Ağustos 2014 için arşiv

31
Ağu
14

Dincilerin Dini : BORSADA

DİNCİNİN  HAL-İ  PÜR  MELALİ
DİNCİNİN  HAL-İ  PÜR  MELALİ

Bu  dinci  (dini  kullanan)  taifeyi  biz  senelerce  anlattık  ama  yeterince  anlatamadık.

Şimdi  dinciler  kendini  öyle  güzel  anlatıyor  ki…

Önce  dinlerini,  sonra  insanlıklarını  PAZARA  ÇIKARIP  sattılar.

Müslümanız  dediler,  Haçlı’ya  tetikçi  oldular.

Müslümanız  dediler,  okul  kitaplarından  küresel  çete  sözcüleri  istedi  diye  ayetleri  çıkardılar.

Müslümanız  dediler,  Ebu  Cehil’i,  Ebu  Süfyan’ı  kendilerine  rehber  seçtiler.

Ebu  Cehil,  Ebu  Süfyan’ın  temsil  ettiği  fikirlere  sonuna  kadar  sahip  çıktılar.

Paranın  belli  ellerde  toplanmasını  sağladılar.

Şimdi  kız  çocuklarının  öldürülmesine,  yani  diri  diri  toprağa  gömülmesine  öncülük  ediyorlar.

Arkasında  durdukları,  eğitim  ve  silâh  temin  ettikleri,  tedavilerini  üstlendikleri  küresel  çeteye  fedailik  yapan  IŞİD,  bebeleri  boğazlıyor.

Kızlara – kadınlara  tecavüz  ediyor.

Peygamberin  yasakladığı  “MUTA”  nikâhını  güncellediler.

Yani ;

Kur’an  ve  Peygamber  ahlâkıyla,  yani  Peygamber  ile  savaşıyorlar.

Daha  açığı ;

“Allah”  ile  savaşıyorlar.

Ülkeyi  faiz – tefeci  sarmalına  sokup  Allah’ın  lânetlediği  sistemi  “ekonomik  istikrar”  yalanıyla  program  haline  getirdiler.

Çalmayı,  gaspı,  el  koymayı,  çeşitli  dalavereler  ile (kentsel  dönüşüm  gibi)  insanların  kıymetli  mallarının  üzerine  oturmayı,  tehdit  ve  şantajla  şirketlere  ortak  olmayı  sistem  haline  getirdiler.

“Yalan  söylemek”  olmazsa  olmaz  kuralları  oldu.

Öyle  ki,  yalan  söylemediği,  söyletemedikleri  için  bir  müezzini  saatlerce  sorgulatıp  sonra  da  sürgün  ettiler.

“Şehitler  ölmez,  vatan  bölünmez  diyen”  müftü  ardımcısı  sürüldü.

Helâl  kazanç  olan  ve  İslâm  dinin  teşvik  ettiği  üretim  bitirildi.

Borçlanma,  tefeci,  faiz  sistemi  özendirildi.

Bankacılık  düzenlemeleri  ile  bankalar  tefeci  kimliğine  büründürüldü.

Öyle  ki,  bütün  esnaf  bankalara,  yani  tefecilere  çalışır  hale  geldi,  GETİRİLDİ.

Din  su  kullanma  hakkını  korurken,  hâttâ  su  için  savaşılmasını  söylerken,  su  kullanım  hakkı  küresel  şeytanlara,  yandaşa  verildi.

Peygamberin sözüne uyup su kullanım hakkı için mücadele edenler dövüldü, hapse atıldı.

Hatta  üzerlerine  ateş  bile  edildi.

Sahte  din  trenine  binenler  son  durakta,  FİRAVUN  yurdunda  indi.

Şimdi  Firavun’a  yaranmak  için  dinlerini  BORSADA  satışa  çıkardılar.

Ülkeleri  satılıyor,  DİNCİ  ALKIŞLIYOR.

Kur’an  satılıyor,  DİNCİ  ALKIŞLIYOR.

Yolsuzluk  ve  rüşvetten  sorgulanan  vekilleri ayetle  “hakara  makara”  diye  dalga  geçiyor.

Din  tüccarları  oralı  bile  olmuyor.

Ala  denilen  İçişleri(!)  Bakanı  olmuş  şahıs  “Peygamberimiz  kibire  kapıldı , biz  kibire  kapılmadık”  diyor,

Bırakın  dini,  insan  olmaktan  bile  vazgeçenler  seyrediyor.

Ve  öğreniyoruz  ki,  okul  kitaplarında  mezhep  sayısını  da  beşe  çıkarmışlar(!)…

Bütün  Müslüman  coğrafyada  kadınların  namusları, bedenleri  parçalanıyor.

DİNCİ  SUSUYOR.

Görmüyor,  duymuyor,  yapanları  kayırıyor,  yapanların- yaptıranların  yanında  duranları  alkışlıyor.

Din  anlatıyoruz  diye  yıllarca  mürit  toplayan  şeyh  kılıklı  soytarılar,  şimdi  siyaset  yapıyor.

Holdingleşiyor.

Yani  Ebu Cehil’in,  Ebu Süfyan’ın,  El Meymune’nin  ( Ben-i Ahmer  Devletinde  tarikat  kuran  ve  ‘biz  birbirimize  yeteriz,  kadınlara  gerek  yok’  diyen  Yahudi  şeyh)  misyonuna  talip  oldular.

Müslümanız  dediler,  Anadolu’nun  yüzlerce  yıldır kullandığı  tohumları  yasa  ile  yasaklayıp  milleti  kısır  tohumlara  (şeytan  tohumları)  mecbur  ettiler.

Şimdi  bir  kısım  cahiller,  bazı  soytarılar Yahudilere ait diye  “kola  içmeyin”  diyor.

Oysa  pazardan  aldıkları,  yiyip  içtikleri  her  şey  Yahudi  tohumudur.

Üstelik  bunu  “alkışladıkları  AK Çete – şeytanın  çocukları – YASAL HALE  GETİRDİ”.

Yerli   tohum  (Allah’ın  bahşettiği  tohumlar,   yani helâl  tohumlar)  satışını  da  yasaklamakla  kalmadılar,  satış  yapana  hapis  cezası  da  getirildi.

Hadi  şimdi  protesto  edin  de  görelim.

Domatesten  bibere,  buğdaydan  patlıcana  hepsi  İsrail  tohumundan  elde  edilen  ürünlerdir.

Artık  zıkkım  yersiniz.

Zaten  hibrit  tohum  demek  zıkkım  demektir.

Zıkkımı  alkışladıkları  uzun  adam  yediriyor.

Küresel   çete   İslâm   dinine,   İslâm   ahlâkına  

operasyon   yapıyor.

Kim   eli   ile ?

DİNCİ   ÇETE   ELİ   İLE   yapıyor.

Çünkü  onlar  dinlerini,  inançlarını,  vatanlarını  KÜRESEL  BORSADA  satışa  çıkardı.

Sahi,  bunlar  Papa  öldüğünde  ülkede  yas  ilân  edip  bayrakları  da  yarıya  indirmişlerdi  değil  mi ?

Çıkarları  için  bütün  iddialarından  vaz  geçtiler.

Bu  vaz  geçişin  bahanesi  olarak  ta  ATATÜRK  düşmanlığını  ayet  gibi  sabah – akşam  okur  hale  getirdiler.

Neden  mi ?

Çünkü  1919  şartlarında  aynı  bunlar  gibi  hareket  edip  DİNİNİ  “Yunan,  İn giliz,  Amerikan,  Fransız,  İtalyan  PAZARINDA  SATANLARI”  da  yenmişti  Atatürk.

Genetik  kodlarında  bu  yenilgi  de  kayıtlı  olmalı  ki,  o  korkuyla  peşin  peşin  SAVUNMA  durumuna  geçtiler.

Onlar  bu  şuuraltı  korkuyla  Şeyh  Sait’e,  İskilipli  Atıf’a,  Ali  Kemal’e,  Vahdettin’e  sahip  çıkarken,  aslında  “kendi  ihanetlerini”  savunuyorlar.

İşte  hakikat  BU – DUR..!!!

Bu  gerçeği  hâlâ  ANLAMADINZ  MI ?

Firavun  ülkesinde  din  tacirleri  bütün  değerlerini  satıyor.

Ve ;

Suriye’de, Irak’ta memesi ağzında can veren bebek bu din tüccarlarını kıyamet gününe kadar mahkum ediyor.

Irak’ta  henüz  14  yaşında  IŞİD  canilerinin  sırayla  tecavüz  edip  direğe  asarak  öldürdüğü  Zeynep’in,  bütün  Zeynep’lerin,  Iraklı  Nur’un  ahı  bütün  “din  tüccarı  hainler”  ile  “seyreden – susan,  kendini  insan  sanan  korkakları”  damgalıyor.

“Küfrün  askerleri”  olarak  damgalıyor.

Zulmün  alkışçısı  olarak  damgalıyor.

Bu  damgayı  yiyenler  iflâh  olur  mu  sanıyorsunuz.

Asla,  asla,  asla…

Bir  sözümüz  de;

Atatürk  ve  silâh  arkadaşlarını  küresel  BORSA’da  satan  sahte  Atatürkçülere;

Irak  işgali  ile  başlayan  süreçte  binlerce  kadına  tecavüz  edildi.

ADD’leri,  yüzlerce  kadın  örgütleri,  kadın  derneklerinin  tek  bir  bildirisini,  tek  bir  protestosunu gördünüz  mü ?

Bu  kadınlar  bu  günkü  konumlarına  Cumhuriyet  sayesinde  geldiler.

T.C.  Devleti  kurulmasaydı  kimbilir  kimin  kaçıncı  eşi  olacaklardı.

T.C.  Devleti’ne  sahip  çıkmak  her  ONURLU  vatandaşın  görevidir  ama,

En  fazla  bu  görev  Türk  Kadınına  düşer.

Türk  kadını  kendi  şeref,  namus  ve  onuruna  nasıl  sahip  çıkıyorsa,  bütün  kadınların  şeref,  onur  ve  namusuna  sahip  çıkmak  zorundadır.

Bugün  kadınlara  yapılan  bu  aşağılık  tecavüzlere  sesini  çıkarmayanlar,  kendi  şeref  ve  haysiyetlerinin  çiğnenmesine  de  sesini  çıkarmayacak  olanlardır.

Din  tüccarları  dinini  BORSA’DA  SATIP,  Firavun  tahtına  baş  sürdü.

Karanlığa,  şeytana  eleman  yazıldı.

Atatürk  düşmanları  Atatürk  ve  Cumhuriyeti  küresel  çetenin  BORSASINDA  satıp  karanlığa,  küresel  çeteye  asker  oldu.

Bu  ihanet  günleri  turnusol  kağıdı  görevi  yaptı.

Herkesin  gerçek  yüzü  ortaya  çıktı.

Arada  griler  var.  

“Mış”  gibi  yapanlar…  

Artık  onlar  da  tek  tek  açığa  düşüyor.

Yemin  töreni  mi  dediniz ?

Firavunların  ettiği  yemin  şeytanın  üzerine  edilir.

Karanlığa  biat  edilir.

Sizler  boş  verin  ŞEYTANI  BOL  ÜLKEMDEKİ  şeytanın  yemin  törenini  de…

Karanlıkla  aydınlığın  savaşının  bütün  şiddetiyle  yaşandığı,  yaşanacağı  bu  yüzyılda,  şeytan  sadece  Türkiye’nin  değil,  bütün  insanlığın  üzerine  abanmışken,  karanlığa  karşı  savaşacak  gücünüz  ve  yüreğiniz  var  mı ?

Ona  cevap  verin..!!!

Önce  kendinize,  sonra  İNSANLIĞA  VERECEĞİNİZ  CEVAP…

Sözünüz  olacaktır..!!!

BİZİM  PEZEVENKLERE  İBRET  OLSUN

YALNIZ  VE  GÜZEL  ÜLKEMİN  YERLİ  MALI  HAÇLI  UŞŞAKLARINI  TAKSİM  MEYDANINDA  BİZ  DE BÖYLE ASACAĞIZ…   DECCAL  ORDUSUNA  KATILACAKLARA  DUYURULUR…   ONA  GÖRE..!!!

Bu  savaşı  “sözüne  sadık  olanlar”  kazanacaktır.

Okumaya devam edin ‘Dincilerin Dini : BORSADA’

30
Ağu
14

Haçlı Ordusu = AKePe + IŞİD… Bu kadar basit..!!!

ANLAMAYAN  OLAMAZ

BOP   bir   Haçlı   Projesidir.

Bush   bu   durumu   Irak   Savaşı   öncesinde   açıkça   söylemişti.

Irak   savaşı   sonrasında   artık   kendi   evlâtlarını   ölüme   yollamayacaklarını,  

taşeron   kullanacaklarını   söylediler.

İşte   o   taşeronun   adı   AKP   ve   başındaki   zattır.

AKP   ve   IŞİD   bir  haçlı  ordusudur.

Erdoğan İspanya’da yaptığı konuşmasında Haçlı Ordusunu nasıl aklamıştı hatırlayalım:

“Tarih boyunca Doğu ile batıyı, Müslümanlar ile Hristiyanları ayrıştıran en büyük çatışmanın haçlı seferleri olduğu iddia edildi. Haçlı Seferleri aynı zamanda tüm bu tarafların birbirini tanıdığı, birbiri ile iletişime geçtiği, birbiriyle ittifaklar kurduğu, en önemlisi de çok yoğun bir şekilde bilim ve sanat noktasında alış verişte bulunduğu dönemlerdir.”  demişti  değil  mi ?

1096 yılında başlayan Haçlı Savaşları 1270 yılında bitmiştir.

Haçlı Savaşlarının siyasi nedeni Türkleri Anadolu, Suriye, Filistin ve Akdeniz’den uzaklaştırmaktır.

Ekonomik nedenleri ise; Avrupa’nın fakir, İslam coğrafyasının zenginliğidir.

Haçlı Savaşlarını öven bir zata Müslüman diyenler utanmadı, sorgulamadı.

IŞİD ile de Müslüman coğrafyanın insan kaynakları yok ediliyor.

Ekonomisi çökertiliyor.

Maddi kaynaklarına el konuyor.

Dünyanın gözleri önünde namusu, şerefi beş paralık ediliyor.

IŞİD Suriye ve Irak Türkmenlerine soykırım uyguluyor.

IŞİD Tayyibistan ordusudur. Bütün deliller, yazılanlar, çizilenler bu iddiamı doğruluyor. IŞİD Türkiye topraklarında rahatça militan topluyor. Türk Türk’e kırdırılıyor. Kafa kesiliyor. İnsan eti yeniyor. Emzikli bebeler öldürülüyor. Kadınlar köle olarak satılıyor, tecavüz ediliyor. Kadınlar “öldürün bizi, burayı bombalayın” diye yalvarıyor.

“Tarih tekerrür ediyor ve Kuran’ın indirilişinden 1400 yıl sonra yöre halkı kız çocuklarını tekrar öldürmek istiyor; ama bu kez neden farklı:

Dinci IŞİD!..

O tarihlerde tefeci sermayesi nedeniyle kızlarının ölümünü istiyordu yöre halkı, bugün uluslararası sermayenin/emperyalizmin ürettiği İslam(!) nedeniyle…

İşte dindar ile dincinin farkı bu örnekte de alabildiğine ortaya çıkıyor. (Yılmaz Yunak)”

IŞİD Suriye’de yaratıldı. IŞİD’i ingiltere, Amerika, İsrail’in kurduğu itiraf edildi. Mossad, İngiliz ajanlarının sakal bırakıp IŞİD’in içinde yer aldığı ortaya çıktı. IŞİD’in büyüyüp güç kazanmasını ise “Erdoğan- Devitoff-Ala-Fidan” dörtlüsü sağladı. Gazeteport’un haberine göre;

(Irak Türkmen Cephesi milislerinden olduğunu iddia eden Nihat Yalnız adlı bir kişi, IŞİD çetelerinin içinden üç MİT ajanını tutukladıklarını duyurdu.

Amerli cephesinde savaştığını söyleyen Yalnız; 23 Ağustos’ta IŞİD teröristlerinin arasında M.Y. adlı MİT üyesini tutukladıklarını yazdı.

M.Y’nin 33 yaşında olduğunu ve uzun boylu olduğunu da belirten Nihat Yalnız Davutoğlu’na şunları söylemiş:

“IŞİD’li teröristlerle birlikte Türkmenlere kurşun sıkan yakaladığımız M.Y. adlı MİT ajanı başınıza bela olacak.” )

Bu iddianın anlamı; Türk soykırımı AKP’nin besleyip büyüttüğü sapkın katil sürüsü IŞİD’ne yaptırılıyor.

IŞİD’in  beş  görevi  vardı ;

1- Müslüman  coğrafyada  etnik-mezhep  temizliği  yapmak,

2- Müslümanlardan  bütün  dünyanın  iğrenmesini,  nefret  etmesini  sağlamak,

3- Petrol  alanlarına  efendileri  adına  el  koymak,

4- Müslüman coğrafyada  yapılan  katliam  ve  tecavüzlerle  aşağılanan,  onuru  çiğnenen  insanların  yeniden  milletleşip  ayağa  kalkmasını  önlemek,

5-  PKK’ya  alan  açıp  masumlaştırmak.

AKP’nin beslediği katiller 2013 yılı sonuna kadar 37 bin Suriyeli kadına tecavüz etti.  (Suriye Kadın Hareketi üyesi Bianka Madia)

Ülkemizde “başörtüsü” için bir ülkeyi feda eden kadınlar, IŞİD ve ÖSO militanlarının kadınlara yaptığını görmemezliğe geldi.

Şimdi   bunlar  Müslüman   mı ?

Müslüman olmak için önce “insan” olmak lazım değil mi?

Ya  şu  başını  örttüğünde  artık  kirlenmeyeceğim”  diyen  bayan  vekil ?..

Partileri bu tecavüzcülerin başını tutarken, ÖSO ve IŞİD’in pezevengi durumuna düşmüşken mi kirlenmeyecek?

Binlerce kadının namusunun vebali boyunlarında kelepçedir.

Emzikli bebelerin kanı ellerindedir.

İnsan etiyle beslenip, insan kanı içerek koltuklarında oturuyorlar.

IŞİD  Türkiye’de  nasıl  örgütleniyor ?

“Cihad(!)” için sırasını bekleyen Antepli bir gencin ağzından IŞİD gerçeği;

IŞİD’in Türkiye örgütlenmesi, farklı illerde benzer dinamiklere sahip: Gerici ideoloji ve tarikatların etkisi, yoksulluk ve geleceksizlik, uyuşturucu, Alevi düşmanlığı, daha iyi bir yaşam olanağı…  (haber.sol.org.tr)

“IŞİD  Ankara’dan  nasıl  militan  devşiriyor ?”

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/isid-ankaradan-nasil-militan-devsiriyor-haberi-95787

“ Ankara’da Hacı Bayram Veli Camii üs olarak kullanılıyor

Hacıbayram’ın radikal savaşçılar için yolgeçen hanına dönüşmesi bir anda olmadı. Mahalleli, özellikle Suriye savaşı öncesinde yaşanan iki olayın tetiklediği, yavaş bir dönüşümden bahsediyor.

İlki, tarihi Hacı Bayram Veli Camii’yle Ankara’nın turistik gezinti yerlerinden biri olan mahallenin kentsel dönüşüm kapsamına alınması. Hükümet, yoksulluk afetini çekici kent merkezinden kazıyıp evleri ve mahallenin tek ilkokulunu yıkmak üzere buldozerleri getirdi.

Çoğu mahalleli işini kaybetti ve çocuklarını kilometrelerce ötedeki okullara göndermek yerine evde yanlarında tutmayı tercih etti. Terk edilmiş ve kısmen yıkılmış binalar, evsizler ve göçmenler için çekim merkezi ve bir radikal imam için örgütlenme havzası haline geldi.

Birçok Hacıbayram sakini, mahalle merkezine devletin yeni yaptırdığı camiden farklı olarak Diyanet’le kurumsal ilişkisi olmayan bir yeraltı camiinde vaaz veren imamdan bahsetti..”

Bu durum Türkiye içinde IŞİD’in cirit attığını gösteriyor. Bu da demektir ki,

IŞİD-PKK kıskacına alınan Türk halkı büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır.

İngiltere-ABD ortaklığındaki çıkar çatışması, İngiltere’nin Ortadoğu’da ki tartışmasız istihbarat üstünlüğü ABD’yi harekete geçirdi. IŞİD üzerinden İngiltere’ye ders vermek isteyen ABD, IŞİD üzerinden PKK’yı silahlandırmayı meşrulaştırıyor. Bu arada üzerinde Kürdistan ve Ermenistan olan Türkiye haritaları da yeniden servis ediliyor.

İŞİD Haçlı Ordusu görevini yerine getirdi.   İtilaf Devletleri PKK’yı silahlandırmak için bir bahane buldu.

Şu anda PKK’nın uçak hariç her türlü silahı var.   AKP Güneyduğu’yu PKK’ya teslim etti. Bir tek resmen ilan edilmesi kaldı. PKK’lı teröristlerin İstanbul’da polise uzun namlulu silahlar ile ateş ettiği, polisin ise sadece su sıkarak karşılık vermesine izin verildiğini bir polisten öğrendik.

Erdoğan 12 yıldır etnik ve mezhep kışkırtıcılığı yaparak milleti kutuplaştırmış, kin ve nefret tohumları ekmiştir. Etnik ve mezhep bölücülüğü Türk Milletinin milletleşme sürecini durdurmak ve gerileterek bozmak için planlanmıştır. Yugoslavya ders çıkarılması gereken bir örnektir.

Erdoğan ve şürekasının bölücü söylemleri, Atatürk düşmanlığı, ektikleri fitne tohumları nedeniyle yeşeren kin ve nefret söylemine bir örnek vereyim:

( İHSD )  İNSAN  HAKLARI  SAVUNUCULARI  DERNEĞİ

http://inancozgurlugu.com/

(Kemalizm’i temsil eden statüko partilerinin adayı % 38 oy alırken, statükodan muzdarip ve bu güne kadar Kemalist rejimin zulmüne uğramış, Müslümanların, Sosyalistlerin, Komünistlerin, Kürt Halkının iki adayı % 62 oy almıştır. Bu şu anlama gelmektedir, bu halkın % 62’si Türkiye’de baskıcı katliamcı, insanlarımıza nefes aldırmayan Kemalist bir rejim istemiyor, cumhuriyet, demokrasi yutturmacaları arasında Atatürkçülük dayatmasını istemiyor.

Bu seçim sonucu ile halkımızın nezdinde şaibeli bir duruma gelen baskıcı, dayatmacı katliamcı Kemalizm rejimi için de derhal referanduma gidilerek, halkın fikri sorulmalıdır. Halkın büyük bir çoğunluğu Kemalist rejimi istemediğini ve daha insancıl bir düşüncenin ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Referandumda bu yolda bir sonuç çıktıktan sonra Kemalizm hızla tasfiye edilmeli, Anayasamızdan, devletten, okul kitaplarından kaldırılmalı, heykel ve resimleri sökülüp atılmalıdır. Rusya’da nasıl halk komünizmi istemediği için Lenin heykelleri sökülüp atıldıysa!, aynı olay Türkiye içinde geçerli olmalıdır.

Kaldı ki Kemalizm’in adayına oy veren % 38 azınlığın içinde cahil bırakılmış birçok insan olduğuna inanıyoruz. Onlar aydınlatılıp, putçu anlayışın şirk olduğunu ve Müslümanım diyen bir kişinin putu sevmesinin çıkmamak üzere cehennem azabına girmesine sebep olacağı anlatıldığı takdirde inanıyoruz ki statüko partileri bu Müslüman halktan % 10-15 oranında dahi oy alamayacaklardır!

Eğer bu ülkede iddia edildiği gibi gerçekten Cumhuriyet varsa, cumhur % 38 azınlığın istekleri doğrultusunda Cumhurun çoğunluğunun istemediği Kemalist rejimle yönetilemez.)

Bu  bildiri  buram  buram  yabancı  istihbarat  öğretisi  kokuyor.

Alanya’da Süleymancıların yaz kursuna Kur’an öğrenmek için giden arkadaşımın oğlunun anlattıkları ürkütücüydü. İmam kılıklı soytarının;

Atatürk’e Yahudi dediğini, bununla kalmayıp annesini kullandığını söylediğini anlattı.   “Ben bilinçliyim ama oraya gelenler zaten Süleymancı ailelerin çocukları, inanıyorlar”  dedi.

Hiçbir vicdan sahibi insan bu kadar korkunç bir iddiada bulunamaz. Müslüman olan böyle alçak bir iftirayı yapamaz. Bu sözler yabancı istihbaratların yerli işbirlikçiler eli ile bu topraklardan Atatürk adını kazımak için nasıl çalıştıklarının açık bir delilidir. Çünkü bu yöntem yabancı istihbaratların çalışma yöntemidir.

Böyle bir Türkiye manzarasında AKP son darbeyi vurmak için bir atağa daha geçti. Jandarma Genel Komutanlığı’nı lağvetme projesini hayata geçirmek istiyor. Jandarma NATO’ya bağlı değildir. O nedenle ABD Jandarmayı istemiyor.

Yaniçağ gazetesi Jandarma Dergisi’nin Haziran 2014 tarihli sayısında, yayımlanan “Jandarmanın Güvenliğin Sağlanmasında Geçmişten Günümüze Rolü” başlıklı makaleyi gündeme getirdi. Konuyu ele alan Tuğgeneral Güray Alpar,  Göktürk Devleti’nden Çanakkale savaşlarına uzanan süreci göz önünde bulundurursak güvenlik açısından jandarmadan vazgeçilmez”  dedi.

“Jandarma birlikleri özellikle 1984 yılından itibaren artan terör tehlikesi nedeniyle terör örgütlerine karşı mücadelede önemli unsurlardan biri olmuştur. Jandarma, Türk İstiklal Harbi sonrasında ülke çapında ayaklanmaların bastırılmasında önemli görevler üstlenmiştir. Savaştan sonra jandarma düzene sokularak asker kaçakları ve eşkıyayla mücadelenin yanında ayaklanmaları bastırmakla görevlendirilmiştir. Bu görevin en iyi şekilde yerine getirilmesi maksadıyla jandarmanın güçlendirilmesi de bu dönemde zaman zaman gündeme gelmiştir.”

Bütün bu yaşananların tek bir anlamı var:  Türk milleti ateş çemberine alınarak Anadolu’da boğulmak isteniyor. Üstelik bütün savunma silahları elinden alınarak boğulmak isteniyor. Tıpkı Bosna’da Boşnakların boğulduğu gibi…

Arap-Ermeni-Yezidi gibi unsurların Türkiye’ye alınıp sadece Türkmenlere yasak getirilmesinin altında yatan gerçek budur.

Türk milleti olanları biran önce anlamak zorundadır. Anlamazsa tavuk boğazlanır gibi boğazlanacağımız günler uzak değildir.

Bu tabloya göre Türk Milletini kan ve gözyaşı bekliyor demektir.

ABD’nin bugüne kadar devirmek için çabaladığı Esad’la IŞİD’e karşı işbirliğine başladığı iddia ediliyor. Independent’in haberine göre ABD yönetimi inkar etse de, Alman istihbaratı aracılığıyla, IŞİD liderlerinin konumlarını Suriye yönetimine iletiyor.

Emevi camiinde namaz kılacağını söyleyen uzun adam, ne oldu?

Puşt gibi ortada bırakıldın mı?   Bırakıldın.

Çünkü  asıl  amaç  Türkiye’yi  yalnızlaştırıp  teslim  almaktı.

O   nedenle   yazılarımızda   hep   şunu   söyledik :

“Asıl   hedef   Türkiye”  dedik.

Gene   tekrarlıyoruz.

Asıl   hedef   Türkiye’dir..!!!

Büyük  İsrail  Devleti,  Nil’den  Fırat’a…

Ve  Büyük  Ermenistan…

İHANETİN  ADI :  A-Ke-Pe

Unutma,  unutturma,  seyretme,  diren..!!!

Okumaya devam edin ‘Haçlı Ordusu = AKePe + IŞİD… Bu kadar basit..!!!’

11
Ağu
14

TEVFİK neyzenken boşuna alkole başlamamış..!!! — ( Aklı hür, fikri hür olmayı reddeden vicdansız semer fetişisti “İNSAN” kılıklı eşşoğlu eşşekler yüzünden..!!! )

AMAÇLARINA  ULAŞMIŞ  MUTLULAR

Yukarıdakiler  vazifelerini  icra edip  erdiler  muradına..

Şimdi  hep beraber  kurunun  yaşına maşına  bakmadan  

topluca   “aşşağı”  dakinin   “keyf(in)e   keder”siniz : 

BÖYLE  GÖTE  BÖYLE  YARRAK

Taşşakkurlârrr,   TURRKİYAAAA..!!!

Artık  beygire  meygire  binebilmeye  de  gerek  yok..!!!CUMHURBEYGİRİ

Hazır   mamayı   verene   anında   domalan   ve   sırtına  

bindiren   şu   ne  idüğü  belirsiz   kolaycı,   bedavacı,  

yiyici %50’lik  (ki  bu  oran  da  yalanın  dik  âlâsı)  sürü  

yüzünden  son   derece   “ileri”   bir   “demokratik” 

“seçim”le   milletçe   eşşşek   mertebesine   ulaşınca 

döşemeci   semerciler   eksik  olmuyor   tabii..!!!

Lütfen   dikkat   buyurun — ağzımı   bozup   “öyle   göte   böyle  …..”   demedim..!!!

Ulan,     olgunlaşıp   evliyalığa   mı   eriyorum   ne,   AMK..?!!!

Amma   velâkin   bu   işin   şakası   yok   artık..!!!FİRAVUN  TAYYİP

.

Ona  göre..!!!

10
Ağu
14

Katil

AÇIK  VE  NET

Ömürleri  siyonizm  ticareti  ile  geçti.

Önüne  gelene  mason  dediler.

Kendilerinden  başka  herkes  kâfirdi.

Karanlık  odalarda,  sütre  gerisinde  konuştular.

Kâfir  dediklerine  eğilmeyi  de  “hedefe  ulaşana  kadar  takiyye  yapmak  haktır”  deyip,  riyakarlıklarını  da  “İlmî siyaset”  diyerek  kutsadılar.

Güç  ellerine  geçti.

Dini  işporta  arabalarında,  cami  avlularında  sattılar.

Kur’an’a  savaş  açtılar.

Muhammedî  ahlâka  savaş  açtılar.

İslam’a  yapılan  haçlı  operasyonun  ayakçısı  oldular.

ABD  raporlarında  “Türkiye’de  din  tehlike  olmaktan  çıktı”   diye yayınlandığı  tarih  Ocak  2007’dir…

Bu  raporun  manası;  din  tüccarları  beş  yılda  dini  emperyalizme  uygun  hale  getirmeyi  başarmış  demektir.

Ayetlerin  yasaklanması  da  bu  zındıklara  kısmet  oldu(!)…

Dar’ül  Harp  kılıfıyla  yaptıkları  soyguna,  gaspa,  hırsızlığa  “GANİMET”  dediler.

Hırsızlar  Kralı”na  ganimet  gelirlerinden  %25  pay  verin  diye  fetva  veren  bile  oldu.

Masonlar  adına  PTT’den  hatıra  pulu  çıkarmak  ilk  defa  kendilerine  nasip  oldu(!)..

İsrail  adına  Ortadoğu’yu  kana  buladılar.

Filistin  ticareti  yaptılar.

Filistin’e  en  büyük  desteği  sağlayan  Suriye’yi  kana  bulayıp  Filistin’in  en  önemli  dayanağı  olan  ayağı  kırdılar.

İsrail’e problem olabilecek ülkelerde iç karışıklık çıkmasına ön ayak olarak İsrail adına saha temizliği yaptılar.

“Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye’nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek.”   Abdullah Gül ( 6. 3. 2006,  Vakit )

Libya’dan Irak’a kadar öyle bir demokrasi geldi ki, kan gövdeyi götürdü. Libya paramparça. Ölümler sıradan vaka. Suriye’de işledikleri savaş suçu, insanlık suçu sırtlarında damga… İşlenebilecek bütün suçlar işlendi. Büyük İsrail projesine örtü olan Kürdistan’ın Suriye parçası kotarıldı. Irak kana bulandı. Müslüman coğrafyada binlerce kadın tecavüze uğradı.

Bütün  bu  kargaşa  içinde  gözden  kaçan  bir etnik  temizlik  var.

Türk  kıyımı.

Şimdi  yazacaklarımı  iyi  okuyun.

Ve  asla  unutmayın !!.

17-23 Temmuz arasında (YAFEM)’’in 17.sini düzenlediği “Türk Boyları Kültür Şöleni” yapıldı.

Şölen programı içinde olan Türk Dünyası Yazarlar Buluşması’na misafir olarak katıldım.

Suriye Türkmeni olan Suriye Oğuz Boyları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu ve Onursal Başkanı Av. Ali Öztürkmen ile konuşma imkanı buldum. Öztürkmen ile birlikte şölene katılan üç Suriye Türkmeni gencimizle sıkıntılarını konuşma fırsatı buldum.

Anlatılanlar  AKP yasetinin  yaptığı  ihanetin,  Türk  düşmanlığının geldiği  korkunç  boyutu  gösteriyordu.

Suriye’de  savaş  öncesi  3.500.000  Türkmen  yaşadığını  öğrendik.

Erdoğan’ın  Türkmenleri  hedef  haline  getirdiğini,  Esad’a  “bizim  orada  soydaşlarımız  var”  dedikten  sonra  Humus’ta  4 – 5  köyde  katliam  yapıldığını,  Bephumur’da  50  bine  yakın  Türkmen  öldürüldüğünü,  narenciye  alanlarının  yakıldığını  söylediler.

Şimdi  sözü  Türkmen  gençlerimize  bırakalım :

Okumaya devam edin ‘Katil’

07
Ağu
14

fena değil..

HAYATTA  HİÇ  KİMSEYİ  SİKLEMEDİM - TAMAM  MI  AMINA  KODUKLARIM
‘susma,   sustukça   sıra   sana   gelecek’   dediler

konuştum !

ilk   beni   aldılar..!!!     iyi   mi..

ilk  dayağımı  yediğimde  ilkokul  öğrencisiydim
liseliden  yedim
okumaktan  soğudum!.   iyi  mi..

durma,  durursan  sona  kalırsın,  dediler
koştum!
nerdeyim  şimdi!.   kayboldum..   iyi  mi..

ilk  sevgilim  Erzincan’daydı,   babası  savcıydı
tayin  oldu..   çocuktum  ne  yapacağımı  bilemedim..
tahin-pekmezden  soğudum!.   iyi  mi..

 

‘büyük   adam   olacak   bu’   dediler  babama

büyüdüm !

büyükten   geçtim..   adam  olamadım!    iyi   mi..

 

neyse,  gel  zaman-git  zaman
beş  milyar  yıldır  buralardayım
öncesi  karanlık..
sonrası  da  pek  aydınlık  görünmüyor..

 

evet — “adam” olamadım..

ama   kimsenin   de   adamı   olmadım..!!!

Okumaya devam edin ‘fena değil..’

07
Ağu
14

Efendi ve Piç Nesiller..!!!

EFENDİ  VE  PİÇ

Beyni   iğdiş   edilmiş   kalabalıklar   şafağında   ‘doğru’   söz   söylesen   ne  fayda..  

adaletin   suskunluğu,   ‘doğruların’   yalnızlığı   ve   itlerin   dalaşıyla   geçen  

günlerimizden   bize   kalan..

kalbi  kırık  nesiller..

ve  her  şeye  rağmen  ‘selfie’  çektirenler..

Gazze’deki  bebeğin  haykırışlarına  kulak  vermek..   acıya  ortak  olmak  ne  güzel..   ne  insani..

Ya  Irak’ta  katledilen..   sıcaktan  ölen  bebekler!

Bir  milyon  Suriye’li  sığınmacıya  kapıları  açanlar,  neden ‘ Türk’menler  söz  konusu  olduğunda,  kapı-duvar!.   kulaklar  sağır,  diller  sus-pus!

ve  ‘vicdan’lar  umarsız !..

Çünkü ‘GAZZE’ bir simge! Gazze için yananlar, kahrolanlar, yeri-göğü inletenler.. tıpkı Berkin için ağıt yakıp, Serap için sessiz kalanlar gibidir!

medyanın gör dediğini ‘gör’, kör göze parmak!

medya  ‘ağla’  derse  ağla,  gerisi  günlük  güneşlik…

Doğmadan  annesinin  karnında,  annesiyle  birlikte  katledilmiş  bir  bebek,  henüz  ağlamayı  bile  bilmezken..

Mali’de..  Suriye’de..  Gazze’de..  Gana’da..  Etiyopya’da..

Orta-Doğu’nun  üzerinden  geçerken  İsrail ..   Koskoca  bir  kıta!   AFRİKA’nın  üzerinden  geçmekte  Fransa!..

Arapların  altında  kanayan  bir  AFRİKA!..  dünyanın  umurunda  değil!..

ve  mezalim;   ırk-din-dil,   çocuk-kadın-yaşlı  ayırmazken;   her  seferinde  Gazze’ye  üzülüp  ağıt  yakanların  insanlığından  şüphe  etmek  bize  yakışmaz!   ama  bu  ‘ikiyüzlülüğün’  ardında  yatan  ‘tarikat’!

kabala + derin  din = tarikat!   olunca  ve  çarpı ‘hamas’..  bölü  ‘fkö’ne  tamamlanınca  ve  hepsinin  karakök  toplamlarını  alınca..

=israil  çıkınca,  çık yukarıya  ‘deccal’  denemesi  işid  olunca!   daha  yukarıya  çık;   ekmek  için  kutuplar  anlaşınca..

Türk  tarihinin  gördüğü  en  büyük  hain,  alkışlarla  son  yolculuğuna  uğurlanırken,  taçlandırılarak!

ve  cemaate  operasyon  yapıldığı  zannı  yaratılarak -düğmeye  basan  asıl  nüvelerdir- askeriyeden  sonra  emniyetin  de  içi  boşaltıldığında!.

Atatürkçü  geçinen  ‘kadana’lar,  uzunca  bir  süre  daha  el  üstünde  tutulacağından  ve  asıl  ihanetin  ‘koza’sını  örerlerken..

suçsuz yere içeride yattığı iddiasıyla feryat edenler, yine operasyonel bir biçimde dışarı çıktığında..  zeybek oynadığında..

Balbay’lar  vesaireler  neden  suskunlar  hiç  düşündünüz  mü!

Hani  biz  onların,  sizin  onlara  verdiğiniz  payelerin  adamı  olmadığını  söylediğimizde..   bize  kızmıştınız  ya..

Hiç  düşündünüz  mü!   neredeler  diye!..

Perinçek’in  bir  ‘virüs’  edasıyla  nelere  mal  olduğunu!..

Hiç  düşündünüz  mü ?

Gazze  için  ayağa  kalkan  ‘vakıf’lar!.  tarikatlar!.   Irak’ta  katledilen  ‘Türk’menler  için  neden  bu  kadar  sessiz!

formülü  yukarıda  verdim!..

