10 Haz 2010 için arşiv

10
Haz
10

Castro : Filoya saldırı İsrail faşist fanatizmi

Fidel Castro :  “İsrail’i  yöneten  aşırı  gericiler  İran  direnişine  çarpacak.

İsrail  nükleer  gücünü  kullanmaktan  çekinmeyecek. İsrail’in  yardım  filosuna

saldırısındaki  gibi,  faşist  fanatizmle  hareket  edeceği  açıktır !”

HAVANA – Küba lideri Fidel Castro, İsrail’deki hükümetin İran’a nükleer saldırı düzenleyeceğinden endişe ettiğini yazdı.

Yerel basınla internetteki Cubadebate.cu adresinde yayımlanan yazısında Castro, İran’a yeni yaptırımları oylaması beklenen BM’nin ”olayların akışını değiştiremeyeceğini” ifade etti ve ”çok kısa bir süre sonra İsrail’i yöneten aşırı gericiler İran’ın direnişine çarpacak. İsrail de, ABD tarafından yaratılan dikkate değer nükleer gücünü bağımsızca harekete geçirmek ve kullanmaktan çekinmeyecek. Başka türlü düşünmek gerçeği inkardır” ifadesini kullandı.

YARDIM  FİLOSUNA  SALDIRMAK  FAŞİST  FANATİZMDİR

İsraillilerin, ”İran’ın uranyumun bir kısmını zenginleştirdiği tesisleri yıkmayı deneyeceklerinin açık olduğunu” söyleyen Castro, ”İsrail’in Gazze’ye yardım götüren insani yardım filosuna saldırdığı zamanki gibi, yani her zamanki gibi, faşist fanatizmle hareket edeceği açıktır” dedi.

Küba, 1962’den beri Amerikan ambargosu altında bulunuyor ve 1973’ten beri İsrail ile diplomatik ilişki yürütmüyor.

10
Haz
10

“Türk” demek “dil” demektir

Arap abecesinden Latin abecesine geçişi haber veren gazete haberi.

Cumhuriyet  öncesi  dönem

ve  dilde  sadeleştirme  çabaları

Cumhuriyet öncesi Türk yazı dili Arapça ve Farsçadan büyük ölçüde etkilenmiş, çoğunlukla bu dillerin kelimelerini alarak karma bir dile dönüşmüştür.

Tanzimat döneminde Osmanlı aydınları tarafından Osmanlıcaya karşı tepkiler dile getirilmiştir.

Tanzimat dönemi sonrasında Servet-i Fünun ve Meşrutiyet dönemlerinde edebiyatçıların çoğu ağırlaşan Osmanlıcaya karşı yeni bir dil-üslup arayışlarına girmişlerdir. Şinasi, Muallim Naci, Ahmet Cevdet Paşa gibi şahsiyetler yazı dilinin sadeleşmesini söyleyen şahsiyetlerdir.

Ancak Tanzimat’tan Cumhuriyet’e gelene dek dil ve alfabenin ıslah edilmesi gerektiği söylenilmiş, fakat pek yol alınamamıştır.

Bütün Türk dünyasında anlaşılabilecek ortak bir yazı dilinin kullanılması ve dilde birlik sağlanabilmesi gayesi ile İsmail Gaspıralı’nın 1883 yılında Kırım’da çıkardığı Tercüman adlı gazete dilde Türkçe kullanma akımını hızlandırmıştır.

Devam eden dönemlerde II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle milli şuurun yayılmak istenmesi, Türkçe kullanma taraftarlarını çoğaltmıştır.

“Türk Derneği”, “Genç Kalemler”, “Yeni Lisan” gibi adlar altında toplanan yayınlarda İstanbul ağzının esas alındığı bir dilin kullanılması gerektiği söylenilmiştir.

Tanzimat döneminde “dilde sadeleşme” olarak başlayan hareket 20.yüzyıl başında Türkçeleşme olarak kendini göstermiştir.

II. Meşrutiyet dönemine gelindiğinde, Türk alfabesi konusunda kuvvetli tartışma ve girişimlerle karşılaşılmaktadır.

Fakat bu değişikliğin gereğine inanılsa bile, uygulanması için gereken cesaret kimsede yoktur.

1897  yılında  Osmanlı  devletinde   yapılan  istatistiklere  göre  okuma-yazma  bilenlerin

oranı  %10’un  altındadır.

Okuyan  öğrencilerin  cinsiyet  dağılımına  bakıldığında  ilkokulda  kız-erkek  öğrenci

oranı  0.40  iken,  bu  oranın  orta  okulda  0.15’e  düştüğü  görülmektedir.

Ayrıca Osmanlı devletinin son dönemlerinde eğitim kurumları büyük bir çöküntü içindedir.

Medrese ve modern devlet okulları dışında kendi dillerinde eğitim yapan azınlık ve yabancı okulları vardır.

Yabancılar, misyonerlik faaliyetleri ve sanayileşme sonucu ürünlerine pazar sağlayabilmek için 19. yüzyıldan itibaren ülkemizde eğitim faaliyetlerine hız vermişlerdir.

Açılan okullar emperyalist ülkelerin amaçlarına hizmet eden araçlar konumuna getirilmiştir.

Okulu açan ülke, kendi dinsel inancını, kültürünü, dilini öğretirken Osmanlı’yı içten parçalayacak propaganda faaliyetlerini yürütmüştür.

Ayrılıkçı isyancılara lojistik destekler vermiştir.

Anadolu’da Ermeni hadiselerinde Taşnak ve Hınçak örgütlerinin en büyük destekçisi Amerikan okullarıdır.

Bu okulların depoları silahhane gibidir, kanun kaçakları o okullarda saklanırdı.

Çünkü bu okullara Osmanlı kolluk kuvvetlerinin girmesi imkansızdı.

Okumaya devam edin ‘“Türk” demek “dil” demektir’




İstatistikler

  • 2.304.234 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Haziran 2010
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

En fazla oylananlar