleri, ücra köşeler, gözlerden uzak varoşlar mıdır? Kabataş Erkek Lisesi, 101. eğitim yılını tamamladı. 100 yıllık bir çınarı satışa çıkaramazsınız” dedi.

İnsansız kentler yaratıyorlar

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kadıköy Bölge Temsilcisi Arif Atılgan, kentin içindeki yaşam alanlarına oteller, rezidanslar, alışveriş merkezleri inşa ederek, mahallelerin insansızlaştırıldığına dikkat çekti. “Alışveriş merkezleriyle dolan mahallelerde insan kalmadı, okula gerek yok diye satışlara başlıyorlar” diyen Atılgan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kentin içindeki okul ve hastane binalarını korumak adı altında değerli arazilere sahip olmak istiyorlar. Yıkılabilen binaları yıkacaklar, yıkamadıklarının fonksiyonları değiştirilecektir. Bu tamamen yanlış bir uygulama.”

Bakan Çubukçu sustu

Okulların satışının gündeme gelmesinin ardından “Okulları sattırmam” diye açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, önceki gün İstanbul’da katıldığı bir açılış sonrası gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlamaktan kaçındı. Bakan Çubukçu yerine açıklama da bulunan İstanbul Valisi Muammer Güler ise “Liste hazır, yüksek rant getiren okulları satacağız” açıklamasını unutarak, ikinci kez kendini yalanladı. Güler, “Tarihi okulların çoğunun arazisi vakıflara aittir. Tarihi binaların satışı söz konusu olamaz. Üzerinde çalıştığımız okullar var. Ama bunlar tarihi değil. Sayısını bilemem” dedi.

AKP, Cumhuriyet dönemi mirasını satıyor

TCDD’nin satışını hayata geçirmek üzere 25 tren garı ve 9 taşınmazı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na (ÖİB) devretmesi tepkilere neden oluyor. AKP’nin mirasyedi gibi davranıp her şeyi satmaktan başka bir şey düşünmediğine dikkat çekilerek hükümetin “kamuyu talan etme” misyonunu başarı ile yerine getirdiği vurgulandı. TCDD Yönetim Kurulu da emlakçi zihniyetine sahip olmakla suçlandı.

TCDD Yönetim Kurulu, özelleştirme planının ilk adımını Şubat 2005’te attı. TCDD Genel Müdürlüğü, 57 ildeki toplam 500 adet gar ve istasyonun özel sektör işbirliğiyle “ekonomiye kazandırılmasına” karar verdi. TCDD; 9 Kasım 2006 tarih ve 26341 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine dayanarak, Eskidji Firması aracılığı ile 22.10.2007 tarihinde bazı taşınmazlarını müzayede yolu ile satış işlemini yaparak tapu devrini gerçekleştirdi. Danıştay 13. Dairesi 07.12.2007 tarihinde 5335 sayılı kanunun 32. maddesinin 1. fıkrasının ve bu yasaya dayanarak yürürlüğe sokulan söz konusu yönetmeliğin yürütmesini durdurdu.

TCDD yönetiminin taşınmaz mallarının satışında dayanak olarak kullandığı 5793 sayılı kanunun 43. maddesi CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Dava sonuçlanmadan 5793 sayılı yasa kapsamında ilk olarak TCDD Fenerbahçe Kampı satılmak üzere ÖİB’ye devredildi. Bu devir işleminin iptali için Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) yargıya başvurdu.

ÖİB’nin 30.4.2009 tarihinde özelleştirme kapsamına aldığı ve 8 Mayıs 2009 günü Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Fenerbahçe Eğitim ve Dinlenme Tesisi’nin yanı sıra şu İstanbul-Başakşehir, Zonguldak-Kozlu-Karaelmas Mahallesi, İzmir-Konak- Alsancak Mahallesi, Denizli-Koyunaliler Köyü-Çömleksaz Köyü, Balıkesir- Edremit- Akçay Mahallesi, Mersin-Tarsus-Kemalpaşa Mahallesi-Şehitishak Mahallesi, Amasya- Hızırpaşa Mahallesi’ndeki birçok parselin özelleştirilmesi kararlaştırıldı.

Neo-Osmanlıcılık akımı’

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhcu, satışa çıkarılan gar binalarının erken cumhuriyet dönemi mimari özelliklerini taşıdığını, mutlaka korunması gerektiğini belirtti.

Gar binalarının toplumsal bellekte önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Muhcu, “Bir süredir Cumhuriyet dönemi yapılarına karşı düşmanca bir tavır söz konusu. Cumhuriyet dönemi yapılarına, Cumhuriyet mirasına sistemli bir saldırı var. Neo-Osmanlıcılık akımı bu süreci organize ediyor. Gerici ve rantçı bir yaşam tarzı topluma dayatılmak isteniyor” dedi. Muhcu, özelleştirme ile kamu ortak donatı alanları içinde bulunan ulaşım yapılarının olduğu arazilerinin, ayrıcaklıklı imar haklarıyla ranta açılacağını anlatarak ulaşım maliyetlerinin de yükseleceğini söyledi.

BTS Genel Başkanı Yunus Akıl, sendikalarının Kayseri’de, Ankara Garı’nda CHP’li Çankaya Belediyesi’nin aldırdığı mahkeme kararlarının halen geçerliliğini koruduğunu belirterek “AKP’nin uyanık kadrolarınca bunların kadük kalması için yeni yöntemler ve baskın düzenlemelerle faaliyetlere devam edilmektedir” dedi. Akıl, özelleştirme kapsamına alınan lojmanların halen TCDD çalışanlarınca konut olarak kullanıldığını söyledi.


0 Responses to “AKP her şeyi satıyor”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2.311.620 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2009
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: