25
Tem
09

Altı Ok’u alıştıra alıştıra ortadan kaldırmak

CHP’nin “Altı Ok”u


Cumhuriyetçilik?

– 85. yılını kutladık ya.


Milliyetçilik?

– “Etnik kimlik şerefimizdir.”


Halkçılık, devletçilik?

– Onlar geride kaldı, tek parti döneminde.


Laiklik?

– Türban siyasi simge tabiki; ama kara çarşaf farklı, o geleneğimizde var…


Devrimcilik?

– …???!!!!!


CHP’nin 6 Ok’tan anladıklarının kısaca bunlar olduğu konusunda hâlâ itirazı olanlar olabilir. Kökleri Cumhuriyetin kuruluşuna kadar uzanan partinin, onu korumak ve yaşatmak için mücadele etmesi gerekir. Ama hangi yöntemle?

Bunun için çok zahmet etmesine gerek de yok. Parti arşivine inmesi yeterli aslında. Geçen haftalarda yapılan kurultaylardan Atatürk döneminde de yapılırdı. Atatürk orada ne demiş, program olarak neyi ortaya koymuş ve ölünceye kadar neyi uygulamış?

Sorunun cevabı basit aslında…

Ama zor bir yanı var. Atatürk’ün ortaya koyduğu ve kurultay dökümlerine bakılınca da karşılaşılacak tek bir program var: 6 Ok.

Millete asıl anlatılması gereken bugün CHP’nin 6 Ok’unun Atatürk’ün 6 Ok’una benzemediği! CHP’nin özellikle son dönemki açılımlarıyla birlikte bu farklılığı net olarak görebiliyoruz. Ama bu açılımların öncesi de var muhakkak. İktidardaki Kürt-İslam faşizmine karşı mücadele etme iradesini gösterememenin ve geri adım atmanın sonunun olmayacağını ve özünde Kürt-İslamcılıktan zerre iz taşımayan CHP’nin son süreçte o noktaya nasıl gelebildiğini de görüyoruz. Hem de kurultaylarla, açılımlarla ve muhalefetsiz bir şekilde, oy birliği ile…

Alıştıra alıştıra

Özellikle yaklaşan seçim öncesi hareketliliğinden öte bir anlamı olan ve birbiri ardınca gerçekleştirilen bu açılımlarla CHP çoktandır vazgeçtiği mücadele seçeneğinin üzerine attığı çizikleri, kurultaylar ve tarihe not olarak düşülecek açılım seremonileriyle resmi hale getirmiş oluyordu.

Baykal’ın Diyarbakır ziyaretiyle birlikte başlayan Kürt açılımı, bizzat Baykal’ın cümleleriyle özetlenmişti. “Etnik kimlik şereftir” çıkışıyla Baykal, Atatürk’ün aklına gelmeyen (!) bir açılım gerçekleştirmiş oldu.

Baykal’a göre “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyen Atatürk, mutluluğa bir sınırlama getirmiş olacak ki, Baykal etnik kimlikleri de bir açılımda ekleyiveriyor.

Hatta açılımına bizzat kendisi bir isim yakıştırıyor. Partisinin İzmir’de gerçekleştirilen bir toplantısına boynuna taktığı poşuyla katılan Baykal, bu hareketine çevrenin “poşu açılımı” adını takacağını söyleyerek, açılımına isim babalığı da yapmış oldu.

Ardından yapılan çarşaf açılımıyla birlikte, kara çarşaflılara 6 Ok rozeti takılması ilginç görüntülere neden oldu. Türban konusunda Anayasa Mahkemesi’ne başvuran CHP, çarşaf konusunda da tutarlı olduğunu, siyasi simge olarak türbana hâlâ karşı dururken, geleneksel olarak tanımladığı kara çarşafı olağan göstermişti.

Pratikteki gördüğümüz bu uygulamaların siyaseten anlamını anlatan en iyi sözler, yine Baykal’ın ağzından dökülmüştü. Kara çarşaf açılımına muhalefet eden ve “alışmayacağız” diyen milletvekiline Baykal üzerine basa basa “alışacaksınız” demişti. Özal’ın meşhur sözünün bir benzeri.

Baykal “alışacaksınız” derken, Kürt-İslamcı AKP iktidarının tüm dayatmalarını normalleştirerek makul hale getirmiş oluyor.

“Ne mutlu Türk’üm diyene”nin yerini başta Kürtlük olmak üzere birçok “etnik kimliğin şerefi” almış oluyor.

Kara çarşaf bir anda gelenek olurken, gerisi çorap söküğü gibi devam ediyor. Birbiri ardınca yaşanan bu “alışma”, enfeksiyon misali bünyesi zayıf olanları etkiliyor ilk önce. Sonra sıra diğerlerine geliyor… Ve diğerlerine…

Bu alışma durumu bugünlerde olduğu gibi “açılım” adını alarak ve tüzüğe-partiye girerek program oluyor ve alıştıra alıştıra 6 Ok’un yerini almaya başlıyor.

Doğal olarak bu alışma durumu beraberinde karşıtları için marjinalliği de getiriyor. “Alışmayacağız” diyen milletvekiline “alışacaksınız” cevabıyla bir anlamda “kapı açık isteyen gider” demeye getirilen bir durum da yaratılmış oluyor.

