29
Tem
16

Ülkenin bu berbat hale gelmesinde belki tek masum olan Türk Devrimcisi Yurtseverin özeleştirisi… Ki en büyük ‘suçu’ Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmak değil de, ülke düzeninİ ve devlet kanunlarını namusuyla çalışıp üretenlerin lehine değiştirip ülkesini karanlığa değil de çağdaş uygarlık ve refah seviyesine ulaştırmak istemesiydi… ( Bugün ülkemi resmen lâğım kokan tımarhaneye çevirenleri her dakika başı TV’lerde görmekten tiksinmiş midemin bulantısından kusmamak için kendimi zor tutarak ; “ALDATILDIK” pişkinliğiyle ne bok yiyeceklerini şaşıran, şu an iktidarın taşaklarını yalayarak “götü kurtarmak” derdine düşen kıvırtkan ve ahlâksız “şeref deyyusları”na ithaf ediyorum..)

Deniz  Gezmiş    Şarkışla’da  kendini  kuşatan  askere  silâh  sıkmamıştı.

Çünkü  Mehmetçik  bizim  kardeşimizdi  ve  devrimciler  kendi  Ordusuna,  kendi  askerine  

silâh  sıkmazdı.

12 Eylül  sonrasında  sadece  yenilmiştik.

Kötüydü  yenilmek  ama,  elimizden  geleni  yapmıştık.

Yapmamız  gerekeni  yapmıştık,  yapılmaması  gerekeni  de  yapmamıştık.

Evet,  en  önemlisi  buydu;  bize — solcu  yurtseverlere  karşı  darbe  yapan  ordumuza,  

bizler  savaş  açmamıştık.

Bu  ülkeye  belki  kardeş  kavgası  yaşatmıştık  ama  iç  savaş  yaşatmaktan  kaçındık.

Ve  işte,  12 Eylül  acısını  asıl  şimdi — bugün  çekiyoruz…

 Asılan  arkadaşlarımı  düşünüyorum,  Deniz’i…

Deniz  bir  askere  kurşun  sıkmamak  için  teslim  olmuştu  da,  asmışlardı.

“Asmayalım  da  besleyelim  mi”  diye  sormuştu  başları  ve  hep  astılar  bizi.

Ama  30 bin  askerin  kanı  üzerinde  oturan  biri  içerde  besleniyor  hâlâ.

Daha  ağır  ne  olabilir  bir  devrimci  için,  bir  yurtsever  için…

Artık  ülkemizin  yarınından  emin  değiliz.

Belki  birkaç  yıl  sonra  Türkiye  diye  bir  ülke  bırakmayacaklar.

Bu  ülke  insanının  hep  bir  umudu  olmuştu.

Çok  ileri  gidemezler,  sonunda  asker  izin  vermez  diye.

Ama  artık  o  umut  da  bitti.

Evet,  en  ağır  travma  bu.

İnsanlarımızın  ilk  defa  umutları  böylesine  kırıldı.

Daha  düne  kadar  sokaklarda  “Yaşa,  varol..”  diyer  marş  söyleyenler  şimdi  

evlerindeler,  şaşkın,  aldatılmış…

Elimizden  gelen  bir  şey  yok.

Evet,  en  ağır  travma  bu.

Eskiden  en  azından  dört  duvar  arasında  hapistik  de,  elimizden  bir  şey  gelmiyor  

diyebiliyorduk  kendimize.

Oysa  şimdi  hapislerin  en  ağırını  yaşıyoruz  evimizde.

Aslında  canevimizde.

CANEVİMİZDE.

Evet,  en  ağır  travma  bu.

Ve  bu  hapislikten  kurtulmadan  bunu  atlatmanın  imkânı  yok.

Bizi  canevimizde  gönüllü  hapse  razı  eden  her  türlü  kolaycılıkla,   umursamazlıkla,  

reformculukla,  birşeyolmazcılıkla  hesaplaşmadan  kurtulmanın  imkanı  yok.

“İş  başa  düştü” dememek  için  geçirdiğimiz  yılların  bedelini  ödemeden  kurtulmanın  

imkânı  yok.

Hep  beraber  yeniden  yollara,  meydanlara  inmek  gerek..

Yeniden  başlamaya…

*      *      *      *      *

NOT :  Aşağıdaki  video  2007  yılına  aittir,  fakat  Türkiye’de  son  66  yılın  özeti  gibidir..

Özellikle  günümüzle  de  “paralellik”  arzettiğinden  “AL  BİRİNİ  VUR  ÖTEKİNE”  dedirtiyor..

Oyuncular  değişse  de,  son  66  yıldır  oynanan  hep  aynı  “FIRILDAK  SAĞCILARIN  İKTİDARI  MİRAS  GİBİ  DEVRALMALARI” tiyatrosudur..

Atatürk  Türkiye’si  CUMHURİYET  DEVLETİ’ni  kurulduğundan  beri  yıkmak  amacındaki  her  türlü  iç  ve  dış  mihrakların  maşası  olan  bu  sağcı  mirasyedilerin,  hele  bu  sonuncuların,  insanlarımızı  bölerek  devletimizi  paçavraya  çevirip  yokoluşa  götürdükleri  apaçık  ortadadır…


0 Responses to “Ülkenin bu berbat hale gelmesinde belki tek masum olan Türk Devrimcisi Yurtseverin özeleştirisi… Ki en büyük ‘suçu’ Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmak değil de, ülke düzeninİ ve devlet kanunlarını namusuyla çalışıp üretenlerin lehine değiştirip ülkesini karanlığa değil de çağdaş uygarlık ve refah seviyesine ulaştırmak istemesiydi… ( Bugün ülkemi resmen lâğım kokan tımarhaneye çevirenleri her dakika başı TV’lerde görmekten tiksinmiş midemin bulantısından kusmamak için kendimi zor tutarak ; “ALDATILDIK” pişkinliğiyle ne bok yiyeceklerini şaşıran, şu an iktidarın taşaklarını yalayarak “götü kurtarmak” derdine düşen kıvırtkan ve ahlâksız “şeref deyyusları”na ithaf ediyorum..)”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2,193,978 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2016
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: