Eylül 2014 için arşiv

28
Eyl
14

Ünlü edebiyatçı Talip Apaydın yaşamını yitirdi

Talip APAYDIN

Edebiyatımızın   önemli   isimlerinden   Köy   Enstitüsü   mezunu   Talip   Apaydın, 

iki   ay   önce   yatırıldığı   hastanede   hayatını   kaybetti.

Edebiyatımızın  önemli  isimlerinden Talip  Apaydın  yaşamını  yitirdi.

Apaydın,  21 Ağustos  2014’ten  beri  baş  dönmesi  şikayetiyle  gittiği  Ankara  Hacettepe  Üniversitesi  Tıp  Fakültesi  Hastanesi  Yoğun  Bakım  Ünitesi’nde  yatıyordu.

Edebiyata  şiirle  başlayan,  daha  sonra  öykü  ve  romana  yönelen  1926  doğumlu 

Apaydın,  bir  söyleşisinde  Türkiye’nin  geldiği  duruma  bakıp :  

“Keşke  bu  kadar  uzun  yaşamasaydım  da  bugünleri 

görmeseydim”   demişti.

İlk  şiirleri  ve  öyküleri  Köy  Enstitüsü  Dergisi’nde  yayımlanan  ünlü  edebiyatçı,  “Tütün  Yorgunu”  romanıyla  1976  Madaralı  Roman  Ödülü’ne,  “Köylüler”  adlı  eseriyle  1992  Orhan  Kemal  Roman  Armağanı’na,  “Yapılar  Yapılırken”  ve  “Otobüs  Yarışı”  eserleriyle  de  1975  TRT  Yayınlanmamış  Radyo  Oyunları  Sanat  Ödülleri’ne  layık  görülmüştü.

http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/unlu-edebiyatci-talip-apaydin-yasamini-yitirdi-haberi-97829

27
Eyl
14

Şair Metin Demirtaş’ı kaybettik

Şair Metin Demirtaş, bu sabah Antalya’daki evinde yaşamını yitirdi.

Metin DEMİRTAŞDemirtaş,  76  yaşındaydı.

Şair Metin Demirtaş bu sabaha karşı Antalya’daki evinde yaşamını yitirdi.

Kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsiden sonra netleşeceği bildirilirken, cenazenin yarın Andızlı Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.

Demirtaş’ın  yaşam  öyküsü  ve  yapıtları  şöyle;

“1938’da Antalya’nın Elmalı İlçesine bağlı Akçay köyünde doğdu.  İlkokulu köyünde okudu.  Antalya Erkek Sanat Enstitüsü, Torna Tesviye Bölümü’nden sonra Ankara Akşam Teknikerlik Okulu Makine Bölümünü bitirdi.  Ankara Etlik’te, Ana Tamir Fabrikası’nda tornacı olarak çalışma yaşamına başladı.  12 Mart’ta ve 1988’yılında tutuklandı, Adana, Ankara’da kısa süreli gözaltında tutuldu.  Bırakıldı.  Yargılandı.  Sırasıyla, Makine Kimya Endüstrisi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Fizik Atölyesi ve Ankara Fen Fakültesi Atom Araştırma Labaratuarı’nda teknisyen olarak çalıştı.  Bir rahatsızlık sonucu sol bacağı kesildi.  Yaşadığı bunalım sonucu bir süre doğduğu yörelere, kırlara çekildi.  Bir ara demir atolyesi açtı.  Daha sonra Antalya Köy Koop Demir Sera Yapım Atölyesi, Antalya Belediyesi Hurma Şantiyesi’inde Teknisyen teknisyenlik yaptı.

İlk şiirleri Varlık Dergisi’nde yayımlandı.  İmece, Türk Solu, Yeni Adımlar, Militan, Sanat Emeği, Yansıma dergilerinde yayınlanan şiirleriyle tanındı.  Türk Solu dergisinde yayımlanan Che Guevara ile ilgili bir şiiri nedeniyle tutuklandı.  Yugoslavya – Struga’da her yıl gerçekleştirilen Struga Şiir Akşamları Şenliği’nde Hasan İzzet Dinamo, Arif Damar’la birlikte Türkiye’yi temsil etti.  Avustralya Kültür Bakanlığı ve Sidney Türk Halkevi’nin çağrılısı olarak, Nazım’ın  25. Ölüm Yıldönümü Anma Etkinliklerine katıldı.  Sydney ve Melbourne’de Nazım’ın son eşi Vera ve Abazha yazar Fazıl İskender ile değişik toplantılarda Nazım ve şiiri üstüne konuşmalar yaptı.  Şiirleri değişik dillere çevrildi.

Yapıtları :
Görüşme Yeri Memleket
Hazır Ol Kalbim
Hançer ve Lirik
Bir Mendil Gökyüzü
Şiirimsi Nasrettin Hoca Öyküleri
Tersinden Okunan Masallar
Çocuklar Kediler Uskumrular
Hazırol Kalbim – Toplu Şiirler –
Ve Erenler Böyle Dedi ”

Demirtaş,  soL  gazetesinde  de  düzenli  olarak  yazıyordu.

Ataol  Behramoğlu’nun,  Demirtaş’ın  ölümünün  ardından  yazdıklarını  soL  Portal  okurlarıyla  paylaşıyoruz ;

“Kardeşim, yoldaşım, omuzdaşım, yürekdaşım, dostum, can arkadaşım, kocaman yürekli, büyük şair Metin DEMİRTAŞ’ı yitirdik.

Bu yıldırım çarpması gibi, bir yürek vurgunu gibi apansız gelen ölüm haberi, insana hayatın boş ve anlamsız olduğunu düşündürebilir.

Fakat öte yandan, bu hayatı anlamlı kılan, Metin Demirtaş gibi yiğit, duygulu, yürekli insanların varlığı, onların dünyaya yaydıkları dostluk, kardeşlik, arkadaşlık, fedakârlık, iyimserlik, umut, cesaret ışığıdır.

Canım, sevgili arkadaşım, bu apansız ayrılışta beni teselli eden şeyler birkaç gün önce Antalya’daki kitap şöleninde ve sonrasındaki dost sohbetinde buluşmamız, her buluşma sonrasında olduğu gibi sanki bu son buluşmaymış gibi vedalaşmamız, dönüşümden sonra da seni yine arayıp o sımsıcak “Sarı Defterler”inle, unutulmaz dizen “Bizim de Dağlarımız Vardır Che Guevara” nın kitap başlığı olduğu seçme şiirlerinle ilgili duygularımı, sevgilerimi, sevincimi iletmiş olmamdır…

Yurdumuzun, emeğin kurtuluşu için yaşamlarımızı boydan boya adadığımız savaşımda adın ve şiirlerinle; dostluğun, kardeş sesin, bilgeliğin, güzel gülüşün, gözü pekliğin, dürüstlüğün, omuzdaşlığınla, bu insan olma ve aydınlanma savaşımının her zaman en ön saflarında olacaksın.

“Şiirin Kanadında Mektuplar”ımız iki devrimci ve şairin eşine az rastlanır dostluğunun tanığı olarak gelecek kuşaklar için de örnek olmayı sürdürecek…”

Ataol  Behramoğlu
27. 09. 2014

http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/sair-metin-demirtasi-kaybettik-haberi-97807

19
Eyl
14

İŞGAL ALTINDA OLAN ‘İNSAN’DIR..!!!

İŞGAL  ALTINDA  OLAN  İNSANDIREkim  sonu  çıkacak  ‘TEZGÂH’  isimli  kitabımda  bahsetmiş  olsam  da,  vahametin  boyutları  o  derece  büyüktür  ki,  arka  arkaya  beş  kitap  yazılsa  da  kâfi  geleceğini  düşünmüyorum..

zira,  insanlığın  karşı  karşıya olduğu  felâketin  boyutları,  her  gün  farklı  ve  daha  vahim  yüzüyle  ‘şifre’ler  şeklinde  malum  medyalarca  (tüm  dünya)  veriliyor  olsa  da;  sistemin  değersel  veriler  ve  geçmişten  bugüne  ulaşan  ‘ahlâki  yapı’  üzerinde  sürdürdüğü  ‘psikolojik  operasyon’lar  neticesinde  kafa karışıklığı  yaşayan  halk  ya  da  yaşatılan..

doğru  bilgiye  ulaşmaktan  oldukça  uzaktır.

Mikro milliyetçilik akımlarının ‘güya’ karşı çıkılan akımlar olması, söylem ve eylemlere yansırken; aslında olan, tam da mikro akımların başarıya ulaşabileceği zeminlerin hazırlanıyor ve kutsanıyor olmasıdır.  Ülkemizdeki ‘kürtçülük’ hareketi, yerel bazda en yakın örneği temsil etse de, ulusalcı ya da milliyetçi güçlerin tek başına bu örnekten hareketle gardlarını alıyor olmaları kafi değildir; zira, evrensel plan çok daha grift ve derin işlemektedir. Yani toprağı korumak zihniyetinde kalanların gözden kaçırdığı asıl ayrıntı, o toprakta yaşamak için ‘hava’ ve ‘su’ya da ihtiyaç olduğudur..  geçmişte verilen ‘devrim’ci mücadelelerin hiç biri için bu sorunlar mevcut değildi..

‘Kemalist Devrim’ (Türk Devrim)nin önemini azaltmak değil niyetim (tek amacım yeniden hayata geçirmektir), ancak şartların ve küresel güçlerin hareket tarzının ve sömürü mekanizmasının ve dolayısıyla ‘emperyalizmin’ ele geçiriş mantığının, dünden bugüne çok değiştiği ve işin içine; chemtrails, gıda terörü (gdo), kimyasal-biyolojik silahlar, ilaç sanayi ve daha pek argümanın dışında.. ayrıca ‘insani olmayan hırs’ında karıştığı bir garip durum mevzu-bahistir..

Yani  toprağınızın  sınırlarını  korumanız  tek  başına  yeterli  değildir..

asıl  olan  ‘insanınızı’..

‘insan’ı  nasıl  koruyacağınızdır..

her halde ‘insan’ı korumadan ‘Türk’ü korumanın imkansız olduğu gerçeği, tek-düze düşünmeyenlerce sabittir..

Evet tarihten beri ‘Türk’e karşı insafsızca bir saldırı ve yok etme planı mevcuttur ve aslında bu planın altında yatan şifreler kırıldığında pek çok gerçek gün yüzüne çıkacak ve tarih yeniden yazılacaktır..

benim bu gerçeğe inancım tamdır ve belki kapsamlı bir araştırama da yayınlayabilirim yakın bir gelecekte; ancak, vahametin boyutları artık ‘insan’ odaklı ilerlemekte..

Evet ..  hedef   Türkiye   tespiti  çok  doğrudur,  ama  yeterli  değildir..  

küresel güç, artık hedefe ‘insan’ı koymuştur ve ‘değişim’i, insan DNA’sına müdahale boyutuna getirmiştir ki..

işte  vahamet  buradadır,  demem  ondandır.. 

doğal  besine  alışık  olan  insan  vücudu,  GDO’lu  gıdalarla,  ilaçlarla  ve  havadan  soluduğu  ‘bilinmeyen’  maddelerle  nesilsel  bir değişime  tabi  tutulmakta..

ve  asıl  olan,  ‘hafıza’  mekanizması  ile  ilgili  ‘güya’  bilimsel  araştırmalar  kılıfıyla..

daha  neler-neler..

Yani demem o ki, artık saldırı ve ‘işgal’ anlayışı tamamıyla şekil değiştirmiş ve sıradan halkın, algı sınırlarının ötesine taşarak ve aynı zamanda ‘karşı algı’ yaratılarak, yaşanan tüm gelişmelere razı gelir bir kalabalık kitle yaratılmıştır..

hem  de  ‘sosyal  bilinçli’  olduğu  savı  işlenerek..

Yeni  tip  insan  modelinin  ilk  nüveleri  toplumlara  karışmaya  başlamış,  ‘bireysel’  haklar  konusunda  oldukça  bilinçli  olduklarına  yönelik  sahte  bir  algı  yaratılmıştır  halihazırda..

Okumaya devam edin ‘İŞGAL ALTINDA OLAN ‘İNSAN’DIR..!!!’

11
Eyl
14

Bundan sonra “burası Türkiye — İsrail değil” diye(bile)cek riyâkârlar dikkat etsin..!!! Bugün “olan”lar İsrail askerine yapılsaydı, Kuveyt bombalanıp yerle bir edilmişti..!!!

