28 Tem 2009 için arşiv

28
Tem
09

Türkler Anadolu’nun ve doğusunun en kadim halkıdır

Erzurum - Karayazı Cunni Mağarası’nda bulunan mukayesesi.

Erzurum urug remizleri ve mukayesesi.

Erzurum Cunni Mağarası’nda Orkun tipi runik harfler.

Şekil 1: Erzurum – Karayazı Cunni Mağarası’nda bulunan mukayesesi.
Şekil 2: Erzurum urug remizleri ve mukayesesi.
Şekil 3: Erzurum Cunni Mağarası’nda Orkun tipi runik harfler.

Anadolu  Türk  izi  ile  dolu

Yukarıdaki işaretlerin ve karşılaştırmalı çizelgenin çok dikkatli bir şekilde incelenmesinde epey bir yarar bulunmaktadır.

Bu işaretler,1965 yılının sonbaharında Dr. Hermann Vary ve Prof. İsmail Yalçınlar tarafından Erzurum yöresindeki “Cunni mağarasında” bulunuyor.

Dr. Vary elindeki fotoğraf makinesi flaşlı olmadığı için resimleri iyi çekememiş, bu yüzden de kopyalarının sadece çizimlerini gerçekleştirmiş. Daha sonrada bu buluş, kendisi tarafından ilk defa Almanca olarak “Ural-Altaische Band 40, Heft 2”de yayınlanmış.

Niye bu kadar ayrıntıya giriyorum? Çünkü bu bilgileri, sömürgeci tetikçisi aydın müsveddelerinin ve işbirlikçi kalemşörlerin gözünün içine sokmak gerekiyor da ondan. Eğer böyle yapılmaz, bu tür yabancı menşeili kanıtlar yedekte tutulmazsa bunlar hemen; işte bu resmî tarih görüşüdür de, Türk ırkçılığını aklamaya çalışıyorlar da, bunların hepsi uydurmasyondur da, resimler neredeymiş de, resmî tarihin bilim adamlarına güvenilmezdir de, diyerek bilimsel gerçekleri karalamaktan zerre kadar çekinmeyeceklerdir.

Cunni mağarasında 24 Oğuz boyundan 12’sinin damgaları seçilebilmiştir. Bu Oğuz boyları; Kayı, Afşar, Bayat, Yazgır, Salur, Büğdüz, Eymür, İğdir, Ala Yuntlu, Çuvaldır, Peçenek ve Çepni’dir.

Buradaki “Büğdüz” boyuna çok dikkat ediniz! Kürt tarihi “Şerefname”de Büğdüz boyu, “Kürtlerin ata boyu” olarak gösterilir. Demek ki, “Büğdüz Aman” Türkmüş!.. Gerisini artık siz düşünün!..

İşin enteresan tarafı, 1900 yılında Belçika’nın Gent üniversitesi profesörlerinden Cumout da Sivas Suşehri’ne yakın Karataş mevkiinde de Cunni mağarasındakilere benzer işaretler bulmuş ve yayınlamış, fakat bunlara bir mânâ verememiş!

İşte yukarıdaki çizelge, Cunni mağarasındaki ve Sivas’ta bulunanları Divan-ı Lügat’üt Türk ve Cami’üt Tevarih’teki Oğuz boylarına denk düşen damgalarla karşılaştırıyor. İnanılmaz benzerlikler var. Yani, aksini ileri sürebilmek mümkün değil. Hele, Cunni mağarasındaki şekillerle, Turfan’dakilerin benzerlikleri daha da ilginç. İnsanın, “Erzurum niree, Turfan nireee!..” diyeceği geliyor.

Düşünebiliyor  musunuz,  Uygur  Türklerine  ait  remizlere  Erzurum  Cunni  mağarasında

rastlanılıyor.  Türklerin  Anadolu’daki  özellikle  de  Doğu  ve  Güneydoğu’daki  en  eski

varlıklarına  bunlardan  büyük  kanıt  olabilir  mi ?

Okumaya devam edin ‘Türkler Anadolu’nun ve doğusunun en kadim halkıdır’

28
Tem
09

Kimse gerçek Atatürkçülere Atatürkçülük dersi veremez

Tayyip ve Atatürk tüccarlığı

Atatürkçülük, hep tartışma konusu olmuştur. Kimin gerçek Atatürkçü; kimin ise sahte Atatürkçü olduğu tartışılır durur. Ama bu Atatürkçülük tartışmalarını açanların da hep Atatürk düşmanı oldukları görülür. Özellikle siyasetin kızıştığı bugünlerde Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olanların, solcu ve Atatürkçüleri köşeye sıkıştırmak için söyledikleri klasikleşmiş sözler vardır: “Siz, Atatürk’ten geçiniyorsunuz”, “Siz, sahte Atatürkçünüz” gibi…

Bu klasikleşmiş sözlere yakın bir benzerini ise son olarak Tayyip söyledi. “Atatürk kalksa, bunların hepsini mezara gömer.” diyen Tayyip, yine Baykal ve CHP üzerinden Atatürkçü ve solcu kesimi vurmaya çalışıyor. Aslına bakılırsa Baykal ve CHP’nin Atatürkçü olmadığı konusunda Tayyip ile hemfikiriz (Kaderde Tayyip ile aynı fikirde olmak da varmış). Evet, bu ülkede Atatürkçülerin sahtesi olduğu gibi, Atatürkçü olmayıp Atatürkçülere sürekli saldıranların da olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Ama Tayyip gibiler sahtesi bile olmayı beceremiyor. Cumhuriyet ve Atatürk konusunda sicili bozuk birisinin bu konularda ahkam kesmesi de bayağı bir abes kaçmıştır aslında.

Hani dinime söven Müslüman olsa denir ya, herhalde bu söz Tayyip için söylenmiş olsa gerek! Anlamadığı konularda ahkam kesmeye çalışan Tayyip, Atatürkçü-solcu kesime Atatürkçülük dersi vermeye çalışıyor.

Okumaya devam edin ‘Kimse gerçek Atatürkçülere Atatürkçülük dersi veremez’

28
Tem
09

“PKK’ya af” planı

Abdullah Öcalan

Ertuğrul Özkök

Burada ucuz ve kirli bir başka propaganda daha çıkıyor karşımıza: PKK silah bıraksın, karşılığında devlet de silah bıraksın ve sorun masada çözülsün.

Peki ama PKK’nın silah bırakması tek başına ne anlam ifade eder. Bu gerçekten de PKK sorununun bitmesi anlamına gelir mi?

Elbette hayır. PKK’nın nihai hedefi Türkiye’nin toprak bütünlüğünü bozarak ülke topraklarının bir kısmında bağımsız bir Kürt devleti kurmak, yani Türkiye’yi bölmektir.

Terör sadece bu yolda kullanılan bir stratejidir ama zaten PKK da uzun bir süredir
terörü ikinci sıraya alıp siyasallaşmayı ve siyasal çözümü öne çıkarmış durumda.
Üstelik bu nihai hedefinden, Türkiye’yi bölme hedefinden vazgeçmiş de değil.
Tam tersine PKK’lılar federasyondan tutun da bağımsızlığa kadar pek çok şeyi de
açıkça telaffuz ediyorlar. O zaman “PKK silahları bıraksın, bu iş çözülsün” anlayışı
tam bir kandırmaca değil de nedir?

Apo’nun “yol haritası” diye açıklayacağı şeyler de aslında bu siyasallaşma programının temel taleplerinden başka bir şey olmayacak. AKP iktidarı ve Amerikancı basın gerçekleri ne kadar çarpıtırsa çarpıtsın durum bundan ibaret. PKK silah bıraksa bile bölücülükten vazgeçmeyecektir. Bu onların kendi var oluş nedenlerini ortadan kaldırmaları demektir. Ama zaten onların da böyle bir şey söyledikleri yok. Dahası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna katılan Kürtlerin Cumhuriyet tarafından ihanete uğratıldıklarını söyleyerek ülkenin asli unsuru olduklarını ve haklarını geri istediklerini söylüyorlar. Hak dedikleri ise öyle kültürel hak filan da değil, Doğu ve Güneydoğu’da kendi devletlerini kurmak.

