31
Tem
16

VATAN’ımızı kaybetmek istemiyorsak ilk önce “şahsa tapınma” koyunluğundan vazgeçmelisiniz — neticede o da ölümlüdür… ( değişim, yerel açılımı, “yeni” anayasa’ ve ‘başkanlık’ ve hemen arkasından ‘eyalet sistemi’, bölünme süreci gibi konuları hatırla(ya)mayanlara ithafen..!!! )

VATANSIZLIK

DEĞİŞİM..!!! — ( TERÖR  ÇAĞI ) 

Gelinen noktada ya da varılacak son noktada ‘millet’in lehine bir durum olur mu?. sorusunu sormak ve gidişatın demokratik teamüllere uygun ilerleyeceğini ve sonunda demokrasinin kazanacağını söylemek..  düşünmek ya da..

uzunca bir süredir ‘yeni anayasa’ ve ‘başkanlık sistemi’ ile ilgili yazılarımızı okuyanlar bilir; süreç mi ivme kazandırdı.. ya da kazandıracak; ya da hız kazanması için mi süreç ileriye alındı!. veyahut, kasım seçimlerinden önce yaşanan bir abd iç- çatışması ve yansımaları mıydı tüm bu olanlar; zaman elbette açığa çıkaracak pek çok gerçeği..

mesela  tarih ;  saat 21:30 da  ‘DARBE  KOMEDİSİ’ diye  bir  alt  başlık  açacak  ve  asıl  gerçekleri  mutlaka  ortaya  koyacaktır !.

ancak  şu  bir  gerçek  ki..   ve bugün tam anlamıyla ortaya çıkmıştır ki; 28 Şubat, cemaatin yapılanması açısından bir mihenk taşı görevi görmüştür!.     ve topluma Atatürkçü bir tepki olarak yutturulan bu ‘çıkış’; artık bugün ayan-beyan ortadadır, ihanetin temellerini atmıştır!.

Erbakan ve ekibinin tasfiyesi, topluma Atatürkçülerin zaferi olarak pompalanırken; ‘içimizdeki ihanet’in nasıl bir örgütlenmeye gittiğini göstermesi bakımından 28 Şubat ve etkileri sosyolojik açıdan incelenmeli ve kimlerin, ne ad altında.. -sizden sandıklarınızın, sizden olmadığını- anlama bakımından ve hangi isim ve şekilde örgütlendiğini ve neleri hedeflediğini kavrama bakımından…

Sorun şu ki; amerikancı Atatürkçülük perspektifi ile amerikancı dinci perspektifi her daim bir-birini yaratan-besleyen ve çeşitli isim ve görev dağılımları ile peşi-sıra var olan ve yine olmaya devam edecek, en büyük sorunumuzdur!..

tek bir abd yanılgısına düşmek!. düşürülmek; şimdiki süreç ve geçmişten geleceğe uzanan süreç ve süreçler açısından önümüze konan en büyük tuzaktır!. oysa abd’de tüm ülkeler adına ve o ülkelerde hakim olan düşünceler adına fon ve görev dağılımı yapan çeşitli kuruluşlar -lobiler- mevcuttur ve olmaya da devam edecektir.. yani karşımızda tek bir abd yoktur!.

ABD  sıfatıyla  karşımızda  yer  alan  düşman  ‘çok  yüzlü  düşman’dır !..

‘feto’ dedikleri bu yapı da, bunlardan sadece biridir ve bugün bizim sormamız gereken soru şudur; bu temizliği yapanlar kimdir?.  ve hangi akımdan ya da düşünceden beslenmişlerdir!. geçmişten bugüne ve yarına cevap ortadadır aslında..

tüm karşı çıkışlara rağmen askeriyenin çürümüş ve kokuşmuş yapısını yaklaşık -kendi adıma söyleyeyim- beş-altı yıldır yazıyorum; ve çok da eleştiri aldım..

holding yöneticisi olan emekli paşalardan tutun da.. ‘kozmik odayı’ bu ihanet şebekelerine açan Genelkurmay Başkanlarına değin hepsini yazdık..

ama enteresandır onlar hep bizden daha Atatürkçü..  daha Kemalist sanıldılar..

bugün  de  bu  yanılgı  sürmektedir !.

bugün  dahi  utanmadan  demeç  vermekteler !.

kitaplarını  imzalamaktadırlar !..

tarihte bu ve benzeri ve toplumda infial uyandıran olaylar olmuştur..

olacaktır; çünkü bu ve benzeri yüksek tansiyon içeren olaylar ‘değişim’in habercisidir!. toplumlar değişimlere kolay ikna olmazlar, sıradan olaylar kamuoyunu yek-vücut yapmaz.. kimlerin, ne denli işin içinde olduğu.. toplumda hayret ve paralelinde öfke ve nefret uyandıran girift ilişkilerin yer aldığı.. açıkçası, ne olup bittiğini kimsenin çok fazla anlamadığı, anlamaya gayret etmediği olaylar silsilesi ve ardından gelen ‘değişim’!..