Memleketin  hâli   Vahdettin  ve  Damat  Ferit’in  işgal

altındaki  Osmanlı’nın  aynısı…

Alın  başınıza  çalın  alçak  suç  ortağı  Kuva-i  İnzibatiye  askerlerini…

O  çok  sevdiğiniz  Vahdettin  döneminde  de  araplar  şerefli  insanlar  olarak  

görülürken,  Türk  kökenli  subaylar  aşağılanıyordu.

2. VAHDETTİN,  yani  RECEP’in  para  tarfiğinin  önemli  bir  merkezinin  Kuveyt

olduğu  söyleniyor.

Cetvelle  çizilmiş  bir  İngiliz  devleti  olan  Kuveyt’in  yallellisi  bu  cesareti  başka  

nerden  alacak ?

Bu  gidişle  ülke  büyük  bir  kaosa  girecek.

Devletin  yargı — adalet  tabanlı  otoritesi  yok  olursa,  insanlar  kendi  adaletini  

kendi  sağlamaya  başlar.

Bu  durum  da  kaos  demektir.

İnsanlar  zorla  orman  kanunlarına  yönlendiriliyor.

kuveyt_buyukelciligi_personelinden_f_16_pilotumuza_olduresiye_dayak

Ankara’da Kuveyt Büyükelçiliği diplomat ve elçilik görevlileri, trafikte tartıştıkları NATO’da görevli olan F-16 pilotu Hava Kurmay Pilot Binbaşı Hakan Karakuş’u araçtan indirerek, eşinin gözleri önünde cadde ortasında öldüresiye dövdü.

Vatandaşların tepkisi üzerine bankaya sığınan diplomat ise polis ekipleri tarafından yoğun güvenlik önlemleri altında bankadan çıkarıldı.

Yaşanan o anlar bir işyerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre; Çankaya’daki Turan Güneş Bulvarı üzerinde içinde 4 kişinin bulunduğu Kuveyt Büyükelçiliği’ne ait 06 CD 3596 plakalı resmi araç, içerisinde NATO’da görevli F-16 pilotu Hava Kurmay Pilot Binbaşı Hakan Karakuş, eşi ve 6 günlük çocuğunun bulunduğu aracı sıkıştırdı.

Karakuş ise aracının sıkıştırılması üzerine korna çaldı.

Bunun üzerine Karakuş’un korna çalmasına sinirlenen Kuveyt Büyükelçiliği’ne ait araçtan inen ve aralarında diplomat ve askeri ateşenin de olduğu öne sürülen 4 kişi, Hakan Karakuş’u aracından indirerek cadde ortasında dövmeye başladı. Olayı gören vatandaşlar koşarak olaya müdahale etti.

Toplanan kalabalık Hakan Karakuş’a saldıran saldırganlarla kavga etmeye başladı.

 DİPLOMAT  BANKAYA  SIĞINDI

Karakuş’u öldüresiye döven 4 kişiden 3′ü vatandaşların tepkisi üzerine olay yerinden uzaklaşırken, diplomat olduğu öğrenilen Emad Ali Almohaid bir bankaya sığındı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Bankaya gelen polis ekipleri bankaya sığınan diplomatı toplanan kalabalık nedeniyle bir süre çıkarmadı. Vatandaşlar ise polis ekiplerine şahsı korudukları gerekçesiyle tepki gösterdi. Kuveytli diplomat, polis ekipleri tarafından yoğun güvenlik önlemleri altında bankadan çıkartılarak emniyete götürüldü.

“KASITLI  OLARAK  YÜZÜNE  VURDULAR,  ÖLDÜRMEYE  ÇALIŞTILAR”

Görgü tanığı bir vatandaş olayı şöyle anlattı; “Arkadaş bir kişi. Eşi ve çocukları yanında. Kuveytli olanlar kasıtlı olarak bu kişiyi yere yatırıyor. Diğer 3 kişi suratını tekmeliyor. Direk olarak öldürmeye çalıştılar arkadaşı. Onların amacı dövmek değil, defalarca ayırdık. Kasıtlı olarak ayakta vurmuyorlar. Her tarafı açıkta olmasına rağmen, arkadaşın sadece yüzüne vurdular. İçeride de hakaret ediyorlar. ‘Bizim dokunulmazlığımız var’ diyorlar. Sonra dedik ki ‘Siz bizim ülkemizde şahitlik yapamazsınız, hepimiz şahitlik yapacağız. Ondan sonra bankadan polisi arıyorlar. ‘Biz diplomatız, dokunulmazlığımız var saldırıya uğradık, bizi linç edecekler gelin kurtarın’ diyorlar. Burada hiç kimse saygısızlık yapmadı. Gördüğünüz gibi devletin memuruna da saygılıyız. Sadece yüzlerine tükürmek istiyoruz. Şahitlikte yapacağız. Ama polisin bize söylediği şu; ‘Bunlar burada geçen ay da adam öldürdüler hiçbir işlem yapılmadı, orada da olacağı bu. Onlar dayak yiyenle anlaşırlar siz arada kalırsınız dağılın’ diyorlar. Eğer bizim ülkemizdeki adalet sistemi buraya geldiyse, herkes burada kafasına göre yorum yapar. Yarın linçler başlar. Lütfen yetkililere sesleniyoruz, sırf dokunulmazlık adı altında bizim ülkemizde bize bunları yapan insanlara gereğini yapın. Burada bu insanların elini kolunu sallayarak polis güvencesiyle götürülmesini, şu bankadan bu insanları kurtarıp, yaralı insanı almadılar içeri. Yaralı burada asfalttaydı. Aldılar o diplomat bozuntusunu içeriye, o insanlar içeride eli kolunu sallaya sallaya klimanın içinde oturdular. Artık lütfen yetkililerde bunların dokunulmazlığını verirken, bir sefer daha düşünsünler” dedi.

YARALANAN  F-16  PİLOTU  TEDAVİ  ALTINA  ALINDI

F-16 pilotu Hava Kurmay Pilot Binbaşı Hakan Karakuş olay yerine çağrılan ambulansla İbn-i Sina Hastanesi’ne kaldırıldı. Aldığı darbeler sonucu yaralanan Karakuş, daha sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisine sevk edildi.

ÖLDÜRESİYE  DAYAK  KAMERADA

Yaşanan o anlar ise bir işyerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre Karakuş’u 4 kişinin dövdüğü belirtilirken, karakola olayla ilgili iki kişinin ifade verdiği öğrenildi. Olaya karışan bir kişinin ise elçilik aracında bulunan Kuveyt Askeri Ateşesi Adel Ahmad H. Almunawer olduğu öne sürüldü.

ALTI  GÜNLÜK  ÇOCUĞUNU  AŞI  İÇİN  SAĞLIK  OCAĞINA  GÖTÜRÜYORDU

NATO’da görevli olan F-16 pilotu Hava Kurmay Pilot Binbaşı Hakan Karakuş’un doğum izni nedeniyle Türkiye’de bulunduğu, olay sırasında 6 günlük çocuğunu sağlık ocağına aşı vurdurmaya götürdüğü öğrenildi.

http://www.haberhergun.com/genel/kuveyt-buyukelciligi-personelinden-f-16-pilotumuza-olduresiye-dayak-h15659.html

08
Eyl
14

26 Temmuz 2014 tarihine kadar yürürlükte olan “YAPI İŞLERİNDE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ TÜZÜĞÜ”nü kaldıran İşçi katillerini iyi ezberleyin — Kaydedin — Çünkü iktidardan siktiredilip hesaba çekildiklerinde, insanlık düşmanı bu Deccal uşşakları hepimizin aklıyla alay ederek bugün yaşananları inkâr edecek..!!!

İşçi  katillerini  iyi  ezberleyin.

Kaydedin.

Çünkü  bu  Pinokyo  takımı  yarın  inkâr  eder…

"HESAB"DAN KAÇIŞ YOOOK..!!! GÖRECEKLERİ TEK AYRICALIK -- "İRAN USULÜ SOKAKTA VİNÇ" Mİ, YOKSA "TORAMAN USLÜ ASANSÖR" MÜ TERCİHLERİ OLACAK..   İSTERLERSE  IŞİD  USLÜ  BOĞAZLANMALARINI  BİLE  YÜZLERİ  HERKESE  AÇIK  VE  SEÇİK  OLARAK  İCRAA  EDECEK  TERTEMİZ  YÜREKLİ  MİLYONLARCA  İNSANIMIZ  HALİHAZIRDA  SABIRSIZLIKLA  BEKLİYOR..   ONA GÖREEEE..!!!!

İŞÇİ  KATİLİ  BU  VATAN  HAİNLERİ  İÇİN  “HESAB”DAN  KAÇIŞ  YOOOK..!!!    “İRAN  USULÜ  SOKAKTA  VİNÇ”  Mİ,  YOKSA  “TORUNLAR  USULÜ  ASANSÖR”  MÜ  TERCİH  ETMEK,  GÖRECEKLERİ  TEK  AYRICALIK  OLACAK..    “IŞİD  USULÜ  BOĞAZLANMA”LARINI  BİLE  İSTEYEN  VE  BUNU   YÜZLERİ   HERKESE  AÇIK   VE SEÇİK  OLARAK  İCRA  EDECEK   TERTEMİZ  YÜREKLİ   MİLYONLARCA  İNSANIMIZ   HALİHAZIRDA  SABIRSIZLIKLA  BEKLİYOR..    ONA  GÖREEEE..!!!!

Yürürlükten  kaldırılan  YAPI  İŞLERİNDE  İŞÇİ  SAĞLIĞI  VE  İŞ  GÜVENLİĞİ  TÜZÜĞÜ

26  Temmuz  2014  CUMARTESİ

Resmî  Gazete

Sayı :  29072

TÜZÜK

Karar Sayısı :  2014 / 6572

Ekli  “Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük”ün yürürlüğe konulması; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 9/12/2013 tarihli ve 18201 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 16/6/2014 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Abdullah  GÜL

CUMHURBAŞKANI

Recep  Tayyip  ERDOĞAN

Başbakan

B. ARINÇ    A. BABACAN    B. ATALAY    E. İŞLER

Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı

B. BOZDAĞ    A. İSLAM    M. ÇAVUŞOĞLU    F. IŞIK

Adalet Bakanı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Avrupa Birliği Bakanı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı

F. ÇELİK   İ. GÜLLÜCE   A. DAVUTOĞLU   N. ZEYBEKCİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çevre ve Şehircilik Bakanı Dışişleri Bakanı Ekonomi Bakanı

T. YILDIZ    A. Ç. KILIÇ    M. M. EKER    H. YAZICI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Gençlik ve Spor Bakanı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Gümrük ve Ticaret Bakanı

L. ELVAN    C. YILMAZ    Ö. ÇELİK    M. ŞİMŞEK

İçişleri Bakanı V. Kalkınma Bakanı Kültür ve Turizm Bakanı Maliye Bakanı

N. AVCI    İ. YILMAZ    V. EROĞLU

Millî Eğitim Bakanı Millî Savunma Bakanı Orman ve Su İşleri Bakanı

M. MÜEZZİNOĞLU    L. ELVAN

Sağlık Bakanı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı

YAPI  İŞLERİNDE  İŞÇİ  SAĞLIĞI  VE  İŞ  GÜVENLİĞİ  TÜZÜĞÜNÜN

YÜRÜRLÜKTEN  KALDIRILMASINA  DAİR  TÜZÜK

MADDE  1 –  2/7/1974 tarih  ve  7/8602 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE  2 –  Danıştayca incelenmiş olan bu Tüzük yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE  3 –  Bu  Tüzük  hükümlerini  Bakanlar  Kurulu  yürütür.

 https://www.facebook.com/zahideucar/posts/10152716502780429

05
Eyl
14

“Cuma”ya gitmiş — “gelicek”miş..!!! (Ancak Cuma’ya gidince gelebilenlere ithafen…)

ÖZGÜRLÜK  HEYKELİ  İMANA  GELMİŞ

Cuma  saati  ziyarete  kapanan  Özgürlük  Anıtı’nı  gören  gâvurlar  göz  yaşları  içerisinde  imana  geldi.

HAYIRLI  CUMALAR

 




İstatistikler

  • 2,203,615 Tıklama

Son Eklenen Yazılar

Eylül 2014
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

En fazla oylananlar