Dünya  çapında  görev  ifa  eden  tüm  terör  örgütleri,   sivil  toplum  kuruluşları  (enciyo),   uluslararası  tüm  legal  örgütler  ve  daha  fazlası..   gönül  verenleri  hariç!    (kandırılmış-devşirilmiş  kalabalıklar)..   istihbarat  kuruluşlarının  desteğini  almadan  bir  varlık  gösteremezler..

İstihbarat  örgütleri  bir-biri  içine  girmiş  ağlarla  tek  bir  yere  hizmet  eder..   ‘büyük  israil’!.

Siyonizmin  en  büyük  silahı;  ‘açlıkla  terbiyedir’!..

eş-başkanları  da  içimizde  büyüttüğümüz  ihanetle  birlikte  büyümüştür..

ve  ‘ılımlı  İslam ‘ projesi  de  bitmiştir!   ama  hedef  değişmemiştir,  ‘at’  değiştirilecektir!

Uluslararası  mahkemeler  yeni  kurbanını  özlemle  beklemekte..

işte  bu  sebepten, ‘tayyip’  son  kozlarını  oynuyor  zannıyla  hareket  ederken,   kendisi  için  hazırlanan  ‘son’a  doğru  emin  adımlarla  ilerliyor..

Tüm  Türk  Dünyası  ‘derin  bir  saldırı’  altındayken,  Gazze’yle  yatıp  kalkanların  ‘samimiyetsizliği’  ayyuka  çıkmakta..

Cumhurbaşkanlığı  seçimleri  için  önlerine  koyulan  havucun  peşinden  gidenlerin,  havucu  ipin  ucuna  bağlayanlardan  hesap  sormuyor  olması  da  ayrıca  tartışılmalı..

Kısaca  insanlık  saldırı  altındadır!   ve  saldırı  sahibi,   ‘israil’i  kuran  düşüncedir!   ve  tüm  dünya  milletleri  derin  uykularından  uyanmazsa..   bilim-kurgu  bir  gelecek  bizi  beklemektedir!

efendiler..   ve  piç  nesiller!

Bu  sebepten,  ‘TÜRK’ü  savunmak  durumundayız!   çünkü  ‘O’nun  temsil  ettiği  değerler  saldırı  altındadır!..

şu  yrıntıyı  sakın  unutmayın;   her  Yahudi,  ‘israil’  demek  değildir,   bu  ayrımı  koymadığımızda,  ‘israil’den  bir  farkımız  kalmayacağını  bilmemiz,   asıl  olandır!

her  Ermeni de  ‘düşman’  değildir!   bunu  sizlere  böyle  dayatanlar,   ya  ‘bilgisizdir’!..   ya  da  yukarıda  bahsettiğim  plana  hizmet  etmektedir!..

Düşman!  size  karşı  savaşandır!   haklı  davanızda..

tıpkı  ‘hepimiz  Ermeniyiz’  diyenlerin,   derinlerde  bir  yerlerde  ‘bize’  olan  düşmanlıkları  gibi..    çünkü  onların  hepsi  diaspora  Ermenilerini  kast-etmektedir,   yoksa  açlıktan  nefesi  kokan  Ermeniler  dertleri  değildir!

onların  sevgisi  ‘pakraduni’leredir!   ‘hepimiz  Ermeniyiz’  demeleri  ondandır!

Türk  Kültürünün  asıl  özü;   ‘günahı olmayan’  bir  kişinin  bile  burnunu  kanatmamak  üzerine  kuruludur!

‘suçlu  kim’  ise,  düşman  odur !

doğumdan  dolayı  kimse  suçlu  ilan  edilemez!   bize  yakışmaz!..

aklı  evveller  yine  bana-bize  karşı  çıkacaktır!  onları  size  havale  ediyorum!

‘cehalet’,   ‘Millet’i   temsil   edemez..!!!

sana   düşman   olanlardan   farkın   olmalı..!!!

bu   farkı ;    Mustafa   Kemal   Atatürk   ortaya   koymuştur !

Okumaya devam edin ‘Efendi ve Piç Nesiller..!!!’

04
Ağu
14

ÇAĞRI.. (edebiyatgazetesi) — GAZETE GERİ DÖNÜYOR..

İbn-i SİNA

Aşağıdaki   yazıyı ;   duymak   görmek   ve   bilmek   için   algılarını   ömür   boyu   açık  

tutan,   en   büyük   üstünlüğü — aklının   farkında   olan   insan   evlâtlarına   ithaf  

ediyorum…

EDEBİYAT GAZETESİ


Kuraklık,  sağanak  yağış  ve  hortumların  iklim  değişikliğinin  getirdiği  ‘aşırı  uçlar’  olduğunu  belirten  uzmanlar,  “Bugünlerde  yaşadığımız  iklim  değişikliğinin tanımıdır”  diyor.  Uzmanlara  göre  hortumlar  da  önümüzdeki  yıllarda  daha  sık  ve  şiddetli  yaşanacak.”  (Radikal)

Bu   sözleri   söyleyen   uzmanların   hiç   biri,   bu   değişikliklerin   ‘müdahale’   ile  

olduğunu   söylemiyor !

Çünkü   ‘onlar’   “bilim”   adamı..!!!

ve  çünkü,  bu  değişiklikleri  yapan  da,  zaten  ‘bilim’in  ta  kendisi !..

Tıpkı  şu  günlerde  Afrika’da  hortlayan  ‘ebola’  gibi !..

Tıpkı  gribin  evrim  geçir(til)miş,  ‘kuş’  ve  ‘domuz’  hali  gibi..

Tıpkı  dikdörtgen  karpuzların  raflara  sıralanışı  gibi..

Atom  bombasını  yaratan  ‘bilim’  gibi..

hepsi  ‘bilim’  adı  altında  insanlığa  dayatılan  ‘son’  öykünün  paragrafları…

ve   bilim   insanları,   sessiz !

sesleri   ayyuka   çıkanlar   ise   ‘İŞSİZ ‘ !..

CERN’e kapağı atan ‘kariyer’ atlıyor, bilimsel makaleler dünya çapında yayın yapan dergilerde yayınlanıyor!   ama  işin  özüne  inen  yok !..

İnsanlığın yararına bir proje yok!   ve bilim insanları sessiz!..

Gerçekleri!  dönen dolapları, ‘bilimsel’ izah yoluna gidenler ‘parasızlık’la imtihan ediliyor!..

Dünya Sağlık Örgütü 2006 yılından beri Kore’li ‘tavuk katili’ tarafından idare ediliyor!.. ve bu bir kadın müsveddesi!..