Kara çarşaf marjinalken ve bir açılımla normal olana dönüştürülürken; çarşafı yasaklayan Atatürk dönemi de “tek parti dönemi” olarak marjinal hale-İnönü’nün “normale dönüş” örneği gibi-getiriliyor. Hem de bizzat parti başkanının ağzından: “Tek parti zihniyetine mi dönelim?”

“Tek parti zihniyeti”nden kasıt ne?

Baykal’ın çarşaf açılımından sonra eleştirel anlamda sarf ettiği “Tek parti zihniyetine mi dönelim?” çıkışı, aslında Atatürk döneminin, tek parti döneminin artık geçerli olmadığının ilanından başka bir şey değil. Tek parti zihniyeti olarak nitelenen Atatürk dönemi Türkiyesi’nin tek programı 6 Ok’tu.

Peki CHP’ce eleştirilen “tek parti zihniyeti”nin içine o dönemin programı 6 Ok dahil mi?

– …

İşte işin zor yanı tekrar karşılarına çıkıyor. Türk Milletini, kendi iktidar ideolojisi 6 Ok’tan koparmanın zorluğu. O yüzden daha açık açık söylenemiyor, alıştıra alıştıra yapılıyor.

Çözümün de “alıştırma”da bulunmasının, alıştırıp reformculaştırmada ve Kürt-İslamcılıkla uzlaştırmada bulunmasının nedeni bu. O yüzden şimdi yaşananlar, “tek parti zihniyeti”nin yasakladıklarını tekrar meşrulaştırmak ve o dönemi “tek parti zihniyeti” diyerek eleştirmek, hatta geri görmek.

Kürtçü, Şeriatçı, liberal, ikinci cumhuriyetçi …vb kesimin Cumhuriyetin kuruluşunu yorumlarken “yıkım yılları” terimini kullanması, Atatürk döneminin, gerçekten de bunların atalarının tüm hayallerini yerle bir etmiş olmasıyla alakalıdır.

Çünkü o dönem Türk vardı. “Vatandaş Türkçe Konuş!” çağrıları vardı. Cumhuriyetin ilk yıllarında Kürtçü-Şeriatçı her türlü ayaklanma girişimi uzlaşmaz bir bakışla bertaraf edilirken, tüm geri yapılar yıkılmıştı.

Bugün Atatürk’ün yıktıkları tekrar canlandırılıyor hem de öyle ellerle yapılıyor ki, muhalefet etmek yasak!

Artık CHP’de “farklı” düşünen kimse yok mu?

Görüyoruz ki alışmanın kitlesel etkisi oldukça yüksek noktalara ulaşmış durumda. Oysa Arıtman’ın Gül’den istediği tek şey Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak Türkiye’nin menfaatlerini savunması ve sözde Ermeni soykırımı meselesinde de Türkiye tarafında olmasıydı.

Bunu istemek CHP’de milletvekili olmayı gerektirmiyor elbette. Yani talebin doğallığı ve zorunluluğu mevcut. CHP içinde bir kişi çıkıyor ve Gül’ün Türkiye’nin hakkını savunmak zorunda olduğunu söyledi diye ardından maruz kaldığı “Nazi” benzetmeli ırkçı saldırılara maruz kalırken, partiden kimse sahip çıkmıyor.

Son kurultaydan sonra çıkan kararlarla birlikte Baykal’ın “tek adam”lığa soyunması da işin muhalefetsizce yapılmasının gerekliliği için bir garanti sağlamış oluyor. Unutmadan belirtelim tabi ki bu “tek adam”lığın Atatürk’le bir alakası yok.

Geçmişe bakmak

Demiştik ki CHP’nin yaptığı son “Reddi miras kurultayı” gibi olmasa da Atatürk döneminde de kurultaylar yapılıyordu. Atatürk’ün, 1931’de takip etmekte bulunduğumuz prensiplerimiz dediği ilkeler ilerde 6 Ok olarak tarihe geçecek ve Türk’ün iktidar ideolojisi olacaktı. 6 Ok adım adım programlaşacaktı. Ancak bu binbir zorlukla mücadeleler sonunda gerçekleşecekti.

Atatürk, karşısına aldığı emperyalizme ve içerideki Kürtçü-Şeriatçı işbirlikçi kuvvetlere karşı mücadele etti; ama onların zemininde değil, onlarla anlaşarak değil.

Bugünden itibaren aynı şeyi CHP yapmayı denese acaba ne görür?

Cevap verelim. Atatürk’ün gördüğünün tam tersini; ancak 6 Ok’tan adım adım uzaklaşmanın tarihini görebilir.

Atılan her bir açılım adımı Kürt-İslamcı dayatmayı normalleştirirken; bir o kadar 6 Ok’tan bir parça götürecektir.

Hem de alıştıra alıştıra!

Tuğrul Çelik


1 Response to “Altı Ok’u alıştıra alıştıra ortadan kaldırmak”


  1. 1 Vatan Aydın
    Ağustos 5, 2009, 9:52 am

    Bir söz vardır…

    CHP 10 Kasım 1938 saat 09:06 itibariyle ihanete başlamıştır diye….

    Bu yazının üstüne cuk oturuyor.

    Teşekkürler Tuğrul Çelik.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2.276.880 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2009
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: