20 Haz 2010 için arşiv

20
Haz
10

“Kural” Yine Değişmedi…Şimdilik…

Barışta  alınterimizle  nimet  üretip,  helal  geçimimizle  bu  ülkede  varız…

Savaşta  da  canımızı  vererek  ülkemizin  varlığını  sürdürürüz…

Ama  anlayın  artık…

Barışta  ve  savaşta  bizimle  beraber  ter  ve  kan

dökmeyenler  esas  düşmanımızdır…

O   kadar…

——————————————————————————————————————————————————————

Hakkari’de  şehit  olan  11  askerin  aileleri  evlat  acısıyla  yandı…

– Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde PKK’lı teröristlerin açtığı ateş 11 eve düştü.

Coşkuyla yolladıkları evlatlarının tabut içinde geri dönecek olması, aileleri yasa boğdu.

Düştüğü yeri yakan ateş, ailelerin yüreklerinde adeta yangına dönüştü.

Şehit asker Oğuz Yelken’in, Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Kavacık köyünde yaşayan annesi Hatice ve babası İlyas Yelken’e acı haberi Uzunköprü Kaymakamı Uğur Kolsuz, Belediye Başkanı Enis İşbilen ve Uzunköprü Jandarma Komutanı Fatih Çetil verdi.

Oğlunun şehit haberini alır almaz anne Hatice Yelken fenalaştı. Köy muhtarı Hayati Balkan, iki kardeş olan Yelken’in 9 ay önce askere gittiğini söyledi.

Oğuz Yelken, izne geldiği 6 Nisan’da teslim olmadan önce sosyal paylaşım sitesi Facebook’da düşüncelerini ve hissettiklerini şu satırlarla paylaştı:

”Bu hayat çok acımasız. Bir insanı canından çok seversin ona değer verirsin ama yaranamazsın. Ben çok sevdim neleri göze aldım bir o bilir bir de ben. Şimdi gidiyorum Allah kısmet ederse de 7 ay sonra döneceğim. Şu 26 günde şunu daha iyi anladım ki kimse kendi kadar değerli değil. Belki unutamayacağım bir yerde hep karşıma çıkacak ama olsun. Buna da alışırız, yarın gidiyorum. Hepiniz Allah’a emanet olun arkadaşlar, hepinizi çok özleyeceğim.”

Şehit Yelken, yine aynı sitedeki sayfasında Kazım Koyuncu’nun, ”İşte gidiyorum” adlı klibini de paylaşmıştı.

BİR AYDIR OĞULLARIYLA GÖRÜŞEMEDİLER
Piyade Er Elas Esendere’nin, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi Ericek beldesine bağlı Haytalar mezrasındaki ailesine acı haber verildi.

Şehit Piyade Er Elas Esendere’nin baba evinin bulunduğu sokak Türk bayraklarıyla donatıldı. Haberi alan köylülerle çevre köylerden vatandaşlar, Esendere ailesinin evine gelerek baş sağlığı diledi. Bu arada Göksun ilçesinde de sürekli Şehit Piyade Er Elas Esendere’nin şehit olduğu anonsları yapılıyor.

İstanbul’da bir şirkette işçi olarak çalışan baba Çavuş Esendere’nin dün gece izne geldiği belirtildi. Şehit Piyade Er Elas Esendere’nin ailesinin, yaklaşık bir aydır oğullarıyla görüşemediği öğrenildi.

‘VATAN SAĞOLSUN, AĞLAMAYACAĞIZ’
Piyade Onbaşı Mustafa Kayın’ın Edirne Keşan’daki evinde büyük üzüntü yaşanıyor.

Oğlunun şehit olduğu haberini alır almaz fenalaşan anne Sevgi Kayın’a sağlık görevlileri ilk müdahaleye yaptı. Yakınları da şehit annesini teselli etmeye çalıştılar.

Şehidin ağabeyi Süney Kayın, kardeşi Mustafa Kayın’ın, şehit olmadan bir gün önce kendisine ”Abi beni aramayın göreve çıkıyoruz. Telefonumu komutanıma teslim edeceğim. Hakkınızı helal edin” diye telefonla mesaj attığını belirtti.

Süney Kayın, ”Çok üzgünüz. Yine de vatan sağ olsun. Ağlamayacağız” diye konuştu.

‘BEN ŞİMDİ KİMİNLE AVUNACAĞIM’
Piyade Er Sabahattin Derin’in Milas’ın İsmet Paşa Mahallesi’nde yaşayan ailesine acı haberi Milas İlçe Jandarma Komutanı Kurmay Yüzbaşı Cemal İyigün verdi.

Şehidin babası Yaşar Derin ve annesi Melek Derin ”Vatan sağolsun” dedi.

Şehidin kardeşi Ufuk Derin ise gözyaşları içinde, ”Ben şimdi ne yapacağım. Kiminle avunacağım” diye konuştu. Acı haberi alarak fenalaşan şehidin dedesi Hasan Turgut’a, sağlık personeli müdahale etti.

SON TELEFON GÖRÜŞMESİNİ DÜN SABAH YAPTI
Şehit Hüseyin Köksal’ın, Ankara Keçiören’deki Şehit Kubilay Mahallesi 1697. Sokak’ta bulunan babası Nurettin Köksal’ın evine giden askeri yetkililer, acı haberi aileye iletti.

Şehit haberi üzerine fenalaşan Köksal’ın yakınlarına ilk müdahale, askeri ambulansla gelen sağlık görevlilerince yapıldı. Türk bayrakları asılan evde taziyeleri kabul eden baba Nurettin Köksal ise, oğluyla en son telefon görüşmesini dün sabah yaptığını söyledi.

Oğlunun askerde ve izine geldiğinde çektirdiği fotoğraflarını gösteren baba Köksal, ”İki oğlum vardı. Biri şehit oldu. Vatan sağolsun. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Diyecek başka hiçbir şey bulamıyorum. Artık bunlar son bulsun. Allah hiç kimseye böyle bir acı yaşatmasın” diye konuştu.

‘BU ÇOCUK DÖNEMEYECEK’
20 yaşındaki Şehit er Ramazan Erdem’in, Zonguldak’ın Ereğli ilçesine bağlı Gökçeler beldesindeki evine giden askeri yetkililer, Türkiye Taşkömürü Kurumundan emekli maden işçisi baba Mustafa Erdem’e, acı haberi verdiler.

Baba Erdem, gazetecilere yaptığı açıklamada, 10 gündür oğlunu aramasına rağmen ulaşamadığını, bundan dolayı merak içinde olduğunu söyledi.

Olayın içine doğduğunu, bir süre önce yakınlarına ”bu çocuk dönemeyecek” dediğini anlatan Erdem, şöyle konuştu:

”Oğluma 10 gündür ulaşamıyordum. Son görüştüğümüzde elbise, ayakkabı ve sivilken çektirdiği fotoğraflarını istemişti, onları gönderdim. Eline ulaşıp ulaşmadığını bile bilmiyorum. Türkiye’nin başı sağ olsun. Altı çocuğumdan birini şehit verdim. Diğer 3 oğlum askerliği yapmıştı. Eşim Emine 15 yıl önce öldü.

Evlatlarıma hem anne hem baba oldum. Oğlum 4,5 aylık askerdi.”

Şehidin halası Havva Karakaya, terör sorununa dikkati çekerek, ”Bunların sonu ne zaman gelecek” diye konuşurken, amca İsmail Erdem ise, ”3 aylık çocuğu nasıl çatışmaya gönderdiniz” diye tepki göstererek, bayıldı.

’15 GÜNLÜK ASKER, NASIL HUDUDA GİDECEK?’
Şehit Piyade Er Mutlu Saydam’ın Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki baba ocağında büyük üzüntü yaşanıyor.

