26 Eki 2009 için arşiv

26
Eki
09

Kıtalararası virüs füzeleri

ABD nin Irak ı işgal etme sürecinde sürekli olarak Saddam’ın tehlikeli kimyasal ve biyolojik silahlara sahip olmasından endişe ediliyordu. “Birleştirilmiş” Milletler de Saddam Hüseyin’e bu konuda yaptırım, uyarı, denetçi gönderme kararları alıyordu. Ancak bir türlü bir sonuca varılamıyordu. Çünkü asıl meselenin Saddam’ın bu tür silahları olup olmadığı ve bunlarla ne yapacağından daha çok Irak’a askeri bir müdahale için gerekli zemini oluşturmaktı. Nedense ABD ve Birleşmiş Milletler 1988’de değil de yıllar sonra bu konuda bir şeyler yapmayı akıl etmişti… Bugün ortada ne böylesi biyolojik, kimyasal silahları ne de bu konuları gündeme getiren var. Sadece bir Genişletilmiş Ortadoğu Projesi telaşı, başkanları, eşbaşkanları var. Artık görünüyor ki, kopartılan tüm gürültü ve Irak’ın işgali emperyalizmin bu bölgenin dişlerini sökme projelerinin bir parçası idi. Kimyasal ve biyolojik silahların tehlikesinden bölge insanlarını kurtarmak gibi insancıl bir niyet falan da yok gerçekte.

İşgal tam olarak gerçekleştikten ve Saddam’ın ordusu tamamen dağıtıldıktan sonra, ABD askerlerini de etkilemiş olan Irak’taki şarbon saldırısı dahil olmak üzere durmadan bölgeye yönelik “kimden geldiği bilinmeyen” biyolojik saldırılar söz konusu. Şarbon “aşı”sından olumsuz etkilenen yığınla ABD’li askerin olduğu ve şarbonun Iraklı sivillere etkisininin neler olduğu değeri olmayan bilgiler. Televizyon ile hipnoz edilmiş halkımızın büyük bölümü için değeri olan bilgiler, TV’lerdeki magazin haberlerinde çünkü.

Türkiye’nin kuş gribi sürecindeki ekonomik kayıpları da şimdi domuz gribi aşısı sürecinde oluşacak ekonomik açıdan ve sağlık açısından kayıplarımızın da neler olacağını şu anda bilmiyorsak, demek ki önemi olmayan bilgiler. Önemsemeye başlayan olursa sonra öğrenir belki.

Bu iddialar şaşırtıcı mı geldi..?!!!

Şaşırtıcı gelmesin.

Önümüzdeki Kurban Bayramı öncesinde söylentileri yayılacak olan şarbon tehlikesi de şaşırtıcı gelmesin.

Peki  nedir  biyolojik  silah,  biyolojik  saldırı..?

“…Onlara  (Kızılderililer’e)  Çiçek  Hastalığı  Hastahanesi’nden  gelen  iki  battaniye  ve

bir  mendil  verdik.  Umarım  arzulanan   etkiyi gösterir.”

Wiliam Trent, 1763

Bu savaş yöntemleri çok eski tarihlere dayanır. Persler, Asurlular, Romalılar düşmanlarının yaşadıkları kentlerin su kuyularına hayvan leşleri atarlarmış. MÖ 184’lerde Kartacalı Hannibal düşmanlarının bulunduğu yerlere zehirli yılanlar attırırmış. Tarihte vebadan kırılan birçok ordu vardır.

Kızılderililer (Amerika’nın yerlileri), 13. yüzyılda Amerika’nın keşfinden sonra İspanyolların barutuna değil daha çok çiçek hastalığına karşı mücadele etmişlerdir.

Peki bambaşka bir konu; günümüze bir bakalım.

Çok yakın geçmişte yaşanmış hafızalarımızı zorlamadan hatırlayacağımız bir Babuna olayı var.

Babuna’yı ilik bulmak için gazetelere verdiği ilanla duyduk.

Bu beyefendi toplumumuzun merhametine güvenerek ilik kampanyası başlattı.

Sonuçta 160 bin kişiden ilik örneği alındı.

Daha sonra ne mi oldu?

Bu ilik ve kan örneklerinden 120 bini kayboldu.

Düşünsenize Türkiye’den 120 bin kişinin tüm genetik, biyolojik, tıbbi özelliklerinin araştırılabileceği 120 bin örnek kayboldu.

Bir rivayete göre Amerika’ya gitti, uçtu kuş oldu.

Yahut da buharlaştı.

Okumaya devam edin ‘Kıtalararası virüs füzeleri’

26
Eki
09

“Terörün arkasında ABD var, hesabı sorulacak”

Ahmedinejad

Ahmedinejad saldırıdan ABD’yi sorumlu tuttu. “Söz veriyorum ki, caniler bu insanlık dışı eylemlerinin cevabını en kısa
sürede alacak.” diyen Ahmedinejad’ın yanında bulunan
Meclis Başkanı Ali Laricani’nin hedefi de ABD’ydi.

Bu sözler İran Devlet Başkanı Ahmedinejad’dan geldi.

Olay, İran’ı vuran ihtihar saldırısı…

Geçen hafta İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletinde Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarını hedef alan bir intihar saldırısı düzenlendi.

Aralarında 7 üst düzey komutan olmak üzere 42 kişi öldü, 50’den fazla kişi de yaralandı.

İran Haber Ajansı’nın verdiği bilgiye göre, İran’ın bölücü güçlere karşı birlik ve beraberliğinin sağlanması ile ilgili bir toplantı planlanıyormuş.

İran Devrim muhafızlarının üst düzey yetkilileri ve bölgedeki Şii ve Sünni aşiret reislerinin de davetli olduğu toplantının hazırlıkları sürerken, içeriye kadar girip üzerindeki bombaları patlatmış.

Ölenler arasında en önemli isim Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutan Vekili Tuğgeneral Nur Ali Şuştari de varmış.

İran, geçtiğimiz Haziran ayında yapılan devlet başkanlığı seçimlerinden sonra, Ahmedinejad’ın yeniden seçilmesinin ardından büyük bir karmaşa yaşamış, Devrim Muhafızları da bu kargaşanın bastırılmasında en çok görev yapan kurum olmuştu.

Gerçekten de 1979 İran İslam Devrimi’nden sonra oluşturulan ve İran’ın güvenliğini sağlayan Devrim Muhafızları kendi kara, hava ve deniz kuvvetleri olan ve İran’ın füze programını geliştiren 120 bin kişilik bir yapı.

Saldırının ardından tepkisini dile getiren Ahmedinejad, olaydan ABD’yi sorumlu tuttu.

“Söz veriyorum ki, caniler bu insanlık dışı eylemlerinin cevabını en kısa sürede alacak.” diyen Ahmedinejad’ın yanında bulunan Meclis Başkanı Ali Laricani’nin hedefi de ABD’ydi.

“Bu son terör eylemini ABD’nin siyasetlerinin sonucu olarak göryoruz. Bu da ABD’nin ülkemize yönelik husumetinin göstergesidir.” şeklinde konuşan Laricani, Obama’nın İran’a yönelik elini uzatma tavrının inandırıcı olmadığını belirtti.

Laricani, bu intihar saldırısıyla Obama’nın uzattığı elinin kana bulandığını ifade etti ve İran halkının ABD’nin Obama’yla gelen “değişim”ine inanmamakta haklı olduğunun birkez daha ortaya çıktığını belirtti.

Okumaya devam edin ‘“Terörün arkasında ABD var, hesabı sorulacak”’

26
Eki
09

Mehmetçiğe cenaze töreni teröriste bayram karşılaması

Açılım  dedikleri  PKK’ya  afmış..!!!

Sonunda AKP’nin Kürt açılımı derken neyi kastettiği ortaya çıkmış oldu: PKK’lı teröristler ellerini kollarını sallaya sallaya Türkiye’ye geldi ve serbest kaldılar.

Demek ki Kürt açılımı dedikleri PKK’lı teröristlere afmış!

PKK elebaşısı bir mektup gönderiyor Kandil’e ve PKK’lılara “teslim olun” diyor.

O PKK’lı teröristler de geliyor Türkiye’ye.

Apo’nun İmralı’dan terörü idare ettiğinin bundan açık kanıtı olur mu?

AKP’nin Apo’ya izin verdiğinin başka açıklaması olabilir mi?

Ortada açık bir PKK-AKP antlaşması vardır ve PKK’lı teröristler hiçbir ceza almadan Türkiye’ye gelmektedir.

Apo bir grup PKK’lının teslim olmasını istemişti, Tayyip’e bu da yetmemiş ki bütün PKK’lılar gelsin diyor.

Ne yapacaksın bütün PKK’lıları?

Ülke içinde yeterince PKK’lı yok mu, Meclis’te yok mu?

Partine mi alacaksın, danışman mı yapacaksın o PKK’lıları?

Azeri  bayrağı  suç,  PKK  bayrağı  serbest..!!!

Bir de mazlum edebiyatı yapar bunlar yıllardır, biz eziliyoruz diye. Dünyada terör özgürlüğü elde etmiş başka bir topluluk var mıdır?

Bakın PKK’lı teröristlere nasıl bayram karşılaması yapıyorlar!

Hani PKK’lı değildi oranın insanı?

Madem değiller neden PKK’lıları davul zurnayla karşılıyorlar?

Bakın PKK’lılar davul zurnayla karşılanıyor ama Mehmetçiklerimiz beyaz kefenle iniyor o dağdan!

Şehitlerin cenaze törenine PKK’lıları ülkeye davet eden o adam katılamıyor!

Şehit cenazesine vatandaşın katılımı yasak!

Hatta şehitlikte anma töreni bile yasak!

Azeri bayrağı taşımak suç!

Ama PKK bayrağı açmak, Apo posteri taşımak serbest!

Teröristler  serbest,  komutanlar  hapiste..!!!!!!!!!

Demek ki bu ülkede yasaklar onlara değil bir tek Türklere var!

Türk’e acı çekmek, gözyaşı dökmek bile yasak!

Açın televizyonları herkes teröristleri destekler ama Türk askerini savunan yok!

Okumaya devam edin ‘Mehmetçiğe cenaze töreni teröriste bayram karşılaması’




İstatistikler

  • 2.309.441 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

En fazla oylananlar