01 Nis 2012 için arşiv

01
Nis
12

KOMBO ZAMLAR..!!!

http://bobiler.org/?sayfa=1&zaman=0&nee=guzide&sonsuz=kapali

01
Nis
12

Doğalgaz ve elektriğe Nisan 1 zammı

“Doğalgaz  ve  elektrik  fiyatları  bugünden  geçerli  olmak  üzere  artırıldı.

Botaş  Genel  Müdürlüğü’nden  yapılan  açıklamaya  göre,  doğalgaz  satış  fiyatlarına, 

nihai  tüketici  fiyatlarına  yüzde   16,49 – 18,72  oranlarında  yansıyacak  şekilde  zam 

yapıldı.

Bu  ayarlamayla  birlikte  doğalgaz  faturaları  önemli  oranda  artacak.”

Diye   “mümtaz”   “medya”mız   tarafından   1 nisan  

palavrası   atılmış   ve   bilumum   dangalak   da   bunu  

yemiş…

Okumaya devam edin ‘Doğalgaz ve elektriğe Nisan 1 zammı’

01
Nis
12

SURİYE’NİN “DOSTLAR”ı Kimin Dostu Ve De Kimin Düşmanıdır..?!!! (A.Q.!!!!!)

Dış İşleri bakanı Ahmet Davutoğlu Şubat 2012’de ABD ile Suriye hakkında yaptığı görüşmenin hemen sonrası Reuters haber ajansına bir açıklama yaparak Suriye yönetimine karşı yürütülen harekatın ayrıntılarının belirleneceği Uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapacağını belirtmiştir.

Esad rejimine karşı uluslararası emperyalist gücün sergileneceği “Suriye’nin Dostları” toplantısı 1 Nisan 2012 tarihinde yapılacak.

Davutoğlu açıklamasında bu toplantıya ev sahipliği yapmadaki istencinin ne kadar büyük olduğunu belirtirken aynı zamanda bölgedeki rolünün hassasiyetine dair vurgular yapmıştır.

Davutoğlu’nun diğer ifadeleri ise uygulanması düşünülen yeni politikalar için ipucu niteliğinde. Davutoğlu, eğer BM Güvenlik konseyi Suriye’de sivilleri korumada başarısız olursa benzer mentalitede ülkeler olarak bölgedeki ölümleri durdurmak ve muhaliflere yardım göndermek adına işbirliği yapacağız demiştir. Davutoğlu, ayrıca yeterince gözlemci olduk artık Suriye halkına güçlü mesajlar göndermek zamanı diyerek kararlılığını belirtmiştir.

Toplantı için 80 kadar ülke ve uluslararası örgüte davetiye gönderildi.

Yine “Esad cephesinde” yer alan diğer önemli bölge ülkesi İran’a ise İstanbul toplantısına Türkiye tarafından davet edilme cüreti gösterilemedi.

Rusya,  Çin  ve  İran  toplantıya  katılmayacak.

Zirvede  tam   74  ülke  temsil  edilecek.

Toplantıya  katılacak  isimlerin  başında  ise  ABD  Dışişleri  Bakanı  Hillary  Clinton  geliyor.

Konferansa BM ve Arap Birliği’nin Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın gelip gelmeyeceği konusu ise henüz netlik kazanmadı.

Toplantıda, BM ve Arap Ligi Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın ortaya koyduğu 6 maddelik plan ile ilgili son durumun da ele alınması öngörülüyor.

Dünya basının yakından takip ettiği İstanbul Kongre Merkezi’ndeki toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlık edecek.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aleksandır Lukaşeviç geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında, davetli olmalarına karşın İstanbul’daki konferansa katılmayacaklarını söylemişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hong Ley de, Pekin yönetiminin “Suriye’nin Dostları” adlı uluslararası konferansa katılmayı düşünmediklerini duyurmuştu.

Toplantının eylem kanadını ise yine İslamcı dernek ve vakıflar üsleniyor.
İnsani Yardım Vakfı İHH, Özgür-Der, Medeniyet Derneği, Araştırma Kültür Vakfı, Anadolu Platformu, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Hikmet Vakfı’nın da aralarında bulunduğu Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu, Pazar günü Harbiye Orduevi önünde toplanarak basın açıklaması yapacak.

“Türkiyeli Müslümanlar” olarak kendisini tanımlayan bu guruplar ise somut eylem planının sözcülüğünü yapacaklar. Bu guruplar toplantının önceki toplantılar ve zirveler gibi anlamsız tartışmalarla heba edilmemesi gerektiğini ve muhaliflerin silah taleplerinin acilen karşılanması gerektiğinin altını çiziyorlar. Davutoğlu’nun dilinin altındaki baklayı bu Müslüman guruplar açıklamakta ve Türkiye’den muhalif kanada askeri teçhizat yardımını meşru zemine çekmeye çalışmaktalar. Türkiye-Suriye arasında oluşturulması düşünülen tampon bölgenin ayrıntılarının da toplantıda tartışılacağı anlaşılmakta.

Rusya Başkanı Dimitri Medvedev 23 Mart’ta Moskova’da yapılan Avrupa Güvenlik Konferansında aldığı tutumla BM’in Suriye’ye karşı otoriter, tehditkar yaklaşımının çözümsüz olduğu konusunda Güvenlik Konseyinin elemanlarının ikna etmiş durumda. BM Güvenlik konseyinin Kofi Annan’ın planına tam destek vermesi ve Suriye ile iç diyalogların başlatılması kararı ABD ile Rusya-Suriye cephesinde ilk raundu Rusya’nın kazandığı anlamına gelmekte.

Annan planının devreye sokulduğu bir süreçte Türkiye’de BM konseyinin kararı dışındaki bir takım terörist eylemleri destekleyen bir toplantıya Annan’ın gelmeyeceği malum görünmekte. ABD emperyalizminin taşeron işçisi olup kendini İslamcı Türkler olarak tanımlayan guruplar aldıkları kararlar ve eylemler ile adeta ABD’nin terörist gurupları olarak hareket edecek görünüyorlar. Kendilerini Müslüman ve Türk olarak tanımlayan bu yapıların kendilerini tanımladıkları terminolojiler ise adeta Müslümanlığa ve Türklüğe bir küfür gibi. ABD taşeronluğun sınırını ABD’nin terörist faaliyetleri destekleme boyutuna kadar çeken bu guruplara Türk ve Müslümanlar hiç kuşkusuz gereken cevabı verecektir.

Dr.  Gülümser  HEPER

http://www.ilk-kursun.com/haber/100291

01
Nis
12

Hürriyet en laik yazarının işine son verdi

Yaklaşık  3  gün  önce  Hürriyet  gazetesindek  tenkisat  dalgasından,  3  ünlü  köşe  yazarının  da  etkileneceği  iddia  edilmiş  ve  bu  yazarların  arasında  Özdemir  İnce’nin  de  bulunduğu  belirtilmişti..

İddialar  doğru  çıktı  ve  2000  yılından  beri  Hürriyet’te  köşe  yazarlığı  yapan  Özdemir  İNCE,  bugün  Hürriyet’teki  son  yazısını  kaleme  aldı.

İnce  yazısının  sonunda,   “Değerli  okurlar,  son  yazımı  okudunuz!   Teşekkür  ederim!   Sağlıcakla  kalın!”  diyerek  okurlarına  veda  etti..

İşte   İNCE’nin   ‘SON  YAZIM’   başlıklı   o   veda   yazısı..

“1960′ların sonunda TRT televizyonunu kurarken, belgesel, kültür, eğitim-öğretim programlarımızla bir rönesans yaratabileceğimizi sanıyorduk, dahası buna inanıyorduk. Aradan geçen 50 yıl içinde, TRT’nin televizyonları ve bütün özel televizyonlar, elbette bir rönesans yarattılar, ama saldırgan bir cehaletin rönesansı oldu bu.