Abdullah Gül’ün “tarihi fırsatı”: PKK’ya af

AKP’nin Kürt açılımının esas hedefinin PKK’ya genel af çıkarmak olduğu nihayet ortaya çıktı.

AKP’nin niyeti gerçi başından itibaren belliydi ama kapalı kapılar ardında konuşulanlar toplumun vereceği tepki göz önünde bulundurulduğundan olsa gerek genellikle ikinci ağızdan, yandaş medyanın ağzından açıklanıyordu. Şimdi durum değişmiş görünüyor. Artık neredeyse her şey açıkça telaffuz ediliyor. Tabii henüz açıklanmayan ama süreç içinde açıklanacak pek çok sürprize de hazırlıklı olmamız gerek. Bu klasik AKP taktiğidir; önce alıştır, sonra kabul ettir!

Abdullah Gül’ün “Kürt sorununda iyi şeyler olacak” ve “tarihi bir fırsatın eşiğindeyiz” şeklindeki açıklamaları da bu doğrultuda yapılmış açıklamalardı ve şimdi devamı geliyor.

Gül’ün sözleri bu planın ilk ağızdan ve en yetkili makam tarafından telaffuz edilmesi açısından önemliydi.

Gül, sadece AKP iktidarının bu konudaki niyetlerini açıklamakla da kalmamış ve “on senedir devlet sisteminin içindeyim. Hiçbir dönemde olmadığı kadar, sivil-asker bütün kesimler ortak anlayış, işbirliği ve koordinasyon içinde” diyerek asker de dahil olmak üzere bütün devlet organlarının PKK ile masaya oturma konusunda artık bir mutabakata vardıklarının sinyallerini vermişti.

Bu mutabakatın verdiği cesaretle olsa gerek şimdi kartlar daha açık oynanıyor. PKK’ya af çıkarılması dahil PKK’nın yıllardır elde etmeye uğraştığı pek çok taviz şimdilerde neredeyse bir devlet programı haline getirilmiş durumda.

Yandaş basın da tam koro halinde ve “çözüm” adı altında hükümetin ve PKK’nın atması gereken karşılıkla adımları sıralıyor. Bu da gösteriyor ki, PKK ile devletin masaya oturtulması dediğimiz süreç son aşamasına gelmiş durumda.

“Çözüm” dedikleri PKK’nın zaferini kabul etmemiz

Apo’nun avukatları aracılığıyla 15 Ağustos’ta bir “yol haritası” açıklayacağını duyurmasını da PKK ile masaya oturma sürecinin yeni bir aşaması olarak okumak gerek. Apo’nun tutuklu bulunduğu İmralı’dan yıllardır terör örgütünü yönetmesine nasıl izin verildiğini geçtik, AKP başta olmak üzere bütün devlet yönetimi, Amerikancı basın ve TÜSİAD, Apo’nun açıklayacağı yol haritasına kilitlenmiş durumdalar. Apo, bakalım ne diyecekmiş, herkeste bunun telaşı var.

Ancak ilginçtir bu çevrelerin Apo’nun yapacağı açıklamayı beklerken “çözüm”, “akan kanın durması”, “barış” edebiyatı adı altında yaptıkları propaganda içinde görülmeyen ya da görülen ama üstü örtülen bir gerçek var ki bunu gözden kaçırmamak gerek. Dahası “çözüm” diye önümüze konulan şeyin aslında ne olduğunu, neye hizmet ettiğini ve Türk milletine kabul ettirilen şeyin aslında ne olduğunu görmemiz açısından oldukça önemli. Belki küçük bir ayrıntı denilebilir, ama hiç de öyle değil, zaten şeytan da ayrıntıda gizlidir!

Apo’nun sözde yol haritasını açıklayacağı tarihten, 15 Ağustos’tan bahsediyoruz; son derece manidar bir tarih. 12 Eylül sonrası PKK’nın adının duyulmasını sağlayan ilk terörist saldırılar 1984 yılının 15 Ağustos’unda Siirt’in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçelerinde gerçekleşmişti. Buralarda kamu binalarına ve askeri karargâhlara saldırılar düzenlenmiş, ilk eylemde Şemdinli ilçesinde bir astsubay ile iki askerimiz şehit düşmüştü. Siirt’in Eruh ilçesinde ise İlçe Jandarma Komutanlığı’na uzun namlulu silah ve el bombalarıyla yapılan saldırıda 1 askerimiz şehit düşmüş, 6 asker ve 3 vatandaşımız da yaralanmıştı.

Şimdi bu terör eylemlerinin 25. yıldönümünde Apo PKK’nın çözümünü açıklayacak ve etkili ve yetkili devlet organlarımız başta olmak üzere herkes de Apo’dan gelecek bu açıklamaya kilitlenmiş durumda.

Oysa Apo’nun ne söyleyeceği bir yana açıklama yapacağı tarih bile her şeyi açıklıyor. Apo’nun zamanlaması sadece ve sadece PKK’nın 25 yıllık terör eylemlerinin zafere dönüştüğünün açıklanmasıdır, başka bir şey değil!

Bunu da birileri bize “çözüm için tarihi fırsat” diyerek yutturmaya çalışıyor, tabii yerseniz.

Terörist değil, sanki filozof!

Apo’nun ne söyleyeceği de belli aslında. PKK otuz yıldır ne söylüyorsa, ne için çalışıyorsa ve talepleri neyse Apo bunları tekrarlayacak.

Yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinin ardından yaptığı açıklamalarda “Demokratik Cumhuriyet” adı altında aslında bir federasyon tezi ortaya atmıştı Apo. Cumhuriyet’in kuruluşunda Türklerin ve Kürtlerin ortak kurucu olduğu şeklindeki klasik PKK propagandasını tekrarlamış ve bu çerçevede bir Türk-Kürt federasyonu önermişti.

Aradan geçen süreçte ise ulusalcılar da dahil olmak üzere pek çok çevre Apo’nun bu fikirlerinin Türkiye tarafından kullanılması gerektiğini söyleyerek Türk devletini ve Türk milletini Apo’nun peşine takmaya çalıştılar.

Okumaya devam edin ‘“PKK’ya af” planı’

28
Tem
09

Fethullahçılar, Aydınlıkçılar ve Tarafçılar Türk düşmanlığında buluştu

Taraf gazetesi Uygurların deşşetinden bahsediyor. Habere göre ölenlerin çoğu da Han Çinlisiymiş!

Amerikancı basın Uygur Türklerini destekliyor diyenlere hatırlatma: Taraf gazetesi Uygurların dehşetinden bahsediyor. Habere göre ölenlerin çoğu da Han Çinlisiymiş!

Yavuz Donat Çin’den bildiriyor! Ama bambaşka bir dünyada... Şanghay’daki fuar, Çin’le ticaretimiz... Uygur Türkleriyle ilgili tek bir satır yok.

Koyun can derdinde, kasap et derdinde! Yavuz Donat Çin’den bildiriyor! Ama bambaşka bir dünyada… Şanghay’daki fuar, Çin’le ticaretimiz… Uygur Türkleriyle ilgili tek bir satır yok.

Olayların ardında ABD mi var?

Doğu Türkistan’da 3 haftadır çok açık bir katliam yaşanıyor. Ama Türkiye’de yürütülen alçakça bir propaganda bu katliamın boyutlarının anlaşılmasını engelliyor: “Olayların ardından ABD var!”

