05 Nis 2012 için arşiv

05
Nis
12

Elektrik zammında skandal! Skandalın Böylesi Görülmedi. Gerçek zam oranı gizlendi

Hükümetin  elektriğe  yaptığı  zammın  gerçek  oranını  gizlediği  ortaya  çıktı.

Gerçek  zam  oranının    % 9.2  değil,   % 12.8  olduğu  bildirildi.

Hükümet  üstelik  kayıp kaçak  bedeline  de   % 9.3 zam  yaparak,  elektrik  dağıtım  şirketlerine  korkunç  bir  haksız  kazanç  sağladığı  kaydedildi.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) yaptığı yazılı açıklama göre; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) kararıyla kesinleşen ve kamuoyuna duyurulan elektrikteki zam oranı gerçeği yansıtmıyor.

Zam oranı yüzde 9.26 artışla 32.5 kuruşa çıktığı belirtilerek, çift haneli zam oranı kamuoyundan gizlendi.

EMO‘nun yaptığı hesaplamalara göre; konut kullanıcıları için çıplak elektrik fiyatı yüzde 12.76 oranında zamla 16.1 kuruştan 18.2 kuruşa yükseltildi. Böylece vatandaşın bir kilovatsaat elektrik için ödediği toplam bedelin içindeki çıplak elektrik fiyatının payı yüzde 67.8‘den yüzde 70.1‘e çıktı.

HİLEYİ  NASIL  YAPTILAR

Elektrik zammını gizlemek için konutlarda elektrik bedeli üzerinden alınan dağıtım sistemi kullanım bedeline bu yılın başında yüzde 20.7‘lik zam yapılmıştı. Devlet tarafından alınan bu payın yaklaşık dörttebirlik bölümü, hükümetin 1 Nisan’daki zam sırasında geri alındı. Buna karşılık hem perakende satış hizmet bedeline, hem de iletim sistemi kullanım bedeline yüzde 3.5 civarında zam yapıldı.

Hiçbir sorumluluğu olmamasına karşın dürüst vatandaşların sırtına adeta haraç gibi yüklenen, tamamı elektrik dağıtım şirketlerinin cebine giren kayıp kaçak bedeline de yüzde 9.93 oranında zam yapıldı.

1 Nisan’da yapılan ayarlamanın içine sokulan bu gizli zamlarla birlikte, vergi ve fonlar hariç olmak üzere 1 kilovatsaat (kWh) elektriğin fiyatı 23.7 kuruştan 25.9 kuruşa ulaştı. Enerji fonu, TRT payı ve Belediye Tüketim Vergisi ile yüzde 18‘lik katma değer vergisi (KDV) de eklendiğinde 1 kWh‘lik elektriğin fiyatı 33 kuruşa yükseldi.

CEPLERDEN  AYLIK  6  LİRA  FAZLADAN

EMO, asgari elektrik ihtiyacı üzerinden hesaplama yapıldığında, yüzde 12.76’lık zamla birlikte, yaklaşık 234 kWh‘lik aylık tüketimi olan bir ailenin faturası 70 liradan 76 TL‘ye yükseleceğini bildirdi.

BU  NASIL  “İŞ” ?

Yapılan gizli zamla birlikte vatandaşların 1 kWh başına ödediği kayıp ve kaçak bedelinin 2.7 kuruş yükseldiğini bildiren EMO açıklamasında, bu bedelin bir yıl önceki kayıp kaçak miktarları üzerinden alındığına dikkat çekilerek, şöyle denildi:

Özelleştirme ile kayıp ve kaçak oranları düşeceği iddia edilirken; EPDK‘nın yeni 5 yıllık tarife döneminde hedef kayıp ve kaçak oranlarını yükseltmesiyle, kayıp ve kaçağı indiremediklerinde bırakın cezalandırılmayı tersine ödüllendirilen şirketlere haksız kazançlarını artırma imkanı sağlanmıştır. Bu noktada sorulması gereken soru; kayıp ve kaçak miktarlarında artış mı olmuştur da tüketicilerden tahsil edilen bedel arttırılmaktadır? Kayıp ve kaçak bedeli 1 önceki yılın verileri üzerinden tahsil ediliyorsa 3 ay içinde bir önceki yıl verilerinde değişiklik mi olmuştur? Bırakın 1 önceki yılı, henüz 2010 yılı verileri dahi kamuoyu ile paylaşılmamışken, kayıp ve kaçak bedelinin neye göre tarifelere yansıtıldığını anlamak mümkün değildir. Kayıp ve kaçak kalemi bugün şirketlerin soygun aracına dönüşmüş; EPDK ve AKP İktidarı bu soyguna yasal zemin hazırlamışlardır.”

Sarıyer  Times

05
Nis
12

ŞEMDİNLİ’DE ŞEHİT DÜŞEN ÜSTEĞMENİMİZİN KATİLİNİ AÇıKLıYORUM

Şehit  haberi  verip  geçiyorlar,  katiller  kim  soran  yok.

Kim  bu  katiller,  nerden  geliyor,  ülkemizi  yönetenler  hiç  merak  etmez  mi  bunu,  gökten  inmiyor  ya  bu  katiller,   elbet  bir  yerlerden  geliyor,  peki  nereden ?

İşte bizi şehit eden, daha bugün Şemdinli Yeşilova’da bir üsteğmenimizi şehit eden katillerin Irak kuzeyinde barındığı yerler. Bu yerler 5 Kasım 2007 günü, Erdoğan siyaseti ile ABD siyaseti arasında yapılan ANLIK İSTİHBARATLA BOMBALAMA İŞBİRLİĞİ sonucu bombalanan yerlerdir ve bu durum Genelkurmay kayıtları ile sabittir:

Ne için yazdım bunu, işbirlikçi medya Genelkurmay’ın istihbaratı yok mu, deyip nara atıyor, işte buna bir cevap olsun için diye yazdım, yani teröristlerin yeri belli, yani istihbarat var, kimseyi aldatmasınlar.

İşin acısı daha dün bizi Dağlıca ve Aktütün’de şehit eden katiller de buralardan gelmişti, işte yerleri:

Yani herkes biliyor bu katillerin yerlerini; Cumhurbaşkanı biliyor, Başbakan biliyor, Genelkurmay Başkanı biliyor, MİT Müsteşarı da biliyor, ABD-AB-İsrail biliyor, bir de havadaki kargalar biliyor.


Peki bizi Çukurca’da şehit eden katiller nereden gelmişti? Yine aynı yerlerden, aynı yollardan, ama Başbakan biliyor da bunu, peki ne yapıyor, önemli olan bu soruya cevap bulmak. Bakınız kimseye iftira attığımız yok, işte Başbakan’ın kendi talimatı ile MİT Oslo’da PKK ile görüşme yaparken, yani onlar müzakere masasında laf çalarken, bu arada bu katiller bizi Çukurca’da şehit ediyordu, işte kanıtı:

Başbakan buraları bilmiyor mu sanıyorsunuz, biliyor, elimizde bunun da kanıtı var; 19 Haziran 2010’da Şemdinli Mezargediği’nde 11 askerimiz şehit düşmüş, Başbakanımız da askerlerimize moral olsun için Şemdinli-Mezargediği’ne gitmişti. İşte resmi; İşte Başbakan Şemdinli’de ve yanında da Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, mevzideler ve birlikte bakıyorlar, nereye bakıyorlar? Bizi şehit eden katillerin geldiği yere bakıyorlar, yani Hakurk’a yani Barzani bölgesine, işte kanıtı:

Bugün, 4 Nisan 2012, Şemdinli güneyinde Derecik beldemizin hemen yanı başındaki Yeşilova karakoluna teröristler saldırdı. Bir üsteğmenimiz şehit düştü, bir uzman çavuşumuz da yaralandı. Yukarıda gördüğünüz harita, işte Yeşilova karakolumuzun bulunduğu alanın haritasıdır.

Teröristlerin ana karargah diye anlattıkları büyük arazi parçası olan Hakurk, Yeşilova’nın doğusundadır. Derecik- Hakurk terörist ini arası yaya üç-dört saattir, helikopterle on dakika bile sürmez. Yani bu nedir biliyor musunuz, teröristler hemen yanı başımıza kamp kurmuş, gelip geçip bizi şehit ediyor ve aynı yere dönüyor demektir, bunu da Başbakan biliyor demektir.

Hakurk alanı Barzani aşiretinin bölgesidir. AKP siyaseti Barzani’yi resmen tanımış, Erbil’de Konsolosluk dahi açmıştır. Daha geçenlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Barzani ile halay çekmiştir Erbil’de, üstelik Burası Muş’tur türküsü ile.

Türk Ordusu Irak kuzeyine harekat yapamamaktadır, çünkü “Türk Milleti adına Irak’a Harekat Tezkeresi elinde bulunduran Hükümetimiz” bu harekata izin vermemektedir.

Hal ve şart budur, bu hal ve şartlar içinde şehitlerimizin sorumlusu hükümettir, Yeşilova’da şehit düşen Üsteğmenimizin katlinde de bu siyasetin parmağı vardır. Çünkü tehdide göz yummak demek, o tehditle işbirliği yapmak demektir, bu da anayasal suçtur. Bu anayasal suçu oluşturan deliller, sadece ve sadece işte bu sayfada yeterince mevcuttur.

Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasayı korumakla yetkili ve görevli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile şehit verdiğimiz tüm illerin Cumhuriyet Başsavcılıklarına, üstelik Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarına çağrıda bulunuyorum; görevinizi yapınız, yetkilerinizi kullanınız.

Çünkü bu terör örgütü anayasa ile korunan ülkemizin milletiyle bölünmez bütünlüğü hedef almış bir Milli Güvenlik tehdididir, dolayısıyla hükümet de olsa bu örgütle işbirliği yapmak anayasal suçtur,.

Eğer  ki   hükümet   de   olsa   anayasal   suç   işleyenlere 

karşı   görevinizi   yapmaz   ve   bu   trajediye   sessiz  

kalırsanız,   bu   tehdide   göz   yumanların   yanı   sıra,  

görevli   ve   yetkili   oldukları   halde   bu   tehdide  

karşı   harekete   geçmeyenlerin   de   yargılandığı  

günleri   Türk   Milleti   ve   Tarihi   mutlaka   görecektir.

Erdal  SARIZEYBEK

http://www.erdalsarizeybek.com.tr/makaleler/semdinlide-sehit-dusen-ustegmenimizin-katilini-acikliyorum-366h.html




İstatistikler

  • 2.307.795 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Nisan 2012
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

En fazla oylananlar