Türkiye, yeni bir sürece girmiştir ve bu sürecin her anı ve dakikası büyük sürprizlere gebedir!.

abd’ye bu denli sivil ve askeri bağlılık ve neticesinin; çok parlak olacağını ön-görmek, saflık olacaktır kanaatimce..

feto ve hareketinin tüm bilinmeyenlerini ve tehlikelerini yazarken, bunun aslında bir abd gizli örgütlenmesi olduğunu da ekledik çoğu defalar.. (dünyanın her yerinden cemaat önderleri abd’yi mesken tutar.. hepsinin de bahanesi ‘tedavi süreci’dir!) yani yarın feto ve teşkilatının devre dışı bırakılması tehlikenin geçmiş olacağı manasına gelmez!.

bu ülkede her düşüncenin abd’den nemalanan ‘hain’leri olduğu sürece.. ki milliyetçilik kisvesi altında oldukça çokturlar!.  Atatürkçülük adına ve dahi yeni cemaatler…

huzur ;  bu  sıralar  oldukça  uzak..

şu  bir  gerçektir  ki;  ‘ordu’  bugün  bitirilmiş  değildir!.  bugün  yaşadıklarımız,  bitmişin ilanıdır !..

sorun;  yerine  konulacak  olan!.dır!..

sorun her okulun imam hatip olması ;  ve lâkin, karşılığında diğerlerinin ve üniversitelerin yabancı dille eğitim yapıyor olmasıdır !..

sorun ;  birine karşı  çıkanların..  diğerini  benimsemesidir !.

bizden yana düşman.. bizden yana ihanet olmaz!.. en azından bugünden sonra; içimizdeki ihaneti görmek ve bize yakınlığı ve uzaklığı ne olursa olsun.. reddetmek dileğiyle..

amerikancı Müslümanlık!.  içinde ihanet barındırır!..
amerikancı Atatürkçülük!..  içinde ihanet barındırır!.
amerikancı sermaye.. (küresel sermaye) ihanetten de öte..  tüm kötülüklerin anasıdır!.  ve sorun  da  buradadır!.

Liberalizm..  yani küresel ekonomi ve sistemi, faşizmi alır.. renklendirir; ve ‘demokrasi’ diye halklara satar!..  sokak ağzıyla, iteler.. kakalar ya da..

İşte dünyadaki tüm sivil ve askeri düzenler ‘devlet’ mekanizmalarından ayrı ve birlik düşüncesi ile bu sisteme hizmet ederler!. etmek zorunda bırakılırlar!.. işte yukarıda bahsettiğim ‘değişim’ bu bağlam açısından önemlidir!.

Artık ‘yeni dünya düzeni’ denen fikrin silahlı gücü ‘terör örgütleri’ ve yayılışı ‘terör olayları’ üzerinden olacaktır!. algı yönetimi medyaca sağlanırken, sosyal medya dahil (sivil hareketler).. oldu-bitti ve son darbeler, askeri düzenin değişimi ile (terörle) sağlanacaktır!. ve amerikan filmi seyreden herkesçe malumdur ki; küresel sermayenin koruyuculuğunu da ‘LAPT’ tipi (Los Angeles Polis Teşkilatı) örgütlenmeler yapacaktır!.

Yani halk açlıktan ölürken, gökdelenler sıkı bir şekilde korunacaktır!..

Artık Avrupa’da da güvenli ülke kalmayacaktır!.  küresel sermaye; küresel terör ağlarıyla düşmanlar yaratacak ve terörden rahatsızlık duyan toplumların desteğiyle yeni savaşlara yelken açacaktır!.

Güvenli ülke diye bir kavram tarih olurken.. güvenli bölgeler yaratılacak ve sermaye sahipleri ile onların sadık hizmetkarları oraları mesken tutacaktır!.

‘değişim’  demiştik!.  yerel  açılımı  ‘yeni anayasa’  ve  ‘başkanlık’ ve  hemen  arkasından  ‘eyalet sistemi’..  bölünme süreci..

evrensel  açılımı  ise; TERÖR !.  önümüzdeki  çağın  adı !.

TERÖR  ÇAĞI..!!!

Cem  YAĞCIOĞLU  /   29-07-2016   /  06:45

https://www.facebook.com/cemyagcioglu/


0 Responses to “VATAN’ımızı kaybetmek istemiyorsak ilk önce “şahsa tapınma” koyunluğundan vazgeçmelisiniz — neticede o da ölümlüdür… ( değişim, yerel açılımı, “yeni” anayasa’ ve ‘başkanlık’ ve hemen arkasından ‘eyalet sistemi’, bölünme süreci gibi konuları hatırla(ya)mayanlara ithafen..!!! )”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


İstatistikler

  • 2,172,228 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Temmuz 2016
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

En fazla oylananlar


%d blogcu bunu beğendi: