27 Tem 2009 için arşiv

27
Tem
09

Ölmüşüz ağlayanımız yok…

196 Uygur Türkü kurşuna dizilerek idam edildi! “Başını  kaldıranı  vurun !”

Üç hafta önce Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik katliam bu parolayla başlamış. Çin Komünist Partisi yetkilisinin verdiği emirle birlikte başlayan katliamın sonunda 197 Uygur Türkü dünyanın gözleri önünde katledildi.

Olay bu şekilde seyrederken etrafta ne kadar çok Çinci olduğunu da görmüş olduk. Tabi bir o kadar da Türk düşmanı…

O kadar ileri gittiler ki, beş bin yıllık yurtlarında Türklerin katledilmesinden bile Türkleri sorumlu tuttular.

Türklerin ölmesi, katledilmesi o kadar doğal geliyor ki, günlerce Çin haber ajansının Türkiye şubesi gibi Çin haberlerini servis ettiler.

Ölenlerin çoğu Han Çinlisiymiş de, esas katliamı Uygur Türkleri yapmış da…

Ama katliam emrini veren Çinli yetkili, yaptığı işten o kadar keyif almaş olacak ki, çıktığı televizyon programında içini dökmüş:

“Kardeşim  bu  işin  lamı  cimi  yok… Kafasını  kaldırdı  mı  Uygur  Türkü  alnının  ortasına

yapıştıracaksın  kurşunu ! Saldırmalarını  beklemeden  hemen  gebertmeliyiz !”

Okumaya devam edin ‘Ölmüşüz ağlayanımız yok…’

27
Tem
09

Srebrenitza katliamının 14. yıldönümü

Srebrenitza katliamının 14. yıldönümü

Srebrenitza katliamının 14. yıldönümü

Tüm dünya bundan 14 yıl önce, uygar denilen Avrupa’nın tam ortasındaki Bosna Hersek’te İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleştirilen en büyük katliamlardan birine tanık oldu. 11 Temmuz 1995 tarihinde General Ratko Mladiç komutasında Sırp güçler, Srebrenitza kentine karşı beklenmedik bir saldırıya geçti. Beklenmedikti, çünkü Srebrenitza kenti Birleşmiş Milletler’e bağlı Hollandalı askerler tarafından korunmaktaydı. Fakat Srebrenitzalıların canlarını ve namuslarını emanet ettiği Hollandalı askerler görevlerini yapmak yerine Sırp güçlerinin kente girmesine göz yumunca bir haftayı aşan bir süre kentte katliam yaşandı. Sırplar işlerini bitirip geri çekildiklerinde, arkalarında çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 8.000’den fazla ölü vardı.

Aradan 14 yıl geçmesine karşın, Srebrenitzalılar için yaşanan acılar halen daha tazeliğini koruyor. Çünkü kurbanların kimliklerinin tespit aşaması bile bitmiş değil henüz.

Okumaya devam edin ‘Srebrenitza katliamının 14. yıldönümü’

27
Tem
09

ABD’nin barış yöntemi: Daha fazla tehdit

Hillary ClintonAsya gezisi kapsamında Tayland’da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, alışıldığı üzere, şer ülkeler kapsamına aldıkları İran ve Kuzey Kore’yi bir kez daha tehdit etmekten geri durmadı. Yalnız bu sefer tehdit etme yöntemi öncekilerden biraz daha farklıydı. Çünkü Clinton’un bakış açısına göre İran’ı nükleer çalışmalarından vazgeçirmenin yolu, bölge ülkelerini daha fazla silahlandırmaktan geçerken, Kuzey Kore’nin ise “bir daha nükleer silahlara sahip olamayacak şekilde, bu tip silahlardan arındırılması” gerektiğini iddia etti.

Okumaya devam edin ‘ABD’nin barış yöntemi: Daha fazla tehdit’

27
Tem
09

Kürtler sonunda BM’yi de isyan ettirdi

Mesut Barzani ve Celal TalabaniHer zaman söylüyoruz: Kürtten millet, aşiretten devlet olmaz diye. Devlet olmak öyle çoçukların eline verilebilecek bir oyuncak değildir. Deneyim gerektirir, tarih gerektirir, kültür gerektirir, yetenek gerektirir… Eğer siz bu işin ehli olmayan birine, tüm tarihi boyunca devlet kuramamış bir aşirete devlet kurdurmak isterseniz eninde sonunda kabak sizin başınıza patlar.

Okumaya devam edin ‘Kürtler sonunda BM’yi de isyan ettirdi’

27
Tem
09

YÖK, İHL’lere katsayı uygulamasını kaldırdı

YÖK, İHL’lere katsayı uygulamasını kaldırdıYÖK, geçtiğimiz hafta verdiği kararlarla Türkiye gündeminde ilk sıralara yerleşti. Önce Abdullah Gül’ün yeni YÖK üyelerini ataması ile ilgili haber gündeme geldi. Aslında oldukça tartışma yaratması beklenen atamalar, yine YÖK’ün aldığı başka bir kararla ikinci plana itildi.

Abdullah Gül, YÖK’teki iki boşluğu İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet ve eski Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Ayşe Soysal’ı atayarak doldurdu. Geçtiğimiz haftalarda değindiğimiz gibi Yunus Söylet son olarak Tayyip’e fahri doktora ünvanı vererek gündeme gelmişti. Eşi türbanlı olan Söylet, türbanın üniversitelere girmesi için açılan imza kampanyasına da imza atmıştı.

Okumaya devam edin ‘YÖK, İHL’lere katsayı uygulamasını kaldırdı’

27
Tem
09

RTÜK’te Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı başkan

Davut DursunUzun zamandır tartışmaların odağında olan kurumların başında gelen RTÜK’te de yeni dönem başladı.

Adı Deniz Feneri yolsuzluğuna karışan RTÜK Başkanı Zahid Akman, yapılan seçimle görevini Davut Dursun’a bıraktı. Böylece Kanal 7’ci olarak bilinen Zahid Akman’ın yerine yine Şeriatçı basından Yeni Şafak yazarı Davut Dursun getirildi.

Özellikle Deniz Feneri davasına adının karışmasından sonra oldukça köşeye sıkışan Zahid Akman, sık sık istifaya çağrılmasına rağmen görev süresi dolmadan RTÜK Başkanlığı’nı bırakmayacağını açıklamıştı. Görev süresi 14 Temmuz’da dolan Akman’ın yerine seçilen Dursun, 9 kişilik üst kurulun 7 üyesinin oyunu aldı. Bilindiği gibi RTÜK Başkanlığına adaylığını koyanlardan biri de CHP kontenjanından üye olan Hülya Alp’ti.

Okumaya devam edin ‘RTÜK’te Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı başkan’

27
Tem
09

Bir kez daha Doğan-Çalık kapışması

Bir kez daha Doğan-Çalık kapışmasıDoğan grubu ile Çalık grubu yine birbirlerine girdi. Bu kez kavgayı başlatan taraf Çalık’ın Sabah gazetesi. Sabah, geçtiğimiz hafta “Aydın Doğan’ın kağıt yolsuzluğu” başlıklı bir yazı dizisine başladı. Dizi başlarken Sabah’ın Genel Yayın Yönetmeni olan Erdal Şafak bir yazı yazarak amaçlarının medya savaşı değil habercilik olduğunu iddia etti. Erdal Şafak, gerekçe olarak da şunları yazdı: “Öncelikle, kamuoyunun Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri ve medyanın en iri grubuyla ilgili bir soruşturmanın sonucunu öğrenme hakkı bulunuyor.

İkincisi, Hürriyet’in ve Milliyet’in küçük ortaklarının, yani yatırımcıların gelişmelerden haberdar olmaları gerekiyor. Zira Hürriyet ve Milliyet’in ortalama yüzde 40’ı halka açık.

Üçüncüsü, gerek serbest piyasa ekonomisi, gerekse şeffaflık ilkeleri uyarınca Türk iş dünyasının, ülkenin en büyük gruplarından biriyle ilgili gelişmeleri öğrenmeleri şart.

Dördüncüsü, Doğan Grubu’nun yabancı ortaklarının da böylesine önemli bir konuda bilgi sahibi olmaları gerekli.

Ve nihayet, Doğan Grubu, özellikle de Hürriyet ve Milliyet çalışanları ile aileleri, yine şeffaflık ilkesi uyarınca, kendi kuruluşlarıyla ilgili olarak hepsi de delillendirilmiş ciddi iddiaları bilmeliler.”

Okumaya devam edin ‘Bir kez daha Doğan-Çalık kapışması’

27
Tem
09

Birgün-Taraf kapışması ve Melih Altınok’un “dönekliği”

Birgün-Taraf kapışması ve Melih Altınok’un “dönekliği”Yeşil Elma Koalisyonu’nun düşman kardeşleri Birgün ile Taraf yine kapıştı. Bu seferki kapışmanın ana teması da Ergenekon. Ancak bu seferki kapışmanın konu mankeni ise Taraf yazarı Melih Altınok. Yaklaşık bir ay kadar önce Birgün’den ideolojik sebeplerle ayrıldığını açıklayan Altınok, hemen akabinde Taraf’a intikal etmişti.

Geçtiğimiz hafta Birgün’de neredeyse tam sayfa bir Melih Altınok yazısı yayımlandı. Birgün’ün medya eleştirilerinin yer aldığı Eşek Arısı köşesinde yayınlanan yazıda Barış İnce, Altınok’u fena soktu.

Okumaya devam edin ‘Birgün-Taraf kapışması ve Melih Altınok’un “dönekliği”’




İstatistikler

  • 2.276.880 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2009
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

En fazla oylananlar