İnsanlık !   İnsanlığın  düşmanlarınca  yönetiliyor  ve  herkes  kendi  poposunu  kurtarma  peşinde !

Oysa  insanlık  yok  olduğunda!..  Ne  Türk!..  Ne  Alman!..  Ne  de  Pakistan’lı 

kalacak!..

o  siyonizme  hizmet  eden  ‘köpek’ler  bile,  nefes  alacak  bir  atmosfer 

bulamayacak!   haberleri yok!..

Savaşın  şekli  değişti  ve  büyük  kalabalıkların  bundan 

haberi  yok..!!!

CHOMSKY

İŞTE  BU  SEBEPTEN :

Türk  tarihi  ve  bilinci  ve  kültürü  konusunda..

Kemalizm  idealinin  insanlığa  tanıtımı  konusunda..

Sonradan  türetilme  ‘millet’  ve  ‘kavim’  ve  ‘din’  konularında..

Çevre  konusunda
Toprak –su – hava

Chemtrails  konusunda..

HAARP  konusunda..
İklim değişiklikleri.
İnsan eliyle yaratılan doğa olayları. Depremler vesaire..

GDO  konusunda..

Tıp  konusunda..
Dünya kimyasal ilaç sektörü.
İlaç bağımlılığı ve sürekli tedavi sorunsalı.
Gen teknolojileri ve amaçlanan sıra-dışılık.
Biyolojik savaş alt yapı çalışmaları.
Erkek ‘üreme’ ve kadın ‘doğum’ üzerine oynanan oyunlar.
Normal doğum sürecinin sekteye uğratılması.. arkasında yatan sebepler ve plan!

Kültürel  soykırım  konusunda..
Değerlerin ‘kural’lar ile yer değiştirmesi..
İngilizcenin diğer diller üzerinde yarattığı ‘baskı’..
Yerel yapıların ‘evrensel’ tuzak ile eliminize edilmesi..
Çok seslilik propagandası yapılarak, ‘tek tip insan’.. ‘tek tip kültür’ dayatması.. tersi uygulamalar..

Cinsiyetsiz  bir  dünya  hedefi  konusunda..
Erkeğin ‘feminen’ bir yapıya büründürülme operasyonu..
Eşcinselliğin ‘rol-model’ olarak sunulması ve normalize edilmesi..

Moda  dünyasının  arka  plan  sırları  konusunda..
Kozmetik ürün üretimleri ve tanıtımları.
Kozmetik ürün tanıtımlarında insan duyularının medyada kullanılış şekilleri –Reklamlar.(Tatma-dokunma-duyma-görme-koklama)
Kadın-erkek/ cinsiyet kavramlarının işlenmesi
Moda ve sinema sektörünün bağlantıları
İnsan vücudunun sergileniş ve sunuş şekli-modellik

Medyanın  kullanımı  konusunda..
Kitleleri yönlendirme tekniklerinin tarihsel gelişimi
Dünyadaki medya kuruluşlarının sahipleri-Soy ağaçları, bağlantıları
Propaganda teknikleri
İnternet ve sosyal medya kullanım ı/ Toplum mühendisliği
İmaj çalışmalarıyla topluma sunulan kişi ve kuruluşların tanıtım şekilleri  ( Şarlatanları  nasıl   anlarız ?)
İnsan duygu ve düşüncelerinin yönlendirilmesi(Korku,kaygı,tutku vs)
Halkla ilişkiler kavramının doğuşu ve freud’un çalışmaları (Freud’un aile bağları ve ailece yaptıkları çalışmalar)
Pazarlama ve satış teknikleri (reklam) ve insan duygularının yönlendirilmesi (Freud taktikleri)

Yetişecek  yeni  nesillerin  eğitimi  konusunda..

Kültür  ve  Sanat  konusunda..

Kelimelerin anlamları ve kullanım yerleri
Türkçe kelimelerin ve söz öbeklerinin kökenleri ve kullanımı
Noktalama işaretleri kullanımı ve anlamları

Hayvan hakları konusunda

Dünya silah/savaş sektörü
Nükleer biyolojik silahlar ve kullanım alanları

Sivil  toplum  kuruluşları  konusunda

Astronomi  bilimi  konusunda

ve daha pek çok konuda -EDEBİYAT GAZETESİ- yerel-evrensel bakış açılarıyla insanlığa hizmet edecek (yetkili-yetkisiz)-(sıfatlı-sıfatsız) herkese, seslerini duyurma imkanı verecektir!..

Yayın kurulunun onay verdiği tüm çalışmalar yayınlanacak, en geç bir yıl içerisinde de basılı yayına geçilecektir..

Çalışmalarınızı  ve  önerilerinizi  edebiyatgazetesi@hotmail.com  adresine  yollayabilirsiniz..

Yayınlanmayan  çalışmaların  ‘geri  dönüşümü’  söz  konusu  değildir..

Kimlik  onayı  vermeyenlerin  çalışmaları  yayımlanmayacaktır..

edebiyatgazetesi  yönetimi..
merkez  ofis :  Gaziosmanpaşa / İST

YAYIN  KURULU :
Aycan Yayla – Cem Yağcıoğlu –  Engin Teke –  Jale Altunel – Meltem D. Caniklioğlu –  Tufan Güven

 

 

 

03
Ağu
14

Götten “AK”kıllıların ayinesi… “İmam (mı) sıçıyodu, cümbür cemaat (mı) ossuruluyodu” — neydi AMK..?!!! — Bu atasözü günümüz Türkiye’sine göre yeniden uyarlanmalı..!!!

 Eeeyyy,   ‘SİSTEM’in   göt  artıklarıyla  beslenen,  ‘taşımalı  sistem’  miting  turistleri..!!

Memleketin   amına  koydunuz — bi   İzmir’e   sıç(a)madığınız   kalmıştı — onu   da  

becerdiniz,   AMK   götten  “AK”kıllı   kıç   yalayıcı   pezevenkleri..!!!

Ya   siz — yalnız   ve   güzel   ülkemin   “DÜŞÜNEN”   aydınlık   “İNSAN”ları — düşünün  

bakalım,   bi  de   bu   memleketin   tüm   sathı   AKePe’nin   saçtığı   pisliklerden  

nasıl   temizlenir,   AMK..!!!

Güzel   yurdumu   boşuna   ve   zararına   işgal   eden   şu   “% 50’lik”   parazit   sürüsü  

varoldukça   bir   insan   ömrü   kesinlikle   yetmez..!!! 

MEMLEKETİN  ÜSTÜNE  SIÇTILAR

AKEPE   BOKLUKLARI

SÜT  NEYSE  KAYMAK  DA  ODUR




İstatistikler

  • 2.260.076 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Ağustos 2014
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

En fazla oylananlar