16 Nis 2012 için arşiv

16
Nis
12

Meselâ Diyelim

Zurnanın  zırt  dediği  yere  gelindi.

Hâlâ olacakları görmek istemeyenler var mı ?

Öyleyse meselâ diyelim, önce haberi, sonra yalnızca adları değiştireceğimiz yazıyı aklımızdan bir daha okuyalım.

Koyu renkli yazılar gazetelerden alındı. Bu konuşmalardaki okul adının yerine Türkiye Cumhuriyeti adının koyulduğunu düşünün.

Tüzük yerine de anayasa denildi varsayınız…

“TC Vatandaşlığı” Devrimi” başlığı Hürriyet gazetesine aittir.

Türkiye Cumhuriyeti demek istemişler, bölücülerin  dilinden  düşürmedikleri  şekliyle  TC  diye  yazmışlar.  Bütün  gün  bu  şekliyle  bilgiağı   (internet)  gazetelerinde  durdu.  Gece  yarısından  sonra  bunu,   “Vatandaş”  devrimi   şeklinde  değiştirdiler.

14 Nisan  2012  Haberler:

Yeniçağ  gazetesi

Başlık :  Türklüğe  ilk  vuruş

“İktidarının başından beri “Türk”e adeta savaş açan AKP, Türkiyeli kavramını Darüşşafaka’da devreye soktu. Tüzükten, “Türk ve İslam” şartı kaldırıldı…
Tüzüğü değiştirdiler
AKP, hayaline bir adım daha attı. Darüşşafaka Cemiyeti Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Erdoğan, “Tüzükteki Türk ve İslam olma şartını, ’Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı’ olarak değiştiriyor, cemiyetin kapsama alanını genişletiyoruz” dedi.”

Hürriyet  Gazetesi

Başlık :   “TC  vatandaşlığı  devrimi”

“Darüşşafaka’da Türk ve İslam olma şartını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak değiştiriyoruz”

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Darüşşafaka Cemiyeti tüzüğünde yapılacak değişikliğe ilişkin “Tüzükte yapacağımız değişiklikle, bugünden itibaren, inşallah Darüşşafaka Eğitim Kurumları artık sadece babasını kaybetmiş vatan evlatlarına değil; babası veya annesinden her ikisini veya herhangi birini kaybetmiş çocuklarımıza da kapılarını açacak. Türk ve İslam olma şartını, ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı’ olarak değiştiriyor, cemiyetin kapsama alanını böylece genişletiyoruz.” dedi.

Bu sözler sizi ister istemez Anayasa konusuna getirmiyor mu? Ya Anayasa için böyle deniverse diye içinize bir kurt düşmüyor mu?

Yok , şimdilik böyle bir şey Anayasa’ya karşı denmedi. Yukardaki sözlerin hepsi bir vakıf okuluna ve okulun tüzüğüne karşı dendi. Tüzüğünden okulun Türklük kaldırıldı. Yerine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı konuldu. Diyelim ki tüzüğe denmedi de anayasaya dendi bunlar, meselâ diyelim… Yukardaki sözleri bir de böyle okuyalım…

Konuşma şöyle devam ediyor:

“Annesini kaybeden öksüz çocuk, babasını kaybeden yetim çocukla aynı yerde durabiliyor ve ihtiyaçlar noktasında aynı kaderi paylaşabiliyor. İşte bu nedenle, biz artık Darüşşafaka’da, yetim ve öksüz diye bir ayrımın yapılmasının uygun olmadığını düşünüyor ve tüzükten bu ayrımı kaldırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı üst kimliğinde buluşmuş herkes, hem devletin, hem de devlet kurumlarının karşısında her yönüyle eşittir. Özellikle, çocuklar arasında din ve etnik köken bakımından bir ayrıma gidilmesine müsaade edemeyiz. Tüzükten, artık bunu çıkartıyor, Darüşşafaka’yı özüne ve ruhuna yaraşır bir vizyona kavuşturuyoruz.”

Burada üst kimlik diye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından söz ediliyor yine. Her milletin üst kimliği devletin kurucusu olan milletin adı değil midir? Bizim üst kimliğimiz Türk Milleti değil mi? Bütün kökenleri kapsayan, birleştiren, Türkiye Cumhuriyetini kuran kurucu kimlik…

Konuşmanın bu bölümünü aynı şekilde düşünsek. Öksüz, yetim çocukların yerine yetkili ağızlardan artık her gün duyduğumuz etnik köken sıralamasını koysak… “Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Roman, Türk ile aynı yerde durabiliyor ve ihtiyaçlar noktasında aynı kaderi paylaşabiliyor…”

Bu sözleri yetkililerin ağzından çıktığı sırayla yazsak ve sözlerin gerisini aynı bıraksak… Yalnızca tüzük yerine anayasa yazsak… Son cümledeki okulun adının yerine de Türkiye Cumhuriyeti desek…

Okul tüzüğünden çıkarıldığı gibi Türklüğü buradan da çıkarsalar…

Konuşmayı bir de böyle düşünerek okusanız… Ne görüyorsunuz? Ne anladınız? Ne oluyor? Ne olacak?

Bu yapılan değişiklik sıradan basit bir iş olsaydı yandaş gazetelerin bazıları böyle başlık atmazlardı. Devrim demişler baksanıza, ikisi devrim demiş. Biri açılım demiş. Sevinmişler bu yapılana. En çok bu işe sevinen Hürriyet gazetesi olmuş. Başlıkta üstte duyurmuşlar : “Vatandaşlık Devrimi” diye.Yandaş olmayan gazetelerden de öyle pek ses çıkmamış. Görmezden gelinmiş. Yeniçağ sadece attığı başlıkla karşı çıktığını göstermiş. İçeriğine hiç değinmemiş…

Üç maymunu oynamak daha çok işlerine gelmiş: Görmedim, duymadım, söylemedim…

*

Anayasa’nın beşinci maddesi şöyle başlar: “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak…”

Anayasa’nın altıncı maddesinin başı: “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır…”

Atatürk, Türk milletini şöyle tanımlamıştır:

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.”

Anayasa’nın altmış altıncı maddesi:“Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”
Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili madde: “Cumhurbaşkanı… Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.”

Burada da Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı denmiyor. Türk vatandaşı. Çünkü milletimizin adı Türk Milleti.

*
Atalarımız demiş ki:

Saçım ak mı, kara mı? “Önüne düşünce görürsün!”

Ha şuracık, ha buracık derken Bağdat.

Yağına göre tavası, kuyusuna göre kovası.

Tavşan dağda, suyu ateşte.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.

Oyunun sakalı bitti.

Az ateş çok odunu yakar.

Kuşu  kuşla  avlarlar.

Ağaç  kökünden  yıkılır.

Her  ziyan  bir  öğüttür.

Bu  da  çok  bilinen  bir  sözümüzdür :  “Kızım  sana  söylüyorum,  gelinim  sen  anla !”

Kızımıza  bir  söz  söylendi.

Gelinler  siz  anladınız  mı ?

Size  ne  dendi  veya  zamanı  gelince  size  ne  denecek ?

Meselâ  diyelim…

Feza  TİRYAKİ,  14 Nisan  2012

http://www.ilk-kursun.com/haber/101536




İstatistikler

  • 2.305.569 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Nisan 2012
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

En fazla oylananlar