Oğlunun şehit olduğu haberinin ardından fenalaşan anne Hüsniye Saydam’a sağlık görevlileri müdahale etti.

Oğlunun silahın ne olduğunu bilmediğini ifade eden Baba Sıddık Saydam, ”Oradaki askerler de benim çocuklarım. Silahın daha ne olduğunu bilmiyordu. Sivas’ta 15 günlük askerlik yaptı, ondan sonra Hakkari’ye gönderdiler. 15 günlük asker, nasıl hududa gidecek? Eğitim görmemiş, bir şey görmemiş. En son 4-5 ay önce izne geldi. Dağıtımında onunla Van’a kadar gittim. Van’dan sonra beni bırakmadılar, gidemedim. Telefonla görüşüyorduk. İki gün önce telefon açmış. 5 gün dışarıda kalıyordu, 2 gün taburdaydı. Ağabeyi ile görüşmüş ‘Ben yarın operasyona gideceğim’ demiş. Terhisine 57 gün vardı” diye konuştu.

Muş doğumlu olan Saydam’ın bekar olduğu ve 9 kardeşi bulunduğu öğrenildi.

EVİN TEK OĞLUYDU, 60 GÜN SONRA GELECEKTİ
Aydın’ın merkeze bağlı Tepecik beldesinde oturan Piyade Er Mehmet Ali Tosun’un şehit olduğu haberini, Aydın Jandarma Alay Komutanı Albay Uğur Özcan verdi.

Askerliğinin bitimine 60 gün kalan Mehmet Ali Tosun’un şehit olduğunu öğrenen Baba Abdullah Tosun, kendisini telefonla arayan yakınlarına, ”Vatan için verilecek bir canımız varmış, onu verdik. Oğlumla gurur duyuyorum. Yarın bir gün nasıl olsa bu haberi alacaktık. Bir saat önce olmuş, iki saat sonra fark etmez” şeklinde konuştu.

Aydın Belediyesi Fen İşlerinde işçi olarak çalışan baba Abdullah Tosun, emekli olmak için oğlunun askerden gelmesini beklediğini ifade etti.

Tosun ailesinin komşuları, Mehmet Ali Tosun’un en büyük hayalinin iş kurmak olduğunu, askerden gelir gelmez evlenmeyi istediğini söyledi.

Öte yandan, gözyaşlarına hakim olamayan Anne Müşerref Tosun, evinin tek oğlunu kaybetmenin acısını, 19 yaşındaki kızı Fatma Tosun’a sarılarak yaşadı.

Müşşeref Tosun, ”Benim oğlum hainlerin kurşunuyla şehit oldu. Buna sebep olanlar utansın. Ağlayıp kalleşleri sevindirmeyeceğim” diye konuştu.

‘ŞEHİT OLACAĞI RÜYAMA GİRDİ’
Uzman Çavuş Ömer Kara’nın Mersin’in Tarsus ilçesi Hacıhamzalı köyünde oturan ailesine acı haberi, askeri yetkililerle Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz birlikte verdi.

Baba Mehmet Kara, oğlunun şehit olacağını dün gece rüyasında gördüğünü belirterek, ”Devlet teröre bir an önce önlem almalı. TBMM askere yetki versin, elini ayağını bağlamasın. Bir an önce akan kanın durdurulması gerekir” dedi.

Anne Elmas Kara ise 3 çocuğundan ortancası olan şehit oğlu için ”Beni oğlumun yanına götürün. Oğlum neyin karşılığında gitti. Nasıl kıydınız. Ben oğlumu istiyorum. Ciğerim yanıyor” diyerek gözyaşı döktü.

Şehidin ağabeyi Ramazan Kara da, ”Ben kardeşimi istiyorum. Bunun hesabını soracağım” dedi.

TEYZESİNİN OĞLU İLE AYNI BİRLİKTE ASKERDİ
Şehit Jandarma Komando Çavuş Yusuf Pazar’ın Ankara’nın Kazan ilçesinde oturan ailesi, askeri yetkililerden aldıkları acı haberin ardından gözyaşlarına boğuldu.

Teyzesinin oğlu İsa Şenlioğlu ile aynı birlikte vatani görevini yaptığı öğrenilen Jandarma Komando Çavuş Pazar’ın, dün sabah saatlerinde operasyon bölgesinden babası Yaşar Pazar’ı telefonla arayarak, ”Biz iyiyiz, merak etmeyin. Buradaki görevimiz yarın bitiyor. Pazartesi günü birliğimize geri döneceğiz” dediği öğrenildi.

Pazar’ın cenazesi, yarın ikindi namazının ardından düzenlenecek askeri törenle Kazan Asri Mezarlığı’ndaki Şehitlik’te toprağa verilecek. Pazar, yaklaşık iki yıl önce çevre düzenlemesi yapılarak oluşturulan Şehitlik’e defnedilecek ilk şehit olacak.

‘BENİ BEKLEMEYİN’
Şehit Piyade Er Süleyman Ballan’ın Konya’daki evinde büyük üzüntü yaşanıyor.

Ballan’ın dayısı Celal Bulgurcu, gazetecilere yaptığı açıklamada, şehidin ailesiyle en son bayramda görüştüğünü belirterek, ”Tezkeresine yaklaşık 75-80 gün vardı. Bekardı. 5 kardeşin en küçüğüydü. Ailesi son 1-2 gündür Süleyman’a ulaşamamış” dedi.

Şehidin arkadaşları ise Ballan’ın iki ay önce izne geldiği zaman yakınlarına ”Beni beklemeyin” dediğini ifade ettiler.

Piyade Er Ballan’ın cenazesinin yarın ikindi vaktinin ardından Musalla Cami’de kılınacak cenaze namazının ardından Konya Şehitliği’nde defnedileceği öğrenildi.

20
Haz
10

Hain düz ovada nasıl kayboluyor.?!!

Bu Pazar da okuyucularımızın yazılarına, tepkilerine yer veriyoruz..

********

“Korku imparatorluğu oluşturulmaya çalışılan bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz .
Bu gün yaşadığım olay camide beni bunaltma noktasına getirdi, Allah’tan korkmasam ve Cuma olmamış olsa çıkacaktım.
Şöyle ki, aldılar Gazze, bitirdiler Filistin, kahrolsun İsrail…
Tamam amenna biz bu Yahudilere eskiden beridir diş biliyoruz.
Buna diyecek hiçbir söz olamaz, olmamıştır da.
Bir il müftüsü insanlara, “gıyabi cenaze namazına herkesi bekleyeceğim, mitinge de bekliyorum” nasıl der Allah aşkına…

İskenderun  ve  diğer  vatan  topraklarında  ölen

askerlerimiz  için  neden  bir  miting  düzenleme

davetiyesi  hutbelerden  ve  minberlerden  duymadık.

Bizim  çocuklarımızın  canı  bu  kadar  ucuz  mu.

Pervasız Emine Ayna konuşurken gıkını çıkarmayanlar, vaaz kürsülerinden bu PKK’yı eğitenlere destek çağrısı yapmakta…
Benim ülkem ve insanım nasıl manipule edilmiş olduğuna hayret ediyorum.
R.Tuna”
20
Haz
10

Bugün… Yazamam..

600 bin çocuğun ana babası okulların kapısında bekleşiyordu dün, “Acaba benimki hangi üniversiteye girecek” diye…

600 bin çocuğun ana babası televizyon başında bekleşiyordu dün, “Acaba benimki mi şehit oldu” diye…
Güya Babalar Günü bugün…

Ekran bana bakıyor…
Ben ekrana…

Sözün  bittiği  yerdeyiz   sanırım.

En iyisi as levhayı git…
Cenaze dolayısıyla kapalıyız.

20
Haz
10

Metal Rüzgarı Dinmiyor

METAL RÜZGÂRI DİNMİYOR.

