Eylül 2015 için arşiv

19
Eyl
15

ZAMAN ÖTESİ – 1 – .. (ortak bölge) ..

zaman ötesi -1-

Herkesin  bir  araya  geldiği  zaman  şikâyet  ettiği  

‘sistem’..

yani  kimilerinin  ve  benim  de  çoğu  kere  adlandırdığım  şekliyle  

‘düzen’..!!!

neden  hiç sekteye uğramadan devam ediyor,

sizce ?

aslında  matematikten  çok  anlamasam  da,  ortada  olan  durum,  bizlere  lisede  öğretilen  modern  matematikle  çok  güzel  özetlenebilir;  kümeleri  bilenler  ne  demek  istediğimi  daha  iyi  anlar..

Üç  adet  çemberin  tam  ortasında  yer  alan  ortak  bölge..

işte  orası  toplum  katmanlarının  ortaklaşa  yararlandığı  yeri  işaret  eder  ve  en  alt  ekonomik  unsurla,  en  üst  ekonomik  unsuru  birbirine  orası  bağlar,  yani  vazgeçilmez  olanlar  oradadır !.

Bu  dar  ve  küçük  alana  hapsedilen  alt  gelir  grubu,  çemberlerin  ortak  bölge  dışında  kalan  büyük  alanlarından  faydalanamazken;  üst  gelir  grubu,  ortak  bölge  dışında  kalan  tüm  alanları  rahatlıkla  kullanır  ve  güçlerinin  sınırları  olarak  belirler !.

Kendi  büyüklüklerini  çemberlerin  dış  çizgileriyle  belirlerken  ortaya  devletler  çıkar  ve  ancak;  bahsettiğim  gibi,  halkın  genel-geçer  çoğunluğu  kısıtlı  ortak  bölgede  ‘ortak  idealler’  çerçevesinde  bir  arada  tutulurken,  diğer  alanlar  bugün  için  ‘devlet’  mekanizmasının  hantallığı  ve  ne  de  olsa  ayakta  kalmak  adına  az  da  olsa  halkın  çıkarlarını  koruyuculuğu  bahane  edilerek  ‘şirket’lere  peşkeş  çekilmektedir !.

Yani  geçmişten  bugüne  süregelen  sömürü  düzeni  ve  bu  düzen  içerisindeki  ‘devlet  rolü’  dahi  istenmemektedir  artık !.

hiç  bir  ortak  paydası  olmayan  insanlar  topluluğu  hedeflenmektedir !.

Yani  bugün için  ‘devlet  düşmanlığı’  çok  bir  şey  ifade  etmemektedir..  ve  hatta,  dikkat  ediniz  birilerince  desteklenmektedir !.

dikkatinizi biraz  daha  yoğunlaştırdığınızda,  bu  hantal  diye  nitelendirilen  yapılara  karşı  çıkanların  ‘şirket’ler  olduğunu  göreceksiniz..

çünkü  çemberler  bazında  her  şeye  sahip  olan  bu  güç  odakları  kümeleri  daha  da  büyütmek  ve  kendi  içinde  daha  zayıf  olan  halkaları  da  eleyerek,  ortak  alan  dışında  kalan  ‘tüm  alanları’..

yani  devletlerin  teşkil ettiği  kümeler  birliğini  değil,  tek  bir  çember  içinde  ‘ortak  alan’  dahi  bırakmadan  hepsini  istemektedirler !.

İşte  bu  yüzden  ‘ulus  devletler’  bugün  için  elde  tutulması  gereken  yegane  yapılardır !.

devletle  barışık  olmasam  da  bu  böyledir !.

tüm  aksaklıklarına  ve  halkları  sömüren  felsefelerine  rağmen..

zira  en  kötü,  en  acımasız  devlet  bile  ayakta  kalmak  için  ‘ortak  bölge’yi  korumakla  mükelleftir,  aksi  durumda  ayakta  kalamaz..

işte  bugün  hedefte  olan,  kısıtlı  alana  sahip  olan  o  ‘ortak  bölge’dir !.

‘ortak  bölge’ler  her  milletin..  ya  da  ulusun  çekirdek  bölgeleridir;  çekirdek  bölge  atoma  benzer,  parçalanırsa..

ki  hedef  budur;  geçmişi  olamayan..   ortak  değerleri  olmayan,  idealleri  olmayan,  sınıfsız  ve  halksız  toplumlar  meydana  gelir !.

Tehlike  buradadır..

Bu  sebepten  nokta  hedef;  ‘bilinç’tir !.

Tarih  bilinci,  ahlâk  bilinci  ya  da  diğer  her  alandaki  bilinçler !.

bunları  ortadan  kaldırdığınızda  savaşacak  insan  bulamazsınız !.

oysa  savaşın  olmadığı  yerde !.

Barıştan  söz  edilemez..

Kötülük  yoksa,  iyilik  yoktur..

birilerinin  ‘iyi  ya’  deyişini  duyar  gibiyim,  ‘kötülük  olmasın  zaten,  ne  güzel  işte’ !.

değil  işte ;  çünkü  bu  ikili  sistem  hareketi  sağlar,  biri  olmadığında  ‘hayat’  olmaz!.

Yani  canlılıktan  bahsedilemez..

Tüm  bunların  sonucunda  planlanan  nihaî  hedef  ise;  moda  ve  bilimkurgu  deyimle,  ‘mutant  insan’!.

yani  değişmiş..   değiştirilmiş  insan !.

mutant  kelimesinin  bilimsel  tariflerinden  birini  vermek  gerekirse;  ‘’ Genetik  materyalin  değişmesi  sebebiyle  bazı  fiziksel  ve  biyokimyasal  özellikler  açısından  ana  babasından  ya  da  bir  önceki  öncü  hücreden  farklı  olan,  mutasyona  uğramış  birey  ya  da  hücre.’’

İşte  tam  burada  da  ‘GDO’  denen  illet  gelsin  aklınıza..

çünkü  mutfağınızda – mutfağımızda  ve  her  yerdeler..

tohum  depoları,  hibrid  tohumlar  (kısır  tohum),   gıda  katkı  maddeleri  ve  hükumetler  ve  şirketler  iş-birliği..

gebe  kalamayan  kadınlar,  sperm  sayısı  düşen  erkek  nesli..

ve  tabi  ki  cinsel  özgürlük  teraneleriyle  ‘mutant  insan’a  geçiş..

Yani  ‘cinsiyetsiz  insan’ !.

unisex  model !.

Aşırılıklar  kardeştir !.

Aşırı  cinsel  özgürlüğü  savunan  yeni  dünya  düzeni  ile..   aşırı  cinsel  özgürlüğü  bir  kenara  bırakın..   normal  cinselliği  bile  tu-kaka  ilân  eden  dinsel  yapılar  (derin  din)  temelde  ve  özde  aynı  düşünsel  güruhun  yansımaları..

ya da  yaratılan  yanılsamaların  tümüdür !.

Herkesin  anlaması  açısında  güncel  bir  örnek  vermek  gerekirse,  her  yanı  kapalı  bir  kadın  ile..   poposu  açıkta  dolaşan  ‘kim  kardashian’  denen  ucube  arasında  seçime  zorlanmaktadır  insanoğlu..

ne  medya,  ne  moda,  ne  de  diğer  etkin  olan  alanların  hiç  biri  sokaktaki  sıradan  kadını  tercih  olarak  sunmaz !..

ya  o !.   ya  öteki  şeklinde  pazarlanır  aşırılıklar..

ortası  yok  yani !.

Yine bugün  ‘derin  din’  içinde  yer  alan  sübyancılık  ve  de  oğlancılık;   yine  ikili  sistem  gereği  tam  zıttını  teşkil  eden  moda  dünyasında  aynıyla  vakidir !.

ez-cümle  hedefleri  ortaktır,  yani  asıl  olan;  karşıtlıktan  doğan  ‘hareket’i  sağlamaktır!..  (kendi  komplekslerinden  dolayı  buradan  pay  çıkararak  tek  başına  ‘islâm’  suçlamasına  girecek  olanlara   benden  ekmek  yok!.)

benim  eleştirim  tüm  dinler  bazında  ve  arka  planla  ilgilidir !.

sığ  eleştiri  yapanların  yegâne  amacı,  saklı  olanı  daha  da  gizlemek  üzerine  kuruludur,  bilesiniz !.

bu  yüzden  inanç  sahiplerinin  düşmanları  ateistler  değil,

ateizm  pelerinini  üzerlerine  geçirmiş  olan  derin  din  simsarlarıdır!

şu   bir   gerçek   ki ;

insanoğlu  varoluşunun  cevabını  buluncaya  değin  bir  şeylere  inanmaya

devam  edecektir ;

buradan  hareketle  kendilerini  ateist  olarak  tanımlayanların  gerçek

hedefi  inançlı  insanlar  değil..   inançları  kullananlar  olmalıdır..!!!

varlık  ve  yokluk  çatışır..  hareket  meydana  gelir;  ama  temelde  varlıkla,  yokluk  arasında  bir  fark  yoktur..

çünkü  var  olmadan,  yok !.   yok  olmadan,  var  olunmaz !.

bu  paradokstan  ‘hiç’e  ulaşılmaz..

İyi – kötü..

savaş – barış  gibi..

kısaca  asıl  olan,  ‘hareket’tir !

Kötülüğü   yok   edemeyiz..   karanlığı   ya   da !..  

ancak   nerede   saf   tutacağımızı   seçebiliriz !.

en  büyük   din ;   iyiliktir..!!!

Peki  alt  ve  üst  gelir  gruplarının  ortasında  yer  alanlar..

yani  burjuva  kesim  ne  yapmaktadır  ve  sistemle  ilişkisi  ne  boyuttadır  ?.

Okumaya devam edin ‘ZAMAN ÖTESİ – 1 – .. (ortak bölge) ..’

02
Eyl
15

SATRANÇ.. ve aynı zamanda SAVAŞ..!!!

Güneydoğu’muzda  yaratılan  ya  da  işlerlik  kazandırılan  terör  ve

terörle  mücadele  ve  aynı  zamanda  IŞİD  bahanesiyle  savaşın  içine

çSATRANÇ.. ve aynı zamanda SAVAŞ!.. Cem Yağcıoğluekilen  Türkiye…

Düne  değin  millî  bayramlara  öcü  gibi  davranan  ve  tam  da  o  günlerde  başı-kıçı  ağrıyanların  ya  da  her ne  hikmetse  hep yurt-dışında  olanların,  nedense  (2015)  30 Ağustos’una  sizden-bizden  fazla  sahip  çıkmaları..

Ve  akp’de  yeniden  vatan – millet  nidâlarının,  bayrak  görsellerinin  ön  plana  çıkması..

Daha   da   detay   verilebilir   ama   tüm   bunları   yan   yana   getirdiğinizde,  

yeni  bir   ABD / AB  planı   ile   karşı   karşıyayız   ve   bu  seferki   sonuç   almaya   yönelik  

en   önemli   plan   gibi   geliyor..

Daha  önceki  yazılarımda  da  ara-ara  bahsettiğim  gibi;  aslında  görülen  ya  da  gösterilen  gibi  değil  tüm  yaşananların  ardında  yatan  ‘muamma’!.

muamma  diyorum;

ÇÜNKÜ,  satrancı  oynayanlar  ile  tahtada  piyon  olanlar  sabit !.

Yeni   başlayan   bu   elde   de   piyon   maalesef   Türk  Askeri’dir..!!! 

Yani  ‘şehit’  diye  bağrımıza  bastığımız  gençlerimizdir !.

Bu  gençlerimizin  böylesine  bir  oyunda  fütursuzca  sahaya  sürülmeleri  ve  onların  kanları  üzerinden  güya  milliyetçi  söylemler  geliştirerek  halkın  vicdanına  el  koymak !.

bu  vebalin  hesabı  bir  gün  mutlaka  sorulacaktır !.

Bir  de  tahta  üzerinde  yer  alan  komutanlar  var  elbette;  oyunun  gidişatına  göre  bir  bakıyorsunuz  ‘fil’,  çapraz  koşu  yapıyor,  “ben  de  şehit  olacağım”  diyor..

işte  o  ara  anlayın  ki,  oyuncu  yeni  taktiğinin  peşinde  ilk  hamlesini  yapıyor..

At  ne  zaman  ki  şahlanıyor;  ki  bunu  şehit  sayıları  arttığında  ve  tepkiler  gelmeye  başladığında  Genelkurmay’ın  açıkladığı  şu  kadar  terörist  öldürüldü..   efendim  şu  kadarı  da  etkisiz  hale  getirildi  gibisinden  akıl  oyunlarına  veriniz..

bunların  hepsi  tahta  üzerinde  olanlar !.

Vezir   ve   şah..!!!

Şah  bir  boka  yaramadığının  farkında,  bu  sebepten  vezirin  yetkileri  peşinde..

kıç – kıça  durmaları  ondandır !.

İşte  şah  ya  da  vezir  ne  zaman  saldır  yetkisi  ve  emri  veriyorsa..    o,  satrancı  oynayan  efendilerin  işidir  ve  şu  an  yaşadıklarımız  aynen  bu  merkezdedir !..

ABD ile yapılan son anlaşma ve Türkiye’nin koalisyon güçleri içersinde yer alması ve ‘göya’ insanlık adına işid’le mücadeleye girişmiş olması..

işte  bu,  ‘Suruç’  katliamı  ile  başlatılan  yeni  sürecin  meyve  verme  aşamasına  gelindiğinin  işaretidir !.

Yani ihanet son deminde kaldığı yerden devam etmekte.. dün kürt sorunu, diye..   çözüm süreci , diye bugünkü kaotik ortamın hazırlayıcıları..  güya bugün bu ortamdan doğan sorunları ortadan kaldırmakla meşgullermiş imajı vermekte;  oysa ikinci aşamadır bu..

Böl !.   süreci  bitmiş..

Parçala !.   sürecine  adım  adım  ilerlenmekte !..

Daha  dün  Diyarbakır  ‘BOP’un  merkezi   olabilir  diyenler;  bugün  milli  devletten   bahsediyor..  (tayyip erdoğan)  işte  bu  bile  ikinci  aşamanın  başladığının  açık  delilidir !.

Tayyip  Erdoğan  ne  zaman  vatan-millet-bayrak  diyorsa !.    işte  o  zaman  vatan-millet-bayrak  döngüsünün  tersine  bir  şeyler  dönmektedir !.

Yıllardan  beri  olan  budur!..

Şu  an  Güneydoğu’da  tam  bir  orta-doğu  bilindik  resmi  ve  fotoğrafları  verilmektedir.  

Ve  halk  işin  içine  dahil  edilmekte,  terör  olarak  halka  sunulan  süreç  zamanla

‘mazlum   bir   halk’   direnişi   olarak   hafızalara   kazınmaya   başlanacaktır !.

Bu  süreç  içersinde  pkk  ile  mücadele  ediliyormuş  havası  yaratılarak  kamuoyundan

destek  alınacak,  yerli-yabancı  istihbaratçıların  düzenleyeceği  suikast  ve  bombalama

eylemleriyle   terör   yurt   çapına   yayılacak..

Yaşı   küçük   kürt   çocukları   öldürülecek   ve   Türk  Ordusu’na   ihale   edilecektir..

Bu  arada  birileri  yine  ‘Türk  Milleti’,  ‘Türk  Ordusu’..   ‘şehitler  ölmez,  vatan

bölünmez’  diye  hönkürecektir..!!!

Bunları  daha  dün  “kelle”  edebiyatı  yapanlar  sergileyecektir..!!!

Ve  tabi  sivil  toplum   adına  sanatçı  müsveddelerinden  bugün  için   ‘show  devam

etmeli’   sözlerinin   yerini,   ‘show   ertelenmeli’   sözleri   alacaktır !..

Atatürk’e  sizden  benden  daha  fazla  sahip  çıkacaklardır..   izleyin  ve  görün..

‘Fragman’larda   var..

Çok  yakında  Musul – Kerkük  üzerinden  geliştirilecek  bir  B  planı  ile  ana  planın  işlerliği  ve  devamlılığı  sağlanacak..

Türkmen unsuru yine kendi menfaatleri doğrultusunda, yine ülkenin aleyhine kullanılacaktır..

Ama,  hep  dediğim  gibi;  tüm  bu  yaşananlar..   yaşadıklarımız..   ve  hatta  dünyanın her  yerinde  yaşanan  bir  ABD  iç s avaşının  eseridir !.

ABD’de  hakim  alman  ekolü  ile  yahudi  ekolünün  bir  trajedisidir  bu !.

Bu  bir  hıristiyan – musevi  çatışmasıdır !.

Hani  hep  bir  kuklacıdan  bahsediyoruz  ya..   ya  da  piyonlardan..

İşte burada  doğu  halkları  ne  kadar  piyon  ise,  batı  halkları  da  aynı  derecede  piyondur;  zira  bu  savaşın  arka  planında  yer  alan  düşünceden..

ya  da  plandan  insanlığın  hayrına  bir  durum  ya  da  sonuç  yoktur !.  çıkmayacaktır !.

Hani  bazı  aklı  evvellerin  ‘islam’  terörü  diye  yana-yakıla  kendi  halkını  da  aşağıladığı  olaylar  var  ya..   yok öyle  bir  şey !.

Bunu  dinle  uzak-yakın  bağlantısı  olmayan  ben  söylüyorum!.

konunun  daha  anlaşılır  olması  bakımından..

Bu  işte  ‘müslümanlar’ın  bir  payı  yoktur..   çünkü  güçleri  yoktur !.

ancak terör olayları ve birkaç sapkın ya da masum inanmış piyondur aslında size gösterilen..

ya da medyanın önünüze koyduğu, servis ettiği fotoğraf..

ama  gazeteye yorum  yapacak  ya..   biraz da halkından, dolayısı ile kendinden utanmakta ve biraz da fazladan iki kitap okumuşsa, hafifte ateistlik varsa..   ver  allahım  ver..

Ateist  adam  din  eleştirisi  yapar,  eyvallah..

ama birileri ateizmin ardına sığınarak habire islam eleştirisi yapıyorsa.. bu işin ardında başka bir iş vardır!.

İşte  algı  operasyonlarının  önemi  burada  yatmaktadır !..

din  eleştirisi  başka  bir  şey,  devamlı  surette  islâm  eleştirisi  başka !.

Bu  bir  hıristiyan – musevi  çatışmasıdır;  ve  lâkin  sonuçları  itibariyle  aynı  sona  hizmet  etmektedir !. 

İki kölenin efendilerinin gözüne girmek için bir birleriyle yarışması gibi..

hedef  aynıdır !.   efendiye  hizmet !.  

işte  burada  ‘efendi’  dediğimiz  şey  nedir !..

kimdir  ya  da..

mevzu  burada  kilitlidir;  genelin  inandığı  ya  da  inanmak  zorunda  bırakıldığı  şekliyle  bunun  tek  açıklaması  ‘batı’  emperyalizmi  değildir !.

Batı ve halkları bu planın aracısı ve uygulayıcısı konumundadır ve yakın zamanda doğu ve halkları ile yer değiştirebilirler.. sözün özü abd ve ab yolun sonuna gelmiştir ve sizlerin orta-doğu diye gördüğünüz bu resmin asıl arka planında koskoca bir ASYA vardır.. ve kuzgunlar yeni yuvalarını oraya yapmaktadır!..

Şayet  birileri  arada  başını  kaldırıp  oraya  bakarsa;  Çin!.   Rusya!.  Singapur!.  Endenozya!.   Hindistan!.

Ve  daha  fazlasını  görecektir..

Güney  Kore ve  Kuzey  Kore’nin  durumu  ve  bizim  medyamızda  dahil  yapılan  üretilen  haberler  ortadadır..

Tabi  Hong  Kong  başlı  başına  bir  operasyondu !.

Çok  yakında  kraliyet  ailesinin  yeni  yerleşim  yerinin  Avustralya  olması  şaşırtmasın  kimseyi;  çünkü  bu  güzelim  kıta,  bakir  bir  toprak  parçası  olarak  elde  tutulmaktadır..

Tekrar Güneydoğu’muza dönecek olursak, son dönem yabancı gazeteci tutuklanmaları tamamen bir zemin hazırlığıdır..

ikiz yasalar ve dolayısiyle halkların kendi kaderini tayin hakkı..  hdp’lilerin zırt-pırt ‘öz yönetim’ diye çıkış yapmalarının temelinde de bu vardır!..

yoksa  cesaretlerinden  değil..  görevleri  icabı..

selahattin  demirtaş’a  gelirsek;  şayet  hıristiyan  bir  ülke  olsaydık  medyamız  sevgili  seloyu  ‘aziz’  ilân  ederdi..  tabi  yine  görevleri  icabı..

hdp ve diğer harflerden oluşan tüm ayrılıkçı düzenbazların son süreçte iyi polis-kötü polisi oynayacakları aşikârdır ve elbette bu düzenbazlar yüzünden gerçek sol yara almaya devam edecek.. ve enteresandır; ki asıl tuzak buradadır, sağ!.  yani, dün ‘kelle’ diyenlerin, bugün vatan millet demeleri gibi absürtlükleri içinde barındırabilen düşünce hakim kılınacaktır..

yani  egemen  düşünce  hep  sermaye  olacaktır !.

şimdi  birileri  yine  sağ-sol  yok  diyecektir..

eyvallah..  yani düşünce tarihini inkar edecektir; işte bu da 12 Eylül’ün elimize bıraktığı bir bombadır!..

açılımını sonra yapacağım; siz yine yok öyle bir şey diyebilirsiniz elbette.. ama bu sığ düşünce en çok sizlerin değil diğerlerinin işine gelmektedir ve bu vesileyle, dikkat edin tüm çevre, insan hakkı, hayvan hakkı ve kadın hakları senaryolarında hdp ön plandadır!.

işte  bu  durum  temel  düşünce  sisteminin  yok  sayılması  ile  ilgilidir !.

yoksa  bu  ülkede  insan  hakları,  hayvan  hakları  kadın  hakları  ve  daha  bilumum  konularda  büyük  ihlaller  vardır !.

ancak hdp ve benzerleri üzerinden yapılan operasyonlar neticesinde; kendilerini vatansever addeden pek çok kişi tamamen yanlış anlaşılma korkusundan tüm bu konulardan uzak durmaktadır!. işte yıllardır yapılan ve sonuca gelinen asıl operasyon budur!. siz hala sağ ve sol yok demeye devam edin!.  (tabi az öncede dediğim gibi 12 Eylül’ün yarattığı bir travmadır bu!.  zaten  amaç  buydu  ve  meyveleri  toplanmakta !..)

Oysa  bir  karış  toprağı  vermeyiz  diyenlerin,  o  karış  toprağın  hava  ile  bir  şey  ifade  ettiğini  anlamasıdır  asıl  mesele !.

havanızı,  suyunuzu  koruyamadığınız  sürece,  toprağınız  bir  şey  ifade  etmez..

beslenemez   çünkü !.  

bugün kendisini Türk Milliyetçisi olarak tarif edenlerin bu detaylara hakim olması ve bu konular üzerinden inşa edilen bölücülüğe dur demesi..

işte  mevzunun  can  damarı  buradadır !.

Ağacınıza sahip çıkacaksınız !.   çevrenize, ormanlarınıza.. bu sahip çıkışları ‘onlara’ bırakırsanız, onlar da bu çıkışlarının semeresini toplumsal kafa karışıklığından yararlanarak kendi lehlerine kullanırlar, bugün olan budur!. zannetmeyin ki sadece bizde böyledir; Hindistan’da da durum böyledir ve diğer pek çok ülkede olduğu gibi.. kendi oluşumları ile ilgili sorunları olanların, batı kaynaklı ve destekli hareketlerle beslenmesinin yegane temeli budur..  böl..  parçala..  yönet!.

işte  burada  kullanılan  soldur .

sen  sahipsiz  bırakırsan,  konuyla  alâkası  olmayanlar  sol  adı  altında  sermayeye  hizmet  ederler..

işte  bu  sebepten  bugün  sol,  liberalizmin  yayılmasında  en  büyük  aracı  rolünü  üstlenmiştir !..

sorunu  görmezden  gelmek,  yok  saymak  çözüm  değildir..   (bu konu çok önemli ve konu ile ilgili çalışmalarımı yakın zamanda yayınlayacağım)

Hürriyet Gazetesi’nde yer alan yabancı gazetecilerin tutuklanması ile ilgili bir haberle bitirelim.. haberden bir bölüm şöyle; ‘’   Çatışma bölgelerinden yaptığı haber ve videolarla tüm dünyada bilinen ABD merkezli haber sitesi Vice News, Türkiye muhabiri Jake Hanrahan ve ekibi tutuklandı…’’

haberin  devamında  ‘’Vice News’  ajansıyla  ilgili  bilgiler  veriyor  Hürriyet..

‘’ ABD merkezli Vice News dünyada sıcak gelişmelerin yaşandığı bölgelere muhabir göndererek önemli röportaj ve haberlere imza atan bir uluslararası bir haber organizasyonudur.   2013 yılının Aralık ayında kurulan Vice News önemli gelişmelerle ilgili belgesel ve özel haberler yaparak, bu haberleri kendi internet sitesinden ve Youtube aracılığıyla servis etmektedir.  Ana merkezi New York’ta bulunan şirketin dünyanın bir çok kilit noktasında da bürosu bulunmaktadır.’’

Fazla  söze  ne  hacet,  istihbarat  elemanı  demiyorlar,  “gazeteci”..!!!!!!!!

Aynı ajansın Gezi Olayları ile yaptığı kışkırtıcı yayınlar ortadadır.. işid’le bağlantısı alenen ortadadır ve hatta bir-birlerini ağırlamakta üzerlerine yoktur, işid’in düzenlediği şehir turlarını yine bu ajansın çekimlerinde bulabilirsiniz..

Medyamızın medarı iftiharı habertürk aynı ajansın belgeselini verirken aynen şu tanıtımı kullanıyor; ‘’ VICE News muhabiri Medyan Dairieh üç haftasını “İslam Devleti”yle geçirdi. Dairieh, Suriye Rakka’da olanları belgeleyen ilk ve tek gazeteci olarak büyük bir habercilik başarısına imza attı. Belgesel Türkçe altyazıyla ilk kez ve sadece Habertürk’te..’’

Yani içerde ve dışarda algı operasyonu son hız devam etmekte.. dünyanın her yerinde..

Ve süreç başlıyor (ikiz yasalar); yine haberin devamında sopa gösteriliyor.. ‘’ Uluslararası Af Örgütü, PEN International (Uluslararası Yazarlar birliği) ve Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) gazetecilerin gözaltına alınması ile ilgili Türkiye’yi kınayan açıklamalar yapmışlardı.’’

Yani  bu  bir  savaş  aslında..   haçlı  seferlerinin  devamı !.

diğerlerinden farkı ise zaman ve mekan kavramı tanımayan, psikolojik, askeri, algı yönetimi ve daha pek çok argümanla beslenen medya ile yaratılan kafa karışıklığı ile seyri değişen..   piyonları değişen, kendi piyonlarını rahatlıkla yiyebilen ve arkasında din ve bilimin olduğu yeniçağ savaşı!..

geçmiş  savaşlarda  olduğu  gibi,  burada  da  insanlığın  hayrına  bir  duruş..   ya  da  sonuç  yoktur !.

işgal  altında  olan  toprak  parçaları  değil!.    insan  zihnidir!..

bir İtalyan..   ya da bir İsveçli bunun farkına vardığında..   ki bir bilinç yarılması dünya çapında yaşanmaktadır..   ancak ‘yarı aydın’ artık dünya vatandaşı olduğundan..

yani kısaca insanın bugünkü en büyük düşmanı yine kendi içinden çıkan-çıkarılan ‘yarı aydın’ modeli olduğundan..

bu  iş  biraz  vakit  alacağa benziyor!.

tehlike ise şuradadır; geçmişle bağı koparılan nesil sayısı ikiye çıkartılırsa, geriye dönülmez bir döngü yaratılmış olacaktır..

ki,  işte  insanlığı  bekleyen  asıl  tehlike  budur !..

çocuklarınıza organik gıdaların tohumlarını bırakın bir nesil sonraya taşımaları için..   her millet kendi değerlerini eğitim dışında aktarmalı ve vakit ayırmalıdır..  

bu   bir   bilinç   aktarımı   yöntemidir..  

geçmişte..   çok   hem   de  çoook   geçmişte   defalarca  

silinen   insan   hafızası   yine   aynı   tehlike   ile  karşı  

karşıyadır…

her bireyin görevi geleceğe bilgi aktarımı olmalıdır, çocuklarımız bu iş için elzem olandır..   hafife  almayın..

Son  olarak  yıllardan  beri  güya  milliyetçilik  adına  kürt  yoktur..   carttır-curttur  diye  geveleyenler  var..

bir  sonraki  yazım  kürt  ve  ermeni  tarihi  ve  paralelliği  üzerine  olacaktır..

tavsiye  ederim,  okuyunuz  okutunuz..

Okumaya devam edin ‘SATRANÇ.. ve aynı zamanda SAVAŞ..!!!’




İstatistikler

  • 2,194,210 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Eylül 2015
P S Ç P C C P
« Ağu   Kas »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

En fazla oylananlar