Olayların ardında ABD’nin olmadığını burada uzun uzun anlatacak değiliz. Çünkü olayların ardında ABD’nin olduğunu iddia edenler bunu kanıtlamak zorunda.

Örneğin şu sorulara yanıt verilmesi gerekir:

ABD katliamın ardından Çin’e yönelik en ufak bir eleştiride bulundu mu?

Hayır!

2008 Olimpiyatları döneminde Tibet’te yaşananların ardından ABD hem resmi olarak hem de kontrolü altında tuttuğu NGO’larla büyük bir tepki oluşturmuştu. Doğu Türkistan’da yaşanan katliam ise geçen sene Tibet’te yaşananların kat be kat üstünde. Buna karşın Doğu Türkistan’la ilgili benzer bir kampanya oluştu mu?

Hayır!

Obama’nın olaylarla ilgili en ufak bir açıklaması oldu mu?

Hayır!

ABD-Çin ilişkilerinde en ufak bir gerilim yaşandı mı?

Hayır!

Olayların ardındaki isim olarak öne sürülen ve ABD ajanı olduğu iddia edilen Rabia Kader, son katliamdan sonra ABD’den en ufak bir yardım alabildi mi?

Hayır!

Rabia Kader Amerikancıysa, tarihimizin en işbirlikçi, en Amerikancı iktidarı AKP tarafından desteklendi mi?

Hayır!

Aksine Kader’in AKP iktidarı döneminde vize bile alamadığı ortaya çıktı.

Okumaya devam edin ‘Fethullahçılar, Aydınlıkçılar ve Tarafçılar Türk düşmanlığında buluştu’

28
Tem
09

Sıcak gündem

Yekta Güngör Özden

Önceki hafta, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olağan yaz kararnamesi için daha önceden plânlandığı anlaşılan amaçlı tartışmaların gölgesinde geçti. Başbakanın partisinin il kongrelerinde yüksek sesle muhalefete ve medyaya çatması yanında kimi arkadaşlarının gözyaşlarıyla ıslanan yüzlerindeki çizgiler dikkat çekiciydi. Şimdiye kadar HSYK ve kararları için böyle bir tartışma ortamı yaşanmamıştı. Belli ki iktidar, hukuksuzluklarının üstünün örtülmesi, kendilerine yönelik eleştirilerin artmaması, uygun buldukları işlemlerin sürdürülerek haklı çıkmalarının biçimsel de olsa sağlanması için çabalara girişmiş, telâş ve endişe karmaşasının ateşleyicisi olarak iktidar medyası ile iktidarcı medyayı ortaya sürmüştü. Durumun en üzücü yanı Kurul çalışmalarından iktidarla birlikte olan medyaya bilgi sızdırılması ve üyelere ilişkin olumsuz yayınlardı. Belli oluyordu ki iktidarın kendisi ve yandaşları için hiçbir şeyi gözü görmüyordu. İçi boşaltılan kavramlar, yıpratılan değerler, yıkılan ilkeler, adalete bağlılık, yargıya saygı, hukuka güven umurunda değildi.

Okumaya devam edin ‘Sıcak gündem’

28
Tem
09

Kıbrıs Barış Harekâtı

Ergin Konuksever

20 Temmuz 1974’te Rumların Türklere yönelik katliamlarının artması nedeniyle Kıbrıs Türkünü korumak için Barış Harekâtını düzenledik.

O dönem Milliyet gazetesi savaş muhabiri olarak ben de harekâta katıldım.

Pek çok çatışmayı birebir yaşadım. Sırtımdan yaralandım.

Rumlara esir düştüm.

Şehit gazeteci Adem Yavuz’un yaralanmasına tanık oldum.

Kıbrıs Barış Harekâtı’yla ilgili hazırladığımız albümün devamı sürecek.

Ergin  KONUKSEVER

Okumaya devam edin ‘Kıbrıs Barış Harekâtı’




İstatistikler

  • 2.309.441 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2009
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

En fazla oylananlar