AKP’nin eğitim reformunu tartışacaklarmış televizyonlarda, imam hatip okullarından, liselerinden (İHO’lar) söz ediliyor ama hiçbir tartışma yöneticisi, bu okulların hayat sebebi olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ndan (TTK) söz etmiyor. CHP başta olmak üzere hiçbir parti TTK’dan söz etmiyor. Tanınmış bir profesörcü çıkıp, “İsterseniz TTK’yı tartışalım!” diye meydan okuyor. Gazetelerin yazarlarının, yazıcılarının, muhabirlerinin de TTK’dan haberleri yok. Kimileri “İHO’ların genel liselerden farkı yok, üstelik din dersi de okuyorlar!” diye iyimser masallar anlatıyorlar.

ADAMLARIN  HAYRAN  OLDUĞU  ADAM

Türkiye öyle bir hale geldi ki Cumhuriyet’e, onun devrim yasalarına, kazanımlarına karşı olmak, aydın, demokrat, özgürlükçü ve daha liberal olmanın nişanesi oldu. 16 Mart 2012 tarihli gazeteler yazıyordu: Ekvator Cumhurbaşkanı, Arapların sözde baharlarından söz ederken, “Arap baharı sürecinde Türkiye bir model rolü oynayabilir. Buralarda işbirliği yapabiliriz. Ben eminim ki Arapların Atatürk gibi bir liderleri olsaydı bugün yaşadıkları sorunları yaşıyor olmayacaklardı” demiş. Bütün gazeteler, bütün televizyonlar Rafael Correa Delgado’nun bu cümlesini böbürlenerek anıyorlar. Vay be!!!!!!!!!!

Sadece Rafael Correa Delgado’nun değil, 1920′lerden itibaren bütün çağdaş, çağcıl ve adam gibi adam devlet adamlarının hayranlıkla sözünü ettiği Mustafa Kemal Atatürk ile sizlerin (onların) sadik bir hazla yerden yere vurduğu Devrim Yasaları ayrılmaz bir bütündür, aynı ve tek şeydir. “Atatürk” demek Tevhid-i
Tedrisat Kanunu’dur. Devrim Yasaları’nın tamamıdır. Ama bizim cehalet rönesansının yoz ürünleri Anayasa’nın 174. maddesini açıp bu maddede yer alan Devrim Yasaları’nın neler olduğunu bir kez okumamışlardır. Anayasa’nın ilk dört maddesinin yanı sıra 174. maddesi de değiştirilemez, bu maddeye aykırı yasa çıkarılamaz! İktidarın 4+4+4 yasası Anayasa’nın 174. maddesine aykırıdır!

AĞIZLARININ  PAYINI  VEREMİYORLAR

İslamcı, karşı devrimci gazete ve televizyonların çalışanları kendiliklerinden Said-i Nursî ve Kürdî’nin, Fethullah hocalarının külliyatlarını okuyup hatmediyorlar ama (gerçekte ve sözde) cumhuriyetçi kesimin cumhuriyet tarihinden, devrimlerin tarihinden, devrim yasalarının gerekçelerinden haberleri bile yok. 2012′nin ölçüleriyle Devrimci Cumhuriyet’i hallaç pamuğu gibi atanlar karşısında bunlar apışıp kalıyorlar, gıkları çıkmıyor. “Kardeş beri bak hele, sen Atatürk cumhuriyetinin 1921 Anayasası’nın kuvvetler birliği rejimini eleştiriyorsun, ama AKP hükümetinin anayasa dışı kuvvetler birliği rejiminin uygulamalarını savunuyorsun!” diye çıkışıp ağızlarının payını veremiyorlar.

ASKER  KIŞLAYA,   İMAM  CAMİYE

Cumhuriyetçi olduğunu iddia ve kabul eden bir gazeteyi ya da televizyonu yönetsem, geçmişte yaptığım gibi, Atatürk Araştırma Merkezi’nin 2005 yılında yayınladığı “Türkiye’yi Lâikleştiren Yasalar” (Hazırlayan ve Sadeleştiren: Prof. Dr. Reşat Genç; Giriş: Ord. Prof. Reşat Kaynar) adlı belgesel kitabı satın alır bütün personele dağıtırdım.

3 Mart 1924 tarihli TBMM görüşmelerini ve o gün çıkarılan üç devrim yasasının gerekçelerini içeren kitaptan sınava sokardım tamamını.

Ama Devrim Yasaları bu kadar değil ki, tamamı Anayasa’nın 174. maddesinde yazıyor.

Bir adım daha atıp, Devrim Yasaları’nın gerekçelerinin TBMM tutanaklarından okunmasını sağlardım.

Belki o zaman, TTK’nın, “Bir devletin genel eğitim ve kültür politikasında, milletin duygu ve düşünce bakımından birliğini sağlamak için öğretim birliği en doğru, en bilimsel, en çağdaş ve her yerde yararlı ve güzellikleri görülmüş bir ilkedir.

Bir millet bireyleri ancak bir eğitim görebilir.

İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir.

Bu ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder” gerekçesinin ne anlama geldiğini anlarlar ve anlatabilirlerdi.

Eğitim ve öğretim birliğinden yoksun ülkeler sonunda parçalanır.

İmam hatip ve İlahiyat Fakültesi mezunlarının yeri Diyanet İşleri ve camilerdir.

Tıpkı askerin yerinin kışla olduğu gibi.

Askerin kışlasına çekilmesini isteyenler, din adamlarının neden camilere çekilmesini istemiyorlar?

Değerli   okurlar,   son   yazımı   okudunuz !

Teşekkür   ederim !      Sağlıcakla   kalın !”

http://www.ilk-kursun.com/haber/100310

01
Nis
12

Yeşilçam’ın acı kaybı

Yoğun  bakım  ünitesinde  tedavi  altına  alınan  ünlü  sinema  oyuncusu  Ekrem  Bora  yaşamını  yitirdi.

Hastaneden  yapılan  açıklamada  şöyle  denildi :

“30 Mart 2012  tarihinde  hastanemize  başvuran  Ekrem  Bora,  akciğer  ödemi  tablosunda  yoğun  bakım  ünitesinde  tedavi  altına  alınmıştır.   Yapılan  tüm  müdahalelere  rağmen  1 Nisan’da  saat  13.45′te  Hakkın  rahmetine  kavuşmuştur”

Ekrem  Bora  kimdir ?

İlkokuldan  sonra,  Sultanahmet  Devlet  Basımevi  Kursu’nu  bitirerek  mürettip  ve  mücellit  diploması  alan  sanatçı,  1953  yılında  Yıldız  Dergisi’nin  açtığı  sinema  artist  yarışmasına  katılıp  birinci  olmasına  karşın,  film  çeviremeden  askere  gitti.

Askerlik  dönüşü  ilk  filmi  olan “Alın  Yazısı“nı  çevirdi (1955).

İki  yıl  aradan  sonra  tekrar  sinema  filmlerinde  rol  almaya  devam  eden  sanatçı,  ilerleyen  yaşına  rağmen  dizi  filmlerde  oynamayı  sürdürdü.

01
Nis
12

HANİ BUNLAR VATAN HAİNİYDİ SAYıN BAHÇELİ..!!!

İnsanları kandırmanın en kolay yolu haline gelen, İslam ve din üzerinden siyaset yapmak günümüzün tercih edilen en basit yol olsa da halkımız hala bu din tüccarlarına inanmaktan asla geri kalmamıştır.

Oysaki asırlardır bu korkuyu halka empoze etmeye çalışan İslam tacirlerin bu yalanları her seferinde boşa çıksa da yüzde 90′ı Müslüman olan bu toplumun asırlardır aynı yalana inanıyor olması da büyük bir çelişkidir.

Kimse, bu kışkırtmalara rağmen hala Müslümanlığımızı özgürce doya doya yaşadığımızın farkına varamazken asırlardır aynı coğrafya ve bayrak altında yaşayan bu toplum 2001 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle adeta düşman bir toplum haline getirildiğimizi düşünemiyordu.

Dün Türkiye Cumhuriyetine hizmet için geliyoruz diyenler, bugün bu düşünceden tamamen çıkıp geçmişin intikamını alma yoluna girmişlerdir ve artık bu bir intikam savaşıydı.

Durum  böyleyken  MHP’nin  her  seferinde  AKP’ye  destek  veren  parti  konumun  da  olmasına  şaşırıyorum.

Çünkü  Sayın  Bahçeli  değil  miydi ?

Sayın Başbakana siz vatan hainisiniz sizin Yüce Divanda yargılanmanızı sağlamak benim boynumun borcudur diyen, Ne oldu da bu düşünceden çıkıp Abdullah Gül’ ün Cumhurbaşkanlığına onay verdiniz, ya da ne oldu da 4+4+4 için AKP saflarında yer aldınız.

Eğer ki AKP ve MHP’yi aynı noktada birleştiren “Kuranı Kerim ve Peygamberimizin” hayatının okullarda seçmeli ders olarak verilmesi ise, buna kimsenin itirazı zaten olamaz ve geç kalınmış bir şey diye destekte oluruz.

Ama bu aşamada CHP’yi itiraz ediyor diye eleştirenler bu itirazın 4+4+4 için olduğunu görmek yerine “Kuran ı kerim ve Peygamberimize” karşı olan bir parti olarak gösterirken bundan ne gibi fayda sağlayacaklarını da çok merak ediyorum.

Daha da açığı dinime laf atacak bir adamın önce aynaya bakarak kendinin ne olduğunu görmesi gerekmez miydi?

Nasıl olsa aldınız gazı 4+4+4 e itiraz eden dinsizdir diyecek kadar cesaret sahibi de oldunuz durmayın aynı gazla daha da öteye gidin de korkmadan önce CHP’liler olmak üzere sonra bütün itiraz edenlerin nüfus cüzdanlarımızdaki İslam kelimesini çıkarın da rahata kavuşun.

İşte bunlar kendilerini muhafazakâr siyasal İslam temsilcisi gibi gösterip diğer taraftan da AB ve ABD’nin Suriye ye yerleşebilmesi için Arap coğrafyasını yeniden düzenleme adı altında eline geçirmeye çalışanlara taşeronluk yapıyorlardı.

Ama kimsenin aklına şu gelmiyordu ABD’nin Suriye ve İran üzerinde ki bu baskısı ileri demokrasiyi bu ülkelere getirmekse, Ülkemizin gerici demokrasiye doğru yelken açarken Suriye ve İran a tahammül dahi edemeyen AB ve ABD’nin İran modeline sokulmaya çalışılan Ülkemiz için neden aynı tutumu göstermek yerine bize göz yumuyorlardı.

Kısacası   çıkar   için   Türkiye’yi   ateş   çemberine   atanların   her   zaman   olduğu   gibi  

yine   tek   amacı   vardı,   o   da   ABD   ve   İsrail’e   hizmet   ederek   iktidarda   kalma  

süresini   uzatabilmeyi   sağlamaktı.

Çünkü   AKP’nin   iktidarda   kalması   bunlara   bağlıdır.

Bu   kadar   basit…

Saygılarımla,

Hakan  SÖNMEZ

http://www.ilk-kursun.com/haber/100171




İstatistikler

  • 2.304.234 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Nisan 2012
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

En fazla oylananlar