– TÜRK İŞ GENEL SEKRETERİ VE TÜRK METAL

SENDİKASI GENEL BAŞKANI PEVRUL KAVLAK BİNLERCE

İŞÇİ İLE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPTI

– KAVLAK “KARDEMİR İŞÇİSİ İÇİN BİR BANKANIN

KARABÜK ŞUBESİNE 700 MİLYON TL PARA ÇIKARDIM”

– BU MÜCADELEYİ BİR OLARAK, DİRİ OLARAK

BAŞARACAĞIZ

Türk İş Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak Karabük’e ikinci çıkarmasını yaptı.

Sendikal yetki mücadelesi devam ederken Türk Metal Sendikası Genel Başkanı, Kardemir kapısında 1.500 işçi ve ailesi ile birlikte 8/16 vardiyasından çıkan binden fazla işçiyle buluştu.

Kardemir girişinden 2 Bin 500’den fazla işçi ve aileleri ile birlikte yaklaşık 1 km uzaklıktaki toplantı salonuna yürüyerek giden Türk Metal Üyeleri adeta gövde gösterisinde bulundu.

Salonda bir konuşma yapan genel başkan üyelerine moral üzerine moral verdi.

Genel Başkan Pevrul Kavlak salonda binlere yaptığı konuşmada şunları söyledi;

Ülkemizde, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin güvenilen kurumlar arasındaki yerinin hiç de iyi olmadığını hepimiz biliyoruz.

Bu konuda bugüne kadar hükümetlerin sendikalaşma konusunda çalışanları destekleyen bir anlayışta olmaması temel sebeplerden biri olabilir…

Ama bize göre sendikalara duyulan güvensizliğin merkezinde,  ne acıdır ki sendikacılar yer almaktadır.

Sendikaların, çalışanları hem sosyal ve ekonomik hem de demokratik haklarının gelişmesi mücadelesinde yetersiz kalması bize göre duyulan güvensizliğin tam merkezinde bulunmaktadır.

Türkiye’de bu konuda en fazla başı ağrıyanlar içinde Kardemir emekçileri gelmektedir.

Çünkü Kardemir işçileri, sendikaları tarafından hemen hemen her gün tehdit edilmektedir…

Okumaya devam edin ‘Metal Rüzgarı Dinmiyor’

20
Haz
10

HAYDİ TÜRK MİLLETİ.!!!

ŞEHİTLERİMİZİN  CENAZE  TÖRENLERİNE  KATILARAK   MİLLETİN  BİRLİĞİ

VATANIN  BÜTÜNLÜĞÜNE  SAHİP  ÇIKTIĞIMIZI  DOSTA  DÜŞMANA  GÖSTERELİM !

Hakkari’de Amerikan maşası bölücü terör örgütünün saldırısı sonucunda kahramanca savaşarak şehit olan 11 askerimizi sonsuzluğa uğurluyoruz. Cenaze töreni yapılacak illerden belli olanlar Ankara, Aydın, Edirne, Keşan, Muğla – Milas, K.Maraş…
Ankara’daki tören, 20 Haziran, Pazar günü öğle namazından sonra Kocatepe Camiinde yapılacak.
Yurttaşlarımızı, şehitlerimize son görevlerimizi yapmak, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birliğini korumakta kararlı olduğumuzu, ülkemizi parçalamak isteyen Amerikan emperyalizminin maşası terör örgütü ve BOP eşbaşkanlarına ve dosta düşmana göstermek için törenlere katılalım…

TAPUNA   SAHİP   ÇIK

TERÖRE  LANET  İÇİN  YÜRÜYORUZ…  BUGÜN…

20.06.20010  –  PAZAR  GÜNÜ –
İSTANBUL  Taksim  Meydanı –  saat  14:00
ANKARA   Kızılay  Güven  Park – saat 13:00
KAYSERİ  Cumhuriyet  Meydanı – saat  12:30
İZMİR   Gündoğdu Meydanı – saat 13:00
…TERÖRE LANET YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAKTIR.

20
Haz
10

Diktatör ve Soytarı

Diktatör “dikte eden” kimse demek.

Böyle bakıldığında, dilimize “buyurgan” diye çevrilebilir.

Tartışmadan hoşlanmaz.

Ağzından çıkan her sözü “hikmet” olarak görür.

Eleştiriye tahammülsüzdür.

Zaten bir zaman sonra çevresinde onunla tartışmayı göze alabilecek kimse kalmaz.

Eleştirinin en küçük dozu bile bu çevrede yer bulamaz.

Bir an gelir, diktatörün çevresinde sadece şakşakçılar, dalkavuklar ve soytarılar kalmıştır.

Bu onun zaten yerinde olmayan akıl sağlığını daha da bozar.

Diktatörleştikçe yalnızlaşır, yalnızlaştıkça diktatörleşir.

Bu yalnızlaşmada diktatör ve soytarı birbirine karışır.

Kimin diktatör kimin soytarı olduğu ayırt edilmez olur.

***

Diktatör ve soytarı ilişkisini en güzel Charlie Chaplin anlatmıştır.

“Diktatör” adlı filminin adı pekâlâ “Soytarı” da olabilirdi.

Hitler orada soytarı olarak gösterilmiştir.

Saçları, bıyığı, deli bakışları ve davranışlarıyla o gerçekten de rol yapan bir soytarıdan farksızdır.

Saçsız ve bıyıksız Mussolini de öyledir.

Çünkü mesele saçta ve bıyıkta değil, davranıştadır.

Diktatörün akıl sağlığının bozukluğundadır.

Ciddi ve ürkütücü görünüşünün ardındaki zavallılığındadır.

Okumaya devam edin ‘Diktatör ve Soytarı’

20
Haz
10

ŞEHİT KANLARINDA BOĞULMAK!

AÇILIM

PKK’nın tutuklu lideri bebek katilinden “görüş” almak,
Kürt devletine yeşil ışık yakmak,
PKK’nin siyasi kanadını Meclise sokmak,
PKK’lı teröristlerin ayağına mahkeme götürmek,
PKK’yla mücadele eden TSK’yı etkisizleştirmek,

Sonuçta:
Terörle mücadele yerine terörle “müzakere” etmek…
Ve:
Son iki ayda 50′den fazla şehit….

İKTİDARIN YAPAY GÜNDEMLERİ

Türkiye’nin bir numaralı önceliği TERÖR iken, AKP’nin temel politikaları:
Ergenekon,
Yargıya müdahale,
Anayasa değişikliği,
Milli varlıkları satmak,
İran severlik,
Hamasseverlik,
Filistinseverlik,
Özetle:
Arapseverlik…

Türkiye’nin bir numaralı önceliği TERÖR iken, AKP Hükümeti’in başbakanı Recep Bey; “Türk’ün kaderi Arabın kaderinden ayrılmaz!..” diyerek “Şov” yapıyor.
Araplara yardım yapmak isterken İsrail tarafından öldürülen 9 vatandaşına “şehit” diye ağlayan AKP ve Başbakan Recep Bey, ayı günlerde PKK’nın öldrüdüğü “gerçek şehitlerin” cenazesine bile gitmiyor!

UTANMAZLIK

Dahası Recep Bey, son iki ayda 50′den fazla şehit veren bir ülkenin başbakanı olarak, halkın içine çıkmaktan, ekranlarda boy göstermekten, dahası “AKP İktidarının başarılarını” anlatmaktan UTANMIYOR?

Bugün, 19 Haziran 2010 (Şemdinli’de 10 şehit daha verdik) tarihi itibariyle AKP ve Recep Bey’e düşen hiç zaman kaybetmeden İSTİFA ETMEKTİR!..

“İnsanlık onuru” bunu gerektirmektedir…

Okumaya devam edin ‘ŞEHİT KANLARINDA BOĞULMAK!’




İstatistikler

  • 2.309.441 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Haziran 2010
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

En fazla oylananlar